Amfibi araçlar ya da amfibiler, kendi güçleriyle hem karada hem denizde gidebilen araçlardır. Askeri ve sivil amaçlarla geliştirilen amfibilerin, askeri DUKW ya da Amerikan yapımı bataklık teknesi gibi, çeşitli teknik özellikleri bulunan türleri vardır.
|
İlk yapılan kendinden tahrikli amfibi taşıt konusunda çok az şey bilinmektedir. 1805 yılında Orukter Amphibolos adlı tarak dubası, yaratıcı bir Amerikalı mühendis olan Oliver Evans tarafından Philadel-phia rıhtımı için yapılmıştı. Bu aracın karada da yol-alabileceği varsayıldı; ama böyle bir yolculuğun gerçekleştirildiğine ilişkin kesin bir kanıt yoktur.
İlk gerçek amfibi araç olarak, 1906 'da Fransa'da yapılanı saymak gerekir. Bu, sandal tipi bir tekneyle otomobil şasisinden oluşmaktaydı. Bir şaft mili hem arka aksı, hem de küçük bir pervaneyi döndürüyordu. Modern özel amfibi araçlarda da bu mekanizma kullanılmaktadır.
Askeri tip amfibiler: Amfibi araçların en ünlüsü A.B.D. yapımı General Motors Corporation DUKW'dır (İngilizce «Duplex Universal Karrier, Wheeled'ın baş harfleri). 1942'de yapılan bu araç, daha çok,gemiden kıyıya yapılan taşıma işlerinde kullanıldı. Bir kamyon şasisine oturtulmuş olan bu aracın 4,4 litrelik altı silindirli bir motoru vardır. Tümü lastik olan altı tekerleğinden de çekişlidir.
Karada yön, tekerleklerle sağlanır; suda ise bir dümen bu işi görür. Hareket, tek bir pervaneye dişli kutusu aracılığıyla iletilir. Bu aktarma kutusu İstenildiği zaman devreye sokulup çıkarılabilmektedir. Altı buçuk tonluk bir amfibi, karada saatte 80 km, suda 10 km hız yapabilir. Üretimleri 1946 yılında durmuştur, ama 'ördek' adıyla bilinen bu tipler hâlâ dünyanın her yanında kullanılmaktadır.
|
Bir başka önemli amfibi grubu da,A.B.D'ndeki LVT (İng. Landing Vehicle, Tracked), paletli çıkartma taşıtıdır. "Buffalo" adıyla da anılan LVT'ler, önceleri kurtarma aracı olarak kullanılmaktaydı. İlk olarak, Florida bataklıklarında kullanılmak üzere 1932'de Donald Roebling tarafından tasarlanmış, daha sonra ırmak ve iç denizlerde insan ve eşya taşımakta kullanılan askeri bir araç haline getirilmiştir.
LVT'ler karada ve suda, üzerinde «W» biçimli çıkıntılar bulunan paletler aracılığıyla gider. Sürücü tekerlekler arasına yerleştirilmiş tamponlar, paletleri destekler ve suyun basıncıyla içeriye çökmelerini önler. Böylece paletlerin çekiş yüzeyi daha etkin olur.
Daha sonraki modellere Cadillac motoru ve otomatik vites takılmıştır. En son yapılan LVT'lerde, paletlerin üst dönüşleri ve ön tarafları siperlikle kaplanmıştır. Böylece paletlerin üstünden öne taşınan su, gene arkaya yöneltilerek ileri harekete katkısı sağlanır. Bir başka katkı da, aracın arka tarafında suyu yönlendiren ızgaralardan sağlanır. LVT'ler kayalık plajlarda ve büyük dalgalar üstünde de kolayca yol alabilir.
İkinci Dünya Savaşı sırasında askeri araçları sık sık amfibi hale sokmak gerekiyordu. Bu gereksinme sonucu Nicholas Straussler tarafından yapılan Duplex Drive, savaş sırasında tankları yüzdürmek amacıyla ortaya çıkmıştı. Müttefiklerin 1944'te Fransa'ya asker çıkarmaları sırasında DD Sherman da bu biçimde kullanıltmştı. Tank, su almaz teknesinin çevresine kaynatılmış olan hafif çelik çerçeveye gerilen branda ya da plastik perde ile yüzdürülmektedir. Ayrıca, tankın üstünde bulunan sıkıştırılmış hava silindirlerinden doldurulan bir dizi lastik boru da yüzmeyi kolaylaştırır.
Eski modellerde, küçük pervaneler palet aracılığıyla döndürülürdü. Ama karadayken hasar görmeleri nedeniyle, pervaneler yerine su jetiyle tahrik kullanılmaya başladı. Bu teknikte bir pervaneyle emilen su, arkadaki supaplardan püskürtülmektedir. Bu alanda S.S.C.B. önemli gelişmeler sağlamıştır,günümüzde birçok ülkenin ordusu su jetleriyle çalışan askeri araçlarla donatılmıştır.
Yüzme perdeleri; hâlâ, Vickers 37 ve Ferret Mk V Scout aracı gibi bazı modellerde kullanılmaktadır, ama modern tasarımcıların çoğu, ya geçici amfibik özellikleri büsbütün bir yana bırakmakta ya da gerçek bir amfibi tasarlamaktadırlar.
|
Zırhlı yapımındaki gelişmeler, modern tankların öncekilerle aynı oranda korunaklı, ama onlardan daha hafif olmalarını sağlamıştır. Bu yüzden kendi gücüyle suda yüzebilen tank yapımı kolaylaşmıştır. Buna en önemli örnek, S.S.C.B'ndeıyapılan PT-76 su jetli amfibi tankıdır.
Standart S.S.C.B.tekniğinde tanklar, suya batarak ırmağı geçerler. Bu tip amfibiler İkinci Dünya savaşında ilk kez Amerikalılar ve Almanlar tarafından kullanılmış, sualtı tankından ise, Hitler'in İngiltere' ye karşı giriştiği başarısız istila hareketi sırasında yararlanılmıştır.
Bu araçlarda, bir ucu su üstüne çıkarılarak, askerlere ve motora hava sağlayan şnorkeller bulunur. Fransız AMX20 tanklarında 4,6 m uzunluğunda ve komutanın İçine oturup sualtında kalan askerlere talimat verebileceği genişlikte bir boru bulunur.
Hava borusu tekniği, İngiliz Austin Champ ciplerinde de kullanıldı. Bunlarda, sugeçirmez motorur üzerindeki karbüratöre uzanan, boyu ayarlanabiliı hava borusu vardır. Gerçek amfibi cipler bugün hâlâ yaygın olan Amerikan ciplerinin GPA (çok işlevli amfibi) bir uyarlaması İle, İkinci Dünya Savaşı'nda kulanılan Volkswagen Schwimmwagen'dir.
GPA ciplerinde suya dirençli tekne ana şasiden ayrı yapılmış, böylece değiştirme kolaylığı gözetilmiştir. Pervane, korunaklı olması için bir yatak içine sokulmuştur ve arka tekerlekleri çeviren ana milin yanındaki bir başka mille döndürülür. Öteki ciplerden daha ağırdır, ama gene de, karada, saatte 80 km hız yapabilir.
|
Özel araçlar: Amfibilerin özel kullanım için yapılanları da vardır: 1960-67 yılları arasında Almanya'da yapılan amfi-otolar gibi. Bunlar görünüş olarak normal otomobillere benzeyen ve suda da gidebilen araçlardı. Arkaya yerleştirilen motor, karada arka tekerlekleri, suda ise ana dişli kutusundaki bir dişli takımı aracılığı ile iki plastik pervaneyi döndürüyordu.
Tekerlekler suya batarak duba ve salma işlevi görür, tekne çelikten yapılırdı; pervanenin ve aks millerinin tekneye girdiği yerler ise (bütün amfibi tiplerinde olduğu gibi), sugeçirmez lastik contalıydı. Ön tekerlekler de dümen görevini yerine getiriyordu.
Yüzen-oto'lar zamanla gözden düşmüştür. Hattâ en son İngiliz tasarımının ticari çapta üretimi yapılmamıştır. Ama deneme amacıyla yapılan bir Örnek, karada dört tekerlek üstünde saatte 153 km, denizde zincirli tekerlekleriyle saatte 56 km hız yapmıştır.
Bu oto, suda 25 cm çapında bir su jetiyle yol alır. Tekne, iki yandan kıvrılan dalgayı içe doğru yönlendirecek biçimde yapılmıştır ve aracın üzerinden kayacağı iki döner akımın böylece oluşmasıyla,hem dalgalanma ve ıslanma en aza indirtlir, hem de verim artar.
|
Özel amfibilerde son eğilim, ATV denilen, her araziye uygun tiplerdir. Çoğu A.B.D.' ve Kanada yapımı olan bu araçlar, temel olarak, iki ana bölümden oluşur: Düşük basınçlı ve destekli balon lastikler; hızı otomatik olarak kayış ve konik makaralarla ayarlayan bir aktarma sistemi.
Lastiklerin 0,1 bar (normalin onbeşte biri) basınçla yumuşak olması, karada yeri iyi kavrayarak çekişin fazla olmasını sağlar. Ayarlanabilir aktarma sistemi, sürücüyü ileri hareket sırasında vites değiştirme sorunundan kurtarır. Geri hareket ve bazen yüksek ve alçak hız için, öteki araçlardaki gibi dişliler kullanılır. Aktarma sistemi dahil, bütün ATV'lerdeki mekanik ilkeler aynıdır. Aracın iki yanındaki tekerleklere hareket ileten debriyaj disklerinde son bulan bir geçiş miline, bir çıkış kasnağı takılmıştır. Araca yön vermek için, bu millerden birine bağlı olan debriyaj başlığı boşa alınır ve bir diskfren düzeneğiyle temas ederek bir taraftaki tekerlekleri yavaşlatır.
|
ATV'lerin çoğunda,hem karada hem de suda hareketi ve yönlendirmeyi sağlayan altı ya.da sekiz tekerlek bulunur. Aracın fazla ağır olmaması ve ağırlık merkezinin alçak olması, dik yamaçları inip çıkarken güven ve kolaylık sağlar. Ayrıca tekerlekleri yumuşak ve büyük olduğu için, rahatlıkla araziye uyabilir. Motorları genellikle 250 cm3 hacminde tek silindirli ünitelerdir.
Tipik bir ATV aracı Amerikan Amphicat'tur Plastikten, sağlam ve hafif bir gövdesi vardır ve; iki zamanlı; hava soğutmalı bir Curtis-Wright motoru ile çalışır. Ayarlanabilir konik bir kasnak-ve zincir aktarımına ek olarak yüksek, alçak ve geri hareket için bir vites kutusu, bulunur. Altı ekerlekli bir modelin ağırlığı 180 kg gelir ve 220 kg taşıyabilir
Bazı ATV'ler eklemlidir. Bu tür gövdeler, birbirinden bağımsız hareket ederek, arazi koşullarına uyar ve böylece bütün tekerleklerin sürekli yerde kalmasını sağlar. Amerikan Twister/aracı bu türdendir. Bunun dışındakilerde lastik paletler bulunur.
|
Florida'nın Everglades bataklıklarında yolculuğun güç olması, 'bataklık böceği' denilen bir modelin geliştirilmesine yol açmıştır.
Yoğun çamur ve su içinde yol alan bu araçlarda büyük kamyon, traktör ya da uçak tekerlekleri kullanılır. Amfibi araçların 1909'da, Fransa'nın Lyons kentin de sergilenen amfibi bisiklet gibi bazı ilginç türleri de yapılmıştır, ön maşası bir çubukla dümene bağlı olan bu bisikletin arkasındaki sürtünme tekerleği, küçük bir pervaneyi döndürür. Gövdeye bağlı olan silindirsı dubalar kara kullanımı sırasında yukarıya çekilebilmektedir, .
Bunların yanı sıra normal yol taşıtlarını amfibi hale çevirmek için de girişimler yapılmıştır. Böyle bir örnek son zamanlarda Yeni Zelanda'da yapılan ve bir sal üzerinde oto ya da kamyon taşınan türdür. Yarıklardan suya safkan ön tekerlekler, dümen işlevi görür. Tahrik tekerlekleri, lastik kaplı rulolara oturtulur. İkiz pervaneleri, bir sürtünmen hareket iletme mekanizması aracılığıyla bu rulolar döndürür. Geri vites, fren görevini yapar.
|
HAVA YASTIKLI TAŞITLAR alanındaki gelişmeler,
'modası geçmiş' amfibi araçların askeri amaçlarla kullanımını azaltmıştır. Amfibi araçlarda karadan denize, denizden karaya geçişlerde farklı hareket mekanizmaları kullanıldığı için, gerekli değişikliği yapmak zaman almaktadır. Hattâ, hem karada hem denizde başarıh olabilmiş amfibilerin sayısı çok azdır. Ancak, özel kullanım için yapılan 'eğlence* amfibileri, özellikle ATV'ler, yaygınlaşmakta ve yapım kolaylığı nedeniyle amatörlere çekici gelmektedir.
Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Genel Araçlar
kaynak 4
1.cilt / s.67-72










Normal