iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:33 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Kimya » Fiziksel Kimya » Geçiş Elementleri-ender (nadir) toprak elementleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 10.12.07, 23:13
Standart Geçiş Elementleri-ender (nadir) toprak elementleri

10.12.07, 23:13



Kimyasal elementlerin atom numaralarına göre sınıflandırıldıkları PERYODİK ÇİZELGE'de, birbiriy*le İlişkili üç element grubu bulunur: Geçiş elementle*ri; ender (nadir) toprak elementleri; uranyum ötesi elementler. Burada, özellikle ender toprak elementleri ve geçiş elementlerini gözden geçirip, uranyum ötesi elementlere SENTETİK ELEMENTLER maddesinde değineceğiz.

Elementlerin elektronik yapıları anlaşılmadan ön*ce, peryodik çizelgenin yaratıcısı MENDELEYEV, «ge*çiş elementleri» terimini ortaya atmış ve kimyasal özellikleri benzer olan dokuz küçük element grubu için, bu adı kullanmıştır. Söz konusu çizelgede, DE*MİR, kobalt ve nikel dördüncü peryotta, rutenyum, rodyum ve paladyum beşinci peryotta, osmiyum, irid*yum ve platin de altıncı peryotta bulunur. Bunlardan «geçiş elementi» olan son altı elemente, PLATİN GRU*BU METALLERİ de denir.

Günümüzde «geçiş elementi» terimi kullanıldı*ğında, «d-düzeyi» adı verilen enerji düzeylerinden bi*rinin, kısmen elektronla dolu bulunduğu elementler anlaşılır. Bunlar, dördüncü peryottaki skandiyum - nikel arası elementler, beşinci peryottaki itriyum - pa*ladyum arası elementler ve altıncı peryottaki lantan ve hafniyumdan platine kadarki elementlerdir. En*der toprak elementlerinin «4f>- enerji düzeyleri tam değildir; altıncı peryotta, seryumdan lütesyuma ka*darki elementler bu gruptandır.

Günümüzde, bile, «geçiş elementi» ve «ender top*rak elementi» terimleri, farklı araştırmacılar için de*ğişik anlamlar taşımaktadır. Bir kimyacı için, yapı*lacak sınıflandırmanın, ayrıntılı elektronik yapıdan çok, kimyasal özelliklere dayandırılması daha uygun olur. Kimyasal özelliklere göre yapılan bir sınıflan*dırmada, skandiyum, itriyum ve lantan ender top*rak elementlerinden, bakır, gümüş ve altın ise geçiş elementlerinden sayılır.

Fiziksel özellikleri
Magnetik ve elektriksel özellikler
Kimyasal özellikleri
Renk özelliği
__________________

#sadece remşit#

Konu lolipop tarafından (06.01.08 saat 12:32 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 10.12.07, 23:16
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
263 tane iletisine 365 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Fiziksel özellikleri

Fiziksel özellikleri:

Geçiş elementlerinin sertlikleri ve erime dereceleri yüksektir (titanyum 1 800°C'ta KROM 1 830°'C'ta erir). Bu özellikler, normal metalsi bağ üstünde bulunan, «tamamlanmamış» d-düzeyi atom içi bağının ve «s-düzeyi» elektronlarının katkı­sıyla ortaya çıkmaktadır. Bakırın (ve ondan sonraki iki peryotta bulunan gümüş ve altının) erime nok­tasının yüksek olması, «d-düzeyinin» dolu bulunma­sına karşılık, bağa büyük katkıda bulunan «s» düze­yi elektronlarıyla sıkı bir ilişkide bulunduklarını or­taya koymaktadır. Son geçiş dizisinde, daha yüksek erime noktalarına raslanır. Sözgelimi, asıl adı volfram olan ve W ile simgelenen tungstenin, erime sıcaklığı çok yüksektir (3 382°C); bu özelliği, elektrik ampul­leri için çok elverişli olmasını sağlar. .

Atomlararası bağlanma kuvveti, bütün, yönlerde eşit şiddette olursa, atomlar bir küre biçimi alır ve bir araya geldiklerinde yüzey merkezli kübik ya da heksagonal (altıgen) paket yapı denilen billur yapı­sını (Bk. BİLLURLAR VE BİLLURBİLİM) oluşturur­lar. Oysa, bağlayıcı kuvvetin d elektronlarına katkısı doğrultuya bağlıdır ve bunun sonucu olarak, vanad­yum, krom, demir gibi elementlerde, atomların «ka­fes» ortalarına yerleştiği, iç merkezli kübik billur ya­pılar çıkar. Manganezde, durum biraz daha karma­şıktır. Mekanik özellikler bakımından, bu yapıların iki tür önemi vardır. Birincisi, iç merkezli kübik yapıda­ki metallerde plastik biçim bozulması, yüzey merkezli kübik ve heksagonal paket yapı metallerindekine oranla daha güçtür; bu nedenle de, belirli sıcaklık (çelik için 0°C, tungsten için yaklaşık 250°C) altın­da, iç merkezli kübik yapıdaki metaller kolayca kırı­labilir. İkinci özellik ise, bu tür metallere çok küçük oranlarda başka metallerin katılmasıyla, yüksek sert­lik derecelerinin elde edilebilmesidir (Bk. ALAŞIM). Buna örnek olarak demir gösterilebilir: Arı halde ol­dukça yumuşak olan demir, % 0,03 oranında karbon eklenmesiyle, çeliğe dönüşür.

Ender toprak elementleri, az bulunmaları nede­niyle, tek başlarına yapı malzemesi olarak kullanıl­mazlar; ama çeşitli alaşımlara küçük miktarlarda ka­tılırlar. Seryum ya da karma metal (birbirinden ayrıl­mamış ender toprak elementleri karışımı), demir içi­ne katılırsa, küresel grafitin oluşmasını kolaylaştırır; sonuçta, daha değerli bir ürün elde edilmiş olur. Ay­rıca, ender toprak elementleri, metal olmayan yaban­cı maddelerin zararlı etkilerini azaltırlar. Özellikle jet motorlarında kullanılan magnezyum alaşımının sünme direncini artırmada çok yararlı olurlar. Karma metal ile demir karışımından ortaya çıkan alaşım, çakmaktaşı yapımında kullanılır.
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 10.12.07, 23:19
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
263 tane iletisine 365 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Magnetik ve elektriksel özellikler

Magnetik ve elektriksel özellikler:

Bütün atom­ların elektronları, bir dış magnetik alanla etkileşir ve alan tarafından zayıf bir kuvvetle itilirler. Bunun­la birlikte, tamamlanmamış «düzeyleri» bulunan elektronlar, dış magnetik alan etkisine tepki olarak, «dönü» yönlerini değiştirebilirler (her elektron, iki enerji durumundan yalnızca biri içinde bulunabilir; bu da, çoğunlukla bir ya da öteki yöndeki «dönü» olarak düşünülür) ve magnetik alana doğru bir çe­kim kuvveti uygulayabilirler. İtici alan söz konusuysa bu metale diyamagnetik,çekim kuvveti güçlüy­se, paramagnetik denir. End'âr toprak elementle­rinin ve geçiş elementlerinin tamamlanmamış «d» ve «f» düzeylerinin bulunması, bunların paramagnetik Özellik göstermesini sağlar. Bu özellik, «d» ve «f» dü­zeyleri yarı yarıya tamamlanmış olan elementlerde en fazladır. Bundan başka, «Jerromagnetizma» adı verilen ve hem diyamagnetizmadan, hem de para-magnetizmadan daha kuvvetli olan başka bir tür mık­natıslanma daha vardır. Bu, demirden yapılmış mal­zemelerde görmeye alıştığımız bir mıknatıslanma tü­rüdür. Ayrıca, kobalt- ve nikelde, ender toprak ele­mentlerinden gadolinyumda (20cC'a kadar), terbi­yumda (—50°C'm altında) ve disprosyum, holmiyum, erbiyumda (mutlak sıfır dolayında) gözlenir.

Ferromagnetik özellik, herhangi bir dış alandan bütünüyle bağımsız olan ve «değiş tokuş etkileşimi» adı verilen bir iç kuvvetten doğar. Bu etkileşim, bil­lur içindeki «d» düzeyleri eksik komşu atomlar ara­sındaki uzaklığın, kritik bir değeri aşması durumun­da ortaya çıkar. Geri kalan paramagnetik geçiş ve ender toprak elementlerinde, komşu «d» düzeylerinin, ferromagnetizma oluşturamayacak kadar birbirlerine yakın bulundukları saptanmıştır. Manganez için de aynı durum geçerlidir; ne var ki, içine nitrojen gibi az miktarda başka bir element katıldığında, manga­nezde ferromagnetik bir davranış ortaya çıkar. Bu ilke, ferromagnetik Heusler alaşımlarının temelini oluşturur. Arı haldeyken hiç bir ferromagnetik özel­lik göstermeyen manganez, alüminyum ve bakırın bir­leştirilmesiyle, Heusler alaşımı elde edilir. Kobalt, iemir ve nikelden oluşan karışıma bir miktar alü­minyum ve titan eklenmesiyle, Alniko grubu magne-tik alaşımlar elde edilir. En iyi kalıcı mıknatıslar, ko­balt ile ender toprak elementlerinden samaryumun bir alaşımından yapılmaktadır.
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 10.12.07, 23:20
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
263 tane iletisine 365 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Kimyasal özellikleri

Kimyasal özellikleri:
Tamamlanmamış «d» ya da «f» düzeyleri, metal atomları arasındaki bağlanma kuvvetini bir yandan güçlendirirken, öte yandan da, kimyasal bileşikler oluşturacak biçimde, farklı atom­lar arasında yeni BAG'ların ortaya çıkmasını sağ­larlar. Geçiş ve ender toprak elementleri, asitlerle birleşerek tuz (sülfatlar, nitratlar, klorürler, vb.) or­taya çıkarmanın yanı sıra, «d» ve «f» düzeylerinin özelliklerinden ötürü, bileşikler ve bağları doğrultu-lanniış karmaşık iyonlar oluştururlar. Geçiş ve ender toprak elementleri genellikle, tek DEĞERLİK'li özel­likler de göstermezler; yani bunların başka atom ve gruplarla birleşme gücü, durumdan duruma değişir. Sözgelimi, iki tür demir klorür vardır. Demir III klo-rürde (FeCL) demir III iyonu artı üç değerlikli, demir II klorürd'e (FeCl2) demir II iyonu artı iki değerliklidir (klorür iyonu bir tek eksi yük içerir). Buna başka bir örnek olarak da, heksasiyanoferrat anyonunun iki biçimi verilebilir. Bu bileşikte, merkezdeki bir de­mir atomunu çevreleyen sekiz yüzlünün köşelerine, düzenli bir biçimde sinayür (CN) grupları yerleşmiş­tir. Demir atomunun yükseltgenme durumu (yani de­mir II ya da demir III oluşu), ortaya çıkacak karmaşık iyonun, III heksasiyanoferrat IFe (CN)| 1 bi­çiminde mi, yoksa II heksasiyanoferrat I FeCCN) -|f ] biçiminde mi oluşacağını belirlemektedir. Geçiş ele­mentlerinin çarpıcı özelliklerinden. biri de, bunların metal karbonil bileşikleri oluşturma gücüdür.. Sözge­limi nikel, 50°C sıcaklıkta karbon monoksit (CO) ga­zına tutulursa, nikel karbonil [Ni(CO)4] bileşimi or­taya çıkar. Bu, £ok uçucu bir bileşiktir: 43°C'ta kay­nadığından, DAMITMA yoluyla kolayca arılaştırıla-bilir. Bu özelliğin, arı nikel elde etmede önemi bü­yüktür. Öteki geçiş elementi karbonilleri arasında, vanadyum karbonil IV(C0)6], krom' karbonil [Cr(CO)6l, manganez karbonil [Mn2(CO)ı0], demir karbonil [Fe(CO)5l ve kobalt karbonil [C02(CO)8] sa­yılabilir. Karbon monoksitteki karbon atomunun, kimyasal bağa girmeyen fazla bir elektron çifti da­ha vardır. Karbonil bileşiklerinde, metal atomlarıyla bağlanmayı, bu elektronlar sağlar.

Geçiş elementleri, organik moleküllerle de birle -şebilirler. Bu davranış, geçiş elementlerinin tezleştir­me (kataliz)"tepkisi oluşturma özelliğini ortaya koyar: Sözgelimi, organik moleküllere hidrojen eklenmesi ve bunlardan hidrojen çıkarılması (Raney nikeli, çok tanınan bir hidroj enleme KATALİZÖR'üdür); ya da CH2 = CH2 biçimindeki etilenin, yüksek yoğunluklu polietilene ve propilenin (CH2 = CHCH3), izotaktik polipropilens polimerleştirilmesi gibi. Burada bütün metil grupları (—CH3), polimer molekülü tarafına di­zilirler (Bk. PLASTİKLER). Geçiş elementleri ayrı­ca, katalizör olarak anorganik tepkimelerde çok önemli bir görevi yerine getirirler: Vanadyum pen-toksit katalizörü (V205), sülfürik asit üretiminde kul­lanılır.

Kanın önemli bir bileşeni olan hemoglobin, demir tabanlı, organo-metalik bir bileşimdir; bu atom çev­resindeki düzenlenme değişimleri, moleküle, gereken oksijeni yakalama ve taşıma'Özelliği kazandırmakta­dır. Karbon monoksidin zehirleyici etkisi, hemoglobin molekülüne oksijen bağlanacağı yerde, karbon mo­noksidin bağlanmasından doğmaktadır. Tepkime so­nucu kan, kiraz kırmızısı rengini alır.

__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 10.12.07, 23:22
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
263 tane iletisine 365 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Renk özelliği

Renk özelliği:

Geçiş elementlerinin ve ender top­rak elementlerinin oluşturduğu bileşikler, parlak renk­leriyle dikkati çekerler. Bunun nedeni, tamamlanma­mış «d» ve «f» düzeylerindeki elektronların, geçici olarak daha yüksek enerjili düzeylere atlaması, böy­lece, belirli dalgaboyundaki ışığın soğurulmasıdır.

Renkli cam üretiminde, yüzyıllardır kırmızı için demir, mavi için kobalt, yeşil için krom bileşikleri kullanılır.' Günümüzde de, birçok yenilik getirilmiş olmasına karşılık, uygulanan teknik temelde aynıdır. Sözgelimi, demir artıklarının camda oluşturduğu is­tenmeyen sarı rengin giderilmesi, bir miktar neodim eklenerek sağlanır. Cam işçilerinin gözlükleri de, sod­yum alevinin sarı ışığını soğurması için praseodimle kaplanır. Ender toprak elementlerinin, optik endüst­risinde önemi büyüktür. Merceklerin kırılma indis­lerini artırmak için, cam içine lantan oksit katılır. Gene optik cilalayıcılar arasında seryum oksit, en iyi sonuç verenidir
.
Değerli taşların renkleri de, içlerindeki geçiş ele­mentlerinden kaynaklanmaktadır. Sözgelimi, farklı biçimlerdeki krom, hem yakutun kırmızı rengini, hem de zümrütün yeşil rengini verir. «İtriyum alüminyum lal taşı» adı verilen silikat bileşimi, yararlı elektrik özellikleri bulunan yapay taşların temelini oluşturur.

Ender toprak elementlerinin en çok tüketildiği alanlardan biri de, renkli televizyon endüstrisidir. Renkli televizyonlarda kadmiyum sülfür tabanlı kır­mızı fosfor, pek yeterli olamamıştı; onun yerine kul­lanılan evropyum oksit ile doyurulmuş itriyum ya da gadolinyum oksit, çok daha iyi sonuçlar vermekte­dir. Evropyum, röntgen filmlerinde de kullanılan bar­yum fosfatlı fosforları tutma özelliği gösterir.
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar