Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Bilim ve Teknoloji > Gökbilim > Uzay > Radyoaktifin rededilmez tarifi-Mahabarata ve Vimanalar,Ufoloji,Eski Hindistanda ufola

Uzay hakkinda Radyoaktifin rededilmez tarifi-Mahabarata ve Vimanalar,Ufoloji,Eski Hindistanda ufola ile ilgili bilgiler


Eski Hindistanda ufolar (vimana) Hindistan'ın ulusal destanı Mahabharata, aslında bir şiirdir ama çok büyük ve karmaşık bir şiir külliyatı olarak düşünülebilir. Sözcük sayısı " Mesnevi " den çok daha ötededir

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 18.01.08, 14:52
Ufo
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Radyoaktifin rededilmez tarifi-Mahabarata ve Vimanalar,Ufoloji,Eski Hindistanda ufola

Eski Hindistanda ufolar (vimana)
Hindistan'ın ulusal destanı Mahabharata, aslında bir şiirdir ama çok büyük ve karmaşık bir şiir külliyatı olarak düşünülebilir. Sözcük sayısı " Mesnevi " den çok daha ötededir ama büyük olasılıkla tek bir kişi tarafından yazılmamıştır.Sanskritçe yazılmış olan Mahabharata şimdiye kadar yazılan en uzun şiirdir " Stanza " denilen yüz bin kıtadan oluşur yani Ansiklopedi Britannica 'nın tamamı kadardır. Bazılarına göre MÖ3-5. yy aralarında yazılmıştır, bazılarına göre MS.4.yy 'da derlenmiş, bazılarına göre ise çok daha eskilere 19-20.000 yıl evvel yazılmıştır. Hintlilere göre Mahabharata'da olmayan bir şey hiç bir yerde yoktur. Batı dünyası bu inanılmaz dev destanı ancak 18. yy'dan sonra tanımıştır o da destanın sadece küçük bir bölümü olan 1785'de Londra'da Charles Wilkins çevirisiyle yayınlanan "Bhagavadgita"dır. 19.yy' da doğubilimci Hippolyte Fauche, 200 kişilik bir ekiple tüm destanı Fransızca'ya çevirmeye başladı ama ömrü vefa etmedi. Sonuçta eksiksiz çeviri 20.yy'ın başlarında yine Hintliler tarafından Bombay'da gerçekleştirildi.

Mahabarata' dan Alıntılar
Sanskritçe***8217;de " Maha " büyük ve her şeyin toplamı anlamına gelir; " Bharata " ise komünyel bir isimdir veya bir bilgeliğin tanımıdır. Daha öte metafizik yorumlarda sözcüğün " insan " anlamında olduğu da söylenir; bu bağlamda " insanlığın öyküsü " yazılmıştır.Destanda anlatılan dev savaş öncelikle Klanlar arası bir çatışma gibi görünse de, aslında tüm gezegenin egemenliği yolunda bir kavgadır ama sonunda öyle bir savaş başlar ki, tüm evren yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalır. Savaşta kullanılan silahlar hem dünyasal ( Ok, balta, kılıc, mızrak gibi ) hem de tanrısaldır ( Işınlar, atomik silahlar, uçan araçlar gibi ) Bir bakışa göre, Mahabharata en eski bilim kurgu örneğidir ve zeki canlılar arasındaki bir anlaşmazlığı bir savaşı ve günümüz teknolojisinin çok ötesinde silahların kullanıldığını anlatır. Örneğin bir bölümde içinde destanın kahramanlarından olan Krisnha' nın da bulunduğu Vrishni 'ler Salva adlı kötü bir güçle kuşatırlar. Bunun üzerine zalim Salva, her yere gidebildiği Saubha adlı arabasına binerek "yükselir" ve sayısız cesur Vrishni genciyle birlikte tüm bir kenti harabeye çevirir. Saubha adlı araç daha önceki bölümlerde anlatıldığına göre savaşın yönetildiği bayrak gemisidir ve Salva'nın kentinde bulunmaktadır. Yani oradan kalkıp savaş alanına getirilmiştir.Buna karşın Vrishni savaşcılarının da benzer silahları vardır; Pradyumna adlı kahraman özel bir silah kullanır bu silah en yüksekteki tanrıları dahi durdurmaktadır;silah için " Savaş alanındaki hiç bir insan onun oklarından kurtulamaz " tanımı yapılır ve Salva Krisnha'ya doğru gider Krisnaha gökte Salva'yı izlemeye başlar fakat Saubha adlı araç göklere özgün tanımla adeta yapışmıştır. Krisnaha tüm silahlarını durmaksızın fırlatır; roketler, misiller, mızraklar,çiviler, savaş baltaları, üç yüzlü oklar, alev püskürtücüleri vb... Gökte yüzlerce ay ve güneş belirir, yüzlerce yıldız doğar. Ne gece ne de gündüz vardır zaman anlaşılmaz.

Radyoaktifin Rededilmez Tarifi
Krisnha' nın Salva 'nın saldırılarını savuşturmak için kullandığı silahların seslerinin anlatımı, aynen günümüzdeki antibalistik roketlere benzemektedir; " Onları savuşturdum, bir hayal gibiydiler. Hızla vuran sütunları yolladığımda, gökler parladı ve parçalara ayrıldılar. gökte büyük gürültüler oldu " ve sonra Saubha'nın görünmez olduğu anlatılır sanki Krisnha hedefi hiç şaşırmayan akıllı bombalar kullanmaktadır. Bu arada atılan bir okun " Roketin " sesiyle savaşçılar ölürler Salva'nın askerleri " Danavalar " acı çığlıklar atarak yerlere düşerler onları güneşe benzer parlaklığı olan okların sesi öldürür. Saubha kaçmak için saldırıya kalkışır, o zaman Krisnha " özel ateş silahı "nı kullanır bu silah güneş şeklinde halesi olan bir disk şeklindedir. Ve disk Saubha'yı ikiye böler " kent " gökten yere düşer ve Salva ölür. Bu olay Mahabharata'nın sonudur. En garip silahlardan birisi Pradyuma'nın kullandığı özel oktur; bu okun öldürücü gücünden hiç kimse tanrılar dahi kaçamaz. Agneya'nın kullandığı silah ise dumansız ateş okudur "yoksa ok yerine ışın mı demeliyiz". Derken savaş alanına birden bir karanlık yayılır,kimse çevreyi göremez ama gece olmamıştır vahşi bir rüzgar başlar, bulutlar kükrer, gökten toz ve çakıl taşları yağar doğa dengesini yitirir, güneş gökte sallanmakta, dünya titremekte, korkunç silahtan yayılan kavurucu sıcaklık, her şeyi yakmaktadır. Filler alevler içinde, çılgın gibi oradan oraya koşuştururken, diğer canlılar buruşarak yere düşmektedir, vahşi ışınlar gökten yağmur gibi yağmaktadır. Ve ateş fırtınasının yanı sıra Gurkha 'nın silahının sesini duyanlar da ölürler. Bütün bunlar sanki nükleer bir patlamanın yanı sıra radyoaktif çöküntünün birebir tarifi gibidirler.

Mahabarata ve Vimanalar
Gurkha'nın çok hızlı ve güçlü bir Vimana' sı vardır; Vrishni'lerin ve Andhaka'ların üç kentine uçar ve saldırır evrenin tüm güçünü taşımaktadır. Duman ve ateş sütunları fışkırtır, on binlerce güneş parlaklığında ışınlar yayarak yükselir Vim ana***8217;nın " Demir şimşek " diye tanımlanan süper bir silahı vardır, her iki aşiretten sayısız insanı ve kentleri küle dönüştürür. Cesetler tanınmayacak kadar yanarlar, ölmeyenlerin şaçları ve tırnakları dökülür, çanaklar, çömlekler kendi kendilerine kırılırlar, yiyecekler zehirlenir. Kaçmaya çalışan savaşçılar ve eşyaları küllerle yıkanmaktadır. Nedir bu silahlar? Başka hiçbir mitolojide böyle bir tanım yoktur, yıldırımlar, şimşekler vardır ama ötesi yoktur. Bunu anlamak şu anda mümkün değil; umudumuz zamanla öğrenmek. Destan'da anlatılan olaylar gerçek midir ? yani fiziksel midir ? Yoksa metafizikçilerin yaklaşımıyla simgesel midir? 1944 yılında Paris Üniversitesi Hint Uygarlığı Enstitüsü'nden Emil Senart'ın özgün çevirisi olan "La BhagavadGita" böyledir. ( Ruh ve made yayınları 1995 ). Türkçe çevirinin ön sözünde Ergün Arıkdal şöyle der ". .. o halde insan kendiyle, maddenin hakimiyeti ile savaşa hep devam etmektedir. "Galiba her ikisi de doğrudur yani Mahabharata hem çok uzak geçmişte kaybolmuş bir uygarlığı ve belki de yaşanmış en büyük savaşı anlatmakta, hem de dev bir ruhsal öğretiyi içermektedir.

" Puspaku adlı araç güneşe benziyordu ve kardeşime aitti, onu Ravan'dan almıştı, uçuyordu ve mükemmeldi, istenilen her yere gidiyordu, Lanka kentinin göklerinde uçarken parlak bir buluta benziyordu" Ramayana Destanı

Salva' nın aracı çok gizemliydi, gökte bazen görünüyor bazen de kayboluyordu. Yani görünmeme yeteneği vardı; Yadu Hanedanı'nın savaşçıları bu garip aracı bir türlü tam olarak algılayamadılar; bazen yerde bazen gökte beliriyor sonra birden bir tepeye veya bir ırmağın kıyısına konmuş olarak ortaya çıkıyordu. Bu uçan harikulade araç, gökte bir ateş fırıldağı gibi dönüyor ve bir an bile yerinde durmuyordu" Bhaktivedanta, Swami Prabhupada, Krsna

"Kralım; uçan araç mükemmeldi, Şeytan Maya tarafından yapılmış ve bir savaş için gereken tüm silahlarla donatılmıştı.Hayal edilmesi ve anlatılması imkansız bir araçtı; görünmezlik özelliğine sahipti. Oturulan yerde koruyucu bir şemsiye ve serinletici bir güç vardı. Mihrace Bai' nin çevresinde kaptanları ve kumandanları bulunuyordu; geceleyin gökte yükselen bir ay gibi görünüyor, her yönü aydınlatıyordu". Swami Prabhupada, Bhaktivedanta, Srimad Bhagavatam

"Pushpaka bir gök arabasıydı, insanları Ayodhya kentine taşıyordu.Gök bu harika uçan araçlarla doluydu, gece karanlığında yaydıkları sarımtırak göz kamaştırıcı ışık göğü aydınlatıyordu." Mahavira of Bhavabhuti ( 8.yy dan kalma bir jain yazısı)

" Vata' nın arabası ne görkemli; gök gürültüsü gibi ses çıkarıyor, göklere dokunuyor; parlak bir ışığı var; kırmız göz kamaştırıcı ve alev gibi ; bir girdap gibi dönerken, dünyanın tozunu kaldırıyor" Rigveda ( Vata bir Aryan rüzgar tanrısı)

"Bir zamanlar Kral Citaketu , kendisine Tanrı Vişnu tarafından verilen parlak ve ihtişamlı bir uçan araçla dış uzaya yolculuk yapar ve Tanrı Şiva' yı görür...Oklar ışınlar "Şiva tarafından yollanır. Işınlar güneş benzeri bir küreden fışkırır ve içinde yaşanan üç gök aracını kaplar ve o araçlar bir daha görünmezler". Srimad Bhagavatam VI, Canto, Bölüm 3

Ufoloji ve Vimanalar
" Batılılar tarafından Güney Hindistan'daki bir tapınakta bulunan antik Sanskrit metinlere göre, Vimanalar uçan tüm araçların en üst noktasıydılar.İtalyan bilimci Dr. Roberto Pinotti 12 Ekim 1988'de Bangalore'da yapılan Dünya Uzay Konferansı'nda yaptığı konuşmada Hindu antik metinlerinde tanrılarla insanlar arasında yapılan bir savaşın anlatıldığını belirtti. Piontti metinlerde bir destan olarak bakılmasını istiyor ve göklerde pilotların kullandığı silahlı uçan araçlarla yapılmış bir savaşın açıkça anlatıldığına dikkat çekiyordu. Kullanılan silahlar, savunma ve saldırı amaçlıydılar; yedi ayrı mercek ve ayna sistemlerini içermekteydiler.Örneğin pilotları " kötü ışınlar "dan koruyan " Pinjula Mirror " bir " Görsel ayna " idi; Marika adlı silah düşman araçlarını vuruyordu.Sonuçta Dr.Pinotti bu antik silahların bugün kullandığımız Laser teknolojisinden çok farklı olmadıklarını iddia ediyor ve;" Araçlarda Somaka, Soundalike and Mourthwika" adları verilen özel ısı emici metaller kullanılmış olmalı " diyordu. Pinotti'ye göre, tanımlanan itici güç prensibi elektriksel ve kimyasal olmalıydı ama güneş enerjisinin kullanımı da çok ileri düzeydeydi. Diğer bilimciler Pinotti'nin kuramını daha da ilerig*türerek, araçların bir tür" civa iyonlu itici güç " sistemi ile çalıştığını varsaydılar."Pinotti Vimana'ların binlerce yıl önce var olduklarını belirtirken modern UFO 'lara olan benzerliğe de dikkat çekiyordu ama Hindistan'da unutulmuş bir uygarlık vardı.Bu araştırmanın ve tartışmanın ışığında Hindu kökenli Sanskritçe metinler daha iyi gözden geçirilmeli ve tanımlanan Vimana modelleri daha bilimsel bir incelemeye tabi tutulmalıdır. Nick Humphries "UFO GUİDE "

"Hindistan, Mysore'da bulunan uluslararası Sanskrit Araştırma Akademisi'nin direktörü olan G.R Joyser,25 Eylül 1952'de yaptığı bir açıklamada, 7.000 yılık yazmalarda çeşitli tiplerde uçan araçların yapımlarının anlatıldığını söylemişti. Bu özel yazmada üç tip vimana vardı; "Rumka,Sundara ve Shakuna "; yaklaşık 500 stanzada (dörtlük ) karışık detaylar veriliyor, metallerin seçimi ve hazırlanması anlatılıyordu. Ayrıca yazmada, çeşitli Vimana türlerinin parçaları tanımlanıyordu.Yazma 8 bölümdü ve bir hava aracının yapımı planlarının yanı sıra su altında da gidebilen veya bir duba gibi su yüzünde durabilen Vimana planlarını da içeriyordu, bazı stanzalarda ise pilotların nitelikleri ve eğitimileri anlatılıyordu Brad Steiger " Worlds Before Our Own "
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
eski, hindistanda, radyoaktifin, rededilmez, tarifi-mahabarata, ufola, ufoloji, vimanalar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 00:07 .