Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Bilim ve Teknoloji > Biyoloji > Anatomi > İnsan anatomisi > Osmoz- yarıgeçirgen zarlar- geri (ters) osmoz- osmoz yoluyla suyun alınması

İnsan anatomisi hakkinda Osmoz- yarıgeçirgen zarlar- geri (ters) osmoz- osmoz yoluyla suyun alınması ile ilgili bilgiler


Birbirinden geçirgen bir zarla ayrılmış, farklı derişiklikte iki çözeltinin bazı durumlarda yer değiştirdiği görülür. Çözücü molekülleri, zardan, çözünen maddenin moleküllerinden daha çabuk geçer. Sonuç olarak, çözücü, derişikliği az olan çözeltiden

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28.11.08, 13:37
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.364
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Osmoz- yarıgeçirgen zarlar- geri (ters) osmoz- osmoz yoluyla suyun alınması

Birbirinden geçirgen bir zarla ayrılmış, farklı derişiklikte iki çözeltinin bazı durumlarda yer değiştirdiği görülür. Çözücü molekülleri, zardan, çözünen maddenin moleküllerinden daha çabuk geçer. Sonuç olarak, çözücü, derişikliği az olan çözeltiden fazla olana geçeceğinden, iki çözeltinin derişikliği eşit olacaktır. Bu olaya osmoz (ya da geçişme) denir.
Osmoz, 1748 yılında Fransız fizikçi Jean-Antoine Nollet tarafından bulundu. Nollet, bir cam borunun geniş ucunu parşömen kağıdıyla kaplayarak, boruyu, belli bir düzeye kadar sakaroz ve su çözeltisiyle doldurdu. Borunun parşömen kaplı ucu, içinde su bulunan bir kaba batırılınca, kap içindeki su molekülleri, parşömenden, sakaroz moleküllerinden daha hızlı geçtiği için, cam borudaki çözeltinin düzeyi yükseldi. Cam borudaki çözeltinin düzeyini, sonradan osmoz basıncı (ya da geçişme basıncı) adı verilen, hidrostatik basınç yükseltiyordu. Osmoz basıncı, zardan geçen suyun ortaya çıkardığı basıncın ölçüşüydü. Nollet'nin deneyindeki parşömen, sakaroz moleküllerini de bir ölçüde geçirdiği için, osmoz basıncı kalıcı değildi. Başka bir deyişle, çözeltilerin birbirine geçmesiyle bu basınç değiştiğinden, cam borudaki çözelti ile kaptaki su, sonunda aynı düzeye geldi.
Bir çözeltideki çözünen madde moleküllerinin bir zardan geçmesine «diyaliz Yarıgeçirgen zarlar: Yalnızca çözücü molekülleri için geçirgen olan zarlara «yarıgeçirgen zar Hayvan ve bitki dokularının hücrelerini çevreleyen zarlar, genellikle yarıgeçirgendir. Telgraf çiçeği (Tradescantia Discolor) gibi bir bitkinin dış hücreleri mikroskopta incelenirse, hücrelerin, çevrelerindeki selüloz kılıfa doğru itilmiş olduğu görülür. Hücre, % 7,5' luk sakaroz çözeltisi içine konulunca, çözeltinin osmoz basıncı, hücre özsuyununkinden fazla olduğu için, su hücreden dışarı çıkar ve büzülerek selüloz kılıftan uzaklaşır. Bu olaya «plazmoliz Geri (ters) osmoz: Sulu bir çözeltiye osmoz basıncının üstünde bir basınç uygulanarak, su moleküllerinin yarıgeçirgen bir zardan geçmesi sağlanabilir. Sulu çözeltinin derişikliği artarken, zarın öteki yanında arı su elde edilir. Zarlar, zirkonyum oksit (ZrO2) gibi maddelerin bir porselen üstüne çökeltilmesiyle yapılır. Bununla birlikte, zar yapımında en çok kullanılanmadde, selüloz asetattır. Bu tür bir zar ilk kez, tuzlu suyun tuzunun giderilmesi için geliştirilmiştir. Kağıtla pekiştirilmiş 0,040,09 mm'lik geçirgen bir alt maddeyle desteklenen 0,00010,0003 mm kalınlığındaki zarda, angströmün (0,0 000 001 mm) yirmiotuzda biri büyüklükte delikler vardır. Zarın her metre karesinde, saatte 102 litre su akış hızı sağlanabilir.
Selüloz asetat zarları 4°C60°C sıcaklıklarda kullanılabilirler. Biyolojik maddelerin ya da besin maddelerinin derişikliğinin artırılmasında kullanılacakları zaman, mikroptan arındırılmaları gerekir. Ters osmozun önemli bir kullanım alanı da, peynir suyu derişikliğinin ayarlanmasıdır. Yaklaşık % 7 oranında çözünmüş katı maddeler ' içeren sütün sulu bölümünde, % 30 oranında besleyici madde yok olur. Bu katı maddeler daha çok laktozdan oluşur. Ayrıca, % 51 kadar protein, yaklaşık % 1 laktik asit ve çeşitli tuzlar da vardır. Peynir suyu önce proteinleri tutan bir gevşek zardan, sonra da laktozun alındığı sıkı bir zardan geçirilir. Su ve çözünmemiş tuzların bir bölümü, zardan geçtikten sonra atılır. Bu işlemle hem besin değeri yüksek bir yiyecek kaynağı elde edilir, hem de peynir suyu temizlenmiş olur.
Osmoz yoluyla suyun alınması: Son yıllarda meyvelerin saklanması için yeni yöntemler geliştirilmiştir. Bu yöntemlerde, osmozla su giderme işleminin yanı sıra, vakumda ya da dondurarak kurutma işlemleri kullanılır. Yöntem, enzimlerin etkinliğini gidermek için, kabukları soyulmuş elma dilimlerine uygulanmış ve iyi sonuç alınmıştır. Elma dilimleri 6065°C sıcaklıkta, ağırlıkça yaklaşık % 70 derişiklikte olan sakarozlu suya batırılır. Meyve yüzeyinde sulanma olmaması için, şurup, bir pompayla karıştırılır. Böylece, osmoz basıncının değişmemesi de sağlanmış olur. Yaklaşık 46 saat sonra, osmoz yoluyla suyu çıkan meyve, ağırlığının % 40'ını yitirir. Bu süreç tamamlanınca, sakarozu uzaklaştırmak için meyveler yıkanır. Bir vakum fırınında, 60°C'ta son kurutma yapılır.


Kaynak:4-cilt:6

Nüve Forum
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
(ters), alınması, geri, osmoz, osmoz-, suyun, yarıgeçirgen, yoluyla, zarlar-

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 08:38 .