Nüve Forum


Ekosistem hakkinda Göl ile ilgili bilgiler


GÖL a. 1. Her yandan karalarla çevrili, oldukça derin ve oldukça geniş, durgun su örtüsü.-(Bk. ansikl. böl.) ***8212;2. Suların biriktirilmesi, baraj vb. ile elde edilen yapay su birikintisi: Suni göl.

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.06.10, 22:09
Administrator
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 21.463
Blog Başlıkları: 13
CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!CiwCiw öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Göl

GÖL a. 1. Her yandan karalarla çevrili, oldukça derin ve oldukça geniş, durgun su örtüsü.-(Bk. ansikl. böl.) ***8212;2. Suların biriktirilmesi, baraj vb. ile elde edilen yapay su birikintisi: Suni göl. Karakaya baraj gölü. ***8212;3. Göl olmak, bir yerde çok su birikmek: Pencereden sızan sularla odanın içi göl oldu.
***8212;Yerbii. Lav gölü, bir volkan kraterinde genellikle bazalt bileşimindeki değirmi lav birikintisi. (Bu deyim gerek sıvı, gerek kısmen ya da tümüyle katılaşmış magmalara uygulanabilir.)
***8212;ANSİKL. Coğ. Göllerin kökenleri çeşitlidir.
***8226; Tektonik göller, döküntü bakımından yoksul çöküntü bölgelerinde yer alır; boyutları genellikle çok büyüktür; dipleri deniz düzeyinin altına inebilir (Baykal, Tanganyika, Malavi gölleri).
***8226; Buzul gölleri, buzul vadilerinin aşağı kesimlerinde ters eğimlerle, sürgülerle (buz-yalağı gölleri, bazı tekne gölleri) ya da bu-zultaş setleriyle (buzul seti gölleri) sınırlanmış kesimlerinde yer alırlar. Buzyalağı göllerinin genellikle küçük olmalarına karşılık, büyük buzullarda buzul dillerinin oyduğu yerlerde bulunan tekne göllerinin boyutları büyüktür ve derinlikleri birkaç yüz metreyi bulabilir. Ayrıca bazı göller, Dördüncü Zaman inlandsislerinin geri çekilmesi sırasında ortaya çıkan akaçlama bozukluklarının sonucudur: sözgelimi, Kanada-ABD sınırındaki Büyük göller, buzul dilimlerinin kenarında oluşmuştur.
Göl-bend-i-emir-golu.jpg
***8226; Set (ya da baraj) gölleri, toprak yuvarlanmaları, çamur akıntıları, hatta çığlar gerçekleşmiş eski vadilerde bulunur. Yüksek setlere pek ender rastlanır; oluştukları bölgeler engebeli, vadiler dik yamaç-lı olduğundan, set gölleri genellikle küçük boyutlu olur. Lav akıntılarının oluşturduğu setlerse, daha büyük göllerin ortaya çıkmasına yol açabilir (Auvergne'de [Fransa] Aydat gölü), insanların çeşitli amaçlarla (sulama, debi düzenlemesi, elektrik enerjisi üretimi) yaptıkları barajların arkasında oluşan yapay göllerse, çok büyük boyutlara ulaşabilir: Mısır ve Sudan'da Nasır gölü, Gana'da Volta gölü.
***8226; Krater gölleri, kapalı bir çöküntü oluşturan ve lavları çok geçirgen olmayan sönmüş yanardağ kraterlerinde oluşur.
***8226; Karst kökenli göller, yeraltı akış yolları kil ve balçıklarla tıkanmış çöküntülerde (do-llnler ve polyeler) yer alır. Bazıları geçicidir ve yalnızca suların yükselme mevsiminde, yeraltı su örtüsü yer yüzeyine yaklaştığı zaman ya da yağmur suları, karst yolları tarafından hemen boşaltılamayacak kadar bol olduğu zaman ortaya çıkar.
***8226; Yarı kurak bölgelerdeki göller, çoğunlukla içakışlı bölgelerde, yayılma örtülerinin taşkın sularının içbükey tatlı eğimlerle ya da rüzgâr süpürmesi çöküntüleriyle karşılaşarak durakladığı alçak kesimlerinde ortaya çıkar. Bu göllerin çoğu geçicidir ve kurudukları zaman dipleri rüzgâr süpürmesinin etkisiyle oyulur (sebhalar). Bir bölümüyse süreklidir ve dünyanın en büyük gölleri arasında yer alır (Çad, Aral, Balkaş gölleri, Lob Nor). Sözkonusu sürekli göller, suyla daha iyi beslenen ama güçlü buharlaşmanın, içinde bulundukları çanaktan suların taşmasını engelleyecek kadar güçlü olduğu bölgelerde bulunur. Aşağı kesimdeki barajı yararak boşaltan ya da deltalar oluşturarak gölgeleri dolduran ırmaklar göllerin varlığını tehdit etmektedir. Göllerin ömrü birbirinden çok farklıdır. Yerli kayaçların oluşturduğu bir setle önü kapatılmış sığ göller en kısa ömürlü, tektonik göllerse en uzun ömürlü göllerdir. Tektonik göllerin çoğu etkin kırılma bölgelerinde (Doğu Afrika gölleri, Baykal) yer alır ve oluşumu uzun zamandır sürmekte olan çöküntülerde bulunduklarından ömürleri olağanüstü uzundur. Doğu Afrika gölleri Miyosen'de ve Pliyosen'de oluşmuştur; Baykal gölününse çok daha eski olduğu sanılmaktadır.
Göl-goller.jpg
***8212;Çevrebil. Göl florası. Göl florası, çepeçevre kıyılar boyunca, bileşimi suyun derinliğine ve özelliklerine (sıcaklık, organik madde, özellikle asitlik ya da bazlık derecesi) göre değişen bir yapı gösterir. En az derin, yani sığ kısımda, sazlar ve kamışlar başta olmak üzere suoku, sarı süsen, düğünçiçeği gibi bitkilerden ve maydanozgillerden oluşan bataklık bitkileri bulunur. Daha derin olan iç bölgede gerek organları tamamen suyun içinde kalan bitkiler (susümbülü, suyosunları, chara, myriophyllum, vb.) gerekse yüzen (yaprakları) bitkiler (susümbülü ve düğünçiçeği gibi karada da çiçek açan türler) dip çamuruna tutunmuş olarak bulunur. Ayrıca suyun yüzünde (su mercimeği, hidrocharis) ya da içinde yüzen (elodea, su-mlğferi) bitkiler bulunabilir.
Oligotrof denen, derin, duru sulu, bol oksijenli göller, biyojen öğeler bakımından fakirdir; bunlarda kıyı, kenar bitkileri de azdır. Buna karşın, az derin, az saydam ve dip kısımları oksijence fakir olan bol besinli göller, besleyici öğeler bakımından zengindir ve bunların çevresinde geniş bir bitki kuşağı vardır; biyokütleleri de önemli miktardadır. Hümik asitçe zengin göller arasında, biyojen öğeler ve oksijence fakir beslemesiz göller (turbalıklar) ve ormanlarla çevrili, özellikle ölü yapraklarla dolu bir dip çamuruyla kaplı az derin ve çürüklü göller sayılabilir.
***8226; Göl faunası. Bir göl genellikle faunasını kendisine dökülen ya da kendisinden çıkan akarsulardan alır. Ancak bunların çok az bir kısmı bataklık kuşlarının ayaklarına yapışık dip çamurlarıyla taşınan küçük su hayvanlarının yumurtalarını alabilir. Çok eski göller (Tanganyika, Baykal) derinliklerinde, kendilerini besleyen ırmaklarda soyu tükenmiş olan bazı kalıntı türleri ba-rındırabilmişlerdir.
Bir göl direyi, genel olarak adalarınkl-ne benzeyen bir mikroevrim geçirebilir; örneğin herhangi bir balık çeşidi yalnız bir gölde bulunabilir. Fakat, bir gölün diğeriyle olan fauna farklılıkları çevre farklılıklarının yansımasından başka bir şey değildir: suyun sıcaklık ve tuzluluk derecesi, derinlik, akıntılar, suların alçalma değişiklikleri, vb. Mevsimlik ya da günlük sıcaklık ve ışık farkları genellikle gök planktonunun düşey olarak yer değiştirmesine yol açar.
***8212;Hidrol. Göllerin sıcaklık rejimi, tatlı suyun maksimum yoğunluğa + 4°C sıcaklıkta erişmesi temeline dayanır: bu nedenle de genellikle soğuk sular dipte bulunurlar.
Şiddetli bir kış geçiren bölgelerde sıcaklığın düşmesi, su kütlesinde giderek, belli bir zamanda sıcaklığın her noktada + 4°C'ta dengelendiği homotermiye yol açar. Sıcaklık düşmeye devam ederse, yüzey suları donar ve böylece yazın görülen ısı tabakalaşmasına ters yönde bir tabakalaşma izlenir (dimiktik göller). Büyük göller üzerinde esen kuvvetli rüzgârlar ya da göle dökülen akarsular dipten itibaren su yükselmelerine yol açarak suların karışmasını sağlayan akımlara neden olurlar: bu durum donmayı geciktirir ya da engeller. Nispeten ılık büyük su kütlelerinin varlığı kıyı kesimlerinde kışın sertliğini önemli ölçüde yumuşatarak iklimi değiştirir. Örneğin, isviçre'de Leman, Fransa' da Annecy ve ABD'deki Büyük Göller bölgesinin kıyılarında da bu durum görülür.
Bir gölün rejimi, onunla bağlantılı akarsu, yağış, sızma ve buharlaşma rejimlerine bağımlıdır. Bu rejim, mevsimlere göre düzey değişimleri içerir. Gölün beslenme havzasını oluşturan alanın, gölün yüzeyine oranı ne denli küçük olursa, kabarma o denli fazla olur. En fazla seviye değişimleri tropikal bölgeler, çöller ve yüksek dağlık kesimlerdeki göllerde görülür. Gölün, bir nehrin yolu üzerinde bulunması, onun rejiminin dengelenmesinde etkili olur (gideğenle fazla sularının boşaltılması ya da geleğenle su seviyesinin yükselmesi gibi). Göl suları, çevre arazisinin cinsine, buharlaşmaya ya da iklimsel değişimlere bağımlı olarak bazen tuzlu da olabilir. ***8212;Uluslarar. huk. Göllerin geleneksel sınır çizgisi, akarsularınki gibi iki kıyıdan eşit uzaklıkta yer alan ve gölü boylu boyunca aşan orta çizgidir.

kaynak:2-cilt:8
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
göl

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:26 .