Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Bilim ve Teknoloji > Araçlar-Gereçler-İcatlar > Genel Araçlar > Çatal,bıçak üretimi, İlk bıçaklar, Gümüş kaplama, tavlama

Genel Araçlar hakkinda Çatal,bıçak üretimi, İlk bıçaklar, Gümüş kaplama, tavlama ile ilgili bilgiler


Bıçak, insanın kullandığı en eski gereçlerden biridir ve önem bakımından, baltadan sonra, ikinci gelir. İlk bıçaklar taştan (genellikle çakmaktaşından) yapılırdı. Taşı yontup biçimlendirmek çok ustalık isteyen bir iştir; ama gene

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.07.08, 15:27
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.414
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Çatal,bıçak üretimi, İlk bıçaklar, Gümüş kaplama, tavlama

Bıçak, insanın kullandığı en eski gereçlerden biridir ve önem bakımından, baltadan sonra, ikinci gelir. İlk bıçaklar taştan (genellikle çakmaktaşından) yapılırdı. Taşı yontup biçimlendirmek çok ustalık isteyen bir iştir; ama gene de Tarihöncesi insanlarının kendi bıçaklarını kendileri yaptıkları sanılmaktadır.
İlk metal bıçaklar bakırdan yapılırdı, bakırın yerini çok geçmeden tunç aldı. Tunç devrinden kalma bazı bıçaklar, çağımızda kullanılanlara dikkati çekecek derecede benzer. Onların da bir kesici ağzı, bir korkuluğu ve bir de metal olmayan, tutacağın takıldığı sap uzantısı bulunurdu (korkuluk, sapın dayandığı kalın, topuza benzer kesimdir).
Demirin kullanılmaya başlaması, bıçakların niteliğinde bir değişikliğe yolaçmadıysa da, demir daha bol bulunan bir madde olduğu için, daha ucuz bıçakların yapılabilmesini sağlamış oldu. Gerçek büyük atılım, demirin bir demirci ocağında ısıtılarak, karbondan etkilenmesi ve ısıtılıp suya daldırma yoluyla çeliğe dönüştürülmesinin bulunuşuyla sağlandı (Bk. ISIL İŞLEM). Çelik elde etme yöntemlerinde büyük değişikliklerin gerçekleştirilmesine karşın bıçaklar, 1913 yılma kadar, adi çelikten yapıldı. O tarihte.Sheffield'li bir metalürji uzmanı olan Harry Brearley, % 12 ya da çok fazla krom eklemekle, çeliğin «paslanmaz çeliğe Ortaçağ'da kullanılan sofra bıçakları, ete saplanıp ağıza götürülebilmesi için genellikle sivri uçlu yapılırdı. Ancak, XVII. yüzyılda, sofrada çatalın kullanılmaya başlanmasıyla bıçakların uçları yuvarlak yapıldı.
Tarihöncesi çağlarda taştan, kilden ve belki de tahtadan yapılmış kaşıklar kullanılıyordu. Romalılar zamanında, çağdaş bir sofrada bile kullanılabilecek nitelikte, zarif kaşıklar geliştirildi. İlk sofra çatallarının yalnızca iki dişi vardı. Bunlar bugünkü büyük servis çatallarının birer küçük örneğiydi. XVII. yüzyılın sonlarında üç ve dört dişli çatallar kullanılmaya başlandı. Victoria çağında, genellikle dört dişli çatallar kullanılırdı. Ancak, beş, hattâ altı dişli çatalların bile
yapıldığı görülmekteydi. Kaşık ve çatal yapımında, bıçak kadar sert olmaları gerekmediğinden 'altın, gümüş, pirinç, bronz ve kurşun-kalay karışımı gibi, çeşitli metaller kullanılabiliyordu.
Avrupa'da, Ortaçağ'da dövme çekiçlerinin ve bileytaşlarının çalıştırılmasında su gücünden yararlanılmaya başlanması, çatal-bıçak endüstrisinde de büyük bir gelişmeye yolaçtı. Bu nedenle günümüzde, Avrupa'nın başlıca çatal-bıçak fabrikalarının toplandığı merkezleri, geniş akarsuları bulunan, tepelerde kurulmuş kentlerdir. Bunlara örnek olarak, İngiltere' dee Sheffield, Almanya'da Solingen ve Fransa'nın Masrif Central bölgesindeki Thiers gösterilebilir.
Bıçak yapımı: Günümüzde sofra bıçaklarının ağızları, yani kesici bölümleri çoğunlukla, paslanmaz çelikten yapılır. Bu çeliğin içinde, paslanmaya karşı, % % 2 - % 16 oranında krom, sıcağa dayanıklı olabil-mesi için de % 0,5 kadar karbon bulunur. Bıçaklar yaklaşık 1 150°C sıcaklıkta, kısa çelik çubuklardan yapılır. Isıtılmış çıelik, iki sert çelik kalıp arasına yerleştirilip, bir şahmerdan ya da presle sıkıştırılır. Böylece çelik, kalıplardaki biçimi alır. Bıçağın tamamı bu yoldan biçimlendirilebilirse de bazen, ağız kesimi, kısmen biçimlendirildikten sonra, kesin kalınlığına, ikinci bir işlemle («sıcak çekme Tek parçadan oluşan bıçakların sapı ya da tutacağı da, ağzıyla aynı zamanda biçimlendirilir. Ancak, öteki tür bıçaklar için, dövme işi, ağız, korkuluk ve sonradan ayrı bir sapın takılacağı yuvarlak ya da oval biçimli bir uzantının yapılmasını gerektirir, kullanmaları (ısıtma sırasında oluşan oksitler) temizlemek ve pürüzsüz, tekdüze bir yüzey elde etmek için, bıçak ağzının iki yanı bilenir. Bu iş için, her tarafı aynı kalınlıkta olacak biçimde, ağzı bir bileyi tam sürten makinalar kullanılır. Bu makinalarla aynı zamanda, sapa yakın olan ve kullanma sırasında en çok yük binen yerin dibinin biraz daha kalınca olması sağlanır.

Ardından, cilalama işlemleri başlar. Bıçağın çeşitli kesimleri sırayla deri, branda ya da keçe ile kaplı döner tekerleklere sürtülür ve çeşitli, giderek inceltilen cilalarla cilalanır. Bu işlemlerin çoğu için, bıçakları tekerleklere tutacak makinalar kullanılır. Söz konusu makinalarla, bazen otuz kırk bıçak birden cilalanabilir.
Plastik saplar ya da tutacaklar, çoğunlukla enjeksiyonla kalıplanır. Bu saplarda, sapın takıldığı sap uzantısından biraz küçük birer delik bulunur. Metal olmayan öteki bıçak sapları ise tahta, geyik boynuzu, porselenden ya da ısı ve basınç altında plastikle pekiştirilmiş tahta varaklardan yapılır. Bunların delikleri sap uzantılarından çok daha geniştir ve bu uzantıya güçlü yapıştırıcılarla tutturulur. İyi nitelikli et bıçaklarında, sap uzantısı delikli ve yassıdır. Böylece, iki parçadan oluşan sap, bu uzantı araya alınarak birbirine perçinlenir.
Bazı metal sapların içi boştur ve paslanmaz çelikten, gümüş kaplama nikel-gümüşten (bir bakır, çinko, nikel alaşımı), hattâ saf gümüşten yapılır. Bu madenlerden incecik, dikdörtgen parçalara, bir pres ya da şahmerdan yardımıyla, iki kalıp arasında, soğukta biçim verilir ve kabuk gibi, bıçak sapı yarıları elde edilir. Bu yarılardan iki tanesi birbirine lehimlenince ya da kaynakla birleştirilince, sapın tamamını oluştururlar. İçi boş olan paslanmaz çelik saplar, bıçak ağzına genellikle kaynakla birleştirilir. Gümüş saplar, bir magnezyum çimentosuyla yapıştırılır; nikelgümüş saplar ise korkuluğa ya lehimlenir, ya da bir yapıştırıcıyla yapıştırılır.
Bıçağın ucu, ince bir çarkta bilenip keskinleştirildikten sonra, kenarına yapanın adı yazılır. Kullanılan çeşitli marka vurma yöntemleri arasında asit ile aşındırma ve ELEKTROKİMYASAL İŞLEME sayılabilir.

Kaşık ve çatal üretimi: Çatal ve kaşıkların çoğu ya gümüş kaplamadır ya da tamamı paslanmaz çelikten yapılmıştır. Kaşık ve çatallarda kullanılan paslanmaz çeliğin özellikle sert olması gerekmediğinden, bunların içine hemen hiç karbon katılmaz ve en çok % 18'e kadar krom ve (daha pahalı tiplerde) paslanmayı önlemek için, % 8 ile % 10 arasında değişebilen nikel bulunur. Bu çelikler ısıl işlemlerle sertleştirilmez.

Gümüş kaplama kaşık ve çatallarda, kaplanacak metal olarak genellikle nikel-gümüş kullanılır. Ancak, son yıllarda bakır fiyatlarının yükselmesi, bazı yapımcıları, paslanmaz çelik kullanmaya yöneltmiştir. Pek az sayıda kaşık ve çatal da, tümüyle saf gümüşten yapılır.
Daha ucuz bazı türlerde, yumuşak çelikten bir metal üstüne krom kaplanmıştır. Yumuşak çelik, içinde pek az karbon bulunan ve paslanmaz olmayan çeliktir. Sonradan, elektroliz yoluyla bakırla kaplanır. Bakır kaplamayı ise, pasa karşı koruması için daha kalın bir nikel kaplama izler; en sonra da krom kaplama gelir.
Kaşık ve çatal yapımı, bıçak yapımından, metalin biçim verilmek için ısıtmayı gerektirmemesi yönünden ayrılır. Bunlarda kullanılan metaller, bıçaklarda kullanılan sert paslanmaz çeliğe oranla daha kolay biçim alır.
Hangi metal kullanılırsa kullanılsın, üretim yöntemi hep aynıdır.

Tatlı kaşıkları ve çatallar için 2,5 mm kalınlığında metal levhalar, şeritler halinde kesilir ve bunlardan, çatalın dış hatlarına benzeyen biçimler çıkartılır. Kaşığın çukurunu oluşturacak olan uç, bundan sonra enine çekilir, yani ağır çelik merdaneler arasından birkaç kez yanlamasına geçirilir. Böylece genişletilmiş, kalınlığı da sap kalınlığının yaklaşık yarısına indirilmiş olur. Çatallarda ise, enine çekme işlemi ya hiç uygulanmaz ya da pek hafif geçilir; çünkü çatal dişlerinin, saptan daha ince olması gerekmez. Çatalın dişleri, bir preste uzunlamasına parçalar çıkarılarak oluşturulur.
Özellikle çukur kaşıklar yapılmak istendiğinde, metali, soğuk çekmenin ortaya çıkardığı sertliği azaltmak için, «tavlama geçirmek gerekir. Pullanmayı önlemek için bu tavlama işlemi, özel bir gaz ortamında, sözgelimi bir hidrojen ve azot karışımında yapılır. Böylece yüzeyler parlak kalır. Paslanmaz çelik, 1 050°C'a nikel-gümüş ise 700°C'a kadar ısıtılarak tavlanır.
Son biçim, kısmen biçimlendirilmiş parçanın çelik kalıplar arasına sokulmasıyla elde edilir. Bu kalıpların yüzeyi, kaşık ya da çatalın yüzeyini pürüzlendirip sonraki cila işlemini zorlaştırmaması için, pürüzsüzdür.
Giderek incelen bir dizi cila bandında, önce kaşık ve çatalların kenarları cilalanır. Cila bantları, çatal dişlerinin arasını cilalamakta da kullanılır. Geniş yüzeyler ise. döner cila ruloları arasında iki üç düzine parçayı birden cilalayan otomatik makinalara verilir. Bu cila ruloları, kaşık ve çatalların biçimine tam olarak uyabilmesi için yumuşak bir pamukludan yapılır ve üstlerine yağ karıştırılmış ince cila püskürtülür.
Kaplama kaşık ve çatallarda elektroliz işi, son ciladan önce yapılır. Parçalar organik çözücüler içinde iyice temizlendikten sonra, metal raflara ya da tellere asılır ve bir doğru elektrik akım kaynağının eksi ucuna bağlanır. Kaplama işi yapılmadan önce, metalin iyice yapışması için parçaların her türlü yabancı maddeden iyice temizlenmesi gerekir. Temizleme işleminden sonra, içinde elektrolit bulunan kaplama banyosuna sokulurlar. Kaplanacak metalden yapılmış anotlar da elektrolitin içine daldırılır ve doğru elektrik akımı kaynağının artı ucuna bağlanır. Anotlardan çatallarla kaşıklara aktarılan metal miktarı, gelen elektrik akımı ve kaplama süresiyle doğru orantılıdır. Bu yüzden, metal kaplama, gerçekte kolay bir iştir: ama bu metalin her yana aynı miktarda dağıtılmasını sağlamak, büyük ustalık ister.

Nüve Forum
Kaynak:4
2.cilt / s.382-386
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]

#sadece remşit#
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bıçak, bıçaklar, çatal, gümüş, kaplama, tavlama, üretimi, ılk

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:18 .