|
#1
|
|
21.12.07, 20:17
Türk bestecisi (Meraga, İran, 1360-Herat Afganistan, 1435). Itrî'den önceki klasik Türk müziği bestecilerinin en büyüğü, müzik kuramı yazarlarının da en önemlisi sayılan Abdülkadir Meragi (Batı kaynaklarında İbni Gaybî diye geçer), aynı zamanda güzel sesli bir hafız (ses sanatçısı), orta derecede bir hattat ve ozandı. İlk müzik derslerini, dönemin değerli bilgin ve mü-züçilerinden olan babası Gıyaseddin Gaybî'den aldı; sonra döneminin bellibaşlı bilginlerinin ve sanatçılarının öğrencisi oldu. Genç yaşta babasını yitirince,Meraga'dan ayrılarak Celayirlilerin başkenti Tebriz'e gitti. 1377'de, üçüncü Celayirli hükümdarı Hüseyin'in (1374-1382) düzenlediği beste yarışmasını kazanınca, hükümdarın yakınları arasına girdi. Hüseyin'den sonra Celayirli tahtına çıkan ve başkenti Bağdat'a taşıyan Sultan Ahmet'in de gözde sanatçılarından oldu. 1393'de Bağdat'ı ele geçiren Timur tarafından, birçok bilgin ve sanatçıyla birlikte Semerkand'a götürüldü ve Timur'un en deger verdiği sanatçılardan biri haline geldi. 1399'da Timur'un Tebriz'de oturan oğlu Miranşah'm çevresine girdi. Miranşah'm uygunsuz davranışlarını, çevresindekilerin etkisine yoran Timur, oğlunu yoldan çıkardıkları gerekçesiyle, çevresindekilerin öldürülmesi buyruğunu verince, Abdülkadir, son anda kaçmayı başararak, yeniden Sultan Ahmet'in eline geçen Bağdat'a sığındı. Ama, 1401'de ikinci kez Bağdat'ı kuşatan Timur'un eline düştü; yargılanarak, ölüm cezasına çarptırıldı. Ceza yerine getirileceği sırada Kur'an' dan bir sure okumaya başlayınca sesinin güzelliği ve müzikteki ustalığı sayesinde bağışlandı ve Timur'un sarayında eski yerini aldı. Timur' dan sonra tahta çıkan Halil Mirza ve Şahruh'un saraylarında çalıştı. 1421'de Osmanlı Sultanı Murat II'ye, Makasıd'ül Elhan (Ezgilerin Amaçları) adlı kitabını armağan etmek için Bursa'ya geldi. Kısa bir süre sonra Herat'a döndü ve orada veba salgınından öldü. Günümüze Abdülkadir Meragi'nin olduğu ileri sürülen 40 kadar beste kalmıştır; ama, başlıca bestelerinin yok olduğu günümüze ulaşanların orta derecede besteler olduğu düşünülmekte, üstelik bu bestelerin de bir bölümünün Abdülkadir tarafından değil, ona özenen ve onun adını kullanan daha sonraki besteciler tarafından yapılmış olabileceklerinden kuşkulanılmaktadır. Uzmanların, Abdülkadir'in olduğu konusunda görüş birliğine vardıkları bestecilerin başlıcaları şunlardır: Segah Kâr-ı Şeş-âğâz; Hüseyni Kâr; Mahur Kâr; Rast Nakış Kârçe; Pençgâh Ağırsemai; Irak Yürüksemai. |
| lolipop kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
SELVILV (14.01.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Cami'ül Elhan (Ezgilerin Toplamı, 1406): Farsça yazılmış bu yapıt makamlar, usuller, çalgılar, şarkı söyleme tekniği ve eski müzik ustaları üstüne bilgiler verir. Makasıd'ül Elhan (EzgUerin Amaçları, 1421): Farsça yazılmış bu kitapta da makamlar ve çeşitli çalgılar üstüne bilgiler vardır (bu çalgıların bazılarını Abdülkadir Meragi bulmuştur). Kenz'ül Elhan (Ezgiler Hazinesi): Günümüze kalmamıştır. Abdülkadir'in öteki kitaplarında adı geçen bu yapıtın makamlar, çalgdar, usuller üstüne bilgiler veren ve ebcet notasıyla yazılmış besteler içeren bir kitap olduğu sanılmaktadır. Kitab'ttl Edvar (Kuramsal Müzik Kitabı): Türkçe yazılmış tek kitabıdır. Makamlar, usuller ve çalgdar üstüne bilgiler içerir. kaynak 3 1.cilt / s.6,7 |
| lolipop kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
SELVILV (14.01.08) | ||
| Sponsorlar |
| |