|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
24.01.08, 15:06
Siyah beyaz | Siyah-beyaz | Siyah Beyaz | Siyah beyaz | Siyah Beyaz Karikatürler | Televizyon çok karmaşık bir konudur. Bu yüzden, temel ilkelerin açıklanmasında, bazı yönlerinin yalınlaştırılması gerekir. Siyah-beyaz televizyon: Bir gazete fotoğrafı yakından incelendiğinde, resmin, düzgün geometrik şekilli küçük noktacıklardan oluştuğu görülür. Resimdeki beyaz bölgelerde noktalar çok küçük, koyu bölgelerde daha büyük ve birbirine yapışıktır. Siyah ile beyaz arasında kalan gri tonlarsa, değişik büyüklüklerde noktalardan oluşur. Bu türden fotoğraf elde etmenin başka bir yolu da, büyüklükleri değişmeyen farklı gri tonlarda noktalar kullanmaktır. Resmi küçük noktalara parçalama tekniği, televizyonda da kullanılır. Her noktanın koyuluk derecesiyle ilgili bilgi, alıcıya gönderilerek, orada, özgün görüntünün kopyası elde edilir. Televizyon kamerası: îlk işlem, yayınlanacak görüntünün optik görüntüsünü yaratmaktır. Normal olarak bu, televizyon kamerasmdaki zoom objektifiyle elde edilir ve kamera tüpü içindeki hedefe (kamera içindeki ekran) düşürülür. Hedef; foto-iletken bir malzemeden yapılmıştır ve arka yüzünde bir gerilim oluşturur. Bu gerilim, hedef üstündeki bir noktaya düşen optik görüntü parçasının parlaklığıyla orantılıdır. Hedefin arka yüzü, kamera tüpü içinde üretilen elektron demetiyle taranır. Tarama işlemi soldan sağa doğrudur ve insan gözünün bir yazıyı okurken yaptığı harekete benzer. Görüntüyü soldan sağa doğru bir satır boyunca tarayan demet, hızla sola dönüp, ikinci satırın başına geçer ve işlem, görüntünün en alt sınırına varana kadar sürer. Alt sınırdan elektron demeti, görüntünün üst başına dönerek işlemi yineler. Hedef üstünde taranan satır sayısı ne kadar fazlaysa, televizyonda o kadar ayrıntılı bir görüntü elde edilir. İlk uygulama olan Baird sisteminde yalnızca 30 satır kullanıldığından, görüntü oldukça niteliksizdi. Günümüzdeyse, Avrupa ülkelerinde (Türkiye'de de) 625 satır kullanılır. Avrupa yayınlarında hedefin tam bir kez taranması 1/25 saniye sürer ve saniyede 25 resim iletilebilir (sinema filmlerinde saniyede 24 kare gösterilir). A.B.D'nde resim, 525 satırdan oluşur ve saniyede 30 resim yayınlanır (gerçekte, her resim iki kez birer satır atlanarak taranmaktadır). Hedef taranırken, optik görüntünün ayrıntılarını temsil eden gerilimler yüksüzleştirilir ve elektron demeti tarafından kamera tüpünün çıkışına iletilir. Böylece tüp çıkışı, optik görüntünün bir satırındaki parlaklık değişikliğiyle orantılı gerilim çıkışma dönüşmüş olur. Bu değişken gerilime «resim sinyali» adı verilir. Elektrik demeti resmin soluna geçerken, resim sinyalinde küçük bir aralık, resmin üst başına geçişinde de biraz daha uzun bir aralık oluşur. Resimdeki ayrıntıların böyle bir sinyal tarafından oluşturulma sürecini göstermek için, örnek olarak, beyaz bir fon üstüne düşey olarak çizilmiş siyah, koyu gri ve açık gri üç şeridin bulunduğu yalın bir resim ele alınabilir. Böyle bir resimde, düşey doğrultuda hiç bir ayrıntı yoktur. Yatay doğrultudaki ayrıntılarsa, satırlar boyunca hep birbirinin aynıdır. Her satır beyaz tonla başlar, ardından siyah ton, yeniden beyaz ton, sonra koyu gri ton, yeniden beyaz ton, sonra üçüncü şeridin açık gri tonu ve yeniden beyaz ton gelir. Dolayısıyle, bu yalın resim sinyalinin dalga biçimi, bir dizi vurudan oluşur. Sinyal, beyaz bölgelerde en büyük, siyah bölgelerde en küçük değerdedir.Gri tonlardaysa bu iki değer arasında değişir. Normal ayrıntılı televizyon resminde, resim sinyali, her satır taraması için farklıdır. Hareketli sahnelerin söz konusu olduğu durumlardaysa, her satırdaki dalga biçimi, zamana bağh olarak da değişir. Konu Başlıkları Siyah-beyaz televizyon-, resim tüpü ses yayını Siyah-beyaz televizyon kanalları Siyah-beyaz alıcı TV alıcıları süperheterodin ilkesine göre çalışırlar Diğer başlıklar Akışölçerler - anemometre - debiölçer-sivilarin hizlarini olcmek İlk elektrikli taşıt ne zaman yapıldı Elektrik motoru - indüksiyon - Eşzamanlı - senkron - Kesiklik - histerezis Elektrik sayacı - Tek fazlı alternatif akım sayaçları - Çok fazlı kWh sayaçları Elektrik süpürgesini ilk Hubert Cecil Booth yaptı Alçak gerilimli iç elektrik tesisatları Fırın - kurutma ve pişirme - işlevleri bakımından çeşitli tiplere ayrılır Metalürji fırınları - kesikli ya da sürekli çalışabilir Kravat ve çantalara gizlenen mini kameralar kolayca kamufle edilebiliyor Plazma ve LCD televizyonlar hakkında bilmeniz gereken her şey! Cepteki projektör Telemetre- insan gözü ve beyniyle aynı ilkeye dayanarak uzaklıkları ölçen aygıt Telemetri Elektrikli zil Siyah-beyaz televizyon-kamerası, resim tüpü,ses yayını, kanalları,siyah-beyaz alıcı Renkli Televizyon - renkli yayın Telli televizyon - Alınan sinyallerin zayıf olduğu uzak yerleşme bölgelerinde kullanı 500w lık süper bir anfi proje halinde Teyp-Teyp'in gelişimi, tarihi, magnetik kayıt, magnetik bant Tıraş Makinesi-kesici başların hareketi, titreşimli tip, döner tip Model uçak-çok kanallı kumandalı,tek kanallı kumanda,kablo kumandalı,radyo kumandalı Konu lolipop tarafından (19.02.08 saat 15:15 ) değiştirilmiştir.. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Resim tüpü: Televizyon alıcısında resmi yeniden oluşturmak için resim tüpü kullanılır. Resim tüpünün içinde de ekran üstünde odaklanan bir elektron demeti vardır. Bu demet, ekranı tıpkı kamera tüpündeki demet gibi tarar. Resim tüpündeki ekranın iç yüzü, elektron demetinin çarptığı noktada parlayan bir malzemeyle kaplıdır. Demet yoğunluğunun kameradan gelen resim sinyaliyle denetlenmesiyle, özgün sahne, resim tüpünde yeniden oluşturulur. Saniyede 25 tam resim yayınlandığından, hareketli sahneler, aşağı yukarı sinema filmi kadar nitelikli biçimde gösterilebilir. Ancak, alıcıda başarılı bir sonuç elde etmek için, resim tüpündeki elektron demçtinin, kamera tüpündeki demetin hareketlerini aynen izlemesi gerekir. Hareketin duyarlılığı, eşzaman sinyalleriyle sağlanır. Kameradaki demet görüntünün sağ kenarına vardığı anda, «satır eşzamanlama sinyali» diye nitelenen bir sinyal gönderilir. Alıcı, bu sinyali aldığı anda, resim tüpündeki demeti ekranın sol tarafına saptırır. Bir de alan eşzamanlama sinyali vardır. Kameradaki demet resmin dip ucuna vardığı zaman gönderilen bu sinyal, resim tüpündeki demeti, ekranın en üst ucuna getirmeye yarar. Eşzamanlama sinyalleri alıcıya, ayrı ayrı değil, resim sinyaliyle birleştirilmiş olarak gönderilir. Bu yöntemde eşzamanlama sinyalleri, resim sinyalindeki siyah sinyalden daha da siyah bir sinyal biçiminde yayınlanırlar ve ekranda görüntü etkisi yaratmazlar. Alan eşzamanlama sinyali, birkaç satırlık bir süre kapladığından, TV ekranında 625 satırın tümü görünmez. Alan eşzamanlama sinyali gönderilirken, satır eşzamanlama sinyallerinin yayını sürer; dolayısıyle de. alıcıdaki yatay saptırma devrelerinde herhangi bir kesinti ortaya çıkmaz.'Birleştirilmiş resim ve eşzamanlama sinyaline, «.video sinyal» denir. Kameradan çıkan bu sinyal, alıcıya, ya kapalı devre TV'lerde olduğu gibi kabloyla ya da bilinen TV yayınlarındaki biçimiyle, yani radyo dalgası halinde gönderilir. |
|
#3
| ||||
| ||||
| Ses yayını: Televizyonun kapalı devre uygulamalarının çoğunda, resim gerekli bilgiyi taşıdığından, ayrıca ses yayını yapılmayabilir. Bununla birlikte, genel TV yayınlarında, ses en önemli öğelerden biridir. TV yayınında ayrı bir vericiden çıkan ses, resim sinyaliyle aynı anten üstünden yayınlanır. |
|
#4
| ||||
| ||||
| Televizyon kanalları: Ses taşıyıcı frekans, görüntü frekansının hemen yanma yerleştirilir. Böylece alıcı, ilk aşamada iki sinyali birden yükseltebilir. Bu iki sinyalin oluşturduğu bütünlüğe «TV kanalı» adı verilir. Bir kanalın kapladığı frekans bandı, görüntü ve ses bantları arasındaki uzaklığa ve görüntü sinyalinin frekans bandına bağlıdır. 405 satirli sistemlerde kanallar, 5 MHz'lik aralıklarla, 625 satirli sistemlerdeyse 8 MHz aralıklarla gönderilir. Radyo ses dalgaları genellikle dalga boyuna göre tanımlanır; ama TV yayınları, kanal numaralarına göre belirlenir. |
|
#5
| ||||
| ||||
| Siyah-beyaz alıcı: Video sinyalin değişik işlemlerden geçirilmesi gerekir. Uygulamada bu işlemler, bir (ya da birkaç) vakum tüpüyle ya da transistorlu entegre devreyle gerçekleştirilir. Eski tip alıcılarda yalnızca vakum tüpü kullanılırken, daha sonrakilerde vakum tüpü ve transistor karışımı bir uygulamaya geçilmiştir. Çağdaş setlerdeyse, ya yalnızca transistor ya da transistor ve entegre devre karışımı kullanılmaktadır. |
|
#6
| ||||
| ||||
| TV alıcıları süperheterodin ilkesine göre çalışırlar; yani yükseltme ve seçme işlemlerinin çoğu, «ara frekans yükselticimi (IF)» adı verilen aygıtlarla gerçekleştirilir. Her sinyalin taşıyıcı frekansı, tonlayıcı tarafından seçilir ve IF değerine dönüştürüldükten sonra, IF yükselticisine gönderilir. Tonlayıcı devrede, frekans değiştirme aşaması ve bir radyo frekans yükselticisi (RF) bulunur. Tonlayıcı devrede kanal seçme işlemi, ya düğmelerle ya da bir döner anahtarla sağlanır. Bazen, taşınabilir TV'lerdeki gibi sürekli tonlayıcı devreleri de takılır. Alıcının ilk aşamasında, ses sinyali ve görüntü sinyali birlikte yükseltilir; ama daha sonra, bu sinyaller birbirinden ayrılarak, farklı devrelerde işlemden geçirilirler. Modüle edilmiş taşıyıcı sinyalden görüntü sinyalini, görüntü bulucusu ayırır ve yeniden , yükselttikten sonra, resim tüpüne gönderir. Eşzamanlama sinyalleri, eszamanlama sinyali ayırıcısında video sinyalden ayrılır ve doğru frekansa kilitleme sağlamak için, satır osilatörüne gönderilirler. Satır osilatörünün çıkışları, resim tüpünün boynunda bulunan yatay saptırıcı bobinlere bağlanır. Yatay taramayı bu bobinler sağlar. Satır osilatörünün frekansı denetlenerek,kilitlenmenin oluşacağı aralık bulunur. Alan osilatörü düşey sapmaları denetler. Bunun da frekansı U denetlenerek, düşey kilitlenme sağlanabilir. Ses sinyali, modüle edilmiş taşıyıcı sinyalden ses bulucusuyla ayrılır ve yükseltildikten sonra hoparlöre gönderilir. kaynak 4 7.cilt / s.2106-2108 |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| video sinyal, superheterodin |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|