Atom bombası şimdiye kadar savaşta iki kez, Hiroşima ve Nagazaki'de kullanıldı, ama her iki seferinde de patlama büyük bir şehri yerle bir etmeğe yetti
Günümüzde yerini daha güçlü olan hidrojen bombası aldıysa da, atom bombası, gene de, dünya tarihini büyük ölçüde değiştirmiş güçlü bir silahtır.
Gerçekte «atom bombası» terimi, atomsal gücü kullanan hidrojen bombasını da içerir; ama bu terim genellikle, yalnızca FİZYON (çekirdek bölünmesi) yoluyla güç Üreten silahlar için kullanılır. Hidrojen bombası İse FÜZYON (çekirdek kavuşumu) ile çalışır. Çekirdek parçalanması da, kavuşumu da dev boyutlarda enerji üreten patlamalar oluşturur.
Günümüzde atom bombası, süper güçler tarafından artık modası geçmiş bir silah sayılmaktadır. Ancak, gene de, pek çok kullanım yeri vardır. Örneğin, hidrojen bombasının patlatılmasında ve bazı mühendislik projelerinin gerçekleşmesinde dinamit gibi kullanılmaktadır. S.S.C.B ' nde gümüş madeni çıkarılmasında bu bombadan yararlanılır. Ayrıca, dev bir kana) projesinde de kullanımı düşünülmektedir.
Çekirdek bölünmesi:
Atom bombasının dev gücü, ATOM'u birarada tutan kuvvetlerden kaynaklanır. Bu kuvvetler magnetik kuvvetlere benzerler, ama aynı değildirler. Bütün maddelerin atomları, bu kuvvetler yoluyla birarada durur. Tek bir atomun parçalanmasından açığa çıkan enerji çok küçüktür; ama küçücük bir madde parçasının içinde bile milyarlarca atom olduğu düşünülürse, herhangi bir maddedeki tüm atomların parçalanmasıyla çok büyük bir enerjinin açığa çıkacağı anlaşılabilir.
Doğada Bulunan elementlerin çoğunun atomları kararlı olduğundan, bunların, örneğin TANECİK HIZLANDIRICILARI'nda bombalanması gibi teknikler
kullanılmadan parçalanması olanaksızdır. Ancak ötekilerine oranla kolay parçalanan bir doğal element vardır: Uranyum. Uranyumun bu kararsızlığı, atomlarının birarada tutulmayacak ölçüde büyük olmasından kaynaklanır. Atomların (kolaylık sağlama amacıyla) üç atom-altı tanecikten oluştuğu varsayılabilir: Çekirdeği oluşturan proton ve nötronlar ile çekirdek çevresinde güneş sistemine benzer yörüngelerde dolanan elektronlar. Bir element ne kadar hafifse, atomunda o kadar az atom-altı taneciği var demektir.
|
Uranyum çok ağır (altından bile ağır ) bir elementtir ve doğal elementlerin en büyük atomlusudur. Nötron sayısı da proton sayısından çok fazladır. Bu özellik parçalanmayı kolaylaştırmaz, ama nükleer tepkimenin patlamaya dönüşmesinde önemli bir rol oynar.
Doğal uranyumun iki İZOTOP'u (İzotop, aynı elementin nötron sayılan farklı türlerine verilen addır) vardır. Doğal uranyumun büyük kısmı 92 proton ve 146 nötronu olan U-238 (92 + 146-238) izotopundan, ri0,6 kadarı ise 92 proton ve 143 nötronlu U-235 izotopundan oluşmuştur. U-235 İzotopu, U-238'in tersine, parçalanabilir niteliktedir ve bomba yapımında kullanılır.
Uranyumun iki izotopunda olduğu gibi, başka bazı ağır elementler de doğal radyoaktiflik gösterirler. Yani, bunları oluşturan kararsız atomlar uzun süreçler içinde kendiliğinden bozunur. Bu bozunmada «fazla» nötronlar ve başka tanecikler dışarı atılır. Uranyum atomları da böyle yavaş yavaş bozunarak başka bir metale (kurşuna) dönüşür. Ancak uranyumdan ölçülebilir miktarda atomun kurşuna dönüşmesi binlerce yıl sürer.
Bir zincir tepkimede U-235 atomları kendiliğinden bozunmaya oranla çok hızlı parçalanırlar. Burada kendiliklerinden dağılmak yerine, çekirdeği uyaran nötronlar tarafından zorla parçalanırlar. U-235 atomu bir tek nötronla parçalanabilecek kadar kararsızdır. Parçalanma, genellikle, daha küçük atomları olan kripton ve baryum gibi iki değişik elementin ortaya çıkmasına neden olur.
|
U-235 atomu bölündüğünde ısı ve gamma ışınımı biçiminde enerji yayar. Gamma ışınımı RADYOAKTİFLİK'in en güçlü biçimi ve yaşam için en zararlı olanlarından biridir. Bölünme sonucunda, ayrıca, baryum ve kripton için gerekli olmayan 3 fazla nötron da salınır. Bu nötronlar başka atomlarla çarpışırlarsa, onları da bölerek başka çekirdek parçalanmalarına yolaçarlar.
Kuramsal açıdan yalnızca bir tek U-235 atomunu bölmek yeterlidir. Çünkü bu parçalanmadan açığa çıkacak nötronlar başka atomları parçalayabilir ve ondan üreyenler de daha başkalarını bölebilirler. İşte bu yüzden bu tepkimeye. ZİNCİRLEME TEPKİME denir. Sözkonusu olaylar büyük bir hızla gerçekleşir ve saniyenin milyonda biri kadar bir sürede tüm atomlar parçalanmış olur.
|
Uygulamada, bir nükleer patlamayı başlatmak pek kolay değildir. Zincirleme tepkimenin kendi kendisini besleyebilmesi için ortamda belli miktarda U-235 bulunması gerekir. Gerekenden daha az U-235 varsa, parçalanmadan doğan nötronlar, çevrelerinde yeni parçalanmalara neden olmadan uranyum ortamından çıkıp gidebilirler.
Zincirleme tepkimenin sürebilmesi için gerekli olan U-235 kütlesinin en az miktarına, kritik kütle (dönüşül kütle») denir.' Kritik kütlenin miktarı, içerdiği maddenin arılığı ile de ilgilidir. Bu miktar, arı U-235 için 50 kg'dlr; ama U-235 hiç bir zaman tam olarak arılaştırılamadığından, gerçekte bu miktar, daha fazla olur.
Atom bombası yapımında uranyumdan başka plütonyumun Pu-239 izotopu da kullanılır. Plütonyum doğada bulunmaz; uranyumdan elde edilir. Bir NÜKLEER REAKTÖR'de bulunan U-238, yoğun radyoaktif bombardıman altında bazı tanecikleri yapısında tutarak, plütonyuma dönüşür.
Plütonyum da zincirleme bir tepkimeyi kendiliğinden başlatmaz. Dışardan bir nötron kaynağı kullanılarak bu zorluğun Üstesinden gelinebilir. Bu kaynak plütonyumdan daha hızlı nötron salabilen radyoaktif bir maddedir. Bazı bomba türlerinde bir berilyum-po-lonyum karışımı da kullanılır. Nötron kaynağı bölünebilen bir madde değildir; yalnızca tepkimeyi başlatma görevini yerine getirir.
Atom ve mekanizması- atomos
İlk uçak bombaları-Bomba tasarımı-Bomba tipleri-Su bombaları-Zırh delici bombalar
1.cilt / s.138-142
Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Silahlar












Normal