|
#1
|
|
20.08.08, 20:29
Bir köprünün, bir binanın, bir yarış otomoblinin, sesten hızlı bir uçağın yapımı, bir uzay kapsülünün atmosfere dönüşü ancak bu bilim sayesinde sağlam bir çözüme kavuşabilir. Hava, ilerlemekte olan bir cisme dirençle karşı koyar. Hızla kayan bir kayakçının hızını artırmak için büzülüp tortop olmasının nedeni budur. Bu direncinin şiddeti havanın yoğunluğuna, cismin hızına, biçimine ve i-lerleme yönündeki kesit genişliğine bağlıdır. Hava direncinin en az olabilmesi için cismin aerodinamik bir biçimde bulunması gereklidir. Bu biçim havadan düşmekte olan bir damlanın yumurtamsı biçimidir. Ayrıca hava yoğunluğu ne kadar azsa direnç de o kadar az olur. Uçakların çoğunlukla 10 000 m yukarda uçmalarının nedeni budur. Hava tüneli Aerodinamik olaylarını incelemek için özel hava tünelleri kullanılır. Hava direnci ile karşılaşacak cismin (bina, köprü, uçak v.b.) küçük bir modeli tünelin içine konduktan sonra üstüne hızla hava üflenerek denemeler yapılır. Hava akımının gözle görülebilmesi için de çeşitli yöntemlere başvurulur (cisme ince yün yapıştırma, cisimden renkli duman fışkırtma, striyoskopi v.b. Katı bir cismin çevresine hava akımı Hava tünelinde yapılan incelemeler 50 km'den aşağı hızlarda hava moleküllerinin cismin yüzeyinden kaydığını ve cisim geçtikten, sonra eski yerlerini aldığını göstermiştir. Fakat hız artınca cismin arkasından hava girdapları oluşmağa başlar. Bu kesimde büyük bir basınç düşüklüğü ortaya çıkar ve bu, yüzden cisme karşı havanın direnci çok artar. Eskiden trenlerin ve otomobillerin hızı az olduğu için biçimleri bir sorun yaratmıyordu. Ama şimdi her araba 100 km hız yapabildiği, trenlerin hızı arttığı için otomobillerin, lokomotif ve vagonların biçimleri de hava tünellerinde yapılan deneylerle düzenlenmektedir. Uçakların uçuşu Kuşların uçuşu gibi uçakların uçuşu da gövde ve kanatların biçimine ve bunların aerodinamik kuvvetlere uygun kullanılmasına bağlıdır. Uçağı kaldıran gövdesi değil kanatlarıdır. Gövdeye sadece havada iyi kaymasını sağlayacak bir biçim vermek yeter. Aerodinamik araştırmalar özellikle kanatların biçimiyle ilgilenir. Hava tünellerinde yapılan incelemeler bu bakımdan büyük gelişmeler sağlamıştır. Yapılan deneylere göre, kanatların ön kenarı hafifçe değirmi, arka kenarı ince, üst yüzü hafif şişkin, alt yüzü hafif çukur olmalıdır. Kanat havada hareket ettiği zaman önden çarpan hava ikiye ayrılarak arkaya doğru kayar. Üst yüz şişkin olduğu için hava moleküllerinin geçeceği mesafe alt yüze göre daha uzundur, bu yüzden üst yüzde hava akımı alt yüze oranla daha hızlıdır. Bunun sonunda üst yüzün üstünde bir basınç düşüklüğü, alt yüzün altında ise bir basınç yüksekliği doğar. Eşit olmayan bu hava akımının bir başka sonucu da şudur: aerodinamik kuvvetler aşağıdan yukarı doğru yönelir. Bu kuvvetlerin bir kısmı uçağı havaca tutmağa yarar, bir kısmı da onu sanki geri çeker. Uçak kanadının alt ve üst tarafında ya da uçan bir cismin çevresinde meydana gelen yüksek ve alçak basınç bölgeleri hava sarsıntılarına yol açar. Sarsıntı dalgalara ses dalgalarına eşit bir hızla yayılfr. Uçaklann ve *füzelerin hızı, bunlum ses hızına oranıyla ve Mach (mah) sayısı denilen bir birimle belirlenir. Deniz düzeyinde ve 15°C'ta Mach 1 saatte 1 224 km'lik bir hız demektir. Bir cisim havada Mach l'den yavaş uçarsa basınç dalgalan ondan önde gider. Cismin hızı Mach l'e ulaştığı zaman basınç dalgaları cismin hızı ile bir olur ve önünde şok dalgası denen bir çeşit perde meydana getirir. Bu hava engeli uzun süre aşılmaz sanılmıştı. İkinci Dünya Savaşı'nın sonuna kadar Mach 1'i'aşmak için girişilen bütün denemeler felâketle sonuçlandı. Mach 0,8'den itibaren bozukluk başlıyordu: uçağın tepetakla olması, gövde ve kanatlarda şiddetli sarsıntı, hız kaybı gibi... Hava tünelleri bu sakmcalan ortadan kaldırma ve Mach l'i aşma olanağı sağladı. Bugün sesten hızlı uçak ve füzeler henüz iyi bilinmeyen Mach 0,8 ile Mach 1,2 arasındaki bu bölgeyi çok çabuk aşabilmektedir. Sesüstü ve sesötesi uçuş Mach 1,2 ile Mach 4 arasındaki u-çuşlara sesüstü uçuş denir. Ancak u-çaklar Mach 1,2'den sonra oldukça farklı aerodinamik kanunlara uymak zorunda olduğundan ona göre tedbirler alınır (ince ve arkaya doğru ok, ya da delta biçiminde kanat v.b). Hız ne olursa olsun hareket eden cismin çevresinde kinetik bir ısınma meydana gelir. Uçağın bazı kısımlarında sıcaklık Mach 2'de 100°C'a, Mach 2 ile Mach 4 arasında 300°C'a yükselir. Bu yüzden ısınmağa elverişli olan bütün sivri çıkıntılar elden geldiğince yok edilir. Sesötesi uçuşlarda (Mach 4'ten yukarı) ısınma olayı daha da önem kazanır. Bu nedenle sesötesi hızda uçan aygıtlar (saatte 7 275 km hız yapan amerikan X-15 fü-zeuçağı, saniyede 11 km hızla atmosfere giren uzay kapsülleri) silikonlu koruyucu tabakalarla kaplanır. Koruyucu gömlek aşın ısıyı emer, erir, buharlaşır, böylece bir süre için aygıtı eriyip yok olmaktan kurtarır. » Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Fizik » Dinamik » kaynak12 1.cilt / s.21-22
__________________ Kendi omuzuna tırman. Başka nasıl yükselebilirsin ki ! |
| Sponsorlar |
| |