iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:53 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar-Gereçler-İcatlar » Genel Araçlar » Kablolu ulaşım araçları

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.11.08, 14:57
Standart Kablolu ulaşım araçları

22.11.08, 14:57



1700'lerin sonu ile 1800'lerin başlarında, kömür, maden ocaklarından ırmaklara ya da limanlara, eğimli araziler üstünde kablolu araçlarla taşınırdı. Yamacın tepesine kurulan BUHAR MAKİNASI, kabloları çekerdi. Kablolar, makinaya bağlı olan bir makaraya sarılırdı. George STEPHENSON'un 18201830 arasında buharlı lokomotifi geliştirmesinden sonra bile, dik eğimli yollarda kablo kullanıldı. Bazı endüstri kolları taşımacılığında da, kablolu araçlardan XIX. yüzyılın sonuna kadar yararlanıldı. Kablolu araçlar günümüzde yalnızca birkaç endüstri alanında ve İstanbul'daki, TünelKaraköy arasında çalışan «tünel» ile San Francisco'daki tramvay şebekesi gibi sayılı ulaşım noktalarında; varlığını korumaktadır. Söz konusu örnekler dışında, bu tür taşımacılık, artık yalnızca turistik bölgelerde kullanılmaktadır. Kent ve endüstri taşımacılığında, öteki yöntemlerin daha elverişli olduğu ortaya çıkmıştır.
Dağ treni: 1870'lerden sonra İngiltere'deki bazı sayfiye yerlerine, tepeden düzlüğe iniş çıkışı kolaylaştırmak için % 50 eğimli demiryolları yapıldı. Eğim, değişen yatay birim başın? düŞen değişmez düşey birimdir. Sözgelimi, yirmide bir eğim, 20 m'lik bir yatay uzaklıkta 1 m'lik yükseliş bulunduğunu gösterir. Eğim bazen yüzde olarak da dilegetirilir. Böylece, yirmide bir eğim, yüzde 5'lik bir eğim olarak belirtilir. Dağ trenlerinde, normal olarak her hat üstünde bir araç bulunacak biçimde iki hat vardır. İki araç, birbirini dengeleyecek biçimde, bir kabloyla bağlıdır. Vagonlar, normal demiryolu vagonlarına benzer; tek fark, alt bölümlerinin,üst; bölümün yamaçta,yatay durabilmesini sağlayacak biçimde yani üçgen biçiminde olmasıdır. Bir vagon en tepedeyken, ikincisi en aşağıdadır. Kablo, tepedeki istasyonda yeralan makaraya sarılır. Makaranın dönüşüyle vagonların hareket etmesi ya da durması sağlanır. Bu tür demiryollarının ilk örneklerinde, güç kaynağı olarak sudan yararlanılmaktaydı. Her vagonun altında bir &u deposu bulunurdu. Bu depo, vagon tepedeyken doldurulur, aşağı indiğinde boşaltılırdı. Deposu suyla dolan tepedeki vagon ağırlaştığı için, deposu boş olan aşağıdaki vagonu yukarı çekebilirdi. Bu sistemin bir iki yerde günümüzde de kullanılmasına karşılık, artık genellikle elektrik gücünden yararlanılmaktadır.
Füniküler: Buhar gücüyle çalışan lokomotifi bulunan, kremayer sistemli gerçek dağ demiryolları, 1869'da Washington dağında (A.B.D.) ve 1871'de İsviçre'deki Rigi dağında yapıldı. İsviçre'de yapılan demiryolu, günümüzde dünyanın en geniş dağ taşımacılığı sisteminin öncüsü sayılır. İsviçre'nin büyük bir bölümü yüksek dağlarla kaplıdır. 1871 yılında başlatılan dağ taşımacılığındaki bu gelişme, 20 yıl içinde birçok fünikülerin kurulmasını sağlamıştır. Füniküler lerin çoğu, dağ trenleri gibi, birbirinin ağırlığını dengeleyen iki vagon biçimindedir. Bazı uzun hatlarda yalnızca iki vagonun yan yana geldikleri yerlere çift, geri kalan bölüme tek ray döşenir. Vagonların ray değiştirmesi, otomatik olarak, bir taraflarına çift, öteki taraflarına tek flanşlı tekerlekler konularak sağlanır. Böylece, bir vagon hep sağ raydan, ikincisi de hep sol raydan gider. Makas raylarında, kablonun geçebileceği kadar bir aralık bırakılır.
Hafif virajlar da alabilen fünikülerlerin eğimi, yamacın dikliğine bağlıdır. Bazıları yalnızca yüzde 10
dolayında eğimlidir; ama yüzde 88'e ulaşanları da vardır. Az eğimli hatlarda vagonlar, normal demiryolu vagonlarına benzerler; yalnızca biraz daha küçüktürler. Eğimin fazla olduğu hatlardaysa vagonlar, farklı yüksekliklerde olan basamaklara ayrılmıştır. Vagon düz haldeyken, ilk basamak ile son basamak arasınla 34 m'lik bir yükseklik farkı bulunur. Bazı büyük vagonlarda 100 oturma yeri bulunmaktaysa da, çoğu daha az yolcu taşır.
Dik dağ hatlarında kopmalar büyük tehlike oluşturduğundan, frenleme son derece Önem taşır. Kabloların sık sık denetlenmesinin yanı sıra, kopma durumunda frenlemeyi sağlayacak başka önlemler de alınır. Dik eğimlerde, normal tekerlek FREN'lerinin hiç bir etkisi olmaz. Kablo koptuğunda, önlem olarak, vagon şasisine bağlanmış olan yaylı kavrayıcılar harekete geçer. Bu fren düzeneği, kablo yenileme çalışmaları sırasında boş vagonlarla denetlenir. Kablo kesilerek, vagonların istenen sürede durup durmadığı denenir.
Füniküler hatlarında, saatte 816 km'den yüksek hız yapmayan iki vagon bulunur. Bazı dağ şebekelerinde bu nedenle, birbirini izleyen kısa kısa hatlarda birkaç vagon çifti çalıştırılır.
Havai hatlar: 1908 yılında ilk teleferik hattı, İsviçre'de Grindelwald yakınlarında kuruldu. Bu hattın yalnızca altı yıl çalıştınlabilmesine ve sonraki 20 yıl içinde yenilerinin yapılmamasına karşılık, günümüzde havai hat taşımacılığı, özellikle dağ sporları merkezlerinde giderek yaygınlaşan bir sistemdir. İkinci Dünya savaşı ile 1973 arasındaki dönem içinde, yalnızca İsviçre'de, her türden havai hattın sayısı 20' den 230a çıkmıştır. Bunların bir üstünlüğü de, kurulmalarının, fünikülerden daha ucuz olmasıdır. Havai hatlar, İsviçre'deki kadar olmasa bile, başka ülkelerde de (hattâ deniz kıyılarında da) kullanılmaktadır.
Havai hat taşımacılığında Üç ayrı tür vardır: Fünikülerde olduğu gibi birbirini dengeleyen iki tane 100 ya da daha çok yolcu alan vagonlu, 1,63,2 km uzunluğunda hatlar (teleferik); eşit aralıklarla sandalyeye benzer tek kişilik oturma yerleri olan, yerden yüksekliği 610 m'yi aşmayan, yaklaşık 3 km uzunluğunda hatlar (telesiyej), gene açık sandalyeler gibi, ama genellikle dört kişilik, kapalı kabinler halinde olan ve hat üstünde çok sayıda böyle vagon bulunan hatlar (bunlar genellikte ağaç boyu yüksekliktedir).
Büyük teleferiklerde, yolculuk süresi uzun olmadığı için, oturma yerinden çok, ayakta durma yeri vardır. Gövdeye, belli sayıda yivli makara takılıdır. Makaralar, iki ucu bağlı, yer yer de pilonlarla desteklenen taşıma kablosu üstünde dönerler. Bazı büyük vagonların iki taşıma kablosu vardır. Küçüklerdeyse tek kablo yeterlidir. Fünikülerden farklı olarak, bir havai hat, yalnızca bir tek vagon içindir. Eğimi değişse bile, hat düz olmalıdır. Vagonlar, bağlantı merkezlerinden, elektrik gücüyle çalıştırılan çekme halatlarıyla çekilir. Çekme halatının uçları, sarma tekerleklerinin çevresini dolaştıktan sonra, vagonların iki yanında birleşir. Kablo uzunluğu, bir vagon en tepedeyken, ikincisi en aşağıda olacak biçimde hesaplanır.
Telesiyej de, taşıma ve çekme işlemi genellikle tek bir kabloyla sağlanır. Bazı türlerde iskemle, kabloya bağlıdır ve hiç durmadan döner; yolcular iskemleye hareket halindeyken binip inmek zorundadırlar. Bu işlem sırasırftia yardımcı olmak için, binip inme nokT talannda görevliler bulunur. İki kişilik olanları kablodan bağımsızdır. Başta ve sonda, kablonun harekete geçirilmesine ya da durdurulmasına olanak veren kısa ray hatları vardır. İskemlenin kabloya bağlı olmadığı durumlarda, yeni bir iskemlenin yerleştirilebileceği yerler ışıkla bildirilir. Böylece »iskemlelerin birbirine güvenlik sınırlarını aşacak ölçüde yakın yerleştirilmesi önlenir. Telesiyejlerin bir türü de, kayakçıları, kayakları üstünde (yerden yükseltmeden) tepeye çeker (teleski).
Havai hat taşımacılığında zemin yolu gerekmez; ama vagon ve iskemlelerin yere çarpmadan ilerlemesi için, pilonların sağlam temellere yerleştirilmesi gerekir. Bazı büyük çift vagonlu hatlarda, pilonların ara uzaklığı 1,5 km'yi, yerden yüksekliği de (vadilerden ve dik yamaçlardan geçerken), 300 m'yi bulur. İsviçre'deki havai hatların eh uzunu, Lauterbrunnen vadisinden, 3 000 m yükseltin Schilthorn tepesine uzanan hattır. Yedi kilometreye varan bu hat, dört bölüme ayrılmıştır. Gezmeye gelenler, 30 dakikada, vadiden, kar ve buz ülkesi Alpler'e ulaşırlar.
Otomatik sistemler: Günümüzde birçok havai hat şebekesi otomatik hale getirilmiştir. Çalıştırıcı görevli, düğmeye bastığında, birkaç sinyal alışverişinden sonra vagonlar, otomatik kumandaya geçer. Saatte yaklaşık 24 km hızla yol alan kabinlerin hızı, pitonlara ve istasyonlara yaklaşırken, sallanmayı önlemek için saatte 1,5 km'ye kadar düşürtülür.


Kaynak:4-4.cilt

Nüve Forum » Kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler »
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar