|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
18.06.08, 21:17
Elektrik devresi,elektronların akımı,gerilim,elektrik akımı, suyla yapılan benzetme | Elektrik akımı | Elektrik akımı - fizik | Elektrik akımı bilimi -akım, iletken adı verilen bir ortamdan geçen elektron hareketi | Alarmlı,Kasetli,Pikaplı radyo-Radyo ile eğitim-Stereo radyo,Ulaşımda yayını | Anten, radyo dalgalarını yayma ve toplamada kullanılan bir aygıttır. Verici anten radyo, TV, radar gibi bir vericiden çıkan elektrik sinyallerini, elektro-magnetik dalgaya çevirir ve yayar. Alıcı anten İse bu dalgayı yakalayarak elektrik uyarımlarına dönüştürür ve radyo, TV ya da radar gibi alıcılara gönderir. Bir radyo vericisinin sinyali, alternatif elektrik akımı biçimindedir ve titreşim hızı (frekans) saniyede on binden, milyarlara kadar değişir. Birim olarak, kilohertz ya da kilosaykıl (saniyede bin kez), daha yüksek frekanslar için megahertz ya da megasaykıl (saniyede milyon) kullanılır. Verici antende bu akımın titreşimi, çevresinde, sudaki dalgalar gibi yayılan elektromagnetik dalgaların üremesine neden olur. Şekilde de görüleceği gibi, bu dalgalar elektrik ve magnetik alanlar oluşturur. Elektrik alan çizgileri, antenin çevresinde dolanırken, magnetik alan çizgileri de,elektrik alanın çizgilerine dik olarak onu çevrelerler. Her iki alan da elektrik akımına uygun olarak titreşir. Boşlukta yol alan bu dalga,nerede bir alıcı antene raslarsa orada bir elektrik akımı indükler. îndük-lenen akım da, gelen dalganın titreşimlerine uygun biçimde, antenin üzerinde ileri geri titreşir. Bu akım, verici antendekinden çok daha zayıftır; ama antene bağlı radyo alıcısının YÜKSELTİCİ'si, bu zayıf akımı alır ve yükseltir. Çevremizdeki boşluk, çeşitli frekanslardaki dalgalarla doludur. Anten, bu dalgalar arasında bir ayırım yapmadan hepsini toplar. Ama, her radyo ya da TV, dar bir bant içindeki frekansları saptayacak biçimde yapıldığından, ancak bu frekans aralığındaki dalgaları kullanılır duruma getirir. Her frekans bir dalgaboyu ile karşılanır. Işık hızıyla yayılan dalgalar havada, tıpkı sudaki içice hal-kacıkların birbirinden aralıklı olarak yayılması gibi, aralarında belli aralıklar bırakırlar. Frekans yükseldikçe dalgaboyu kısalır (bu ikisinin çarpımı ışık hızını verir). Örneğin, frekansı 1 000 kHz olan bir yayının dalgaları 300 m'dir. Elektrik de, tellerde hemen hemen aynı hızla iletilir. Bu nedenle anten boyu, yaydığı ya da aldığı dalgaların boyuyla oranlı biçimde düzenlenmelidir. Bu durumda antenin verimi artar. Anten boyu için en uygun değer, aldığı ya da yayınladığı dalgaboyunun 1/2'si ya da 1/4'Ü kadardır. Evlerde kullanılan radyoların antenleri, dalgaboyunun 1/4'Ü bile değildir ve geniş bir dalgaboyu aralığında çalışmak zorundadırlar. Anten veriminin düşük olması, verici sinyallerinin güçlendirilmesiyle karşılanır. Anten çeşitleri: Alıcı ve verici antenler, ilke olarak aynıdır. En yalın anten, çıplak bir teldir. Böyle biı anten,, radyonun ilk kullanılmaya başladığı zamanlarda Guglielmo MARCONİ tarafından kullanıldı. Marconi, daha Önce kullandığı metal silindir yerine böyle bir tel kullanmanın, vericinin alanını 100 metreden 2 km'ye çıkardığını gördü. Tek parçadan oluşan antenlere, tek kutuplu (monopol) denir. Antenin bir ucu vericiye, öteki ucu da toprağa bağlanır. Böylece akım, bir KONDANSATÖR' den geçmişçesine antenden toprağa akar ve ikisi arasında bir magnetik alan oluşturur. Burada toprak, dengeleyici görev yapar. Oto radyolarında toprak yerine, arabanın, gövdesinden yararlanılır. Çift parçalı antenlere çift kutuplu (dipol) denir. Bunlar, eşit uzunlukta (dalgaboyunun 1/2'si, 1/4'ü ya da 1/8*İ kadar), 5-10 cm arayla art arda eklenmiş iki çubuktan oluşur. Çubuklar, sırayla, vericinin iki girişine bağlanır ama birbirlerine değdirilmez. Oluşan alan, iki çubuğun çevresinde yer alıp ikisi arasında bağlantı sağlar. Bu durumda toprak hattı gerekli değildir; çünkü çubuklar birbirini dengeler. Buna çubuklar dengeli-beslenmiş denir. Bir verici anten, alıcının durumuna göre dikey ya da yatay olarak yerleştirilebilir. Verici ve alıcı antenler aynı durumda olmalıdır; çünkü dikey yerleştirilen verici antenler, dikey polarlanmıs dalgalar yayar ve yatay yerleştirilmiş alıcı antenleri pek etkileyemez. İyi sonuç elde etmek için, alıcı anten verici antenle aynı açıda yerleştirilmelidir. Antenlerin yöne duyarlığı, taşınabilir radyoların nispeten yetersiz antenlerinde kolayca gözlenebilir. Radyolarda, ya radyo kutusunun içinde uzun bir halka oluşturan halkalı antenler ya da verimi artırmak için magnetik bir çubuğun çevresine sarılmış telden oluşan ferrit antenler kullanılır. Alıcıdan yayının en iyi biçimde duyulması için, ya halkalı anten düzleminin ya da ferrit çubuğa dik bir düzlemin, vericinin içinden geçmesi gerekir. Portatif antenli taşınabilir radyo ve televizyonların alış düzeyi, anten doğrultusuyla yakından ilgilidir. Televizyon aygıtlarının içindeki magnetik bobinlerden yayılan zayıf radyo sinyalleri, kuvvetli alıcılara bağlanmış döner halkalı antenlerin yöne duyarlığını kullanan TELEVİZYON YAKALAYICI larıyla yakalanabilir ve televizyonların yeri belirlenebilir. Yakalayıcı'daki görevli, halka anteni, en güçlü sinyal alınana dek çevirir ve televizyon aygıtının hangi yönde olduğunu, halkanın yönüne bakarak saptar. Antenlerin açıya duyarlı olması, iletişimde ortaya çıkan birçok zorluğa çözüm sağlar. Alınan bir yayın, kendisine yakın frekanstaki bir başka yayınla sık sık karışabilir. Orta ve uzun dalga yayınlan, güçlerini pek yitirmeden, dünyanın çevresini dolanabilir ve binlerce kilometre yol alabilirler. Bu da bir sinyal kalabalığına neden olur. Hi-fi radyo ve televizyon yayınlarında kullanılan kısa dalgaboylan ya da çok yüksek ve yüksek üstü frekanslardaki yayınlar (vhf ve uhf), bir doğru boyunca hareket etfer ve ufukta son bulurlar. Bu nedenle,uzak yerlere yayın yapabilmek için bir ülkede pek-çok uhf ve vhf (yüksek üstü ve çok yüksek frekans) vericisi olmalıdır. Ancak bu durumda da, değişik yayın yapan iki verici istasyonun ortasındaki bir alıcı için bazı sorunlar ortaya çıkar. Her iki sorun da. vericiye tam olarak yönlendirilmiş, yöne duyarlı bir antenle çözülebilir. Evlerde kullandığımız TV antenleri, yöne duyarlı antenlere iyi bir örnektir. TV anteni, yatay polarlanmış iki kutuplu bir yarı-dalga antenidir. Birçok ülkede renkli televizyon için kullanılan uhf bandı, 1 metreden 0,1 m'ye dek değişen dalgaboylarını içerir. Bu antenler vericiye doğru yönlendirilir. Vericiden doğru bakacak olursak önde, antene bağlı olmayan metal çubuklardan oluşmuş yönlendirici'let görülür. Arkada ise, hemen hemen aynı görünüşteki yansıtıcılar bulunur. Yönlendirici ve yansıtıcılar sinyali alırlar. İçlerinde zayıf bir akım oluşur. Bu akımla çubuklar, farklı bir fazda da olsa (yani pozitif için negatif ya da tersi) yeniden yayın yaparlar, Antenin ana elemanının arkasında yeralan en yakın yansıtıcı, bu elemandan 1/4 dalgaboyu kadar uzaktadır. Her titreşim tepesi, ana elemandan geçtikten bir süre sonra, yansıtıcıya çarpar. Böylece ikisi arasında 1/4 çevrimlik bir faz farkı oluşur. Yansıtıcı, bu dalgayı geri yansıtır, ama dalga işaret değiştirdiği için,ana eleman ile 1/2 çevrim kadar bir faz farkı daha ortaya çıkar. Yansıyan dalga ana elemana geri gelene dek bir 1/4 çevrim daha gecikir. Böylece tam bir çevrim geçirerek, ana eleman ile aynı faza gelir. Sonuç olarak, doğrudan gelen dalgalar ile yansıyan dalgalar çakışır ve sinyal güçlenir. Antendeki tüm yansıtıcı ve doğrultucular aynı biçimde çalışır. Ancak, yukarda sözü edilen biçimde çalışabilmeleri için, antenin tam olarak vericiye göre yönlendirilmesi gerekir. Böyle olmazsa,yansıyan dalgalar çubuklar arasında çapraz yol alarak, daha uzun bir mesafe aşarlar..Bu da aynı fazda olmalarını engeller ve dalgalar birbirlerini yok eder. Renkli TV için yapılmış bir UHF dam anteninde sayıları 6-18 arasında değişen, merdiven gibi sıralanmış yönlendiriciler bulunur. Çift kutuplu ana eleman bunların arkasında yerahr. Ana elemanın arkasında, istenmeyen yansımaları önleyen topraklanmış bir ızgara, yani geri yansıtıcı bulunur. Yöne duyarlığın yüksek olması gerektiğinde (radar ve radyo gökbilimi alanında olduğu gibi), parabolsü yansıtıcılar kullanılır. Bunlar bir otomobil farı yansıtıcısı gibi biçimlendirilmiştir ve aynı biçimde tüm dalgaları tek bir noktada odaklar. MİKRODALGA için (çok kısa dalgaboyları), boynuz biçimi yansıtıcılar kullanılır. Daha uzun dalgalar için alıcı ve verici arasındaki duyarlı uyum, bir anten dizisi yardımıyla sağlanabilir. Bu dizi, doğrultucu ve yansıtıcıları olan tek bir antene benzer; ancak, tüm antenler verici ve alıcıya bağlıdır. Diziyi oluşturan değişik elemanların sinyalleri birbirini kuvvetlendirir. İçinde kendi transistorlu yükselticisi bulunan antenler de geliştirilmiştir. Bu düzenleme, verimi çok artırmaktadır. » Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Elektrik / Elektronik Araçlar kaynak 4 1.cilt / s.85-88 |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|