|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
21.01.08, 19:45
Organik kimya kimya içinde yer alan ; primer olarak karbon ve hidrojen içeren, azot, oksijen, halojenler, fosfor, silikon ve sülfür de yapısında bulundurabilen kimyasal bileşiklerin yapısı, özellikleri, hazırlanması (sentezle veya başka şekilde) ile ilgili bilimsel çalışmaları içeren bir özel bilim dalıdır. Organik kimya her zaman yaşamla birlikte anılmıştır. Bu bir tarihi yanlış algılanma olup gerçeği yansıtmaz. Yaşam sadece organik kimyaya bağlı olmayıp inorganik kimyayla da önemli derecede bir bağı vardır. Örneğin, birçok enzimin yapısında demir ve bakır gibi metaller bulunur. Deniz kabuğu, diş ve kemiklerin yapısında hem organik hem de inorganik maddeler bulunur.İnorganik kimya, elementsel karbonun dışında, sadece karbon-karbon bağları içermeyen basit karbon bileşikleriyle ilgilenir(oksitler, asitler, tuzlar, karbitler). Ancak bu durum metan ve türevleri gibi tek karbonlu organik bileşiklerin varolmadığı anlamına gelmez.Biyokimya ise protein gibi büyük biyokimyasalların yapısını inceler. Kendilerine has özellikleri nedeniyle multi-karbon bileşikler organik bileşiklerin en geniş grubunu oluşturur. Bir çok ürünün en önemli bileşenleridirler (boyalar, plastikler, gıda, patlayıcılar, ilaçlar, petrokimyasallar vb.) ve tabiki tüm yaşam süreçlerini (birkaç istisnanın dışında) yine organik bileşikler oluşturur. The different shapes and chemical reactivities of organic molecules provide an astonishing variety of functions, like those of enzyme catalysts in biochemical reactions of live systems. The autopropagating nature of these organic chemicals is what life is all about. Because of the special properties of carbon, it is likely that life in other star systems would be carbon-based, in spite of speculations about the possibility of substituting silicon, which lies just below carbon in the periodic table. Trends in organic chemistry include chiral synthesis, green chemistry, microwave chemistry, fullerenes and microwave spectroscopy. |
| kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
CiwCiw (05.06.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| |||
| |||
| Organik Kimya Organik kimya, kimyanın bir alt başlığı olup karbon-karbon bağı içeren bileşiklerin kimyasını inceler. Moleküller organik bileşiklerin temel yapısını oluşturur. Moleküller birbirlerine kovalent bağlarla bağlıdır. Erime ve kaynama noktaları düşüktür, kolay buharlaşırlar. Organik kimyayı anlayabilmek için öncelikle atomun yapısını ve kimyasal bağlanmasını çok iyi bilmek gerekir. 01. Atom Yapısı ve Orbitaller 01.01. Orbitaller 01.01.01. s orbitali 01.01.02. p orbitalleri 01.01.03. d orbitali01.01.04. f orbitali 01.02. Lewis Kuralı 02. Kimyasal Bağlar 02.01. İyonik Bağlar 02.02. Kovalent Bağlar 02.03. Polar kovalent Bağlar 02.04. Koordine Kovalent Bağlar 03. Hibritleşme 03.01. s (Sigma bağı) 03.02. p (pi Bağı) Bir elementin atom numarası (Z), proton sayısı (p) na eşittir. Yüksüz atomalarda, proton sayısı (p) elektron sayısına (e) eşittir. Kütle numarası ( n ) ise proton ve nötron sayılarının toplamınan eşittir. A= p + n A X Z şeklinde gösterilir. Elektronları çekirdek etrafında bir bulut şeklinde göstermek mümkündür. Bulutların yoğun olduğu yerlerde elektronların bulunma olasılığı fazladır ve bulutlar orbital olarak adlandırılır. Orbitaller s, p, d, f harfleriyle isimlendirilir. Baş kuantum sayısı (n) orbitalin temel enerji düzeyini, n2 ise orbital sayısını verir. Her orbitalde en fazla 2 elektron bulunur. n = 1 ise sadece s orbitali n = 2 ise s ve p orbitali n = 3 ise s, p, d orbitali n = 4 ve yukarısında ise s, p, d ve f orbitali bulunmaktadır. 01.01. Orbitaller 01.01.01. s orbitali S orbitali küresel simetrik bir yapı gösterir. En fazla 2 elektron alır. Baş kuantum sayısı büyüdükçe sorbitalinin enerjisi artar. ![]() İkinci veya daha üst temel enerjidüzeylerinde bulunur. Px, Py ve Pz olarak 3 orbitali vardir ve toplam 6 elektrona sahiptir. ![]() ![]() 01.01.03. d orbitali Üçüncü ve daha üst temel enerji düzeylerinde bulunur. 5 orbitali ve toplam 10 elektronu vardır. 01.01.04. f orbitali Dördüncü ve daha üst temel enerji düzeylerinde bulunur7 orbitali ve toplam 14 elektronu vardır. ![]() Elektronlar orbitallere doldurulurken yukarıdaki sıra takip edilir. · Önce cekirdeğe en yakın olan en düşük enerjili olan 1s orbitalinden başlanır (Aufbau kuralı) · Bir orbitalde en fazla iki elektron olabilir. Bu elektronların spinleri (dönme yönleri) farklı olmalıdır (Pauli kuralı) · Hund kuralına göre eşit enerjili orbitallerin (px, py, pz) herbiri bir elektron almadıkça ikinci elektronu almazlar.Değerlik Elektron Sayısı: Atomların en son kabuğundaki toplam elektron sayısıdır. Bu elektronlar çekirdeğe daha uzak olduğu için koparılmaları daha kolaydır. Aşağıdaki N (azot) atomunun değerlik elektronu 5 tir (2s22p3). Örneğin atom numarası 7 olan N un elektron dağılımı şu şekilde olur. 7N 1s2 2s22p3 Şekilde de görüldüğü gibi p orbitallerinin elektronları tek tek yerleştirilir. 20Ca atomunun ise elektron dağılımı 1s2 2s22p63s23p64s2 şeklindedir. 01.02. Lewis Kuralı Soygazlar son kabuklarında sekiz elektron bulundururlar. Yani değerlik elektron sayısı sekizdir ve karalı bir yapıları vardır. Atomlarda, periyodik tabloda kendine en yakın soygaza benzemek için elektron alışverişinde bulunurlar veya elektronlarını bağ yapacakları diğer atom ile ortaklaşa kullanırlar. Atomların son kabuklarında bulunan elektronlar 4 taneden azsa önce bunlar teker teker yerleştirilir. 4 ten sonraki elektronlar ise eşleşmemiş elektronların yanına eşleştirilir. 7N 1s2 2s22p3 8O 1s2 2s22p4 02. Kimyasal Bağlar 02.01. İyonik Bağlar Elektronegatiflikleri farklı olan iki atom arasındaki elektron alış verişi sonucunda oluşan (+) ve (-) yüklü iyonlar birbirlerine iyonik bağlarla bağlanır. Bu iyonlar arasındaki bağ elektrostatik çekim kuvvetidir. Örnek olarak NaCl verecek olursak Na (sodyum) bir elektron vererek Na+ katyonunu oluşturur ve bu elektron Cl (klor) tarafından alınır ve Cl- anyonunu oluşturur. İki zıt yüklü iyon arasındaki elektrostatik çekim nedeniyle iyonik bir bağ oluşur. Bu kuvvetli çekim kuvvetinden dolayı erime noktaları yüksektir. 02.02. Kovalent Bağlar Elektronegatiflikleri birbirine yakın veya aynı olan atomların elektronlarını ortaklaşa kullanmaları sonucunda oluşan bağa kovalent bağ denir. Lewis kuralına göre Cl ile Cl birer elektronlarını ortaklaşa kulanarak kovalent bağ oluşturur. Bu elektron çifti bağ olarak çizgi şeklinde gösterilir. Cl-Cl 02.03. Polar kovalent Bağlar Elektronegatiflikleri birbirinden farklı iki atomun oluşturdurduğu kovalent bağlarda ortak kullanılan elektron çifti eşit olarak paylaşılmaz. Daha elektronegatif olan atom tarafından bu elektron çifti daha fazla çekilir ve böylece polar kovalent bağ oluşur. Bazı atomlar arasındaki elektronegatiflik sırası aşağıda verilmiştir. F>O>N>Cl>Br>C>I>H Cl (klor) atomunun elektronegatifliği H (hidrojen) atomundan çok fazla olduğu için ortak elektronlar klor atomu tarafından daha çok çekilir ve hidrojen kısmi pozitif yükle yüklenirken, klor kısmi negatif yükle yüklenir. Böylelikle dipol moment oluşur. Dipol momenti olan moleküller polardır. H+δ Cl-δ02.04. Koordine Kovalent Bağlar Bağ yapmak için elektronlar tek atom tarafından veriliyorsa, bu tür kovalent bağlara koordine kovalent bağ denir. N (azot) atomu üç bağ yapabilir. N atomu üzerinde bulunan ortaklanmamış elektron çifti hidrojenle dördüncü bağ yapımında kullanılır. Böylece bu bağın oluşumunda elektronlar azot tarafından sağlanmış olur. ![]() Organik moleküllerde bağlanma tamamen kovalent bağdır. Bunlar 03.01. s (Sigma bağı) ![]() 03.02. p (pi Bağı) ![]() P orbitallerinin dikey olarak örtüşmesi ile olur.CH4 molekülde C (Karbon) atomu ile H (Hidrojen) atomu arasindaki bağlanmayı şu şekilde açıklıyabiliriz. Karbon atomunun elektron dağılımı 6C 1s2 2s22p2 şeklindedir. ![]() Bu durumda karbon atomunun bağ yapabilecek 2 tane eşleşmemiş elektronu gözüküyor. Fakat 4 hidrojen atomu ile bağ yapması bekleniyor. Bu durumda 2s2 deki iki elektrondan biri 2pz orbitaline uyarılır. Böylece karbon atomunu 4 tane bağ yapabilecek yarı dolu orbitali oluşur. ![]() Böylelikle hidrojen atomu 4 tane yarı dolu orbitale birer elektonunu vererek bağlanma yapar. ![]() C bir tane s ve 3 tane p orbitalini kullanarak sp3 hibritleşmesini gerçekleştirdi. Bu örnekle karbon atomunun her zaman 4 bağ yaptığını gördük. Diğer bir gösteriş şekliyle C değerlik bağ elektron sayısı 4 tür (2s22p2) Buradaki4 tane elektron C atomu üzerine tek tek yerleştirilir. H atomunun değerlik elektron sayısı 1 (1s1) olduğundan ve 4 tane H atomu bulunduğu için her bir H atomunun elektronu C atomunun elektronu ile eşleşir. ![]() Kaç tane sigma bağı varsa bu o molekülün hibritleşme türünü gösterir. Ortaklanmamış elektronlarda sigma bağı gibi düşünülür. Buna da örnek olarak NH3 (amonyak) verebiliriz. 7N 1s2 2s22p3 Normalde N (azot) H (hidrojen) ile 3 bağ yapıyor gibi gözüküyor ama eğer lewis yapısını çizecek olursak, 7N 1s2 2s22p3 N'un 3 tane bağ yapabilecek elektronu bulunmaktadır. Buda H atomunun 1 s1 orbitalindeki bir elektron ile 3 tane bağ yapabileceğini gösteriyor. N üzerindeki bağa katılmayan ortaklanmamış elektronlarda bağ gibi sayılacağından sp3 hibritleşmesi yapacaktır. Ortaklanmamış elektron çifti çekirdeğe daha yakındır. Bu yüzden s karakteri artar dolayısıyla bağ açısı artar. Bağ elektronları birbirini iter. Ortaklanmamış elektron çiftinin itme kuvveti bağ elektronlarınkinden daha fazladır. Ortaklanmamış elektronların itme kuvveti fazla olduğu için beklenen 109.5° açıdan sapma gösterir. Diğer bir özel durum ise atomlar arasındaki çoklu bağlar tek bağ olarak kabul edilir. Budurum içinde en iyi örnek etilen verilebilir. ![]() 6C 1s2 2s22p2 C atomu uyarılarak s orbitalindeki bir elektron p orbitaline uyarılır. ![]() ![]() ![]() ![]() Buradaki C-C bağları arasında sürekli dönme hareketi vardır. Bu yüzden sayısız şekilde yapı vardır. Buna konformasyon denir. Kaynak: kimyaevi.org |
|
#3
| |||
| |||
| Organik olmayan Kimya Kimya biliminin Organik Kimyanın doğumundan sonraki hali denebilir Anorganik (Organik olmayan) Kimya için. Kimyanın materyal zenginliğini yada bir diğer ifadeyle elementel kombinezonunu sınıflandırmaya tabi tutarsak canlılarla ilgili olan yada olmayan şeklinde iki farklı kategori (Organik ve Anorganik) önümüze çıkacaktır. Anorganik Kimyanın esas gücü Karbon haricinde kalan tüm periyodik tabloya hakim olmasından kaynaklanmaktadır. Bu inanılmaz genişlilik ona her geçen gün yeni alanlar ve uygulamalar getirmekte olup şu an mevcut bulunan Kimya endüstrisinin de büyük oranda sahibi olmasına olanak sağlamaktadır. Kendi içerisinde birbirinden çok farklı alanlara bölünmüş olup diğer Kimya dallarıyla ortaklık sağlayarak halkasını genişletmektedir. Elementel Kimya, Endüstriyel Kimya, Jeokimya, Kompleks Kimyası, Katı Hal Kimyası, vb. şeklinde bölümlerden oluşmaktadır. |
|
#4
| ||||
| ||||
| ORGANİK KİMYA, hidrojen içeren karbon bileşikleri ile uğraşan bir büyük kimya dalı. Karbon mo-noksit, siyan gazı, hidrosiyanik asit, siyanürler, karbon dioksit, karbonatlar gibi nisbeten daha basit karbon bileşikleri organik kimyanın dışında kalırlar. Bu, gerçekten özgün kimya alanı çok geniş ve çok çeşitli bileşikler ile konulan içerir. Bu alanın bu kadar geniş olmasının sebebi karbon atomlarının hem birbirleri hem de başka atomlarla değişik biçim ve sayıda bağ yapabilmesidir. Sonsuz sayıda karbon atomu birbiri ile bağlanabilir. Bu nedenle inorganik bileşiklerin sayısının 100.000'i bulmamasına karşın organik bileşikler 1.000.000'dan fazladır. Organik bileşiklerin bazıları canlı dokuların temel maddeleridirler. Organik terimi "organizma" sözcüğünden türemiştir. Gerçekten 19. yüzyılın ilk yarısının ortalarına kadar organik bileşiklerin sentezi yapılamamış, bunlar canlı organizmalardan elde edilmiştir. Bu nedenle de organik bileşiklerin yalnız canlılarda bulunan "yaşam kuvveti" ile oluşturulabileceğini farz etmişlerdir. Bu düşünceyi yıkan ilk adımı 1828 yılında "amonyum siya-nat'' adlı inorganik bileşikten üre adlı organik bileşiği elde eden Wöhler attı. Wöhler'i başka araştırmacılar izledi. Birçok organik maddenin ardı ardına sentezi yapıldı. Organik kimya gerçekten en büyük gelişmeyi 19. yüzyılda gösterdi. Kantitatif (nicel) analiz yöntemlerinin ortaya çıkışı, Canniz-zaro ile Kekule'nin yapı kuramlarını ortaya atması ile organik kimyanın temel taşlan yerlerine konmuş oldu. Organik bileşikler karbon atomlarından oluşan "karbon iskeletlerine" göre sınıflandırılır. Böylece alifatik alisiklik, aromatik ve heterosiklik adını alan sınıflara ayrılırlar. Daha incelikli ikinci tür sınıflama fonksiyonel gruplar göz önüne alınarak yapılır. Buna göre de alkoller, eterler, hidrokarbonlar, karboksilli asitler gibi organik bileşik sınıfları ortaya çıkar. » Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Kimya » Organik Kimya Kaynak 16 Syf: 307-308
__________________ ![]() Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur.. BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez... Corel Draw-Flash-Photoshop Photoshop Dersleri Linki Corel Draw Dersleri Linki |
| Sponsorlar |
| |