iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:33 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » akademik » Güzel Sanatlar Fakültesi » Dede Korkut'un Türk plastik sanatlara yansıması,fundamental works of Turkish literatu

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.05.08, 23:15
Standart Dede Korkut'un Türk plastik sanatlara yansıması,fundamental works of Turkish literatu

12.05.08, 23:15


Dede Korkut Hikayelerinin Türk plastik sanatlara yansıması
Dede Korkut’ta Hayvan Sembolizmi

Dede Korkut Kitabı Türk edebiyatının temel taşlarından biridir. Bu beşeri eserde Türklüğün özü, ruhu, manevi değerleri, gelenekleri, güzel, yalın ve ihtişamlı dille ifade edilmektedirler.
Milletin tarihi ve bedii varlığından kendi kendine doğmuş ve yüzyıllarca sözlü gelenekte yaşayarak şekillenmiş bu eserin konusu, Türk Oğuz boylarıdır.
Eserde Türk kozmolojisi ve mitolojisinin ana konuları olan hayvan sembolizmi, kam geleneği, hayat ağacı, renk sembolizmi ve diğer konular sık sık karşımıza çıkmaktadırlar. Türk kültürünün vazgeçilmez konuları olarak, bunlar en erken dönemlerden bu güne kadar Türk sanatında seve seve çalışılmışlar.
Yazılı geleneğe geçtikten sonra Türklüğün adeta alfabesine dönüşen kitap, bir kültür olayı olarak da sanatçılar için ilham kaynağı olmuş ve plastik sanatlara yansımıştır.
Makalede örnekler olarak karşımıza çıkan eserler görsel sanatlar ile sözlü ve yazılı gelenek arasındaki dâhili bağları sergilemektedirler.



ABSRACT
The book of Dede Korkut is one of the fundamental works of Turkish literature. Turkish root, spirit, nature, moral values and traditions are expressed with nice and plain though sophisticated language in this humanist work. The work is the natural product of the turkish nation’s historical and literary existence and was shaped in oral tradition through the centuries.
And the theme of the works is Turkish Oguz tribes. The main topics of Turkish cosmology and mythology such as animal symbolism, “kam”
tradition, the tree of life, colour symbolism and etc., are often seen in the work. Being indispensable themes of Turkish culture, have been studied in Turkish art with great enthusiasm since the earliest periods.
The work has been influential in written tradition as well, like an alphabet of Turkism. Also as a cultural event Dede Korkut has been a source of inspiration for the artists and has had reflection on plastic arts.
The works which we can see in the article as examples, display the internal relations of visual arts with oral and written tradition.


Das Buch von Dede Korkut ist eine der grundlegenden Arbeiten der türkischen Literatur. Türkische Wurzel, Geist, Natur, moralische Werte und Traditionen werden mit nettem und normalem obwohl hoch entwickelte Sprache in dieser Humanistarbeit ausgedrückt. Die Arbeit ist das Naturprodukt des türkischen historischen und literarischen Bestehens der Nation und wurde in Mundtradition durch die Jahrhunderte geformt. Und das Thema der Arbeiten ist türkische Oguz-Stämme. Die Hauptthemen der türkischen Kosmologie und der Mythologie wie Tiersymbolismus, „kam“ Tradition, der Baum des Lebens, der Farbensymbolismus und etc., werden häufig in die Arbeit gesehen. Seiend unentbehrliche Themen der türkischen Kultur, sind in der türkischen Kunst mit großer Begeisterung seit den frühesten Zeiträumen studiert worden. Die Arbeit ist in schriftlicher Tradition außerdem, wie einem Alphabet von Turkism einflussreich gewesen. Auch, da Kulturveranstaltung Dede Korkut ist eine Quelle der Inspiration für die Künstler gewesen und hat Reflexion auf Plastikkünsten gehabt. Die Arbeiten, die wir in den Artikel als Beispiele sehen können, zeigen die internen Relationen von Sichtkünsten mit Mund- und schriftlicher Tradition an.

» Nüve Forum » akademik » Güzel Sanatlar Fakültesi »

devamı
Kaynak PDF
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg dedekorkut-at.jpg (109,4 KB (Kilobyte), 1125x kez indirilmiştir)
Dosya tipi: jpg dedekorkut.jpg (7,8 KB (Kilobyte), 18x kez indirilmiştir)
__________________

#sadece remşit#

Konu lolipop tarafından (16.05.08 saat 18:29 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 12.05.08, 23:17
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.432
Ettiği Teşekkür: 296
182 tane iletisine 263 kere teşekkür edilmiş
remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Cevap: Dede Korkut Hikayelerinin Türk plastik sanatlara yansıması

Dede Korkut Türk edebiyatının temel taşlarından biridir. Bu eserin
mahiyetini en güzel şekilde değerli bilim adamımız Prof. Fuat Köprülü ifade
etmiştir, onun fikrince “Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede
Korkut Destanını öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır
basar”.(Ergin,2005,s.5)
Bu tür eserler bir ferdin kendi hayal gücüne dayanarak serbest şekilde
yaratılan eserler değiller, bütün milletin maneviyatından, ruhundan, tarihi ve
bedii varlığından kendi kendine doğmuş ‘’maşeri’’ verimlerdir.
(Sakaoğlu,Duymaz,2003,s.13)) Yarı mensur yarı manzum şekilde yazılan Dede Korkut on
iki hikâyeden oluşmaktadır ve Türklerin milli epopesi olduğunu kesinlikle
kanıtlamıştır.
Destanın bu güne kadar bulunmuş üç nüshasından birisi Dresden, diğeri
Vatikan ve üçüncü çok daha kesintili elyazma ise Berlin Krallık Kütüphanesinde
korunmaktadır.
Muharrem Engin, destanların oluşmasında çekirdek, gelişme ve tespit olarak
üç aşama tespit etmiştir. Tetikleyici unsur olan ve milletin çok erken devrinde
oluşarak onu toptan sarsan bir vakanı ki bu savaş, göç, doğal afet olabilir,
yüzyıllarca devam eden sözlü gelenek takip etmektedir. Farklı farklı ozanlarca
dilden dile, nesilden nesle aktarılan hikâyeler halkın değer süzgecinden geçir ve
ayrıntılarla zenginleşerek şekillenmektedirler. Bu gibi eserlerin yazıya geçme
zamanının tespit edilmesi tarihi açıdan çok önemlidir.
Dede Korkut hikâyelerinin dönemine geçmeden önce destanın ana
kahramanı olan Oğuzların tarihini hatırlamakta yarar vardır. Çeşitli rivayetlere
dayanarak Türk Oğuz boyları kendi köklerini efsanevi ataları Oğuz Kağan’a
bağlamaktadırlar. Oğuz Han’ının Gün, Ay, Yıldız, Gök, Dağ ve Deniz isimli altı
oğlu ve her birisinden dört torunu olmuştur. Bu torunlar Yirmi dört Oğuz
boyunun temelini atmışlar. Kendi totemi, ongunu ve damgası olan bu boylar
aynı zamanda ikiye bölünerek Üç-Ok ve Boz-Ok şeklinde Oğuzname’lerde de
geçmektedirler.
Tarihi verilere göre, Oğuzlar 6. yüzyılda Çin’den Karadeniz’e kadar uzanan
geniş coğrafyada yaşayan Tabgaç, Karlüklar, On-oklar, Kıpçaklar, Avarlar,
Kırgızlar, Peçenekler, Hazarlar ve diğer Türk kabilelerini birleştirerek bir
imparatorluk kurmayı başarmışlar. Bu Oğuzlar Orhun abidelerinde Dokuz
Oğuz olarak geçmektedirler. X. Yüzyılda batıya doğru hareket ederek Hazar’ın
doğusundaki Mangışlak yarımadasında meskunlaşan Oğuzlar, XI. yüzyıla doğru,
iki kola bölünerek Hazar’ın kuzeyinden geçerek Azerbaycan’a ve Karadeniz
kıyılarına, diğer grup ise Hazar’ın doğusundan güneye, şimdiki Türkmenistan
arazisine inmişler. Oğuzların Anadolu ve Azerbaycan’a Selçuklulardan önce
gelmesinden, Hacı Bektaş Vilayetname’sinde bahsedilmektedir.
(Boratav,1958,s.48) Anadolu’da Türkmen olarak tanınan Müslüman Oğuzlar
dağınık akıncılar halinde batıya doğru hareket ederek Akdeniz’e kadar ulaşmış
ve Selçuklu devletinin kurulmasına zemin hazırlamışlar.
Moğol istilasından sonra kabileler halinde yaşayan Oğuzlar Küçük Asya’da
Akkoyunlu ve Karakoyunlu devletlerini kurarak bu bölgede önemli güce
dönüşebilmişler. Akkoyunlu’nun büyük hükümdarı Uzun Hasan kendi soyunu
52. göbekten atası olan Boz-Ok boylarının Hanı Bayındır Han’a bağlamaktadır.
İki büyük Türk devleti olan Osmanlı ve Sefevi arasında kalan Akkoyunlu, 1502
Şerur savaşında Şah İsmayıl’a yenilerek tarih sahnesinden silinmiştir.
Dede Korkut destanını dikkatle okuduğumuzda burada iki farlı tarihi katman
göze çarpmaktadır. Birincisi ‘’bozkır kültürü’’ olarak tanınan Türklerin ana
yurdu Orta Asya’daki İslam öncesi dönemleri kapsamaktadır. Diğeri ise
Oğuzların Anadolu ve Azerbaycan’a gelerek İslam dinine geçtikleri tarihlerle
ilişkilidir. Prof. Zeki Velidi Togan Farsça Oğuzname’deki şu kayıtlara dayanarak
destanın oluşmasını Gök Türk dönemine kadar götürmektedir:
’’Korkut Bayat neslinden olup Kara Koca’nın oğlu idi.O çok akıllı, bakim ve
keramet sahibi olmuştur… Korkut 295 yıl yaşamıştır. Güzel sözler ve
kerametler söylemiştir. Onun hikâyeleri çoktur ki ayrıca zikredilir’’. (Gökyay,
2004, s.XLV) Korkut isminin X. Yüzyılda Peçeneklerde mevcut olması,
destanda geçen tek gözlü dev, aslan tarafından emzirilen Basat gibi hikâyelerinin
arkaik karakter taşıması bu tahmini doğrular niteliktedirler.
Oğuzlar ana yurtları olan Altay ve Tanrı dağlarının çevresinden Orta Asya ve
daha sonra Anadolu ve Azerbaycan’a doğru ilerledikçe, Dede Korkut rivayetleri
bu bölgelerde de yayılarak müstakil gelişme göstermişler. Kitapta Oğuzların
çatıştığı düşman adlarına bakarsak bunların çohu Türk ismi olan Melik ile
bitmektedir. Bu olaylar Oğuzların Aral denizi havzasında Kıpçak, Peçenek ve
Hazarlar’la yaptıkları savaşların yankıları olabilir. Bu hikâyelerin üzerine daha
geç dönemlerde Anadolu ve Azerbaycan bölgesinde Trabzon Rumları, Gürcü
ve Abazalarla yapılan savaşlar da eklenerek, olaylar harmanlaşmış ve Oğuzlar’ın
sürekli savaş yaptıkları kâfir düşman sureti oluşmuştur.
Tarihin derinliklerinden gelen ve Türk yaşantısının adeta aynası olarak
şekillenen Dede Korkut, Türklüğün özünü, maneviyatını, ruhunu, milli zevkini,
insani değerlerini, geleneklerini, kahramanlık, şeref ve onur anlayışlarını, sade,
açık ve ihtişamlı dille aksettirmektedir. Bir kültür ve tarih varlığına dönüşmüş
bu beşeri eser, günümüz sanat ve bilim adamları için ilham kaynağı olmaya
devam etmektedir.
Dede korkut Kitabında karşımıza çıkan konular Türk sanatının vazgeçilmez
konuları olmuş ve en eken çağlardan günümüze dek seve seve çalışılmışlar.
Farklı dönemlerde, çeşitli üsluplarda, değişik malzeme kullanarak Türk
sanatçıları bunları yeniden biçimlendirip farklı düzeyde yaşatmışlar. Her sanatçı
mensup olduğu halkın manevi dünyasını yansıtmaktadır. Bu manada sözlü ve
yazılı gelenek ile plastik sanatlar arasında bazen göze gözükmeğe bilen, fakat alt
mana veya arka plan şeklinde nitelendire bileceğimiz, kan ve ruh mertebesinde
gerçekleşen, yoğun bir bağlantı söz konusudur.
Dede Korkut ‘ un plastik sanatlara yansımasını iki şekilde nitelendirmemiz
mümkündür. Birinci hal, farklı farklı hikayelerde sürekli karşımıza çıkan hayvan
sembolizmi, av geleneği, renk sembolizmi, Türk kültüründe ve yaşamında atın
yeri, kamlık geleneği gibi konuların ayrı ayrı veya grup şeklinde görsel sanat
örneklerinde çalışılması. Bu türde örnekler tarih açısından Dede Korkut Kitab’ı
ile paralellik arz edebilir veya daha erken ya da daha geç dönemlerde yapılmış
olabilirler.
Diğer yansıma ise daha çok illüstrasyon (resimleme) niteliği taşımaktadır ve
Kitap’ın kendisinin bir bütün halde ele alınarak çalışılmasıdır. Bu gruba ait
edebileceğimiz eserlerin yaranması daha çok, hikâyelerin sözlü gelenekten,
yazılı geleneğe aktarılmasından sonraki dönemlere isabet etmektedir. Daha erken
çağlarda yapılmış bu türde örneklerin bulunması bile, konularının saptanması
açısından zorluk teşkil ede bilir.
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
turkish art, turk sanati, turk edebiyati, mythology symbolism, mitoloji sembolizm, turkish literature

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz