iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:44 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar-Gereçler-İcatlar » Silahlar » Bomba nişan aygıtları-takometrik-alçak uçuş-açısal hız nişan aygıtı-cayroskoplar

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 09.07.08, 17:51
Standart Bomba nişan aygıtları-takometrik-alçak uçuş-açısal hız nişan aygıtı-cayroskoplar

09.07.08, 17:51



Uçaktan atılan bir BOMBA üzerinde dört tür etki sözkonusudur:
Aşağı doğru yerçekimi kuvveti;
bombayı atan uçağın ileri doğru hızı;
bomba yolunun tersi yönünde etkiyen havanın direnci;
rüzgarın sürükleme etkisi.
Başlangıçta bombalar, pilotlar tarafından göz kararıyla atılmaktaydı. Ancak bir süre sonra bombaların hedefi oulması için uçaklara bir nişan aygıtı koymanın zorunlu olduğu ortaya çıktı.
İlk nişan aygıtları Birinci Dünya savaşında kullanıldı. Bunlar, en uzun kenarı görüş hattıyla bir kenarı yükseklikle, öteki kenarı ise uçağın hızıyla orantılı
olan yalın üçgenlerdi. Bombardıman uçağı, önceden belirlenmiş bir yükseklik ve hızda uçmak zorundaydı. Bu aygıtlar, yüksekliğin ve hızın düşük olduğu uçaklarda oldukça yararlı! olmalarına karşı , düşman uçaksavarlarından ve kendi atacağı bombanın şokundan korunma amacıyla yükselen uçaklarda etkinliklerini yitiriyorlardı. Yükseklikle birlikte, rüzgarın uçak ve bomba üzerindeki etkisi artıyordu. Rüzgarın etkisini ortadan kaldırma amacıyla önceleri, rüzgar altı ya da rüzgarı önden alarak atış denemeleri yapıldı. Ancak bu yöntem yararlı olmadı ve rüzgarın yolaçtığı sapmaları düzeltmek için kullanılabilecek bir sürükleme mekanizmasının tasarımına gerek duyuldu.
Uçağın yönü ya da atacağı bombanın balistiği değiştikçe, rüzgar etkisini önleme amacıyla, nişan üçgeninin hız ve yükseklik kenarlarını değiştirebilecek bir nişan aygıtının yapılması gerekiyordu. 1930'larda yapılan bu tür nişan aygıtlarından ilki, elle ayarlanan ve ayarlı vektör .diye bilinen yalın mekanik aygıtlardı. Ayarlama yapıldıktan sonra, iyi sonuç alınabilmesi için, uçağın hatasız uçması gerekiyordu.
Bundan sonraki gelişme 1930'ların sonlarına doğru görüldü. Yeni nişan aygıtında hız, yükseklik ve rüzgar etkisi doğrudan doğruya uçağın hava hızı, yükseklik ve manevra sistemlerine bağlı mekanik bir analog BİLGİSAYAR tarafından otomatik olarak ayarlanıyordu. Bu sisteme, sürekli ayarlı vektör adı verildi. Bunlar, uçağın hızı ve yönü değiştikçe bombalama açısını otomatik olarak ayarlayabilen ilk otomatik nişan aygıtlarıydı.
Çapraz tellerin bulunduğu ilk nişan aygıtlarının iki olumsuz yönü vardı. Nişan alan kişinin hem telleri hem de hedefi odaklaması oldukça zordu. Ayrıca teller, uçak gövdesine göre yatay bir düzleme yerleştirildiğinden, uçağın yatışıyla hedeften kaymaktaydı. Bu sorunlar, yeni düzenlenen bir sistemle çözüldü. Yeni sistemde çapraz hatlar, bir optik sistem yardımıyla, hedef uzaklığında görülüyor ve yatışta CAYROSKOP'la dengelenen bir cam plaka üzerine yansıtılıyordu.
İkinci Dünya savaşı sırasında, takometrik bomba nişan aygıtı geliştirildi. Takometrik nişan aygıtı şöyle çalışmaktaydı: Tam değerlerin ayarlanması ve çapraz tellerin hedef üzerine yerleştirilmesiyle, nişan alma açısı, uçağın hızı ve yüksekliği ile birlikte belirli bir oranda değişecek ve çapraz teller senkronize olacak, yani hedef üzerinde kalacaklardı. Çapraz tellerin hedef üzerinden kayması durumunda, senkronizasyon sağlanana kadar rüzgar ayarlaması yapılmaktaydı. Uçağın hedefe yaklaşmasıyla küçülen hedef nişan açısı, hesaplanmış bombalama açısına eşit olduğunda, bomba, otomatik olarak bırakılmaktaydı. Bu sistem, isabetli atışlar yapılmasını sağlamaktaysa da, senkronizasyon açısı nedeniyle, sürekli aynı doğrultuda uçuşu gerektiriyor ve bu yüzden uçak, bazı taktik bağımsızlıklarını yitiriyordu.
İkinci Dünya savaşında kullanılan başka bir nişan aygıtı türü de, alçak uçuş nişan aygıtı ya da açısal hız nişan aygıtıydı. Bu sistemin çalışması, yerdeki bir noktanın görülen hareketinin sürekli olarak değişmesi ve bu değişimin uçağın altında en hızlı, ufukta ise en yavaş olması ilkesine dayanıyordu. Buna göre, uçağın Önündeki herhangi bir hedefin, uçağa bağlı bir açısal hızı ya da belirli bir açı değişikliği vardı. Nişan aygıtmdaki bir mekanizma, yerin üzerinde görülen, uçağın hızı, yüksekliği ve bombanın balistiği tarafından yönetilen, değişmez bir hızla ilerleyen yatay hatlar oluşturmaktaydı. Belirli bir noktada bu hatlar, yere oranla hareketsiz gibi görünmekteydi. Söz konusu nokta hedef üzerine geldiğinde, bomba bırakılırdı. Bu tür nişan aygıtının en büyük üstünlüğü, görüş hattının çok çabuk değiştiği alçak uçuşlarda ve nişancının hedefi saptamak için pek zaman bulamadığı durumlarda, kolaylıkla kullanılabilmesiydi.
Bütün bu nişan aygıtı türlerinin ortak sakıncalı yanı, hedefin gözle görülebilir olmasını gerektirmesidir. Hava koşullarının, hedefin görülmesini engellediği durumlarda da bombardıman yapmak için, bir süre sonra, görmeden nişan almayı sağlayan sistemlerin şeliştirilmesi zorunlu oldu.
İkinci Dünya savaşı sırasında geliştirilen ilk görmeden bombardıman nişan aygıtlarından biri, OBOE sistemidir. Bu sistemde uçak, iki radyo sinyaline göre değişmez|bir mesafeyi uçmakta ve ikinci sinyale belirli bir ölçüde yaklaştığında bombayı bırakmaktaydı.
Ne var ki bu sistem, uçaktan alınan sinyaller arasındaki açı küçüldükçe isabet oranı da düştüğünden, yalnızca 500 km'ye kadar olan menzillerde kullanılabilmekteydi.
Bir süre sonra uçaklara radarların takılmasıyla arazinin haritasını çıkarmak olanaklı duruma geldi ve modern radarlı bombardıman sistemleri geliştirildi. Radarlı nişan sisteminde, uçağın altındaki arazi, bombacı tarafından, her türlü hava koşulunda görülebilmekte ve uçaktaki bilgisayarlarla hedefin kolayca bulunup bombanın atılması sağlanmaktadır.
Günümüzde kullanılmakta olan ve kıtalararası füzeler ile uzay araçlarına da takılan cayroskoplar, uçakları, kalkıştan hedef noktasına kadar binlerce km'lik uzaklıklara, ekip ya da yer istasyonlarının yardımı olmadan hatasız bir biçimde uçurabilmektedir.
Modern bombaların hedefe yöneltilmesi bile gerekmemektedir. Bu tür bombalar, füzelerde olduğu gibi, televizyon kameraları ya da LASER detektörleri ile yöneltilmektedir. Bunlar, kendilerini atan uçaktan aldıkları hızla hedefe gitmelerine karşın, gövde üzerindeki kanatçıkların hareketiyle yön değişikliği yapabilirler. Vietnam savaşında bu tür bombalar kullanılmıştır.

Atom bombası'nın yapımı-kullanılması-Çekirdek bölünmesi-bombanın çalışması-gelişimi

İlk uçak bombaları-Bomba tasarımı-Bomba tipleri-Su bombaları-Zırh delici bombalar

Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Silahlar

Kaynak:4
1.cilt / s.287-289
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar