Geniş anlamda «ateşli silah», her tür mermi atan ve bu atışı mekanik yoldan değil de, patlayıcı İle gerçekleştiren bir aygıttır. Ateşli silah terimi, eski devirlerde şato kuşatmaları ve savunmalarında kullanılmış olan çeşitli TOP'lardan, günümüzde kullanılan en küçük cep tabancalarına kadar her türlü mermi atıcı aygıtı kapsamına alır. Ancak, genellikle ateşli silah terimi, tek İnsan tarafından taşınabilen tabanca ve tüfek gibi hafif silahlar için kullanılır. Çeşitli silah tiplerini,ayrı başlıklar altında inceleyeceğimizden burada, genel olarak,bir PATLAYICI'dan (barut) yararlanarak mermi atan silahların gelişmesinden sözedeceğiz.
|
Ateşli silahların, ilk kez, İ.S. 1 250 yıllarında, Çin' de tek ya da iki elle kullanılan aygıtlar biçiminde görüldüğü sanılmaktadır. Bu ilk silahlarla atılan cisimler gülle, saçma ya da bilinen mermi türleri değil de, çeşitli tiplerde oklardı. XIV. yüzyılın İkinci çeyreğinden sonra, Avrupa'da çeşitli topların kullanıldığını gösteren belgeler bulunmuştur. Ayrıca. 1340'lara dayanan bazı belgelerde de modern silahlara benzeyen, yani bir kabzaya bağlı uzun namlulu, elde tutulup ya da omuza dayanıp ateşlenen silahlardan söz edilmektedir. 'El silahları' terimi, bundan ancak kırk yıl kadar sonra ortaya çıkmıştır. Bunlar, günümüzün el silahlarına pek benzememekle birlikte, süvariler tarafından (bir elleriyle dizginleri tuttuklarından) tek elle kullanılabilecek kadar hafiftir. ATEŞLEME MEKANİZMALARI ise, ancak 1400'lerde ortaya çıkmıştır. Bu mekanizmaların sürekli gelişmesi sonucu, günümüz silahları bildiğimiz biçimlerini almıştır.
Ateşli silahlar, XVII. yüzyıla kadar, savaşlarda etkin bir rol oynamadı. Gene de, bu tür silahların, daha önceki iki yüzyıl içinde yavaş yavaş ok ve yay ile ARBALET'in yerini almaya başladığı gözlemlenmiştir. Toplar, sözkonusu dönemdeki güçlü kale duvarlarına karşı etkisiz kalmaktaydı. Gemilerde topların (kuyruktan dolmalılar dahil) XV. yüzyıldan beri kullanılmalarına karşılık', deniz savaşları halâ gemilerin birbirlerine bordalamalarıyla yapılmaktaydı. Otuz Yıl Savaşları*na(1618-1648)kadar1kara savaşları, genellikle, piyadenin kullandığı kargılar ve süvari tarafından kullanılan mızrak ve kılıç gibi silahlarla yapılmaktaydı. Metal fişekli TOPLU TABANCA ve KARABİNA'nın XIX. yüzyılın üçüncü çeyreğinde, başarılı bir gelişme sonucu ortaya çıkmalarına kadar, bu tür silahlar süvariler tarafından pek kullanılmadı. XVII. yüzyılda piyade tüfeği, mızrak ve kargının yerini aldıktan kısa bir süre sonra, süngü de ortaya çıktı. Böylece piyadenin eline, «patlayabilen .bir kargı» verilmiş oluyordu. Bu tip silahta XIX. yüzyıla kadar önemli bir değişiklik görülmedi.
1500'lerde çarklı ateşleme mekanizmasının yapılmasıyla tabanca pratik bir el silahı olarak büyük önem kazandı ve sportif amaçlı atışlarda XVIII. yüzyıl sonuna kadar kullanıldı. XVII. yüzyılın ortalarında ise çakmaklı tüfekler, çarklı tüfeklerin yerini aldı.
|
Ateşli silahların ilk ortaya çıkışından bu yana. hemen her dönemde çok mermi atan toplardan, cep tabancalarına kadar çeşitli silahlar yapıldı. Ancak bunların kullanımları, ateşleme mekanizmasının biçimi ve etkili bir gaz kaçağı önleme sistemi bulunup, bulunamaması ile kısıtlı oluyordu. Daha XVI. yüzyılda birden fazla namlulu, döner namlulu ya da tek namlusu içine birden fazla mermi konup tek ya da birkaç mekanizma ile ateşlenen çeşitli tipte silahlar denendi. Ama bunlardan sadece çok namlulu silahlar ve özellikle tabanca başarılı oldu. Günümüzde de yaygın olarak kullanılan çift namlulu av tüfeği (çifte), XVIII, yüzyıl ortalarında ingiltere'de bir çakmaklı silah olarak ortaya çıktı, ama 1820'lerde müsademe mekanizması'nın yapılmasına kadar, bir spor silahı olarak pek rağbet görmedi
Çok mermi atan çeşitli silahlarda (özellikle toplarda), ateşli silah yapımının başladığı ilk günlerden itibaren kuyruktan dolma modeller yapılmıştı. Ne var ki. çok mermi atan silahlarda olduğu gibi kuyruktan dolma silahlar da. ateşleme mekanizmalarının geliştirilip güçlü ve güvenli silahların yapılmasına kadar başarılı olamadı. Bu ancak, 1860'larda A.B.D. ve İngiltere'de merkez-ateşli metal fişeklerin yapılması ile gerçekleşti. O tarihten sonra her türlü kuyruktan dolmalı silahta büyük bir gelişme görüldü ve daha sonraki kırk yıllık bir süre içinde, çeşitli mükerrer atıştı silahlar yapıldı. Mükerrer atışlı (arka arkaya atış yapabilen) tüfekler. 1880'lerle 1890'larda hemen tüm ülkelerin silahlı kuvvetleri tarafından benimsendi. Namluda hiçbir kalıntı bırakmayıp, mermiye kara baruttan daha yüksek bir hız verebilen yeni tip bir barutun geliştirilmesiyle, mükerrer atışlı ve yarı-otomatik silahlar gerçekleştirildi. 1890'larda MAKİNALI TÜFEK yapıldı. Birinci Dünya Savaşı sırasında ise, tetiğe her basılışta hem ateş eden hem de otomatik doluş yapan yarı-otomatik silahlarla başarılı deneyler yapıldı. 1920' lerde, hafif makinalı tüfeklerle birlikte tam otomatik tüfekler de gerçekleştirildi, ama otomatik tüfekler ancak İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra silahlı kuvvetler tarafından kabul edildi. Elektrikle çalışan uçak topları da dahil olmak üzere, bu kadar çeşitli yarı ya da tam otomatik silahın başarısı, hiç kuşkusuz, metal kartuşlu mermilerin yapımıyla gerçekleştirildi. Buna karşılık sportif amaçlarla kullanılan silahlarda, 1890'lardan bu yana büyük bir değişiklik görülmemiştir.
Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Silahlar
1.cilt / s.134-136










Normal