|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
23.11.08, 20:13
Metal oyma ve asitle yakma, yazı ya da resim çoğaltma işlemi olarak XV. yüzyıldan sonra uygulanmışıma o tarihten çok Önce, silahların, zırhların ve mücevherlerin süslenmesinde kullanılmıştır. Oyulmuş ya da asitle yakılmış levhalarla yazı ya da resim basma düşüncesi,XV. yüzyılın ortalarında, Almanya ve İtalya'nın birkaç yerinde birden ortaya çıktı. Kuyumcular, özgün motiflerini saklayabilmek için, bir metal plaka üstüne oyulmuş ya da asitle yakılmış çizgilere siyah bir karışım doldurur ve üstüne kağıt bastırarak, motifi çıkarırlardı. Bu tür baskılar, benzer kopyalar vererek resimlerin çoğaltılmasını olanaklı kıldığından ilgi çekti ve yüzyıllar boyunca uygulandı. Fotoğrafın bulunmasıyla, oyma ve asitle yakma yöntemlerinin resimlerin çoğaltılmasında kullanılması, yaygınlığını yitirdi. Ama sanatçılar tarafından özel bir yöntem olarak kullanımı sürdü. Bu amaçla uygulanan teknikler, «gravür» adı verilen bir genel başlık altında toplanabilir. Oymalar iki ya da üç milimetre kalınlığında çelik, bakır ya da çinko levhalar üstüne yapılır. Levhanın üstüne motifler, ya asitle aşındırılarak çıkarılır ya da keskin aletler kullanılarak doğrudan oyulur. Levhadan baskı elde edebilmek için, oyuklara mürekkep doldurulur ve levhanın yüzeyi temiz lenir. Levha, bir baskı presine yerleştirilir ve üstüne bir tabaka nemli kağıt, onun da üstüne birkaç kat nitelikli keçe konur. Kağıt, presten geçirilirken, keçeler tarafından oyuklara bastırılır. Ticari baskı preslerindeki çeşitli yeniliklere karşılık, oyma levhalarla sanat yapıtlarının çoğaltılmasında otomatik bir yöntem bulunamamıştır. İşlemin tümü elle yapılır. Kazı gravürü:Kazı gravüründe, kazı kalemi (hakkak kalemi) kullanılır. Kalemle yalnızca çizgi ve noktalar yapılır. Gravürcüler, çizgilerin ve noktaların genişliğini, derinliğini ve büyüklüğünü değiştirerek, çeşitli tonlar ve motifler ortaya çıkarırlar. Kazı kalemi, 25 mm kalınlığında, kare ya da baklava kesitli, yüksek derecede sertleştirilmiş kısa bir çelik çubuktur. Bir ucu bükülerek, mantar biçimli bir sap haline getirilmiştir. Böylece, levha üstüne yatırıldığında, sapı kolayca tutulabilir. Oyma işi, kalemin levhaya yakın bir açıda tutularak, yavaş yavaş ileri itilmesiyle yapılır. Kalem, metalde oyuklar açtıkça, «çapak» üretir ve bunlar, oyuğun sonunda, aletin yanıyla temizlenir. Kalemin levhayla yaptığı açı büyüdükçe, çizgiler daha geniş ve derin olur. Bu çizgilerin içine daha çok mürekkep dolacağından, baskı da daha koyu olur. Eğik çizgiler oluşturulurken, kalemden çok, levha çevrilir. Yuvarlak noktalar,, kalemin ucunun levha üstüne yerleştirilmesi ve levhanın bir tam tur çevrilmesiyle ortaya çıkarılır. Aletin ucu levhaya batırılıp geri çekilerek, üçgen noktalar yapılabilir. Levhanın işlenmesi tamamlanınca, çizgilerin çevresindeki çapaklar iyice temizlenir. Kuru uç gravür ya da kuru kazı: Farklı olan bu işlem, ucu küçük bir nokta kadar bilenmiş, kurşun kaleme benzer bir aletle yapılır. Çizgiler, levhanın yüzüne oyulmaz, çizilir. Bazen kalemin ucuna elmas, yakut ya da safir bir uç takılır. Çizilen çizginin her iki yanında çapak ortaya çıkar. Mürekkebi tutan ve yöntemin belirleyici niteliği olan yumuşak, tüylü çizgileri oluşturan bu çapaklardır. Siyah yöntem ya da mezzo tinta:XVII. yüzyılın ortalarında bulunmuş olan bu yöntem, yağlıboya resimlerin kopya edilmesinde kullanılır. Çok vakit alan, levhanın uzun uzun hazırlanmasını gerektiren bir işlemdir. Levha, sert çelikten yapılmış, keski biçimli, «beşik» adlı bir aletle hazırlanır. Aletin bir ucu yuvarlaklaştırılmıştır ve üstünde santimetrenin 20'de birinden 50'de birine kadar değişen oyuklar bulunur. Beşiğin levha üstünde gezdirilmesiyle, yüzey, sayısız pürtükle kaplanır. İşlem, hiç bir parlak nokca kalmayıncaya kadar sürdürülür. Levha hazır olunca, perdah kalemi kullanılarak, pürüzler çeşitli ölçülerde giderilir. Levhanın tutacağı mürekkep miktarı, baskının koyuluğunu belirler. Bir yerden ne kadar çok pürüz temizlenirse, o bölgenin baskısı o kadar açık olur. Asitte yakma ya da ofort: «Islak kazı» da denen asitle yakmanın ilkesi, yüzeyi aside dayanıklı bir maddeyle korumaktır. Levha önce ısıtılır. Sonra, katran, balmumu ve reçineden yapılan vernik, levhanın üstünde eritilip, bir merdaneyle düzeltilir. Levha soğuduktan sonra vernik, sertleştirme ve çizgilerin iyi görünmesi için koyulaştırma amacıyla, mum alevine tutulur. Resim, verniğin kazınmasıyla çizilir. Ardından levha, asit çözeltisine batırılır ve çizgiler derinleştirilir. Leke baskı ya da acgua tinta: Tona dayalı bir yakma yöntemi olan leke baskı,XVIII. yüzyılda Fransa'da ortaya çıkmıştır. Levhanın yüzeyi, ince taneli reçineyle kaplanır. Levha alttan ısıtılır ve eriyen reçine tanecikleri, bulundukları yerlere sıkıca yapışarak aside dayanıklı düzgün bir yüzey ortaya çıkarırlar. Asit, levhayı, taneciklerin çevresinden yakar. Yakma ne kadar derin olursa, baskının tonu da o kadar koyu olur. Değişik tonlar elde etmek için, levha asidin içinden alınır ve açık kalacak yerler, bir fırçayla sıvı vernik sürülerek korunur. İşlem, değişik tonlar elde edilinceye kadar sürer. «Şekerli» leke baskı:Bu yöntemde resim, şeker ve çini mürekkebinden yapılan bir karışım kullanılarak, fırçayla çizilir. Daha sonra levha, aside dayanıklı, sulandırılmış bir vernikle kaplanır. Vernik, terebentinle sulandırıldığından, resimdeki şekeri bozmaz. Bundan sonra levha suya batırıhr. Şeker kabararak ;çözülür; böylece kendi üstündeki verniği kaldırarak, resmi oluşturan çizgileri açıkta bırakır. Bu yolla, asitle yakmaya elverişli bir yüzey elde edilir ve levha aside batırıhr. Yumuşak vernik:XVIII. yüzyılda bulunan bu teknik, siyah ya da renkli kalem özelliklerini taklit edebilmek için kullanılır. Verniğe, sertleşmeyi önleyen bir yağ katılır. Levhanın üstüne bu vernik sürülür, onun da üstüne, bir kağıt tabaka konur. Resim, kağıdın üstüne çizilir. Kalemin geçtiği yerde, vernik, kağıda yapışıp levhadan ayrılır. Böylece, kağıt kaldırıldığında, resim, levhanın üstündeki vernikte belirir. Artık, levha, asitle yakmaya hazırdır. Kaynak:4-cilt: 4 Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » |
| Sponsorlar |
| |