|
#1
|
|
18.06.08, 21:46
İlk arbaletler. Ortaçağ'dakiler gibi hafif değildi. Bu nedenle elde kullanılmaz, ağır ve sağlam bir ağaç ayak üzerine yerleştirilirdi. Bu tür silahların. Milat'tan kısa bir süre önce, Çin ve Doğu Akdeniz ülkelerinde geliştirilmiş olduklarını görüyoruz. Elde kullanılan arbaletin de, hem Çin'de, hem de Batı'da bölgesel bir değişiklik sonucu ortaya çıktığı sanılmaktadır. Arbalet, üç ana parçadan oluşmaktadır. Bunlar yay, gövde ve tetik mekanizmasıdır. Önceleri ağaçtan ya da ağaç ve boynuz maddesi karışımından yapılan yay, daha sonra Batı'da çelikten yapılmaya başlanmıştır. Yay, üzerinde okun kaydığı bir oluk bulunan gövdeye (kundak) bağlanmaktadır. Tetik mekanizmasının İşlevi, gerilmiş olan yayı tutmak ve gerektiğinde kolayca bırakmaktır. Arbaletin, aynı menzil ve vuruş gücünde olması nedeniyle, ilk bakışta geleneksel yay'dan üstün olmadığı sanılmaktadır. Ancak, çekildiği zaman, istendiği kadar atışa hazır olarak tutulabilmektedir. Geleneksel yay'la iyi sonuçlar almak İçin, yıllarca çalışmak gerekir. Buna karşılık, arbalet, bir aceminin elinde bile etkili bir silah olabilmektedir. Bu nedenle arbalet, Tang sülalesi zamanında, (VII. yüzyıl), Orta Asyalı süvarilere karşı köylülerin kullandıkları etkili bir silah olmuştur. Sözkonusu dönemin Çin arbaleti, temelde birbirine geçme iki çubuktan oluşan tetik mekanizmasıyla, ilginç bir silah olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu tetik mekanizmasındaki iki çubuktan biri yayı tutmakta, öteki ise bırakmakta kullanılmaktadır. Çubuklara verilen özel biçim, arbalet geri çekildiğinde tetiğin kendiliğinden kurulmasını sağlar. Roma imparatorluğunun son zamanlarında kullanılmasına karşın arbalet, XII. yüzyıl Haçlı Seferlerine kadar Avrupa'da pek yaygınlaşmış değildi. Avrupa'da görülen arbaletin değişik tetik mekanizması düşünülürse, Çin arbaletinden bağımsız olarak geliştiği görülür. Bu silahta yay teli, «somun» diye adlandırılan dişli bir çarkın bir dişi tarafından tutulmakta, bir yayla yerinde tutulan bir çubuktan oluşan tetik ise, bu çarkın dönüşüne engel olmaktadır. İlk Avrupa arbaletlerî elle çekilir, silahı kullanan, bir ayağıyla yayın üzerine basarak, teli iki eliyle yukarı doğru gererdi. Zırhların ortaya çıkması daha güçlü arbaletlerin yapılmasını gerekli kıldı. Bu türarbaletlerin ucunda, ayağın geçeceği bir Üzengi bulunur ve ayağını buraya geçiren kişi, belindeki bir kancayla eğilip doğrularak yayı gererdi. XIV. yüzyılda, tahta ve boynuz maddesinden yapılan arbaletlerin yerini çelik arbaletler alınca, değişik çekme ve germe yöntemleri arandı. Yaklaşık 1400' lerde bir dişli çark ya da silah kundağı boyunca uzanan bir dişli çubuktan oluşan,yeni bir germe sistemi bulundu. Daha sonra da, makaralardan ya da bir koldan yararlanan yeni bir çekme sistemi geliştirildi. XVI. yüzyılda tabancanın bulunmasıyla arbalet, bir savaş silahı olmaktan çıktı. Bununla birlikte ondan sonraki iki yüzyıl süresince, çoğu kez süslü ve kabzalı, omuzdan atılan bir av silahı olarak kullanıldı. Değişik ülkelerde yaşayan insanlar, Çinlilerden ya da Avrupalılardan, arbalet yapımını ve kullanımını öğrenmişlerdir. XIX. yüzyılda bile, Afrika'nın batısında ve Güneydoğu Asya'da arbalet kullananlar oldukça çoktu. Tibet'te ise, Çin arbaleti daha da geliştirilmiş ve silaha, yay çekildiğinde kundağa yeni bir ok süren bir tür şarjör takılmıştır. Günümüzde arbalet, hem askerler hem de sporcular tarafından bir hedef silahı olarak kullanılmaktadır. Bunda, hiç kuşkusuz, ateşli silahlarla cephanelerinin pahalı olması ve bunları kullanmak İçin gerekli izinlerin kolayca sağlanamaması büyük rol oynamaktadır. Ayrıca arbalet, sessiz bir av silahı olarak da, kaçak avlananlar tarafından büyük rağbet görmektedir. Modern arbaletlerin yay lan, genellikle çelik ya da- güçlü plastikten yapılmaktadır. Üzerinde nişangâh bulunan kundak ve kabza ağaçtan, yay teli ise naylondandır. Bu tür bir arbalet elle gerilmektedir; germe ağırlığı, 45 kg, etkili menzili 100 metredir. Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler »Silahlar kaynak 4 1.cilt / s.91-92 |
| Sponsorlar |
| |