|
#1
|
|
16.06.08, 16:34
Aletler - Kapkacak - Elle Motorla - Alet Yapımı - Aletlerin Bakımı | Ergonomi, İşbilim,Ergonominin tarihçesi, Mimari yapıtlar, Ergonomik biçimlendirme | Hıçkırığı durduran alet | Dini siyasete alet etmek | Rekortmen İsviçre çakısı nda 85 alet var | İnsanoğlu yarım milyon yıldır alet üretmektedir. Bu nedenle, günümüz el aletlerinin genel biçim ve kullanışının Roma dönemine dayanması şaşırtıcı değildir. Eski aletlerin çoğunu günümüz isçisi hemen tanıyabilir. Elle yapılmış aletler ERGONOMİK BİÇİMLENDİRME'nin yetkin örneğidir; çünkü herhangi bir iş için en uygun aleti, herkesten iyi, o işi yapan bilir. XIX. yüzyıla kadar zanaatçılar kendi aletlerini kendileri yapmışlardır. ilk aletin Cilalıtaş devrinde (İÖ 5 000-4 000 yıllarında), çakmaktaşı ya da taştan yapılmış balta olduğu sanılır. O günlerde, Avrupa ormanlarla kaplıydı ve toprak açmak için balta kullanan ilk çiftçiler, insanlık tarihinin akışını değiştirdiler. Alet özelleşmesinin ilk örneklerinden biri, bir tür İlkel keserdi. Bu keserin kesici ucu, sapa paralel olarak yerleştirilen baltanın tersine, sapla dik açı yapacak biçimde yerleştirilmişti. Balta, odun yarmaya yarayacak biçimde geliştirilirken, keser, oduna biçimverme ve fazla parçaları kesip atma amacıyla yapıldı. Testere ve eğri matkap, eski Mısır'da geliştirildi. Testereler bakır ya da bronzdan yapılıyor, dişlerin arkaya bakan yüzleri keskinleştiriliyordu. Böylece kesme işlemi, zanaatçı testereyi kendine doğru çekince gerçekleşiyor ve yumuşak metalin bozulması önleniyordu. Alet teknolojisindeki ilk gelişmelerden biri, testere dişlerinin almaşık yönlerde açılmasıydı. Böylece hem kesme işlemi sırasında çıkan tozlar kenara atılıyor hem de dişler genişçe bir ağız açarak sürtünmeyi azaltıyordu. Vida ya da çivi gibi gereçlerin bulunmadığı dönümlerde marangozlar, yaptıkları aletleri yuvarlak tahta pimlerle tuttururlardı. Eğri matkap MÖ 3000 yıllarından beri delme işlerinde kullanılıyordu. Ara vermeden sürekli delmeyi sağlayan burgu Kuzey Avrupa'da ancak XV. yüzyılda geliştirildi. Zanaatçıların alet yapımını öğrenebilecekleri okul ya da ders kitapları yoktu. Her kuşak, kendinden sonra gelene bu tekniği öğretir ve akılda kalması için kafiyelerden, tekerlemelerden yararlanırdı. Zanaatçılar aletlerine değer verip iyi baktıklarından günümüze ulaşan alet sayısı öteki sanat yapıtı örneklerinden fazladır. Dünyanın birçok müzesinde çok sayıda alete raslanır. Demirciler XIX. yüzyılda fabrika demirciliğinin yaygınlaşmasına kadar hem tarım aletlerini hem de kendi aletlerinin metal kısımlarını yaparlardı. XIX. yüzyıldan sonra da zanaatçılar, kendi tahta alet saplarını yapmayı sürdürdüler. Bugün bile fabrika ustaları makinalarında kendi Özel aletlerini yaparlar. Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Genel Araçlar
__________________ Konu bilimsel tarafından (16.06.08 saat 16:47 ) değiştirilmiştir.. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Rende: İÖ I. yüzyılda Romalı ustaların kullandığı marangoz rende takımları, bugünkülerden pek farklı değildi. Rende, talaşların rahatça dışarı atılmasını sağlayan oyuk bir taşıyıcı gövdeye takılan bir demir keskiden oluşur. 1860 yıllarında Boston'da (A.B.D.) Leonard - Bailey ilk tezgah rendesi patentini aldı. Bugün bile bazı modern rendelere, Bailey'in anısına, bu ad verilir. Modern tezgah rendelerinde üçgen biçiminde dökülmüş ve rende gövdesine yerleştirilmiş çelik bir bıçak («kurbağa») vardın Bıçak, nikel-krom çelikten yapılır. Çok ince olan kesici kenarı şevlenir, sertleş-tirilir ve temperlenir. Fabrikadan çıktığında, bıçak ağzı inee işler için uygun olmadığından, kullanılan tarafından ayrıca bilenmelidir. Kurbağa ve gövde, gri demirden dökülür ve gereken yeri frezelenir (Bk. TAKIM TEZGAHI). Frezeleme, kurbağanın iyi yerleştirilebilmesi ve rendenin tahta ile temas eden yüzeyinin düzgün olması için yapılır. Geleneksel olarak rendenin sapı ve tokmaklar gülağacından yapılırdı; günümüzde ise aynı iş için plastik döküm kullanılmaktadır. Rendelerdeki en son gelişme, bilemeyi ortadan kaldıran değiştirilebilir bıçakların çıkmasıdır. Çekiçler; Çekiç, bir vurma aletidir. Bir saptan ve temperlenmiş sert çelikten yapılmış bir kafadan oluşur. Sap, genellikle düz damarlı dişbudak ya da ceviz ağacından yapılır. Bu ağaçların yüksek dirençleri ve bir dereceye kadar şoku soğurucu esneklikleri vardır Günümüzde, sertleştirilmiş metal borular ve cam takviyeli plastikler de kullanılmaktadır. Çekiç kafaları, çelik çubuklar dövülerek yapılır.Çelik, plastik kıvamına gelecek sıcaklıktayken dövülür. Dövme, çeliğin molekül yapısını geliştirir ve mekanik özellikler açısından, tane çizgilerini en iyi sonucu verecek biçimde yeniden düzenler. Çekiç tablasının ISIL ÎŞLEM'den geçirilmesi, başka metal nesnelere vurulduğunda parçalanmasını önler. Çekiç kafası, genellikle sapa bir büyük tahta kama ve küçük yumuşak metalden oluşan üç çivi yardımıyla tutturulur. Bu çiviler, tahtayı kafadaki deliğe sıkıştırmaya yarar. Birçok çekiç tipi vardır; ama en yaygın olanları, marangozların kullandığı çatal çekiç ve bakırcı çekicedir. Çatal çekiçte vurma yüzünün, yani tablanın tam karşısında, çivi sökmeye yarayan iki çene bulunur. Topuzlu çekiçler imalat işlerinde kullanılır. Düz topuzlu çekiç ve Warrington ya da çapraz topuzlu çekiçte tablanın karşısına sivriltilmiş uçlar gelir. Bakırcı çekicinde ise topuz yuvarlaktır. İmalat işlerinde kullanılan öteki Özel amaçlı çekiçlerse lastikten, plastikten ya da babbitt gibi yumuşak ve ağır ALAŞIM' lardan yapılır. Eğeler: İ.ö 1 500'lerde, Mısır'da, ağaç işlerinde kullanılan yassı eğeler, bakırdan yapılırdı. Tahta yada metal yüzeylerinden çapak temizlemede kullanılan modern eğeler, çelik çubuklardan preslenir, özel pres işlemi sonucunda tırtıklı bir yüzey ortaya çıkar. Tırtıklar taşlanarak düzeltilir; sonra eğe sertleştirilir ve temperlenir. Bazı eğelerin bir ucunda, tahta sapların takılacağı bir çıkıntı vardır. Bazılarının iki ucunda da tahta ya da döküm çerçevelere bağlanan delikler bulunur. Eğeler çok çeşitlidir. Kesiti ve dişlerin biçimi, . aletin nerede kullanılacağına bağlıdır. Frezeci eğesi ya da üç köşe eğe, testere dişleri keskinleştirmede, TORNA İşlerinde ve tesviyecilikte kullanılır. Bıçak eğelerinin kesiti, tıpkı bıçagınkine benzer. Takım ve kalıp ustaları tarafından pah kırmakta ve aşınmış dişlerin temizlenmesinde kullanılır. Kaba eğenin. raspanın ve tahta törpüsünün dişleri, talaşları daha çabuk alabilmek için, daha kalın yapılmıştır. Kıvrık dişli eğe'ler de çeşitlidir. İşlenen maddenin üzerinde bir kenara doğru hareket ettirilince talaşları çabucak alır, Öteki köşegen yönünde çekildiğinde ise daha ince talaş kaldırırlar, özel amaçla yapılmış eğelerin kare, üçgen, yarı yuvarlak ve uçan kuyruğu biçiminde (yuvarlak ve konik) çeşitli kesitleri vardır. Anahtarlar: Anahtarlar somunu ve cıvataları döndürmeye yarayan çeşitli boylarda aletlerdir.. Sağlam olmaları için yüksek nitelikli çelikten dövülürler.Tek parçalı anahtarların ucu ya açıktır ya da yıldız uçludur. Yıldız uçlularla çok daha güçlü bir kavrama sağlanır. Bir birleşik anahtar'da bir açık uç bir de aynı Ölçüde yıldız uç vardır. Açık uç, genellikle, somun ya da cıvataya erişmenin güç olduğu yerlerde hareket olanağı sağlamak için, gövde İle belli bir açı oluşturacak biçimde yapılmıştır. Ayarlı anahtar'da,, alt çene ayrıdır ve kendisine paralel dikey bir vidanın dön-dürülmesiyle ayarlanır. Ayarlı anahtar, her zaman kullanan kişi anahtarı kendine doğru çekince ve alt çene kullanan tarafındayken moment uygulayacak biçimde kullanılmalıdır. Böylece basıncın çoğunu üst çene yüklenir. Tersi durumda, anahtar somundan kayıp tehlikeli olabilir. Boru anahtarı, çenelerinin üzerinde sertleştirilmiş tırtıklar olan ayarlanabilir bir anahtardır. Çeneler, boru ya da yuvarlak bir cıvatayı kavrayabilen durumda, yani birbirlerine doğru küçük bir açı yapacak biçimde yerleştirilmiştir. Bu anahtara genellikle İngiliz anahtarı denir; ama aslında, gerçek bir. ingiliz anahtarının mafsallı ve özel bir somundaki deliğe giren pimli bir üst çenesi vardır. İmbüs anahtar bir altı köşe gömme baş cıvata kafasındaki altıgen biçiminde oyuğa uyan, kendisi de altıgen biçiminde, sertleştirilmiş, çelikten bir çubuk parçasıdır. Testereler: Modern testereler yüksek nitelikli çelik şeritlerden kesilir. Daha ucuz testereler, tümü aynı kalınlıkta ve dişleri makınalar tarafından yapılıp bilenmiş; âletlerdir. Testerelerdeki en son gelişme, sürtünmeyi azaltmak için Teflon-kaplama yapılmasıdır. Nitelikli profesyonel marangoz testereleri kalıpla kesilir, özel mengenelere bağlanır, dişler elle açılır ve bilenir. Testere fabrikadan cilalı olarak çıkar, ama marangozlar gene de, kullanılmadığı zamanlar testereye ince bir tabaka gres ya da yağ sürerek, paslanmasını önlerler. Dişli uçtan sapa doğru testere, kademeli olarak incelir. Tahta kesiminde kullanılan üç ana testere tipi vardır: bıçkı testeresi, üniversal testere ve oduncu testeresi. Her üç tipte de, her dişin üçte biri bir Sonraki dişe göre ters yönde eğilir. Tahta kesiminde kullanılan bıçkı testeresinde dişler, testere eksenine dik açı yapacak biçimde bilenir. Üniversal ve oduncu testerelerinde ise, dişler eksenle 60 derecelik açı yapar. Bilemede kullanılan eğe çeşidi, testerede bir parmağa (yaklaşık 2,5 cm) düşen diş sayısına bağlıdır. Testereler bir «diş ucu» sistemine göre sınıflanır. örneğin, 10 diş uçlu bir testerede parmak başına 9 diş vardır. Üniversal ve oduncu tiplerinde bileme yapılırken, testere boyunca, bir dişin yüzü, bir sonrakinin ise arkası ele alınır. Sonra, testere mengenede ters çevrilir ve kalan dişler de benzer biçimde bilenir, îki tip arasındaki fark şudur: kesme boyu uzun o-lan ve kütük kesiminde kullanılan oduncu testere sinin diş açıları daha küçük, dolayısiyle de dişler daha keskindir. Demir testereleri, metal kesiminde kullanılır. Testerenin her iki ucunda, plastik saplı çelik bir çerçevede, gerilim altında tutulmasını sağlayacak delikler vardır. Amerikan Ulusal Standardlar Dairesinin koyduğu standartlara göre, örneğin parmak başına 24-32 dişi olan testereler dalgalı olarak, öteki tipler almaşık ya da her Üç dişten birine dokunulmadan yontulmalıdır. Bir kaynaklı kompozit testere'de. iki ya da daha fazla, birleştirilmiş çelik parçası vardır. ama kesici kenar ya da kenarlar yüksek hız çeliğinden yapılır; standart, çelik testere 1,25 tungsten ya da eşdeğer bir alaşımdan fazlasını kapsamamalıdır. füksek-hız çeliği'nden yapılma bir testere, 500°C sıcaklığa kadar sertliğini koruyabilmelidir. Çalışırken, işin emişine göre her defasında değiştirilmeyen testerelerde parmak başına 18 diş önerilir. Tornavidalar: Tornavida, temperlenmiş sert çelikten yapılmış çelik bir çubuktur. Ucunda çeşitli vida kafalarındaki yarıklara uygun büyüklüklerde yapılan yassı, dikdörtgen biçimli ağız, vardır. Ağzı dövülerek ya da taşlanarak hazırlanır. Tornavidanın sapında kanat denen çıkıntılar bulunur. Geleneksel tahta saplar bugün de kullanılır, ama enjeksiyon döküm plastik saplar, giderek yaygınlaşmaktadır. Geleneksel tornavidanın çağdaş benzerleri Phillips ve Poxidriv tornavidalarıdır. Bunlarda dikdörtgen uç yerine yıldız bir uç vardır. Uça bu biçim, broşla-narak verilir, sonra da ısıl işlem uygulanır. Bu yıldız uç, vida kafasında bulunan dişisini tamamlar ve vida ile tornavida arasında daha sağlam bir bağlantı sağlanır. Bu dizaynlar özellikle elektrikle çalışan aletlerde, yüksek hızlarda daha iyi çıkma kuvveti sağlamak için geliştirilmiştir. öteki aletler: öteki aletler arasında, yüksek karbon çeliğinden sertleştirilip temperlenerek elde edilmiş ve kesici ağzı ince taşlanmış özel amaçlı bıçaklar sayılabilir. Bunlar, yüzey kirlenmesini önlemek için, tepkimeye girmeyen bir atmosferde, elektrik fırını içinde aynı anda hem sertleştirilir hem de temperlenir. Kesici ağız jilete benzer; ama daha kalın ve dayanıklı gereçten yapılmıştır. Bıçak sapları geleneksel olarak, bıçağın iyi yerleştirilebilmesi için kalıplara dökülerek hazırlanır. Bazı saplarda, hem kullanılmadıkları zaman bozulmasını önleme hem de güvenlik sağlama amacıyla, kesici ucun içine girebileceği bir oluk bulunur. Su terazisi, yapı işlemleri sırasında gerçek düşey ve yatay düzlemler elde etmeye yarar. Ayarlanabilir türleri ise, istenen herhangi, bir açının denetimini olanaklı kılar. Ana parçası, içi renkli bir sıvı ile dolu. ucu kapalı plastik ya da cam bir tüptür. Sıvı miktarı, dol-durma aşamasında içerde bir hava kabarcığı kalacak biçimde ayarlanır. Hava kabarcığı, tüpün iki ucunu birleştiren çizginin ortasında yer alınca tüp denge konumunda durur. Tüp, bilinen düzlem koşullarında paralel çekilmiş alüminyum çerçeve içine hassas olarak yerleştirilir ve sağlamca bağlanır. İskarpela'lar çelikten yapılır, dövülür, sertleştirilir ve temperlenir. Eğimli bir kesici ağızı vardır, ama el rendesinde olduğu gibi. kullananın İsteklerine uygun olarak tonlanması gerekir. Burgu bir delme aletidir. Ortasında tutma yeri ve matkap ucunun tam tersinde yataklanmış baskı pabucu bulunan, krank biçiminde kıvrılmış çelik çubuktan oluşur. Krank kolunun uzunluğa 15 ile 35 cm arasında değişir. Krank kolu büyüdükçe daha büyük moment uygulanabilir. El matkabı'nda. ise krank yerine bir kolla tahrik edilen dişliler vardır; dişliler, sertleştirilmiş dökme demirden yapılmıştır. Her İki aletin de içinde, yaylarla, tutulan sinter çeneler bulunan kendinden merkezlemeli ayna vardır. El matkabında ayrıca, kuvvet uygulamak ve aleti hareketsiz tutmak i-çin ana dişlinin tam karşısından çıkan ve alete doksan derecelik bir açı yapan tahta ya da plastik bir kol bulunur. Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Genel Araçlar kaynak 4 1.cilt / s.14-15
__________________ |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| testereler, su terazisi, rende, iskarpela, egeler, demir testereleri, cekicler, cakmaktasi, burgu, balta, anahtarlar, tornavidalar |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|