iconBütün zaman ayarları WEZ +3 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 20:19 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Enerji » ilk elektrik santralı ve ilkel dağıtım şebekeleri

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 30.12.07, 20:56
Standart ilk elektrik santralı ve ilkel dağıtım şebekeleri

remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 1.404
Send PM
30.12.07, 20:56


ilk elektrik santralı ve ilkel dağıtım şebekeleri. 1880'lerde ışıklandırma için kuruldu.
JENERATÖR'ler BUHAR MAKİNALARI'ndan kayışlar aracılığıyla güç alıyordu. Gerilim, doğru akımın ya da alternatif akımın değişik frekanslarında üretiliyordu. Elektrik santrallarında en önemli ilerleme, 1884'te PARSONS' un BUHAR TÜRBİNİ'ni geliştirmesiyle ortaya çıktı. Türbinler, hemen buhar makinalarınm yerini aldı ve hızla gelişti. 1889'da Sebastian de Ferranti tarafından kurulan Deptford Santralı, 1 650 beygirgücündeydi, yani 1,23 MW (milyon watt) gücünde dört ALTERNATÖR'ü vardı. Londra'ya bağlı 10 kV'luk (10.000 volt) yüksek gerilim kablosu dikkate değerdi. Türbinlerin kazan sisteminde, elle ateşleme sisteminden, otomatik besleme ve denetime eçildi. Günümüzde buhar üreteci olarak, kazanların yerini, NÜKLEER REAKTÖR'ler almıştır.
Elektrik şebekesi, gereksinimi her an karşılayacak' biçimde çalışmalıdır. Elektrik depolanamayacağmdan, santralın üretimi, günlük gereksinime göre değiştirilebilmelidir. Santralların çalışma sırası, işletme masraflarına göre ayarlanır. En ucuz santrallar, ana yükü kaldırmak için sürekli çalıştırılır. Ana yük, en düşük yüktür. En üst yük ise, gereksinimin doruk noktasına ulaştığı andaki yüktür. Yük arttıkça, önce ekonomik olanlar, yük en üst düzeye çıktığında da en pahalı santrallar devreye girer. Bu uygulama, iki değişik tip santralı gerekli kılar: Ana yük santralları; en üst yük santralları. 500-1 300 MW'lık modern santrallar, çok verimli, ayrıca ucuz yakıt kullandıklarından, son derece ekonomiktir.
Yüksek verimleri, türbin rotoru ve gövdesi gibi büyük parçaların toleranslarının dar tutulmasına bağlıdır. Yük değişimi sonucu, yükselen sıcaklıkla oluşan genleşmeler, bırakılan toleranslarla karşılanır. Bu tür türbinler, ana yük üretimi için kullanılır. En üst yük santrallarıysa daha küçük, daha az verimli, ama daha esnektir.

En üst yük santralları, ana yük santrallarının tersine, ucuza yapılır, kolayca çalıştırılır; buna karşılık, çalıştırılmaları pahalı olur. En üst yük aygıtlarına gösterilebilecek en iyi örnek, gaz türbinleridir. Hafif alaşımlı gövdeleri, hızla ısınmayı ve çalışmaya başladıktan 3 dakika sonra tam yüke erişmeyi olanaklı kılar.
Hidrolik santrallar, sularının miktarına ve tiplerine göre iki türe ayrılır; Ana yük santrali; en üst yük santralı. Bunlar, yapımı en pahalı, ancak işletme giderleri en düşük santrallardır.
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 30.12.07, 21:03
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.404
Ettiği Teşekkür: 253
217 tane iletisine 308 kere teşekkür edilmiş
remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Alternatörler - elektrik santrallarının en önemli bölümüdür

Alternatörler: Alternatörler, elektrik santrallarının enönemli bölümüdür. Bütün santrallarda alternator bulunur. Eskiden 60 MW olan alternator gücü, İkinci Dünya savaşından sonra 1 300 MW'a ulaşmıştır. Alternatif akım frekansı, 50 Hz (ülkemizde olduğu gibi) ve 60 Hz (A.B.D'nde olduğu gibi) olarak belirlenmiştir.
Bu frekanslar, iki kutuplu rotorlar için 3 000 - 3 600 devir/dakikalık, dört kutuplular içinse bunun yarısı kadar eşzamanlı (senkron) hız gerektirir. 660 MW'lık alternatörde elektrik, 22 kV ve 19 000 amperde üretilir.
Bu yükseklikteki akım, iletkenlerde ısı ortaya çıkarır. Ancak, alternator soğutma sisteminin gelişmesiyle, yalıtımda bozulmaya yolaçmadan ve yüksek sıcaklık oluşmadan akım iletilebilmektedir. Alternatörlere sıkıştırılmış hidrojen doldurulur.
Hidrojen, hem iyi ısı iletir, hem de rotorun dönüşüne havadan daha az direnç gösterir. Statorlar suyla soğutulur. Yalıtılmış borulardan geçirilen suyla soğutulan rotorlar ise, daha büyük sistemlerde kullanılır. Alternatör, iki TRANSFORMATÖRE bağlıdır.
Ünite transformatörü, gücü, türbin ve kazanla ilgili yardımcı donanıma (pompalar gibi) alçak gerilime çevirerek verir, jeneratör transformatörü, geri kalan gücü kullanım merkezlerine gönderir. 660 MW'lık bir jeneratör, 22 kV'lık gerilim üretir.
Çıkış ise ünite transformatöründe 11 kV, jeneratör transformatöründe 400 kV'tur. 60 MW'lık bir sistemde jeneratör gerilimi, 11 kV; ünite ve jeneratör transformatörleri gerilimi de sırasıyla 6,6 kV ve 132 kV'tur.
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 30.12.07, 21:09
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.404
Ettiği Teşekkür: 253
217 tane iletisine 308 kere teşekkür edilmiş
remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.remşit gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Kömür, petrol, doğal gazla çalışan santrallar birbirine benzer

Kömür, petrol ve doğal gaz;

Kömür, petrol ve doğal gazla çalışan santrallar, yakıta ilişkin işlemlerin dışında, birbirine benzer. Suyu, buhara dönüştürmek için, gerekli gizli ısıyı vermek gerekir.

Gizli ısı, bir sıvının halini değiştirmek (örneğin sıvıdan gaza) için gereklidir ve yararlı bir iş üretmez. Türbindeki su buharı yoğuşunca, gizli ısı, soğutma suyuna geçer. Enerji çevrimindeki bu ana yitim % 35-40 dolayındadır.

Kızgın buhar, bir kazanda oluşturulur ve alternatöre bağlı türbine verilir. Su buharı, türbinden alçak basınçta çıkar, yoğuşturulur ve kazana basınç altında geri döner. Kızgın buharın sıcaklığı ve basıncı gereçlerin dayanabileceği en yüksek değerlerde tutularak, verim artırılır. 660 MW'lık ka zanlarda ostenit çeliğiyle (% 18 manganez, % 3 krom, % 0,5 karbon içeren) yapılan aşırı ısıtıcılar, 165 bar ve 566°C'ta kızgın su buharı oluştururlar. Santral kazanları oldukça büyüktür (sözgelimi, 18,3 m genişlik, 40 m derinlik ve 61 m yükseklik gibi). Su, kazanın duvarlarına yerleştirilmiş borulardan geçer.
Su, önce ön ısıtma bölümüne girer. Orada, kaynamaya kadar olan ısınma gerçekleşir. Ardından, kazanın üstündeki bir depoya girer ve oradan su buharlaştırma bölümünü dolaşıp, yeniden depoya döner. Depoda suyun % 20'si buharlaşır.

Su buharı, kazanın üstündeki borularla depodan ayrılır. Kazanın en sıcak yerine yerleştirilen aşırı ısıtıcılar, son ısınmayı sağlar.

Türbin üç bölümlüdür: Yüksek basınç bölümü; orta basınç bölümü; alçak basınç bölümü (bir ya da birkaç tane). Her bölüm, belirlenen koşullarda,, su buharından en uygun gücü çekmek için yapılmış bir türbindir. Yüksek basınç bölümünden çıkan su buharı, ilk sıcaklığına ısıtılmak için yeniden kazana gider. Bu yolla, gizli ısıya gerek kalmadan sisteme daha çok enerji verilmiş olur ve verim artar. Buhar, ısıtıcıdan orta basınç bölümüne, oradan da hemen, alçak basınç bölümüne geçer. Daha sonra, yaklaşık olarak vakumda çalışan yoğuşturucuya gelir. Alçak basınçta yüksek verim sağlanır. Yoğuşmuş buhar, ısıtıcılar aracılığıyla hava ayırıcılardan (kazanda korozyonu önlemek için, suyun varsa havası alınır) geçirilir.
Daha sonra su, kazan pompasına verilerek kazan basıncına yükseltilir. Yoğuşmuş suyun bir bölümünün (blöf suyu) arılığı denetlenir ve istenen nitelikte suyun sağlanması için, kimyasal işlemlerden geçirilir. Böylece, kazanda korozyon azaltılır. Çevrimin verimi, besleme suyu ısıtıcılarıyla ve hava ısıtıcılarıyla artırılır. Besleme suyu ısıtıcıları,türbindeki ısı fazlasıyla beslenir ve yoğuşmuş suyu kazana girmeden ısıtırlar. Böylece, buharın gizli ısısı yitmemiş olur. Hava ısıtıcıları da, kazanın çıkışma, bacanın girişine bağlanır ve boruyla gelen hava ısıtılır.

Yakıt, belli ölçüde havayla yakılarak, en çok yanma ve en az hava kirlenmesi sağlanır. Petrol ve doğal gaz, kolayca yanan ürünlerdir. Kömür ise, yakılmadan önce, «toz haline getirilmiş (pülverize) yakıt» adı verilen duruma getirilir. Kömür yanınca, çok ince bir kül oluşturur. Çevre kirlenmesine yolaçmaması için, bu kül, elektrostatik çökelticilerle toplanır ve hafif inşaat malzemesi yapımından, toprakların tarıma elverişli hale getirilmesine kadar birçok alanda kullanılır.

Kömürle çalışan 2 000 MW'lık bir santral, yılda 4 milyon ton kömür yakar. Kömür, ocaktan doğrudan doğruya santrala getirilir ve otomatik sistemlerle boşaltılır. Petrolle çalışan eşdeğer, bir santralın tükettiği yıllık yakıt ortalaması 2,5 milyon ton petroldür. Bu santralların petrol rafinerilerinin yakınında kurulması, yakıtın boru hatlarıyla kolayca iletilmesini sağlar.

Yoğuşturucudaki soğutma suyu. binlerce boru içinden geçirilir. Suyun, kapalı borular içinden geçirilmesi, buharda ortaya çıkabilecek herhangi bir kirlenmeyi önler. Yoğuşturucudan geçen su, üretilen ısının aşağı yukarı tümünü alır. Soğutma suyunun sıcaklığı, yoğuşturucuda 8-10°C kadar yükselir. Soğutma suyu, deniz gibi büyük bir kaynaktan almıyorsa, doğrudan kaynağa geri verilir. Böyle bir kaynak yoksa, soğutma kuleleri kullanılır.


kaynak 4
3.cilt / s.683
__________________

#sadece remşit#

Konu remşit tarafından (30.12.07 saat 21:27 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
turbinler, jenerator, buhar makinalari, alternator

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz