|
#1
|
|
28.11.08, 14:37
Petrol yataklarının resimleri bazen yeraltı petrol gölleri biçiminde çizilir. Oysa, normal olarak petrol ve gaz, gözenekli kayaçlar içinde bulunur. Bu depo kayaç (genellikle kum, kumtaşı, kireçtaşı ya da dolomit) dışında, petrolün bulunduğu bölgeden «göç» denen bir olayla sızıp gitmesini engelleyecek bir geçirimsiz kayacın da bulunması gerekir. Petrol arama, her şeyden önce, geçirimsiz kayaçlarla bir arada bulunan geniş depo kayaç yatakları bulmak demektir. Bunu yapmak için kullanılan teknikler, YERBİLİM TEKNİKLERİ ve YERFİZİĞİ maddelerinde özetlenmiştir. Bunların petrol arama çalışmalarına uygulamasıysa aşağıda anlatılacaktır. Uygun yapıların bulunması, bir petrol yatağının varlığını gösterebilir. Ancak, petrolün işletmeye değer miktarlarda varolup olmadığını anlamanın tek yolu, sondaj kuyuları açmaktır. Sondaj kuyusu açma, bir petrol bölgesinden petrolün elde edilmesinden önce uygulanan araştırma ve geliştirme işlemlerine yapılan harcamaların en büyük bölümünü oluşturur. Araştırmalar, ulaşılabilen yerkabuğu tabakalarının yerbilimsel bakımdan incelenmesiyle elde edilen verilerin değerlendirilmesiyle başlar. Fosiller ve bunlarla ilgili maddeler, kayaçların yaşlarının ve özelliklerinin belirlenmesinde yardımcı olur. Radyoizotop (Bk. İZOTOP) çözümlemesi yoluyla da, yaş konusunda oldukça doğru sonuçlar elde edilebilir. Bu yöntemler, delme işlemlerine ya da sondaj kuyularından elde edilen maddelere uygulandıkları durumlar dışında, yalnızca yüzeydeki yapılara ilişkin bilgi verirler. Oysa, yeraltının birkaç kilometre derinliğine kadar uzanan bir tabaka haritası çıkarmak gerekir. Böyle bir haritanın çizilebilmesi için, yerbilimsel araştırma yöntemleriyle çeşitli bilgiler edinilir. Bu yöntemlerin başlıcaları şunlardır: Magnetikyöntem; yerçekimi yöntemi; sismik yöntem. Deneme kuyularının nerelere açılacağına, ancak bu tür incelemelerden elde edilen sonuçların değerlendirilmesiyle karar verilir. Magnetik yöntemler: Dünyanın mâgnetik alanı, hem konum ve zamana göre, hem de magnetik fırtınalar nedeniyle' değişir. Söz konusu etkenler göz önüne alınarak, elde edilen sonuçlar, tortul havzaların yerlerinin ve kalınlıklarının belirlenmesinde kullanılabilir. Tortul kayaçlar genellikle magnetik değildir. Ama bu tabakanın altında kalan yapılar (hem kor kayaçlar, hem de başkalaşmış kayaçlar), değişik derecelerde magnetiktirler ve Dünya'nın magnetik alanında küçük sapmalara neden olurlar. Sapma açısı, kaynağın bulucudan uzaklığına bağlı olduğundan, tortul yapının kalınlığının ölçülmesinde kullanılabilir. Bu incelemeden elde edilen sonuçları değerlendirmek kolay değildir. Ancak, magnetik alan ölçümleri uçakla yapıldığından, hem hızlıdır, hem de geniş alanlara uygulanabilir. MAGNETOMETRE, .ya uçağın kuyruğuna takılır ya da arkasından çekilir. Çok hassas olan bu aygıt, bir gama gücünden daha düşük magnetik alanları bile ortaya çıkarabilir. Araştırma uçağı, daha önceden belirlenmiş bir dizi uçuş hattı üstünde, değişmez yükseklikte uçarken, magnetik veriler sürekli olarak kaydedilir. Yerçekimi yöntemi: Dünya'nın yerçekimi gücü de değişkendir. Bu değişiklikler göz önüne alınarak, çok hassas yerçekimi ölçme yöntemleriyle, tortul yatakların yerleri belirlenebilir. Tortul tabakanın altında bulunan taban kayaçlarının yoğunlukları tortul tabakadan yüksek olduğundan, kütle çekim güçleri de daha yüksektir. Bu iki çekim gücü arasındaki fark, bir gravimetreyle ölçülebilir. Gravimetre, bir geminin güvertesine ya da bir uçağa yerleştirilmiş ve bir cayroskopla dengelenmiş bir platform üstüne takılarak, araştırma yapılacak bölge üstünde gezdirilir. Böylece tortul bölge belirlenir. Sismik yöntemler: Sismik yöntemler (Bk. DEPREMBİLİM) daha hassas bilgi sağlar. Bu yöntem, yapay patlamalarla ya da başka yollarla yaratılan şok dalgalarının, yeraltındaki kayaçlardan yansıtılması ya da kırılmaya uğraması için geçen süreyi ölçmeye dayanır. Çok sayıda sismik deney yapılır ve sonuçlar bir araya getirilerek, yeraltı tabakalarının ayrıntılı bir haritası elde edilir. Patlayıcı madde kullanmak, denetim altında patlatılmalarına ve küçük miktarlarda kullanılmalarına karşın, özellikle denizde oldukça sakıncalıdır. Patlayıcı yerine, büyük ağırlıkları yere atma yöntemi, kıvılcımla ateşlenen gaz patlamaları ve belirli frekans sınırları içinde salınım yapan güçlü jeneratörler de kullanılmaktadır. Sondaj kuyuları: öteki verilerle birlikte değerlendirilen sismik sonuçlar, sondaj kuyularının (Bk. SONDAJ KUYUSU, PETROL) yerlerinin saptanmasını sağlar. Toprağın delinmesi sırasında derinden çıkan maddelerin (sondaj «çamuru»yla birlikte dışarıya fırlayan kayaç parçaları), gözle ve elektronik olarak incelenmesi, yeraltı yapıları ve petrol miktarı konusunda bilgi verir. Sondaj kuyusu kazıldıkça yapılan elektronik kayıtlar da değerli bilgiler sağlar. Ne var ki, bu alanda çok gelişmiş bilimsel yöntemlerin ortaya çıkarılmış olmasına karşılık, petrol arama yöntemlerinde hâlâ, kesin sonuçlara ulaşmak olanaksızdır. Kaynak:4-cilt:6 Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler » |
| Sponsorlar |
| |