iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 01:42 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar-Gereçler-İcatlar » Elektrik / Elektronik Araçlar » Televizyonda görüntü iletiminin ilkesi-sinyal kaynakları-TV uygulamaları-video gereci

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 17.04.08, 12:14
Standart Televizyonda görüntü iletiminin ilkesi-sinyal kaynakları-TV uygulamaları-video gereci

17.04.08, 12:14



Sinyal lambası-bimetal şeritli-kızgın telli-elektronik sinyal lambaları | Televizyonda Lazer TV dönemi başlıyor | Televizyonda seks dersi verecekler kimler | Turkcell in yeni uygulamaları .. | Televizyonda rezalet, canlı yayında külodunu değiştirdi |

Sabit ya da hareket halindeki nesnelerin kalıcı olmayan görüntülerinin, siyah-beyaz ya da renkli olarak ve ses eşliğinde, çoğunlukla Hertz dalgaları yardımıyla uzağa iletilmesi için gerekli yöntem ve teknikler bütünü (televizyon sözcüğü, televizyon alıcısı anlamında da kullanılır). Televizyonu bulan kişi konusunda kesin bir ad verme olanağı yoktur. Gerçekten de, XIX. yy'dan beri pek çok bilgin ve teknisyen televizyonun gerçekleştirilmesine katkıda bulunmuşlardır: Bunlar arasında sözgelimi Alman Nipkow, 1884'te bir televizyon aygıtı yapmış ve bir delikli tarama diski gerçekleştirmiştir. Daha sonra 1911'de Rus Rosing ve Rus kökenli A.B.D'li Zworykin, bir katot tüpünün flüorışıl ekranı üstünde ilk görüntüyü elde ettiler; 1923'ten 1928'e kadar, İngiltere'de Baird, Fransa'da da Barthelemy ile Hahveck, radyoelektrik dalgalarıyla bir yüzün kendine özgü hatlarıyla tanınabilir görüntülerini ilettiler. 1947'ye kadar gitgide daha yetkin görüntüler elde edildi. 1951'de de renkli televizyon ortaya çıktı. 2 Haziran 1953'te İngiltere kraliçesi Elizabeth II'nin taç giyme töreni nedeniyle Eurovision yayınının, 1962'de de ilk Mondovision yayınının gerçekleştirilmesi sonucunda televizyon dünya çapında bir boyut kazandı. Türkiye'de televizyonla ilgili geniş çaplı çalışmalara 1963'te Federal Almanya ile yapılan bir anlaşma sonucu, Ankara'da konuyla ilgili bir eğitim merkezi kurulmasıyla başlandı. Daha sonra yeni bir anlaşmayla gene Ankara için küçük bir verici getirtildi ve 1966'da kapalı devre yayınlarına geçildi. 1968'de de haftada üç gün olmak üzere sürekli ve programlı yayın başlatıldı. T.R.T. 1971'de bütün Türkiye'ye yayılacak bir televizyon yayın şebekesi oluşturulması çalışmalarına başladı ve çeşitli verici istasyonlar kurdu.
1982'de haftada birkaç saat üzerinden renkli televizyon yayınma geçildi, 1984'ün ikinci yarısından başlamak üzere de yayınların tümüyle renkli olmasına karar verildi.

Bir görüntü iletiminin ilkesi
Çekim kamerası-yayın-sinyal kaynakları-verici
Renkli TV-N.T.S.C.(National Television System Committee) sistemi,Alman P.A.L. segam

Telli televizyon - Alınan sinyallerin zayıf olduğu uzak yerleşme bölgelerinde kullanı

Siyah-beyaz televizyon-kamerası, resim tüpü,ses yayını, kanalları,siyah-beyaz alıcı

Renkli Televizyon - renkli yayın

daha fazlası için
Elektrik / Elektronik Araçlar - Nüve Forum


kaynak 3
11.cilt / sf 4213-4219
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
__________________

#sadece remşit#

Konu remşit tarafından (17.04.08 saat 13:31 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 17.04.08, 12:19
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
260 tane iletisine 362 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Bir görüntü iletiminin ilkesi

Bir görüntü iletiminin ilkesi

Burada, önce siyah-beyaz sabit bir görüntünün iletilmesini ele alacağız. Uygun bir optik sistem yardımıyla, iletilecek görüntü, fotoelektrik özellikleri olan bir maddeyle kaplı bir yüzey üstüne yansıtılır; kimi kez sinyal plağı olarak da adlandırılan bu ışığa duyarlı yüzey, bir çekim tüpüne bağlıdır. Bu tüpün içinde, her şey sanki, aydınlanmaya duyarlı bir yakalayıcı, elde edilen görüntüyü satır satır tarıyormuş ve bir elektrik sinyali oluşturuyormuş gibi gerçekleşir. Görüntünün çözümlenmesi olarak adlandırılan bu işlem, bir elektrik sinyalinin bir görüntüye denk düşürülmesini sağlar. Söz konusu elektrik sinyalinin iletimi, bir kablo aracılığıyla ya da radyoelektrik araçlarla gerçekleştirilebilir. Bu açıdan televizyonla radyo arasında, temelde fark yoktur. Hertz dalgalarıyla gerçekleştirilen yayında, her iki durumda da, sinyali dönüştürmek için olduğu kadar, oluşturulan dalganın kusursuz bir ışımasını elde etmek için de, aynı ilkeler uygulanır. Başlangıçtaki biçimine getirilmiş sinyal alındığında, çözümlemenin ters işlemini yapan bir alıcı tüpe doğru gönderilir: Bu tüp aydınlanması, alınan sinyalin sonucu olan noktaların elde edilmesini sağlar. Yapılan dönüşüm, flüorışıl bir ekranın yakaladığı bir elektron demeti aracılığıyla gerçekleştirilir: Sinyal bu demetin elektron sayışım, dolayısıyla ekran üstündeki çarpma noktasının ışıklılığını yönetir. Çözümlenen görüntünün taranması ve alıcının ekranının elektron demetiyle taranmasında kesin bir eşleme sonucu, alıcının ekranı üstünde oluşan her ışıklı nokta, tam olarak, yansıtılacak görüntünün içindeki konumuna denk düşen yerde bulunur. Böylece, oluşan görüntü, kendi aralarında paralel çizgilere ve tam olarak ekranın tabanına paralel çizgilere göre az ya da çok aydınlık olarak düzenlenen bir noktalar bütünüdür. Birbirine çok yakın olan bu noktalar gözün yetersizliği nedeniyle de sürekli bir görüntü izlenimi verirler.

HAREKETLİ BİR GÖRÜNTÜ
Televizyonda hareketin yeniden oluşturulması, sinemadakine benzer bir düzenin kullanılmasıyla, yani görüntülerin, yeterli çabukluktaki bir ritimde birbirini izlemesiyle elde edilir. Seyircinin algıladığı izlenim yalnızca ağ-tabakayla ilgili izlenimin sonucudur: Görüntünün aydınlanması çok fazla değilse, saniyede 15 görüntülük bir hıza erişilince, hareketin sürekliliği sağlanmış olur; aydınlanma daha fazlaysa bu durum geçerli değildir ve görüntülerin art arda geçiş frekansı yeterince yüksek olmadığında, gözü rahatsız eden parıldama ortaya çıkar. Sinema ekranının 100-150 lükse yakın olan aydınlanması, saniyede 48 görüntülük bir frekans gerektirir (her ne kadar saniyede art arda 24 kadar görüntü geçiyorsa da, görüntünün yansıtılması sırasında objektifin kısa bir süre örtülmesiyle yapay olarak saniyede 48 görüntülük frekans gerçekleştirilir). Daha şiddetli aydınlanmalar için frekansın saniyede 60 görüntüye erişmesi gerekir. Televizyonda, satır arası yöntemi olan, benzer bir yapay işlemden yararlanılır. Bir görüntünün çözümlenmesi iki kerede gerçekleştirilir (Avrupa'da her çözümleme 20 milisaniyede yapılır). Her tram iki satırdan biri çözümlenerek elde edilir; satırların l'denn'ye kadar numaralandığı varsayılarak, önce tek satırlar tramı (tekli tram), sonra çift satırlar tramı oluşturulur (çiftli tram). İki tramm birbirine geçmesi, tam görüntünün oluşturulmasını sağlar (ayrıca, bir görüntünün satır sayısının 625,819... gibi tek olması, bu satır arası işlemini kolaylaştırmak içindir). Sonuç olarak, bir saniyede alıcı ekranı üstünde 50 alan oluşturulur, bu da saniyede 25 görüntülü bir hıza denk düşer (saniyede resim sayısı).
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 17.04.08, 12:28
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
260 tane iletisine 362 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Çekim kamerası-yayın-sinyal kaynakları-verici

Televizyonda kullanılan bir çekim kamerası, sabit ya da hareketli bir ayağın üstüne takılmış bir kutu ya da kamera kafasından oluşur. Kutu, çekim tüpü ile işleyişi için gerekli araç-gereçten oluşmuştur. Ön bölümü de odak uzaklıkları farklı bir objektifler tabla sıyla ya da değişken odaklı bir tek objektifle donatılmıştır. Çekim tüpünün önemli parçalarından biri, üstünde, yansıtılacak görüntünün oluştuğu ışığa duyarlı yüzeydir. Bazı çözümleyicilerde (sözgelimi, ortikon) bu yüzey, birbirinden elektriksel bakımdan bağımsız olan birçok küçük foto-selle karşılaştırılabilir. Fotoselin her biri ışığın etkisiyle, bir elektrik yükü kazanır; düzgün olarak yer değiştiren satırları izleyerek görüntüyü tarayan bir elektron demeti aracılığıyla, şiddeti her an bu elektron demetini alan fotoselin yüküne bağlı bir akım elde edilir. Görüntünün en aşağı bölümüne gelen demet, yeni bir tarama işlemini gerçekleştirmek üzere başlangıç noktasına döner. Öteki çözümleyicilerde (vidikon, plumbikon), bazı cisimlerin (selenyum, talyum sülfür, kadmiyum sülfür, kurşun monoksit) direncinin aydınlanmayla değişmesinden yararlanılır. Bu da çok duyarlı tüplerin elde edilmesini sağlar. Doğrudan doğruya çekim tüpüne bağlı olan devreler arasında özellikle şunlar sayılabilir:

-Görüntüye denk düşen sinyalin, ya da ışıldama sinyalinin düzeyini artırmak için bir amplifikatör;

-elektron demetinin yatay ve dikey sapmalarını elde etmek için devreler (bu sapmalar, kamera yönetim biriminden çıkan sinyaller sayesinde alıcının elektron demetinin yer değiştirmeleriyle eşzamanlıdır);

- bağlı devreleriyle birlikte, kameranın üst kısmına takılı bir kutunun içine kapatılmış olan küçük bir ekran tüpünün oluşturduğu elektronik yizör. Ekranın tüpü kameranın amplifikatör içinden geçen sinyalleri aracılığıyla beslenir.
Kamera çok az yer kaplaması ve hafif olması için çekim tüpünün işleyişine gerekli en az devreyle donatılmalıdır.

Yayın-Sinyal kaynakları

Çekim tüpünün ürettiği parlaklık sinyali, eşleme (senkronizasyon) sinyali denen ve alıcı ekranının taranmasını yöneten sinyallerle, görüntü ve ses bilgisini taşıyan sinyallerin bir birleşimidir. Bundan doğan sinyale, birleşik görüntü ve ses sinyali (videokompozit sinyal) denir. Teknisyenler, televizyon smyaUerinin yayınlanmasında aynı ilkeleri kullanmakla birlikte birçok çözüm de getirdiler; benimsenen bu çözümlerden her biri, özellikleri belirli olan sinyallerin kullanımını içerir ve bir televizyon standardı oluşturur (özellikle, eşleme sinyaller ve satır sayısı, standarttan standarda değişir). Bir standardın adlandırılması, bir sayı ve bir harfle yapılır; sayı, eksiksiz bir görüntünün yatay tarama satırlarının sayısını gösterir: 405 G (İngiltere); 525 A (A.B.D.); 625 B (Belçika); 625 E (Avrupa, C.C.İ.R); 625 F (Fransa); 625 G (İngiltere); 625 R (Doğu Avrupa ve S.S.C.B.,O.İ.R.T.); 819 F (Fransa).

625 satırlık Türk televizyonu C.C.İ.R. standardmdadır ve negatif modülas-yonludur. Saniyede taranan görüntü sayısı 25 (resimler iki kez tarandığından, çerçeve sayısı 50), frekans bandının genişliği 5 MHz'tir (stüdyo içinde kullanılan video bant genişliğiyse 7 MHz'tir).
Bir televizyon yayın kanalında üç büyük bölüm birbirinden ayırt edilebilir:

SİNYAL KAYNAKLARI.
Kameralar tek ışık sinyali kaynakları değildir. Bazı sabit görüntüler için monoskop kullanılmasına karşm, filmlerin yansıtılması telesinema aygıtları yardımıyla gerçekleştirilir. Bir monoskop, içinde ışığa duyarlı bir tabaka yerine bir görüntü, bir desen ya da bir fotoğrafın kullanıldığı çözümleyici bir tüptür (görüntünün sinyal-plağı üstüne geçirilmesi, ışık iletici bir mürekkep yardımıyla oluşturulur). Bu aygıt sayesinde, sabit görüntülerin saatler boyunca iletilmesi için bir kameranın hareketsiz kalması önlenmiş olur. Telesinema aygıtları, pek çok televizyon yayınında yararlanılan 16 ya da 35 mm'îik filmlerin görüntülerinden televizyon filmleri oluşturulmasında kullanılır. Avrupa standartlarında, saniyede 25 görüntülük bir sıklık söz konusu olduğundan, ticari filmlerin yansıtma hızım artırmak gerekir (bu normal olarak saniyede 24 görüntüdür); hız artışı gözle seçilemez ve buna denk düşen ses de fark edilemeyecek bir biçimde değişir. Kesik kesik geçişli telesinema aygıtlarında görüntü, bir vidikonun ışığa duyarlı yüzeyi üstüne yansıtılır ve burada çözümlenir. Sürekli geçişli telesinema aygıtlarında, film sabit hızla geçer ve görüntü-plağı, yer değişimleri alıcıların ekranlarındaki tarama ile kusursuz bir biçimde eşleştirilmiş bir ışık demetiyle taranır. Filmin geçişinden sonra, ışık demetinin şiddeti, çözümlenecek noktanın saydamlığına bağlıdır ve bir fo-tomültiplikatör (fotoçoğaltıcı) yardımıyla, denk düşen parlaklık sinyali elde edilebilir.

VİDEO GERECİ.
Görüntülerin dağıtımıyla ilgili düğüm merkezinde bulunan video gereci tüm kayıt ve okuma donanımını (magnetoskop, teypler) içerir; video gereçleri çekimin yapılacağı alanlara özel arabalarla taşımr.

VERİCİ.
Televizyon sinyallerinin yayınlanması, bir taşıyıcı dalganın kullanıldığı bütün öbür sinyallerle aynı biçimde yapılır. Düğüm merkezinden gelen birleşik resim sinyalleri güçlendirilir ve yüksek frekanslı bir akımın genliğini değiştirmede kullanılır. Birleşik görüntü ve ses sinyalleri 819 satırda 0 ile 11 MHz'in üstünde, 625 satırda 0 ile yaklaşık 6,5 MHz arasındaki frekanslara denk düştüğünden, taşıyıcı frekanslar, videofrekans bandı (30-300 MHz) ya da aşırı yüksek frekans bandı (300-3 000 MHz) içindedir; çünkü bunlar, iletilecek frekansların en büyüğünden de kesin olarak yüksek olmalıdır (yukardaki örneklerde 11-6,5 MHz).
Modüle edilmiş yüksek frekans sinyali köprü denen ve değiştirüen bir görüntü ile ses sinyalleri karışımını sağlayan bir aygıtın içinden antene doğru gönderilir (amaç, görüntü ve sesi birlikte yaymak için yalnızca bir tek anten kullanmaktır) [Çiz. 1]. Ses sinyalleri, görüntü taşıyıcı akımdan farklı bir taşıyıcı akımı modüle ederler; standartlara göre, bir genlik modülasyonu ya da bir frekans modülasyonu söz konusudur.

Televizyon sinyallerinin iletiminde kullanılan dalgalarda yalnızca radyoelektrik dalgaları söz konusudur.Bunların alınması için kullanılan yöntemler, radyoelektrik alanmda uygulanan yöntemlerdir. Anten yardımıyla yakalanan elektrik sinyali, farklı sinyalleri ayırma işleminden önce güçlendirilmelidir. Her alıcı, parlaklık sinyallerini, sese denk düşen sinyalleri ve eşleme sinyallerini almak için gerekli devreler içerir.
Üstünde görüntünün oluştuğu ekran bir katot tüpüdür. Bu ekran, tüpün ön yüzünü oluşturan camın üstüne flüorışıl tozlar yerleştirilerek elde edilir. Söz konusu tozlar kimyasal olarak saf cisimler değildir; tekrenk-li televizyonda, beyaz renge yaklaşan bir ışınım tayfı elde etmek için, bazıları mavi ışüdamalı, bazüarı yeşil ışü-damalı (çinko-kadmiyum sülfür-gümüş ve çinko-gümüş sülfür) bir karışım kullanılır.
Ekrana çarpan (ve aydınlanmasına yol açan) elektronları, katot tüpünün boğazı içine yerleştirilmiş bir elektron fırlatıcısı sağlar. Elektron demetinin şiddeti bir elektrodun potansiyeline (wehnelt) bağlıdır; bu potansiyel, parlaklık sinyallerinin genliğine bağlı olarak değişir: Ekranın elektron demetinin çarpma noktasmdaki aydınlanması da bu sinyallerin sonucudur, çünkü doğrudan doğruya bu şiddete bağımlıdır. Ekranın taranmasını sağlamak için, demet magnetik işlemlerle saptırılır (çekim tüpünde olduğu gibi); sapma bobinleri, iki uygun magnetik alan üretmek için tüpün boynu yakınına yerleştirilir.
Bir televizyon görüntüsünün netliği, görme keskinliğinin üstündeyse, yani yatay ve düşey çözümleme öğeleri bir dakikadan daha küçük bir açı altında görünüyorsa, bu görüntü iyi bir kesinlik etkisi uyandırır. Demek ki, çözümleme satırlarının sayısı, görüntüye hangi uzaklıktan baküacağını saptar. Gözlem uzaklığının, görüntü köşegeninin üç ve on katı arasında olması gerektiği kabul edilir.
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 17.04.08, 12:49
remşit - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Yaratıcı
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.427
Ettiği Teşekkür: 321
260 tane iletisine 362 kere teşekkür edilmiş
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
  Send PM
Standart Renkli TV-N.T.S.C.(National Television System Committee) sistemi,Alman P.A.L. segam

Bir görüntünün renkli olarak oluşturulması olanaklıdır, çünkü bir rengin, uygun oranlarda belli üç rengin (birincil renkler) karışmamdan elde edilebileceği saptanmıştır. Her biri farklı bir birincil renge denk düşen üç özdeş görüntünün üst üste konmasıyla, renk-leri konununkiyle aynı olan bir görüntü elde edüir. Bu ilke televizyonda kullanılarak tekrenkli üç görüntünün iletilmesi sağlandı; bu üç görüntü kameranın içinde ayrı ayrı çözümlenir ve yayının alınmasında her biri siyah-beyaz televizyondaki yöntemlere göre, farklı elektron demetleriyle yeniden oluşturulur. Her bir görüntüye yalnızca bir elektron demeti değil, birincil bir renge denk düşen belirli bir flüorışıl tabaka da denk düşürülmelidir. Uygulamada, elektroniğin sunduğu çeşitli olanaklar kullanılarak, bu sonuç biraz farklı bir biçimde elde edilir. Seçüen üç birincü renk kırmızı, yeşil ve mavidir. Trikrom (üç renkli) olarak adlandırılan kamera, üç görüntüye (her birincil renk için bir görüntü) denk düşen elektrik sinyallerinin elde edilmesini sağlar. Trikromatik ayırım, kamera objektifinin arkasında üç görüntü çözümleyiciyle (plumbikonlar) yapılır. Çözümleyicileri, farklı renklerle aym görüntüyü alacak biçimde yerleştirmek gereklidir. Üç birincil renk özel aynalar aracılığıyla seçilir (bunlar, dalga boylan belirli iki sınır arasında olan ışınımların hemen hemen tümünü ve yalnız bu ışınımları yansıtma özelliğine sahiptir). Birincil renklerin daha da iyi bir ayı rımını gerçekleştirmek için, her çözümleyici hedefin önüne ek bir filtre konur. Denk düşen elektrik sinyalleri, tekrenkli teievizyondakiyle aynı biçimde işlem yaparak elde edilir. Yayın için gerekli frekans bandının genişlemesini önlemek ve özellikle bütün alıcılar tarafından alınabilecek bir sinyal elde etmek için, sinyaller daha sonra kendi aralarında birleştirilir (tekrenkli alıcüar görüntüyü siyah-beyaz olarak oluşturur).

FARKLI YÖNTEMLER
Renk birleştiriminden (ya da şifrelemeden) sonra, uygulamada, tekrenkli bir görüntünün elde edilmesi için gerekli olan bir parlaklık sinyali ve renklere özgü bilgileri simgeleyen renklilik sinyalleri düzenlenir. Bu sinyallerin radyoelektrik yoluyla iletilmesi ve alındıktan sonra yeniden başlangıç sinyalleri haline getirilmesi için çeşitli sistemler düzenlenmiştir; bunlar arasında şu sistemler sayılabilir: Amerikan N.T.S.C. (National Television System Committee) sistemi, Alman P.A.L. (Phase Alternance Line] sistemi ve Fransız SEGAM sistemi. N.T.S.C. ve P.A.L. sistemleri, renklilik sinyallerinin eşzamanlı olarak iletildiği sistemlerdir. SECAM sisteminde, ayrımlı bir işlem kullanılır, yani her görüntünün aynı satırına denk düşen renk bilgileri art arda iletilir. Alma sırasında görüntünün aynı sa-tırıyla ilgili üç renk bilgisini aynı zamanda elde etmek için, öteki bilgilerin alınmasına gerekli olan zaman süresince sinyallerin bir bölümü bellekte tutulur.
Sinyallerin yayımı ve alınması,'tek -renkli televizyon tekniğindekiyle aynıdır. Buna karşılık, alman sinyallerin işlenmesi farklıdır, çünkü üç birincil sinyale denk düşen bilgileri eski durumuna getirmek için bir şifre ya da renk çözümü (dekodaj) yapmak gerekir.
Renkli bir televizyon alıcısının katot tüpü (ya da sentetizör), üç elektron fırlatıcısı (her birincil renk için bir tane) ve içinde flüorışıl madde parçacıklarının ya da renkli beneklerin, belirli bir sıraya göre yan yana konduğu bir ekranla donatılmıştır (Çiz. 3). Bu parçacıklar, her biri bir renk için olmak üzere üçlü gruplar halinde düzenlenir; gözün ayırma gücünden daha küçük uzaklıklarla birbirinden ayrılmış olarak, eşkenar bir üçgenin üç tepesinde yer alır. Bir grup içindeki bir parçacık kırmızı ve bir başkası yeşil bir ışınım yayınlarsa, gözlemci sarı bir nokta gördüğü duygusuna kapılır, çünkü ışınımlar aynı noktadan kıyormuş gibi görünür.

TELEVİZYONUN UYGULAMALARI
Televizyon, günümüzde artık güçlü 1 bilgi ve eğlence aracı oluşturur. H ülkede,düzenli olarak bilgi, kültür eğitim programlan olduğu kadar fil ler ve çeşitli eğlence programlan ya yınlayan, kamuya ait ya da özel. 1 ya da birden çok televizyon şebeke kurulmuştur. Televizyon ayrıca san yi alanında, öğretimde, hekimlikt vb'nde de kullanılır. Sanayide uza tan gözlem ve denetimi sağlayan televizyon, özellikle doğrudan gözlem: tehlikeli ya da olanaksız olduğu durumlarda önemlidir: Sözgelimi, X ısın ları aracılığıyla elde edilen görüntülerin incelenmesi, fırınların içinin ve kalorifer brülörlerinin sürekli gözeti mi, vb. Televizyon, bazı otomatik ay gıtların normal işleyip işlemediğini uzaktan denetlemek, bazı aygıtların iyi işlenmesinin engellenip engellen mediğini uzaktan saptamak için de kullanılır.
Televizyon öğretimde kullanılan önemli araçlardan biridir. Kamu te levizyon şebekeleri, okul programla rı yayınına yardım eder. Hekmlik öğ retimi renkli televizyonda kapalı dev re halinde yaygın olarak kullanılır Böylelikle tüm gözlemciler, bir ders ya da bir ameliyatı birbirlerinden ra hatsız olmadan en iyi koşullarda izle yebilirler, ayrıca bu yolla önemli ay rıntılar ortaya çıkarılarak büyük planlara konu oluşturabilir.

kaynak 3
11.cilt / sf 4213-4219
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
sinyallerin yayimi, sinyallerin alinmasi, sinyalleri ayirma, secam, renkli tv, radyoelektrik dalgalari, pal, ntsc, magnetoskop, hareketli goruntu, cekim kamerasi, birincil renkler, anten, teypler, verici, yayin

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz