iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:51 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar-Gereçler-İcatlar » Genel Araçlar » Dalgıç çanı,en eski, en yalın dalma aracı, çalışma ilkesi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 26.07.08, 17:38
Standart Dalgıç çanı,en eski, en yalın dalma aracı, çalışma ilkesi

26.07.08, 17:38



Dalgıç çanı, en eski ve en yalın dalma aracıdır. Çalışma ilkesi lavabo ve bardakla gösterilebilir. Lavabo suyla doldurulup bardak baş aşağı suyun içine daldırılırsa, içinde kalan hava nedeniyle bardağın içine su girmez. Dalgıç çanı da, gemiden suya indirilen büyük bir «fincanadır.
Uygulamada işlem bu kadar yalın değildir. Bunun iki nedeni vardır. Birincisi, hava sıkışabildiğin-den, çan derine İhdirildikço, içine giren su miktarı artar. Örneğin, 10 metre derinlikte çanın çevresindeki suyun basıncı, hava basıncının iki katı olur. Bu da, çanın yarısının suyla dolması demektir. İkinci neden de çana, içindeki hava yüzünden bir kaldırma kuvvetinin etki etmesidir. Bu yüzden ya çanın kendinin ağır olması ya da üstüne, batmasını ve dik durmasını sağlayacak ağırlıklar eklenmesi gerekir.

Tarihçe: Dalgıç çanına ilişkin ilk bilgiye Aristoteles'in Pröblematum (İ.Ö. IV. yüzyıl) adlı yapıtında raslanır. Bu kitapta, Aristoteles dalgıçların soluk alabilmesi için baş aşağı suya daldırılan ve kovaya benzeyen bir aygıttan söz etmektedir. Eski bir Fransız resminde de, Büyük İskender suyun içinde mumlarla aydınlatılmış bir hücrede görülmektedir. Aslında bu resim, biraz düş ürünüdür, çünkü İskender'in yaşadığı çağda, cam fanuslar yoktu ve mumlar, çan içindeki havayı hızla tüketirdi.

1530'larda Guglielmo de Lorena adında serüven düşkünü bir İtalyan, batık Roma gemilerini incelemek için, Albani tepelerindeki bir krater gölü olan Neni'ye daldı. De Lorena'nın çanında bir de pencere vardı. 1538'de de iki Yunanlı, içine iki kişinin sığacağı büyüklükte bir çan yaptılar. Bu çan Toledo'
da (ispanya) imparator Kari V ile binlerce seyircinin önünde denendi. Bu çanın içinde yakılan tek mum, çan sudan çıktığında hâlâ yanıyordu. Bu başarıdan sonra İspanyollar, dalgıç çanını çok sık kullanmaya başladılar. 1665'te dalgıçlar, 1588'de batan bir geminin toplarını çıkardılar. 1677'de ise 4 metre yüksekliğinde ve 3 metre çapında tahtadan bir çan, batmış gemilerden para çıkarma amacıyla kullanıldı.

Bu arada (1600'lerde) Richard Norwood adında bir İngiliz, Bermuda yakınlarında, ters çevrilerek üstüne ağırlıklar bağlanmış bir şarap fıçısıyla, batmış gemilerin enkazını arıyordu. Sir Franciş Bacon da 1620'lerde buna benzer bir aygıtı anlatır. Yüz yıl kadar sonra Dr. Edmund Halley (Halley kuyrukluyıldızına adı verilen kişi) dalgıçlara hava veren bir sistem geliştirdi. Bu sistemdeki çan oldukça büyüktü. Tahtadan yapılmış, üstü kurşun kaplanmıştı.
Camdan lomboz delikleri vardı ve hacmi 1,70 m3'ten fazlaydı. Çana boş kurşun fıçılar indirilir, dalgıçlar bu fıçıları çanın içine çekip kapaklarını açınca, içeriye taze hava kabarcıkları dolar ve çanın içindeki suyun bir bölümü dışarı atılırdı.

Bundan önce, 1689'da Dr. Deniş Papin adındaki Fransız fizikçi çandaki dalgıçlara ilk kez bir boruyla hava pompaladı. Sonraları daha güçlü pompalarla, dalgıçların daha derinde çalışmaları olanağı sağlandı. Pompa bozulduğu zaman, çanın çevresindeki su basıncı yüzünden havanın yukarı dönmemesi için, borulara tek yönlü vanalar konuldu. XIX. yüzyılın başlarında çan, artık merakla izlenen bir yenilik, ya da hazine avcılarının kullandığı bir aygıt olmaktan çıkarak, belirli bir alanda kullanılan! bir meslek aracı oldu. Ne var ki, 1823'te ilk dalgıç başlığı patentinin alınmasıyla gelişmeye başlayan dalma aygıtları, çanın modasının geçmesine yolaçtı. XIX. yüzyıl boyunca I sualtında yapılan her araştırmada, gemilerde ve mendireklerde bulunan dalgıç çanları kullanılırdı; ama günümüzde çanın uygulama alanı çok kısıtlıdır.
Günümüzde dalgıç çanı, balık üretme araştırmalarında olduğu kadar, deniz dibinde bitki ve mineral araştırmalarında da kullanışlı ve yararlı bir araç olarak, yeni kullanım alanları bulmuştur.

Eski model dalgıç çanı geliştirilerek, dibe indirildiği zaman ayaklarının üstünde duran oda büyüklüğünde bir hücreye dönüşmüştür. İçinde ranzalar, su yüzeyiyle telefon ve televizyon bağlantısı ve başka araçlar bulunur. 30 metre kadar derinde çalışan dalgıçların, dinlenebilecekleri bir yer niteliğindedir. Çanın havası, yüzeyden indirilen borular yerine, çan içindeki sıkıştırılmış hava depolarından sağlanır. Çanın içindeki basınç, dıştaki su basıncıyla dengelendiğinden, çanın yapısının inceden inceye hesaplanması gerekmez.

Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » Genel Araçlar

Kaynak:4
2.cilt / s.452-454
__________________

#sadece remşit#
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar