|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
21.04.08, 23:00
Türk ozanı (İstanbul, 1867-İstanbul,1915).Asıl adı Mehmet Tevfik olan Tevfik Fikret, Aksaray Mahmudiye Valide Rüştiyesi'ni bitirdikten sonra, Galatasaray Sultanisi'nde öğrenim gördü (1877-1888). Bu okulda fransızca öğrendi ve Fransız kültürünü tamdı; Muallim Naci, Muallim Fevzi, Recaizade Mahmut Ekrem gibi, dönemin edebiyatçı öğretmenlerinden ders alarak şiire yöneldi. İlk şiirlerini de bu okul dayken yayımlamaya başladı. Okulu bitirdikten sonra, yabancı dil bilmesi nedeniyle, Babıali Hariciye İstişare Odası'nda memur olarak çalışmaya başladı. Ticaret Mekteb-i Âlisi'nde fransızca ve hüsn-ü hat (güzel yazı) dersleri verdi. 1892'de İsmail Safa'nın çıkardığı Mirsad dergisinde açılan Tevhid (Tanrı' nın birliğini anlatan şiir) ve Sitayiş-i Hazret-i Padişahı (padişahın övgüsü) konulu şiir ve düzyazı yarışmasında birinciliği alarak adını duyurdu. Arkadaşları Hüseyin Kâzım ve Ali Ekrem'le Malumat dergisini yayımladı (1894). Bu dergide Lamartine, Baude-laire, Sully Prudhomme gibi Fransız ozanlarından çeviriler yayımlarken, şiir ve şiir dili üstüne düşünerek bir arayış içine girdi. Aynı yıl Galatasaray Sultanisi ilk bölümüne türkçe öğretmeni olduysa da, kısa bir süre sonra bu görevinden ayrıldı (1895). Bu yıllarda Mirsad, Maarif, Malumat gibi dergilerde şiir yayımlamayı sürdürdü. Tevfik Fikret, 1896'da Robert Kolej' de edebiyat öğretmeni olarak görev aldı. Aynı yıl Galatasaray'dan öğretmeni olan Recaizade Mahmut Ekrem' in aracılığıyla Servet-i Fünun dergisi sahibi Ahmet İhsan'la tanışan Tevfik Fikret, Recaizade Mahmut'un önermesiyle derginin edebiyat bölümünün yönetimini üstlendi. Dönemin Halit Ziya Uşaklıgil, Cenap Şahabettin, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Süleyman Nazif, Ahmet Şuayib gibi genç sanatçıları Servet-i Fünun dergisi çevresinde toplanarak, Edebiyat-ı Cedide ya da Servet-i Fünun edebiyatı adı verilen, eski edebiyat anlayışından farklı bir edebiyat geliştirdiler. Eski edebiyat yandaşlarıyla tartışmalara giriştiler. Tevfik Fikret Servet-i Fünun dergisinden ayrıldıktan sonra, yalnızca Robert Kolej'deki öğretmenliğini sürdürdü. 1905'te yaptırdığı Aşiyan Köşkü'nde kendi kabuğuna çekildi. Onun bu davranışında baskılı yönetimin doğurduğu karamsarlık kadar, Servet-i Fünun sanatçıları arasında çıkan anlaşmazlık, Hüseyin Siret ve İsmail Safa'mn sürgüne gönderilmeleri gibi olaylar da etkili oldu. 1908 Meşrutiyeti'nden sonra, Hüseyin Cahit Yalçın'la birlikte Tanin gazetesini çıkaran Tevfik Fikret, Tanin' in İttihat ve Terakki Cemiyeti'nin yanında yer alması nedeniyle gazeteyi bıraktı. Bir ara Galatasaray Sultanisi müdürlüğü de yaptı (1909-1910), ama çok geçmeden hem bu okuldan hem de Darülfünun ve Darülmualli-min'deki görevlerinden ayrılarak, Robert Kolej'deki görevine döndü. 1915'te ölen Tevfik Fikret'in cenazesi önce Eyüp mezarlığında toprağa verildi, daha sonra Aşiyan'm bahçesine gömüldü. Yapıtları Rübab-ı Şikeste (1900); Haluk'un Defteri (1911); Şermin (1914). Kitaplarına girmemiş olan şiirleri, Cevdet Kudret'in düzenlediği Tevfik Fikret, Son Şiirler (1952); Murat Uraz'ın düzenlediği Tevfik Fikret ve Kitaplarında Çıkmayan Şiirler (1959) adlı kitaplarda yayımlandı. --------------- Tevfik Fikret was born in Istanbul, Ottoman Empire, in 1867. He was educated at the prestigious Galatasaray Lisesi, where he later became principal. His sister suffered a tragic early death. His works were deeply influenced by the French Symbolists, many of whose whose works he translated into Turkish. Possessor of a bold, innovative style, his use of frequently arcane words contributed to the difficulty of his work. Along with many of his avant-garde contemporaries, he contributed to the literary magazine Servet-i-Fünun ("the Wealth of Knowledge") until it was censored by the Ottoman government in 1901. Fikret's volumes of verse include Rubab-i-Sikeste ("The Broken Lute") from 1900 and Haluk-un-Defteri ("Haluk's Notebook") from 1911. ------------------------ kaynak 3 11.cilt / sf 4231-4233 wikipedia » Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Edebiyat » Edebiyatçılar » Şairler » Halk Ozanları Konu Unrealseptic tarafından (26.05.08 saat 21:44 ) değiştirilmiştir.. |
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Öğrenciliği sırasında şiir yazmaya ve yayımlamaya başlayan Tevfik Fikret' in ilk şiirleri, eski biçim anlayışındaki gazellerdi. Şiire hiçbir yenilik getirmeyen, eski nazım birimi, ölçü, uyak, dil ve anlatım özelliklerine bağlı olduğu bu şiirlerden sonra, 1896'ya doğru, Batılı ozanları tanıması, Malumat dergisindeki çeviri çalışmaları, Tevfik Fikret'in şiirinde yeni yönelimlere yol açtı. Bu yönelimde Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci'nin şiirlerinin etkisi görülmektedir. 1888-1896 yılları arasındaki bu arayış döneminden sonra Tevfik Fikret' in, Servet-i Fünun dergisinde yayımlanan şiirlerinde, şiir tekniğine, diline ve sesine egemen olduğu ve kişiliğini bulduğu görülmektedir. Serveti Fünun dönemi şiirlerinde (1896-1901), toplumsal konular, Fuzulî, Nedim, Nef'î, Recaizade Mahmut Ekrem, Ab-dülhak Hamit Tarhan gibi ozanların betimlendiği portreler, doğa betimlemeleri gibi konuları işledi. 1900'de Rübab-ı Şikeste (Kırık Rübab) adlı kitabında toplanan bu şiirlerinde doğrudan siyasal konular yer almasa bile, toplumsal eşitsizliğin, yoksulluğun, bireysel karamsarlığın, duygusallığın, toplumsala açık olarak yer aldığı gö-rülür.Fransız ozanı François Coppee' nin etkisi bulunan bu şiirlerinde, ozanın kendi ruhsal durumunun dışa-vurulduğu, doğa betimlemelerindeyse ozanın ruhsal durumuyla doğa arasında özdeşlikler ve benzerlikler kurulduğu açık olarak görülür. Tevfik Fikret'in bu dönem şiirleri, Servet-i Fünun şiirinin dilini ve estetiğini belirleyen nitelikleri taşımaktadır. Serbest müstezat ve öteki yeni nazım biçimlerini kullandığı bu şiirlerinde Tevfik Fikret, ağdalı bir osmanlıcayla yazdı. Nazım birimi olarak dizeyi aldı, ancak tümceyi dizeyle sınırlamayarak, ulan-tı dize uygulamasıyla öteki dizelere de yaydı. Şiir dilini düzyazıya yaklaştırarak, konuşma dilinin edasını yakalamaya çalıştı. Bunu sağlamak için noktalama işaretlerine de yer verdi. Fransız şiirinin etkisiyle, şiirde dil müziğine ve betimlemeye yöneldi. Bir ressam gözüyle doğayı betimlerken özgün sıfatlardan ve sıfat tamlamalarından yararlandı. Dil müziğini ya da doğal olayların ritmini ("Yağmur" şiirinde olduğu gibi), uyakların dizilişi, aliterasyonlar, aruzun uygun kalıpları gibi öğelerle sağladı. 190 l'den sonra ve 1908 Meşrutiyeti döneminde Tevfik Fikret'in şiirinde toplumsal konular ve siyasal muhalefet ağır bastı. Bu dönem şiirlerinde duygusallığın yanı sıra belirgin bir öğreticilik ve öfke tavrı vardır. "Sis", "Haluk'un Amentüsü", "Han-ı Yağma" gibi şiirlerinde, hem Abdül-hamit II'ye, hem de umudunu kestiği İttihat ve Terakki Cemiyeti'ne şiddetle karşı çıktı. Duygudan çok kimi düşüncelerini topluma yansıtmayı amaçladığından, dilde yalınlaşmaya yöneldi. Servet-i Fünun döneminde Tevfik Fik ret'in şiirine egemen olan acıma duygusu, 190l'den sonra yerini muhalefete bıraktı, 1908'den sonraysa, evrensele genişleyen bir insancılık anlayışını geliştirdi. Tevfik Fikret, çocuklar için yazdığı ve Şermin (1914) adlı kitabında topladığı şürlerinde, çalışmayı ve çağdaşlaşmayı konu aldı, yalın bir dil ve hece ölçüsünü kullandı. |
| Sponsorlar |
| |