Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Coğrafya ve Tarih > Konularına göre tarih > Tarihsel olaylar > 1. Dünya savaşı (1914 - 1918) Birinci Cihan Harbi

Tarihsel olaylar hakkinda 1. Dünya savaşı (1914 - 1918) Birinci Cihan Harbi ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Dünya savaşı, (Birinci), 1914'ten 1918'e dek, Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın, Türkiye (1914) ve Bulgaristan'ın (1915) katılmasıyla oluşturdukları ittifak devletlerini; Sırbistan, Fransa, Rusya, Belçika ve Büyük Britanya'nın, Japonya (1914), italya (1915), Romanya

Like Tree5Likes
  • 1 Post By lolipop
  • 1 Post By lolipop
  • 1 Post By lolipop
  • 1 Post By lolipop
  • 1 Post By lolipop

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 25.05.10, 15:52
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 8.048
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart 1. Dünya savaşı (1914 - 1918) Birinci Cihan Harbi

[coverattach=1]Dünya savaşı, (Birinci), 1914'ten 1918'e dek, Almanya ve Avusturya-Macaristan'ın, Türkiye (1914) ve Bulgaristan'ın (1915) katılmasıyla oluşturdukları ittifak devletlerini; Sırbistan, Fransa, Rusya, Belçika ve Büyük Britanya'nın, Japonya (1914), italya (1915), Romanya ve Portekiz (1916) ve sonunda ABD, Yunanistan, Çin ve birçok Güney Amerika devletlerinin de katılmasıyla (1917) oluşturdukları itilaf devletleriyle karşı karşıya getiren savaş.

Almanya'nın dünya siyaseti, denizlerdeki ve özellikle Yakındoğu bölgesindeki ekonomik yayılması (Drang nach Osten), Balkanlar'dakl alman-slav uyuşmazlığı ve Üçlü ittifak (Almanya, Avusturya -Macaristan, italya) ile Üçlü itilaf (Fransa, Büyük Britanya, Rusya) blokları tarafından sürdürülen silahlanma yarışı, Avrupa'da, Balkan savaşları'nın(1912-13) ertesinde en küçük bir kıvılcımın silahlı çatışmaya dönüşebileceği bir gerginlik ortamı yaratmıştı. Bu kıvılcım, 28 haziran 1914'te, Saraybosna'da (Sarajevo), Avusturya veliahtı arşidük Franz Ferdinand'ın bir boşnak öğrenci tarafından öldürülmesi şeklinde ortaya çıktı. 15 temmuzda kendisine kayıtsız şartsız destek vermiş olan Wilhelm II' nin kışkırtmasıyla, Avusturya-Macaristan 28 temmuzda Sırbistan'a savaş ilan etti. Bunun üzerine ittifaklar sistemi işlemeye başladı ve birkaç hafta içinde iki karşıt kampta yer alan ülkeler, tarafsızlığını ilan eden italya hariç savaşa tutuştular. Almanya bir "yıldırım savaşı'nı gerçekleştirecek güçte olduğunu düşünüyordu. Merkezi konumundan yararlanarak birkaç hafta içinde fransız ordusunu dağıtmayı (Schli-effen planı), ardından da, bütün kuvvetlerini toparlayarak çabuk harekete geçemeyeceği çok iyi bilinen cılız bacaklı dev Rusya'ya saldırmayı planladı. Bu arada, umduklarının tam tersine, Büyük Britanya'nın savaşa girmesi, alman başbakanı Bethmann- Hollweg ve genelkurmay başkanı Moltke gibi, Wilhelm II'yi de İtalya' nın tarafsız kalışından daha çok şaşırttı.

kaynak:2-cilt:6
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
1. Dünya savaþý (1914 - 1918) Birinci Cihan Harbi-1.dunya_savasi.jpg  
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 25.05.10, 15:58
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 8.048
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart 1. Dünya savaşı (1914 - 1918)

1914
Almanlar Belçika'nın tarafsızlığını çiğneyerek önce Liège'i (7-16 ağustos), sonra da Charlerol (21-23 ağustos) ve Mons'u aldılar (23 ağustos). Daha sonra fransız birlikleriyle özellikle Lorraine'de (Morhan-ge) ve Ardennes'de (20-23 ağustos) yaptıkları sınır savaşlarını kazandılar. Fransız ordularını ve French komutasındaki ingiliz ordularını önce Aisne'e doğru, sonra Marne nehrinin güneyine çekilmek zorunda bıraktılar. Ancak, 6-13 eylülde, Paris valisi Gallieni'nin de yardımıyla, Mareşal Joffre, Marne'da kazandığı zaferle işgalci orduları durdurmayı başardı. Bu yenilgi, Almanlar'ın Moltke'yi görevden alıp yerine Falkenhayn'ı getirmelerine yol açtı (14 eylül). Course à la mer ve Mêlée des Flandres (eylül) savaşlarında yararlılık gösteren Foch, Joffre'un emriyle Belçika, ingiliz ve fransız birliklerini toparladı ve Kuzey denizi'nden isviçre'ye uzanan 750 km'lik bir cephe kurdu.

Rus cepheleri. Doğu Prusya'da saldırıya geçen Ruslar, Tannenberg'de Hinden-burg tarafından durduruldular (26 ağustos); ama Galiçya cephesinde Lvov'u aldılar (3 eylül) ve Karpatlar'a doğru çekilmek zorunda kalan Avusturya-Macaristan birlikleri Karpatlar'da sabit bir cephe kurabildiler (kasım). Sırbistan'da Avusturya -Macaristan birlikleri her yerde geri püskürtüldü ve Sırplar Belgrad'a girdiler (13 aralık).

Türkiye'nin savaşa girmesi ve türk cepheleri. Almanya ile gizli bir ittifak antlaşması (2 ağustos) imzalayan Türkiye aynı gün tarafsızlığını ve seferberliğini ilan etti. ingiliz donanmasının önünden kaçan Goeben ve Breslau adlı alman savaş gemilerinin Çanakkale boğazından geçerek Marmara'ya girmesi, Türkiye'nin savaşa katılmasıyla sonuçlanan bir siyasal bunalıma neden oldu. Osmanlı devletinin bu gemileri satın aldığını açıklayarak Yavuz ve Midilli adlarıyla türk donanmasına katması itilaf devletleri tarafından tepkiyle karşılandı. Bu arada ingiltere, tarafsız kalması koşuluyla Türkiye'nin bütünlük ve bağımsızlığının korunacağı, kapitülasyonların kaldırılacağı ve parasal yardımda bulunulacağı konularında güvence verdiyse de Babıâli, ingiliz önerilerini geri çevirdi. Öte yandan türk deniz kuvvetleri komutanlığına getirilen amiral Souchon da başkomutan vekili Enver Paşa'dan aldığı yazılı izine dayanarak Yavuz ve Midilli ile birlikte türk donanmasını Karadeniz'e çıkardı (23 ekim). Karadeniz'de bazı rus gemileri batırılarak Odesa, Sivastopol, Novros-siyk ve Teodosya limanları topa tutulduğundan, Rusya, Osmanlı devletine savaş ilan etti (2 kasım), ingiliz donanması Çanakkale boğazını topa tuttu (3 kasım), itilaf devletleri Osmanlı devletine savaş ilan ettiler (5 kasım). Daha sonra padişah, tüm dünya müslümanlarının halifesi olarak cihat ilan etti (14 kasım). Bu durum karşısında ingiltere sömürge ve dominyonla-rıyla Süveyş üzerinden bağlantıları kesilme tehlikesine düştüğü için, hıdiv Abbas Hilmi Paşa'yı deviren İngilizler, Mısır'ı egemenlikleri altına aldılar.

Türk ve alman kurmaylarının işbirliğiyle hazırlanan harekât planının temel ilkesi, savaşın kesin sonuç bölgesi olan Avrupa cephelerinde Almanya'nın yükünü hafifletmekti. Karadeniz'de Romanya ile Bulgaristan'a çıkarma yapmak ve Kafkasya'da Ruslar'a, Süveyş kanalında ingiliz-ler'e saldırarak bu bölgelerden Avrupa' ya kuvvet kaydırılmasını önlemek; istanbul, Marmara ve Boğazlar bölgesinde, savunmada kalarak itilaf güçlerini oyalamak planın ana hatlarını oluşturuyordu. Yaklaşık bir milyon kişilik türk silahlı kuvvetlerinden 1. ve 2. ordular Marmara ile Boğazlar bölgesinde, 3. Ordu Kafkas cephesinde, 4. Ordu da Suriye ve Filistin cephesinde yığınaklarını tamamladıktan sonra savaş durumuna geçtiler. Ayrıca, iran İle Afganistan'ı da ittifak devletleri yanında savaşa sokmak ve .Hindistan'a karşı yapılacak olası bir harekâtta kullanılmak üzere Basra'da, Irak bölgesi komutanlığı adı altında 38. Tümen ve birtakım arap aşiretlerinden oluşan kuvvetler kuruldu. Kafkas cephesi. Kars-Sarıkamış yönünden saldırıya geçerek Erzurum üzerine ilerleyen rus kuvvetleri, Köprüköy önünde yapılan savaşlar (6-9 kasım) sonunda 3. türk ordusu tarafından durduruldu. Sınır boylarına geri çekilen Ruslar (16 kasım), kar bastırdığından izlenemedi. Ancak, bir ay kadar sonra (22 aralık) başkomutan vekili Enver Paşa'nın yönetiminde başlatılan Sarıkamış kış taarruzu, türk ordusunun ağır yenilgisiyle sonuçlandı. Irak cephesi. Bahreyn adasına ve Fav yöresine asker çıkaran ingilizler, özellikle petrol bölgelerine el koymak için getirttikleri hint birlikleriyle saldırıya geçerek Basra' yı ele geçirdiler (22 kasım) ve Korne'ye girdiler, ileri harekâtı kolaylıkla sürdüren ingiliz kuvvetleri, iran'da Ahvaz'ı da aldılar.

Deniz savaşı. Büyük Britanya sayesinde denizlerde üstünlüğü elinde bulunduran Müttefikler, "boğmak" istedikleri Orta Avrupa imparatorluklarına bir abluka uyguladılar, ingillzler'i Coronel burnu (Şili) açıklarında yenilgiye uğrattıktan (1 kasım) sonra, denizlerde yalnız kalan alman Pasifik donanması (von Spee) Falkland' da (Arjantin) yok edildi (8 aralık).
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 25.05.10, 16:09
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 8.048
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart 1. Dünya savaşı (1914 - 1918)

1917
Almanlar'ın savunmada kalması ve tasarruf amacıyla hatlarını kısaltmaları (şubat) karşısında, fransız generali Nivelle büyük bir saldırıya girişme düşüncesini ingilizler'e benimsetti. Ancak Chemln des Dames hezimeti (16 nisan) fransız ordusu ve Fransızlar arasında ağır bir bunalım yarattı. 15 mayısta Nivelle'in yerini alan Pötain, Verdun önünde (ağustos) ve Malmaison'da (ekim) giriştiği sınırlı saldırılarda başarılı olarak bunalımın üstesinden geldi. İngilizler de önce Ypres çevresinde (haziran-kasım), sonra Cambrai'de (kasım) 400 tank eşliğinde şiddetli saldırılara geçtiler.

Rus cephesinde ateşkes. Petrograd'daki ilk devrim, çarın tahttan çekilmesiyle sonuçlandı (15 mart). Lvov Prensi'nin (mart), sonra da Kerenskiy'in (ağustos) kurduğu hükümetler Müttefikler'in safında savaşı sürdürmek istiyorlardı, ama rus ordusu Bukovina'da bozguna uğradı (temmuz) ve Almanlar Riga'yı işgal ettiler (3 eylül). 7 kasımda Lenin ve bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesi Berlin ile görüşmelere başlanmasını sağladı. Sonuçta Brest-Litovsk ateşkeş antlaşması İmzalandı (15 aralık).

Caporetto. Müttefikler'in imparator Karl'a (Bourbon-Parma prensleri olan kayınbiraderleri aracılığıyla) özel bir barış planı sunmaları sonucu, yıpranmış ve sarsılmış olan Avusturya'yı yeniden savaşa sokmak amacıyla Almanlar, bu ülkenin italyanlar'a saldırmasını kesinlikle desteklediler Caporetto'da yenilen (24 ekim) italyanlar Piave nehrine doğru geri çekildiler, burada bir fransız-ingiliz birliğinin (Fa-yolle) yardımıyla toparlanma olanağı buldular.

Türk cepheleri. Irak cephesi, ingiliz kuvvetlerinin ağır baskısı karşısında 18. Kolordu Bağdat güneyine kadar çekildi. Aziziye'ye kadar İlerleyen ingilizler de Bağdat'ı alma hazırlıklarına giriştiler. Rus süvari kolordusuna karşı direnen 13. Kolordu da Hamedan'dan çekildi (2 mart), ingilizler Bağdat'ı ele geçirdiler (11 mart). Bağdat kuzeyindeki zayıf 6. Ordu, ingilizleri durdurmayı başaramayınca, Alman-lar'dan yardım istendi. Burada Yıldırım orduları grubu kurulduğu gibi, Galiçya cephesinden de asker getirtildi; ama karşı saldırıya geçen ingiliz kuvvetleri (27 ekim), Türkler'i ve motorlu araçlarla uçaklardan kurulu alman birliklerini kuzeye çekilmek zorunda bıraktılar. Birçok meydan savaşı sonunda 6. Ordu, 13. Kolordu ile birlikte Karatepe dolaylarında, 18. Kolordu ve buna bağlı kuvvetler de Dicle boyunca Fet-ha mevzilerine yerleştiler (20 aralık). Bu arada, Ruslar ile Musul'da yapılan ateşkes görüşmelerinde (22 aralık) Başkale -Gevar-Bane hattı mütareke sınırı olarak saptandı.

Suriye ve Filistin cephesi. Sina çölünü geçen ingiliz birlikleri, Birüssebi hattında saldırıya hazırlanırken, 4. Ordu'nun beklenmedik baskını karşısında Birinci (26 mart) ve ikinci Gazze (19 nisan) savaşlarında yenilgiye uğradılar. Ancak, toparlanan ingilizler, taze kuvvetlerle Gazze'de karadan ve denizden saldırıya geçtiler (31 ekim). Üçüncü Gazze savaşinda (7 kasım) mevzileri yarılan türk birlikleri, Kudüs -Yafa hattına çekildi (14 kasım). Yafa'yı ele geçirdikten sonra ileri harekâtını sürdüren ingiliz ordusu Kudüs'e girdi (9 aralık). Türk kuvvetlerinin çeşitli mevzilerde giriştikleri karşı taarruzlar sürekli kırıldığından, ingilizleri durdurma olasılığını yitiren 4. Ordu Kudüs'ün kuzeyine çekilmek zorunda kaldı.

Kafkas cephesi. 1916'da bu cephede önemli ölçüde ilerleyen rus kuvvetleri, sonunda Bitlis güneyi-Muş-Çaparçur doğu-su-Kiğı-Erzincan batısı-Suşehri doğusu-Ti-rebolu çizgisinde durduruldu. Ruslar bu cephede İki kat üstünlüklerini korumalarına karşın, üst üste tazeledikleri saldırılar yüzünden çok ağır kayıplar verdiler. Rusya'da bolşevikler iktidarı ele geçirdikten sonra bu cephede 15 aralık 1917'den başlamak üzere dört haftalık bir ateşkes imzalandı ve rus Kafkas ordusu dağıtıldı (18 aralık). Daha sonra Brest-Litovsk'ta başlayan barış görüşmelerine (28 ocak 1918) türk temsilcileri de katıldılar. Makedonya cephesi. Bu cephede ağırlıklarını giderek artıran itilaf devletleri, Manastır ve Vardar bölgelerinde bazı saldırılar düzenledilerse de istenilen sonuca ulaşamadılar. Ancak, Bulgaristan'da baş gösteren açlık ve kıtlık yüzünden karışıklıklar çıkması sonucu cephede yalnız türk askerleri kaldı, ilerlemeye çalışan Doğu ordusu karşısında türk birlikleri Serez -Kavala çizgisinde çetin savaşlar verdiler.

Alman denizaltı saldırısı, ingiltere'yi dize getirmek için, VVilhelm II, 1 şubatta yoğun bir denizaltı savaşı başlattı. Böylece ABD'nin savaşa girmesini göze alıyordu; bu da 2 nisanda gerçekleşti. Bu savaşta Müttefikler'in ticaret gemilerinin uğradığı kayıplar büyük oldu (nisanda 900 000 tonilato; ikinci Dünya savaşı'nda bile ulaşılamayan rekor rakam). Alman denizaltılarının başarısı kışa kadar sürdü (eldeki 130 denizaltının 70'i sürekli sefer durumundaydı, gene de ingilizler'i yenmeyi başaramadılar).
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 25.05.10, 16:17
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 8.048
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart 1. Dünya savaşı (1914 - 1918)

1918
Ludendorff'un planı, Fransa'da, yazdan, yani amerikan askerlerinin gelişinden önce kesin bir başarıya ulaşmaktı. Ludendorff, doğu cephesinde 700 000 dolayında askere gereksinim duyduğu için, Ukrayna ve Rusya'yı (9 şubat ve 3 marttaki Brest-Litovsk antlaşmaları), sonra da Romanya'yı barışa zorladı (Bükreş antlaşması, mayıs). Batıdaki alman saldırısı 21 martta Picardie'de başladı. Bunun sonunda fransız ve ingiliz orduları arasında 20 km'lik bir gedik açıldı. Almanlar buradan Amlens'i tehdide başladılar. Tehlike karşısında Lloyd George ve Clemenceau, 26 martta Doullens'da, tüm orduların komutasını General Foch'a verdiler. Haig ve Pötain'i eşgüdüm içinde yöneten Foch, Amiens'i kurtardı. Müttefik orduları başkomutanı, daha sonra Ludendorff'un Flandres'da (nisan), Chemin des Dames ile Marne nehri arasında (mayıs), Matz üzerinde (haziran) ve son olarak da Champagne'da (15 temmuz) giriştiği yeni saldırıları önlemeyi başardı. Almanlar üstünlüklerini yitirmişler ve şans Müttefikler'e gülmeye başlamıştı. Foch, Amerikalıların, general Pershing komutasında gönderdikleri 16 tümenin desteklediği bir dizi karşı saldırı düzenleyerek Almanlar'ı Gent, Cambrai ve Sedan'a çekilmek zorunda bıraktı. 4 kasımda Hindenburg, Ludendorff'u görevden alarak Ren nehrine doğru genel bir çekilme emri vermek zorunda kaldı. 7 kasımda da Mütteflkler'den ateşkes istedi. Antlaşma, Wİlhelm ll'nin tahttan çekilmesinden sonra, II kasımda Rethondes'da imzalandı.

Balkanlar ve öbür cepheler. Haziranda, Selanik'te Müttefiklerin Doğu orduları (fransız, sırp, yunan, ingiliz ve italyan) komutanlığına getirilen Franchet d'Esperey, 15 eylülde Makedonya'ya belirleyici olacak bir saldırı başlattı. Bulgaristan'ı ateşkes istemek zorunda bıraktıktan (29 eylül) sonra, birlikleriyle Sofya'ya (16 ekim) ve Belgrad'a girdi (1 kasım). Romanya'yı alarak Türkiye ve Avusturya'yı tehdit etti. Vittorio Veneto'nun komutasındaki italyan-lar'a yenilip (27 ekim) büyük ölçüde ordusu dağılan Avusturya 3 kasımda Padova' da ateşkes imzaladı. Bunun üzerine iki ülkeye hükmeden monarşi çöktü: Macarlar ve Çekler bağımsızlıklarını ilan ederken, Viyana'da imparator Kari tahtından el çekti; bir Avusturya Cumhuriyeti kuruldu. Bu cumhuriyetin Almanya'ya bağlanması Müttefikler tarafından kabul edilmedi.

14 kasımda Doğu Afrika'da Almanlar silah bıraktılar.

Türk cepheleri, Kafkas cephesi. Ruslar ile Erzincan'da imzalanan ateşkesten ve rus Kafkas ordusunun dağıtılmasından sonra bu cephede ordular arası savaş olmadı. Ancak, rus kuvvetleri çekildikten sonra Van'da toplanan ermeni taburları, Ruslar'ın işgal etmiş olduğu türk topraklarını istilaya giriştiler. Bu durum karşısında, Bitlis'ten Tirebolu'ya kadar uzanan cephede altı koldan harekete geçen Vehip Paşa komutasındaki 3. Ordu, 1914 türk -rus sınırına kadar olan bölgeyi geri aldı (7 şubat - 25 mart). Van alındıktan (7 nisan) sonra da Brest-Litovsk antlaşması uyarınca Kars, Ardahan ve Batum sancaklarını İşgal için Erzurum'da Yakup Şevki Paşa (Subaşı) komutasında dört tümenden oluşan özel bir grup hazırlandı. Yakup Şevki Paşa grubu Ardahan'ı (10 nisan), ardından da Batum ve Çürüksu'yu (14 nisan) ele geçirdi. Kars'ı Türkler'e bırakmak zorunda kalan Ermeniler (25 nisan), Novo Selim'e çekildiler. Daha sonra Tiflis'e kadar gelmiş olan alman kuvvetleriyle birleşen Yakup Şevki Paşa grubu, Gümrü'yü ele geçirerek (15 mayıs) demiryolu boyunca Erivan'a doğru ilerlemeye ve istasyonları işgal etmeye başladı. Karakilise (Karaköse) âlındı (26 mayıs). Bunun üzerine Ermenilerin isteğiyle Batum' da barış yapıldı (4 haziran 1918). Öte yandan, Türkistan'ı ele geçirmek amacıyla bir Kafkas-islam ordusuna dönüştürülen 3. Ordu Tebriz'i alarak Hazar denizi'nin batı kıyılarına, Astrahan ve Volga ırmağına doğru ilerlediyse de Suriye ve Irak cephelerindeki ağır yenilgilerden sonra bu harekâtın yersizliği anlaşılarak birlikler çekildi.

Irak cephesi. Bağdat düştükten sonra bir grubu Fırat, bir grubu da Dicle vadilerini tutan 6. Ordu'nun büyük bölümü Kerkük' te toplandı. Saldırıya geçen ingilizler (17 mart), Fırat ve Dicle gruplarını çekilmeye zorladılarsa da Kerkük grubu karşısında yenilgiye uğrayarak çekildiler. Ancak, yeniden saldırıya geçen ingiliz kuvvetleri (23 ekim), 6. Ordu birliklerini kesin bir yenilgiye uğrattılar.

Suriye ve Filistin cephesi. Kudüs düştükten sonra Yıldırım orduları grubu komutanı general Falkenhayn görevden alınarak yerine general Liman von Sanders getirildi. On piyade ve bir süvari tümeniyle 100 km'lik bir cepheyi tutmaya çalışan Yıldırım orduları grubunun toplamı ancak 28 000 kişiydi, ingilizlerin Şeria ırmağı vadisiyle doğusunda başlattıkları saldırılar (3 mart - 27 mayıs), önceleri durdurulduysa da sonraları kara ve hava üstünlüğünü artırarak kıyı, iç ve doğudan üç kol halinde bir genel taarruza girişen ingiliz kuvvetleri karşısında türk cephesi çöktü (19 eylül), ileri harekâtını sürdüren ingiliz öncü birlikleri Yıldırım orduları grubu'nun Nasıra' daki karargâhına kadar girdi (20 eylül). Bu arada, 7, Ördu komutanı Mustafa Kemal Paşa, önceden aldığı önlemlerle düşman süvari kolordusunu Bisan'da durdurmayı başardı. Ancak, türk birlikleri bozgun halinde Dera'ya kadar çekildiler. Şam düştü (30 eylül). Bu yenilgiler üzerine Yıldırım orduları grubu komutanı von Sanders, yönetimi Mustafa Kemal Paşa'ya bırakarak Adana'ya çekildi. Mustafa Kemal Paşa, önce emir Faysal'ın türk birliklerini her fırsatta arkadan vuran yerli Araplar'dan kurulu çetelerini bozguna uğrattı. Ardından Halep kuzeyindeki İskenderun-Tellürrifat mevzilerine çekilerek ingiliz saldırılarını durdurmaya çalıştı. Bu hat, Kurtuluş savaşı sırasında da ulusal sınır olarak benimsendi, Irak'taki türk cephesinin çökmesi sonucu ittihat ve Terakki hükümeti düştü. Ahmet izzet Paşa'nın kurduğu yeni hükümet Mondros mütarekesi'ni imzalamak zorunda kaldı (30 ekim 1918).

Deniz savaşının sonu. 1918'de ağır, ama güvenilir konvoy sistemini benimseyen Müttefikler, alman U-Boot'larına karşı daha etkili bir savaşım verdiler. Bu alman gemileri, 2,7 milyon tonilatoluk müttefik gemisini batırmakla beraber 2 milyon amerikan askerinin Fransa'ya naklini engelleyemediler. 176 alman denizaltısı Müttefiklerin eline geçti, alman açık deniz donanmasıysa Scapa Flow'a götürüldü, orada kendi kendini batırdı (21 haziran 1919).
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 25.05.10, 16:31
lolipop - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Editör
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 8.048
lolipop isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
Standart 1. Dünya savaşı (1914 - 1918)

Bilanço
Birinci Dünya savaşı insan ve gereç kaybı, siyasal ve ekonomik sonuçları bakımından ikincisi tarafından aşılmış olmasına rağmen, "Büyük Savaş" olarak niteleniyorsa, bunun nedeni, her şeyden önce fransız (plan XVII) ve alman (Schlieffen) planlarında öngörülen kısa bir savaş varsayımına aykırı olarak dört yıl sürmüş olması ve birtakım ayırtedici temel özellikleridir.

Birinci Dünya savaşı bir koalisyon savaşı olmuştur. Saraybosna suikastı, karşılıklı İttifaklar, ingiliz-alman deniz rekabeti ve Avrupa'daki dengeyi koruma kaygısı üçlü ittifak devletleriyle (Fransa, Büyük Britanya, Rusya), Orta Avrupa imparatorluklarının (Almanya ve Avusturya-Macaristan) savaşa tutuşmasına yol açmıştı. Bu devletlerin güçleri birbirlerine denk düşüyor, yeni devletlerin savaşa girmesi aralarındaki güç dengesini pek değiştirmiyordu. Orta Avrupa imparatorluklarına Türkiye (kasım 1914) ve Bulgaristan (ekim 1915) tapagne, 1917'de Chemin des Dames) ve büyük çaplı piyade kayıpları doğdu. Sürekli şiddetlenip yinelenen saldırılar boyunca her iki taraf piyadelerinin gösterdikleri kahramanlık, pek çok köy ve tepeye adlarının verilmesine neden oldu. Bu art-sız arasız ve ezici kuşatma savaşı birdenbire birkaç ayda son buldu (21 mart - 11 kasım 1918). Bu olay, taktik yeniliklerin doğuşu ya da yeni silahların -taşınır toplar, tanklar, uçaklar- önem kazanıp savaşa katılmasıyla cephelerin daha hareketli duruma geldiği döneme rastladı.
Birinci Dünya savaşı aynı zamanda bir sanayi savaşı oldu. 1914-1918 çatışması, giderek büyüyen bir savaş sanayisinin denetiminde gelişti.

Topçulukta, silahların gerek sayısı, gerek ateş gücü bakımından büyük bir gelişme oldu. Savaşın başlangıcında üstünlük Avusturya-Alman ve Rus ordularınday-dı. ingilizler ile Fransızlar iki yıl içinde ağır-top sayısını 20 katına çıkararak açıklarını kapadılar ve cephane bulmakta sıkıntı çeken Almanlar'ı zorlamaya başladılar. 75'lik topun erimi 8 km'den 11,4 km'ye, 155'lik topunkiyse 10,9 km'den 15,4 km'ye yükseldi. 75'lik topun atış yoğunluğu, ağustos 1917'de Verdun önlerindeki fransız saldırısı sırasında üç günde 3 milyon mermiyken, 15-18 temmuz 1918'de 4 milyonu, ve yalnız 26 eylül 1918'de, Champagne' da 1 375 000'i buldu. Topçu savaşı, kayıpları daha önceki savaşlarda % 15'i geçmezken, "Büyük Savaş"ta % 50'yi aştı.

Makineli tüfeklerden sonra, şarjörlü otomatik makineli tüfeklerin icadı ateş gücünü büyük ölçüde etkiledi.
El bombalan ve alev makineleriyle şavaşlar daha bir acımasız oldu. Ama en korkunç silah, ilk olarak Almanlar tarafından 22 nisan 1915'te, Langemarck'da kullanılan zehirli gazdı. Etkisinin korkunçluğuna rağmen, iki taraf sistemli bir biçimde bu silahı kullanmaya yanaşmadı. Bunun nedeni, herhangi bir insanseverlik duygusu değil, her iki tarafın da, rüzgârın ters dönmesiyle kendi gazlarından zehirlenme korkusu ve gazlanmış bölgelerin işgaline olanak verecek teknik gereçlerden henüz yoksun olmasıydı. Düşmanı sığındığı yerden çıkarmak ve uzayıp giden siper savaşına son verebilmek için daha sonra ortaya çıkan yeni bir silahı, yani tankları beklemek gerekiyordu.
Fakat en büyük gelişme hiç kuşkusuz havacılıkta oldu. Savaş başladığı sırada Almanya'nın 232, Rusya'nın 190, Fransa' nın 162, Büyük Britanya'nın 84, Avusturya -Macaristan'ın ise 56 uçağı vardı. Dört yıl içinde bunların sayısı başdöndürücü bir hızla arttığı gibi (örneğin Fransa'nın 1918'de 11 836 uçağı vardı) kullanım alanlarında da kesin değişiklikler oldu. Önceleri düşmanın ilerleyişini izlemek için kullanılan uçak, belli bir hava bölgesini denetim altında tutmak ve düşman kuvvetlerinin konumunu saptamakla görevlendirildi. Alman, fransız, daha sonra da amerikan uçaklarından düşman birliklerini dehşete düşürecek akınlar düzenlemek için de yararlanıldı. Fakat bu görevde en büyük başarı, Londra ve Paris'e sık sık bomba yağdıran Zeppelin güdümlü ba-lonlarıyla elde edildi.
Savaşan ülkeler kadar yansız ülkelerinde ticaret ve yolcu gemilerine karşı denizaltı saldırılarının başlaması (en ünlü örneği Lusilania yolcu gemisinin torpillenmesidir). Bunun sonucu doğan zararlar çok büyük oldu (ağustos 1914-ocak 1917 arasında 3 800 000 tonilato). Yoğun denizaltı savaşı bu saldırıları şiddetlendirdi (1917'de 5 700 000, 1918'de 2 500 000 tonilatoluk gemi battı; 1917'nin çeşitli aylarına ilişkin rakamlar şöyle oldu: mart 440 000 t, nisan 680 000 t, mayıs 460 000 t ve haziran 540 0001). 1914-1918 arasında toplam 12 milyon tonilatoluk gemi battı.
Motorlu araçların işlevlerinin önem kazanması (1914'te 9000; 1918'de 88 000). Savaşın kimi vasıtaları, bu yönden ün yaptı. Örneğin Verdun savaşı nda Kutsal Yol'daki kamyonlar, Marne'daki taksiler kadar ün kazandı.

Sonuç olarak, cephelerdeki hareketsizliğin gerisinde, denize ve motorlu araçlara bağlı olarak gelişen askeri harekât yavaş yavaş savaşın yeni gücü durumuna geldi. Ama karada önemi büyük olan bu eylemlerin açıkça benimsenmesi kolay olmadı.
Bu savaş, ilk dünya savaşı oldu. Afrika, Asya ve Avrupa kıtalarıyla tüm okyanuslarda sürdürüldü. Savaşa giren ülkelerin her alanda (kara, deniz ve havada) etkili olabilmek için tüm güçlerini seferber etmelerini gerektirdi:
Karada, cephe savaşı veren ülkeler, tüm güçlerini buralara yığdılar: insan gücü (Türkiye savaş boyunca 2 850 000 kişiyi silah altına aldı) ve bunun yanı sıra gereç, bilgi, beceri ve para.
Denizde, egemenlik kurmanın zaferin temel öğesi olduğu çabucak anlaşıldı. Dağıtılan alman deniz kuvvetlerinin saf dışı bırakılmasından (Falkland harekâtı, Goeben ve Breslau zırhlıları olayı) sonra, Müttefikler, Avusturya-Macaristan donanmasını kendi limanlarına hapsettiler. Jutland deniz muharebesinden sonra da alman donanmasını kendi limanlarına sığınmaya zorladılar. Denizdeki bu üstünlük Müttefikler'e uzun seferlere çıkma (Basra körfezi, Çanakkale, 1915) ve askeri müdahalelere girişme (Yunanistan, Selanik) olanağı verdi; alman sömürgelerinin ele geçirilmesi harekâtın başarısında önemli rol oynadı. Ayrıca, Orta Avrupa imparatorluklarına ekonomik abluka uygulanmasını sağladı. Bu imparatorluklar, denizde yalnızca yoğun denizaltı savaşıyla ciddi tehlike oluşturdular. Denizaltı saldırıları Müttefikler'e ağır darbeler indirdi; ama amerikan birliklerinin Atlantik'ten Avrupa'ya taşınmasını engelleyemedi.
Havada üstünlük sağlamak, kısa sürede, karadaki savaşların kazanılması için kaçınılmaz duruma geldi; uçak savaşı sonuca götürecek tek silah gibi görünmeye başladı: "Uçak, eğer düşman gereksinimlerinin (...) karşılanmasını uzun bir süre engelleyebilseydi, savaşı sona erdirecek silah olabilirdi; uçağın işlevi,paniği ve moral bozukluğunu siperlerin çok gerilerine dek götürmektir; birliklerin ve savunma hatlarının morali, savaşımın başlıca etmenleri durumuna geldiğine göre, bu işler temel bir işlevdir." (General Petain'in General Pershing'e yazdığı mektup, 25 aralık 1917).

Birinci Dünya savaşı, aynı zamanda bir psikolojik savaş oldu.
Savaşın durağanlığı, kuvvetler arasındaki denge, savaşan ülkeleri yeni bir silaha başvurmaya ve düşmanlarını içten yıkmaya yöneltti. Yalan haberlerin yayılması bunlardan biriydi. En büyük koz olarak da çeşitli halkların kışkırtılması kullanıldı: Müttefikler in Türkler'e karşı ermeni azınlığını ve Araplar'ı, Türkler'in de Rusya Tatarları'nı, Hindistan ve Kuzey Afrikadaki müslümanları harekete geçirmeleri; Müttefiklerin, Habsburglar'a karşı direnen Çekler'i, Slo-venler'i; buna karşı Almanlar'ın da Roma-novlar'a başkaldıran Finlileri, Ukraynalıları ve Polonyalıları, ingiltere'ye karşı da irlandalıları desteklemeleri...

Hükümetler, halkların gitgide tükendiğinin bilincine vardılar ve düşman kuvvetleri ciddi darbeler yemedikçe elde edilmesi güç görünen uzlaşma barışları yolunda çabalarını artırdılar. 1914 ve 1915'in vakitsiz ama anlamlı girişimlerinden sonra, 1916-1918 yıllarının daha inandırıcı gizli çabaları geldi: 1916 sonlarında Avusturya-Macaristan imparatoru Kari Un bu yolda attığı adımlar (Bourbon -Parma prensi Sisto'nun yüklendiği görev), savaşan devletlerin hedeflerini açıklamaları yönünde ABD başkanı Wilson' in yaptığı girişim, Wilhelm li nin barış önerisi, 1917'de, prens Sisto'nun başarısızlığından sonra papa Benedictus XV'in yaptığı barış çağrısı, Armand-Revertera görüşmeleri, Briand ve Lancken'in başarısızlıkla sonuçlanan görüşmesi, Karl I ile başkan Wilson arasında başlayan yazışmalar, 1917 boyunca süren ve yıla damgasını vuran genel bezginlik karşısında duyulan kaygıların belirtileri oldu. 1918'de, çarpışmaların ortalığı kasıp kavurduğu günlerde bile, askeri sonuçların alınması beklenmeden, savaşı diplomatik girişimlerle sona erdirme yolunda büyük çabalar harcandığı görüldü: böylece Ludendorff 27 mayısta, Chemin des Da-mes yöresinde fransız hatlarını yarmış-ken, prens Hatzfeld Wildenburg barış görüşmelerini yürüttü. 1 haziranda, Almanlar başarılarının doruğundayken, Bavye-ra'da, Rupprecht prensi alman ordusunun sonuçta başarı kazanamayacağını yazdı. Oysa aynı gün Foch, "savaşın belki de yitirildiğini" açıklıyor, 7 haziranda da ingilizler tümenlerinin sayısını azaltırlarsa "savaşı sürdürmenin olanaksız duruma geleceğini" belirtiyordu. Gözlenen genel bitkinlik savaşta uğranan kayıpların kanıtıydı; Müttefikler zaferi bu bezginlik ortamında kazandı.
Birinci Dünya savaşı, son olarak, savaşa giren ülkeler ve özellikle de Batı Avrupa ülkeleri için bir yıkım savaşı oldu:
—insan kayıpları:
Türkiye 500 000 - 600 000 şehit verdi. Savaş boyunca silah altına aldığı
2 850 000 kişiden ateşkes sırasında elde kalan 560 000 kişiydi.
(Fransa 1 400 000 insan kaybetti; aktif erkek nüfusun % 10'u yitirildi, Almanya'da % 9,8 -toplam 1 800 000 ölü-, Avusturya - Macaristan'da % 9,5, italya'da 6,2, ingiltere'de 5,1, Rusya'da 4,5, Belçika'da 1,9 ve ABD'de 0,2). Savaşın toplam insan kaybı 8 milyon kişi dolayında oldu.
Mali kayıplar: Savaş ardında çok büyük mali yükler bıraktı. Fransa ve Büyük Britanya ABD'ye 7 milyar dolar borçlandı. Para her ülkede değer yitirdi. Bu durum, "Büyük Savaş" sonrasında dünyanın altın stokunun % 50'sini elinde tutan ABD ile öteki ülkeler arasında uyuşmazlıklara yol açtı. Türkiye'nin de savaş giderleri 398,5 milyon osmanlı lirası tuttu. Bu gider büyük ölçüde emisyonla karşılandı; 161 milyon osmanlı lirası basıldı. Para arzı dört kat arttı, ikinci kaynak dış borçlanma oldu. Almanya 4 milyar mark kredi verdi. 1916 yılına kadar değerini koruyan para, altın karşısında değerini yitirdi. 1917'de bir altın lira altı kâğıt liraya eşit oldu.
Dünyada etki kaybı: Batı Avrupa, 1914' te dünya ticaretinin üçte ikisini elinde tutarken, savaş sonrasında bu oran beşte ikiye düştü. Sömürgelerinde savaş koşullarının yarattığı güçlüklerle karşı karşıya kaldı. Aynı dönemde Wllson'ın öğretisi ve Lenin'in devrim stratejisi sömürge halkları arasında belirgin bir yankı yarattı.

Ama kimi ülkeler için zaferin, herkes içinse savaşın sona ermesinin sevinci (kimi çatışmalar, özellikle de rus iç savaşı hâlâ sürse de) ortaya çıkan yeni sorunların büyüklüğünü gözlerden gizledi. Bir yandan toparlanan, öbür yandan zayıf düşmüş olan demokrasi yönetimleri, bu sorunları çözecek siyasal gücü her zaman bulamadılar. Böylece Büyük Savaş siperlerinin görünüşteki hareketsizliği ardında değişik biçimlerde hareketler, özellikle de motor sanayisinin gücü belirdi. Bu yeni güç, ikinci Dünya savaşı'nın büyük strateji zaferlerine dönüşünü hazırladı ve XX. yy.'ın yeni büyük devletlerini az-çok belirledi: ABD, Sovyetler Birliği ve Japonya.
Barış antlaşmalarının yetersizliği ve Büyük Savaş'ın yol açtığı ağır zorunluklar, II kasım ateşkesini ancak 20 yıl sürecek bir barış antlaşması durumuna getirdi.

kaynak:2-cilt:6
__________________

Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
(1914, 1918), birinci, cihan, dünya, harbi, savaşı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 18:23 .