|
#1
|
|
05.07.08, 09:50
Abdürrahim Karakoç Maraş'ın Elbistan ilçesinde doğdu (1932). Babası ve dedesi halk şairidir. İlkokul'dan sonra öğrenimine devam edemedi. Köyünde bir süre marangoz olarak çalıştı. 1958'den sonra Belediye'de muhasebecilik yaptı. Şiirlerini halk şairleri gelenek ve doğrultusunda yazan şair, taşlamalarıyla da tanınmıştır. Günümüz Türk edebiyatında "âşık tarzı" şiirin büyük ustalarından biridir. Şiirlerinde dînî, siyâsî, kültürel ve sosyal meseleleri işlemiştir. » Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Edebiyat » Edebiyatçılar » Şairler Konu Mehmet Yücel tarafından (05.07.08 saat 09:58 ) değiştirilmiştir.. |
| Mehmet Yücel kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
CiwCiw (05.07.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| Eserleri : Şiir : 1.Hasan'a Mektuplar (1965), 2.Haber Bülteni (1967), 3.El Kulakta (1969), 4.Bütün Şiirleri (1973) 5. Vur Emri (1975), 6.Kan Yazısı (1978), 7. Şiirler (1981), 8.Suları Islatamadım (1988), 9.Dosta Doğru (1988), 10.Beşinci Mevsim, Gökçekimi (1991) KABUKTAN İÇE HERŞEYDEN HİÇE DOĞRU Hasret büyür, çile büyür, kin büyür Dakikalar yıla bağlı.. çözemem Gaflet büyür, şeytan büyür, cin büyür Karıncalar file bağlı.. çözemem Keder sepet sepet; dert sandık sandık Sebepsiz habire yakıldık, yandık Ezadan, cezadan bıktık, usandık Aşk meyvası dala bağlı.. çözemem Mamur evler çakallara in oldu Karganın, baykuşun biri bin oldu Bülbüller yuvadan tedirgin oldu Atmacalar göle bağlı.. çözemem Ana garip, oğlan yetim, kız öksüz Sofra garip, ekmek yetim, tuz öksüz Ağız garip, dudak yetim, söz öksüz Zağlı hançer dile bağlı.. çözemem Tarifsiz hile var karada, akta Hakkın sahipleri boğulur hakta Ceylan akvaryumda, balık kavakta Akbabalar güle bağlı.. çözemem Yokuşa akıyor sular bir tuhaf Denizler boşalır, dolar bir tuhaf Düğümler bir tuhaf, yular bir tuhaf Küheylanlar küle bağlı.. çözemem Kader bizi gam küpünde yoğurur Günler hüzün, aylar hicran doğurur Eski dostlar "gel, gel" diye çağırır Ayaklarım yola bağlı.. çözemem (Suları Islatamadım) MİHRİBAN (AŞK) Sarı saçlarına deli gönlümü Bağlamışlar, çözülmüyor Mihriban Ayrılıktan zor belleme ölümü Gör meyince sezilmiyor Mihriban Yâr, deyince kalem elden düşüyor Gözlerim görmüyor, aklım şaşıyor Lâmbamda titreyen alev üşüyor Aşk, kâğıda yazılmıyor Mihriban Önce naz, sonra söz ve sonra hile Sevilen seveni düşürür dile Seneler, asırlar değişse bile Eski töre bozulmuyor Mihr iban Tabiblerde ilâç yoktur yarama Aşk deyince ötesini arama Her nesnenin bir bitimi var ama, Aşka hudut çizilmiyor Mihriban Boşa bağlanmamış bülbül, gülüne Kar koysan köz olur aşkın külüne Şaştım kara bahtım tahammülüne Taşa çalsam ezilmiyor Mihriban Tarife sığmıyor aşkın anlamı Ancak çeken bilir bu derdi, gamı Bir kör düğüm baştan sona tamamı Çözemedim, çözülmüyor Mihriban (Şiirler, s.80-81) SANA GELİYORUM Görmeden doğduğum gecenin seherini Ellerim değmeden anama Ve günah izi yokken dudaklarımda Bebeklere has bir dille ağlayarak Sana geliyorum sana Çırıl-çıplak... Bir garip ağaç oldum aşk ülkesinde Köklerim sığmadı zamana Silktim ham meyvelerimi utandım da Kutsal duygularınla donandım yaprak yaprak Sana geliyorum sana Dal-budak... Ne bir dürüm ekmek var heybemde Ne içecek suyum kana kana Bir tutam umutla düştüm yollara Bazan yürüyerek, bazan koşarak Sana geliyorum sana Yalınayak... Yollar uzadıkça yük ağırlaştı Ateş düştü gönlümdeki harmana Bıraktım ağrıyı, sızıyı bir yana Hasretinden ıpıl ıpıl yanarak Sana geliyorum sana Bir avuç toprak... Seyrettim uzaktan benliğimi ki Et, kemik, kan değilmiş mânâ Habib’in hakkına, ismin hakkına Af dilemek için ağlayarak Sana geliyorum sana Ya Hakk... (Şiirler, s.94-95) NUR YAĞACAK Rahmet yüklü bulutlar saracak ülkemizi Akşama nur yağacak, sabaha nur yağacak Yıkayacak damlalar kirden, küfürden bizi Âleme nur yağacak, ervaha nur yağacak Bir nura perde çekse üç madde fikirsizi Arkasından yüz daha, bin daha nur yağacak Ne karanlık kalacak, ne karanlığın izi Zindana nur yağacak, dergâha nur yağacak Olacak Anadolu bir aydınlık denizi Ordu'ya nur yağacak, Oltu'ya nur yağacak Đnanmışlar cihada koşacak dizi dizi Kaleme nur yağacak, silâha nur yağacak Ey nura susamışlar, aç ın ellerinizi ! Sonsuz şükürler olsun Allah'a, nur yağacak. » Nüve Forum » kütüphane » Kültür » Edebiyat » Edebiyatçılar » Şairler kaynak |
| Mehmet Yücel kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
gezegen (05.07.08) | ||
| Sponsorlar |
| |