Nükleer santrallar:
Nükleer santrallarda buhar, nükleer tepkimelerden çıkan ısıyla oluşturulur. Buhar, tıpkı santrallarda olduğu gibi, türbinden ve yoğuşturucudan geçer. Ne var ki, nükleer reaktörlerin bakımı, RADYOAKTİFLİK nedeniyle daha karmaşıktır. Bu yüzden, kazan korozyonunu en aza indirmek ve suyun niteliğini denetlemek, daha büyük önem kazanır.
İki tür reaktör vardır:
Gazla soğuyan; suyla soğuyan. Gazla soğuyan reaktörler, Magnoz reaktörlerini, gaz soğutmalı reaktörleri ve yüksek sıcaklık reaktörlerini kapsar Gazla soğuyan reaktörler ve yüksek sıcaklık reaktörleri, çağdaş türbinler için uygun sıcaklıkta buhar üretir ve yüksek çevrim verimleri sağlar.
Reaktör çekirdeği ve kazanlar, öngerilimli betondan bir bölüme yerleştirilir. Nükleer tepkime sırasında oluşan ısı, sıkıştırılmış gazla soğutulur; sonra bu gaz, kazanlara pompalanır. Kazanlar üç bölümlüdür: Ön ısıtıcı; buharlaştırıcı; aşırı ısıtıcı. Yalnız, sıradan Nükleer santrallarda buhar, nükleer tepkimelerden çıkan ısıyla oluşturulur.bölümlerinde yeralır. Söz konusu düzenleme, reaktör-, den giriş ve çıkışları azaltmak için yapılmıştır. Suyla soğuyan reaktörler, kaynar su, basınçlı su, CANDU ve buhar üreten ağırsu reaktörleridir. Reaktörde oluşacak buhar çok NÖTRON soğurup tepkimeyi söndüreceğinden, suyun kaynamaması gerekir. Kaynamayı önlemek için, su belirli bir basınç altında tutulur. Çelik basınç odası, 30 santimetrelik duvar kalınlığına karşın, aşırı basınca dayanamaz. Bu yüzden, basınç ve buhar sıcaklığı düşük tutulur.
Nükleer santrallarda türbin biçimi, öteki santral-ların türbinlerinden farklıdır. Daha büyük hacimler 7 de daha az kızgın buhar kullanıldığından, bu türbinlerin rotorları ve gövdeleri daha büyüktür. Dönen bölümlerde oluşacak yüksek gerilimlerden ötürü, yarı eşzaman hızlı, dört kutuplu alternatörler kullanılır. Çevrim verimi, gazla soğutulan reaktörlerinkinden düşüktür; ama yapımı daha ucuzdur.
Nükleer santralların yapımı, öteki şantrallardan pahalıdır; ama işletme harcamaları ötekilerin yarısından azdır. Bu kazanç, yakıt harcamalarından kaynaklanır. Bir ton Magnox yakıtı, 15 000 ton kömür kadar, gaz soğutmalı reaktörlerin ve basınçlı su reaktörlerin yakıtıysa, daha da çok enerji sağlar.
Bir güvenlik önlemi olarak, ilk nükleer santrallar, yerleşme bölgelerinden oldukça uzağa kuruldu. Soğutma suyu sağlamanın kolaylığı, deniz kıyılarının yeğlenmesine neden oluyordu. Santralın uzakta olması yakıtın taşınmasında sorun yaratmıyordu; çünkü, 660 MW'lık gaz soğutmalı bir reaktörün bir kamyonluk yakıtı, 750 kömür treninin yerini tutuyordu. Ancak, teknolojinin ilerlemesi, özellikle basınç odalarının öngerilmeli betondan yapılması, nükleer santralları ıssız bölgelere kurma zorunluğunu ortadan kaldırdı. Günümüzde enerji gereksiniminin yüksek olduğu yerlere kurulan nükleer santrallar, ana yükü sağlarlar; ama istenirse, yüksek yük de verebilirler.
kaynak 4
3.cilt / s.686










Normal
