|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
15.01.08, 23:49
Sıvı ya da gaz olsun, akışkanların belirgin özelliği, iki öğenin birbiri üstünde kaymasına karşı koyan sürtünme güçlerinin, bu öğelerin bağıl hızlarıyla birlikte sıfıra yaklaşmasıdır. Herhangi bir güç, ne kadar küçük olursa olsun, akışkanın biçimini değiştirir. Bu değişme, etki eden güç kalkar kalkmaz yok olur. Ağdalılık ve Basınç Öğelerin bağıl hareketlerine karşı koyan sürtünme güçleri büyüdükçe, bir akışkanın ağdalılığı da artar. Kusursuz bir akışkan, hız ne olursa olsun, sürtünme güçlerinin sıfır olduğu bir akışkandır (gerçekte böyle bir akışkan yoktur). Düşük hızlarda, çok az ağdalı bir akışkan kusursuz bir akışkan sayılabilir. Durgun halde gerçek bir akışkanda, söz konusu güçler sıfıra eşittir. Dolayısıyle gerçek akışkanlar statiği (ağdalılıkları ne olursa olsun), kusursuz akışkanlar statiğiyle eşdeğerdir. Bir akışkan dengedeyken, iki öğesinin birbirine ya da bir öğesinin kap çeperine uyguladığı güçler, dokunma yüzeylerine diktir. Çeper yüzeyinin son derece küçük bir parçasına etki eden dF gücünün,bu parçanın dS alanına bölümüne, "akışkanın basıncı" denir. Dolayısıyle akışkanın herhangi bir noktasındaki basıncı tanımlamak için, çeperin son derece küçük bir parçasının,söz konusu nokta yakınlarına kaydırıldığını varsaymak yeterlidir. Sıvılar, sıcaklık ve basınç etkisiyle hacimleri çok az değişen akışkanlardır. Gazlarsa, yayınma ve genleşme sonucunda, karşılarına çıkan hacmin tümünü doldururlar. Yani, genleşme ve sıkışma oranları sıvılardan çok yüksektir. Bir akışkanın birim kütle hacmi (vj, yalnızca t sıcaklığına ve p basıncına bağlıdır (elektrik ve magnetik alanların olağandışı etkileri göz önüne alınmamıştır); p, v, t değişkenleri arasındaki bağıntıya "akışkanın hal denklemi" adı verilir. Moleküllerin hareketi Bir akışkanın molekülleri, sürekli ve düzensiz bir hareket içindedir. Temelde değişken olan hareket hızlarının yön ve büyüklüğü, moleküllerin çok sık karşılaştıkları çarpışmalar nedeniyle değişikliğe uğrar. Genellikle, sıcaklık yükseldikçe hareket hızları artar. Yeterince büyük bir yüzey üstündeki çarpışma sayısı, çok kısa süre içinde bile büyük boyutlara ulaşır ve çarpışma etkilerinin ortalaması, yüzeye uygulanan değişmez bir güç biçiminde ortaya çıkar. Moleküllerin kütlesel hareketi söz konusu değilse, bu güç yüzeye diktir; ama moleküller yüzey boyunca kayıyorsa, söz konusu güç, bu yüzeye teğet geçen bir bileşen konumu alır. Basınç ve ağdalılık güçlerinin kaynağı da bu olaylardır. Çarpışmayla karşılaşan yüzey, moleküllerin ortalama serbest yolları boyutunda bir tanecik yüzeyi olursa, çarpışma sayısı, taneciğin belirgin ölçüde yer değiştirmesine kadar geçen süre içinde, birkaç birim düzeyine ulaşır. Bu sayıda ve çarpışmalardan her birinin yaptığı etkide görülen dalgalanmalar, taneciğin hareket etmesine yol açar. "Brown hareketi" denilen bu olayı, Brown sıvı ortamdaki hücresel öğeler üstünde, Maurice de Broglie de havada tütün dumanlarının taneciklerinde gözlemlemiştir. Çok seyreltik ortamlarda, sıcaklık ve basınç kavramlarının yanı sıra, akışkan kavramı da anlamını yitirir. Dolayısıyle madde, yalnızca özel istatistik yasalarına uyan elementer taneciklerin topluluğu haline gelir. kaynak 3 1.cilt / s.73 |
| Sponsorlar |
| |