Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > Mimarlık Fakültesi > Mimarlık Bölümü > Tasarım Yöntemleri > Ütopyacı anlayışın 1960'larda gösterdiği değişimler

Tasarım Yöntemleri hakkinda Ütopyacı anlayışın 1960'larda gösterdiği değişimler ile ilgili bilgiler


[coverattach=1]Ütopyacı anlayışın 1960'larda gösterdiği değişimler-Metamorphosis of the utopist approach in 1960s Tasarlandıkları dönemlerin anlayışlarından olduğu kadar birbirlerinden de etkilenerek geliştirilen hayali projelerin yirminci yüzyılın yarısına gelinene kadarki en temel yedi

Like Tree1Likes
  • 1 Post By kanlica

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 02.12.10, 13:26
Güvenilir
 
Üyelik tarihi: May 2006
İletiler: 1.665
kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.kanlica için ne kadar gurur duyulsa azdır.
Standart Ütopyacı anlayışın 1960'larda gösterdiği değişimler

[coverattach=1]Ütopyacı anlayışın 1960'larda gösterdiği değişimler-Metamorphosis of the utopist approach in 1960s
Tasarlandıkları dönemlerin anlayışlarından olduğu kadar birbirlerinden de etkilenerek geliştirilen hayali projelerin yirminci yüzyılın yarısına gelinene kadarki en temel yedi özelliği kapalılık, toplumsallık, işlevsel¬lik, durağanlık, sil baştanlık, düzenlilik ve buyurganlık olarak sıralanabilir. 1960'larda beliren ütopyacı an¬layış sonucu, bu dönemde ortaya konan hayali projelerde bu özelliklerin çoğu farklı biçimlerde ele alınarak sorgulanmaktadır. Bu çalışmada 1960'lı yıllarda tasarlanmış hayali projeler bu kavramlar aracılığıyla ele alınıp, bu dönemde ortaya çıkan ütopyacı anlayışın genel özellikleri ve gösterdiği değişimler incelenmekte¬dir. Toplumsallık ve düzenlilik kavramlarına yaklaşımda büyük değişimler gözlenmezken, kapalılık, işlevsel¬lik, durağanlık, sil baştanlık ve buyurganlık kavramlarının uzağında durulmaya çalışıldığı görülebilir. Ütop¬yacı anlayışın 1960'lı yıllarda gösterdiği değişimlere bakarak, hayali projelerin belli değişmez özellikler doğrultusunda değil, tasarlandıkları dönemlere özgü yaklaşımlarla ortaya kondukları ifade edilebilir
Imaginary projects have been introduced with the research aiming to create alternative life styles in order to change existing ones, since the Ancient Era. They grew by influencing each other as much as being influ¬enced by the period they were designed. Till the end of the twentieth century the main characteristics of these projects can be reviewed under seven categories: Isolation, sociality, functionality, stability, fundamental¬ism, order and dictatorship. In this study the utopist approach re-appeared in 1960s are questioned and ex¬amined by the projects which were undertaken with those characteristics in different ways When we look at the imaginary projects of this era, we can not see such big evolution in the approaches towards the concepts of sociality and order, but in stead, we see the concepts of isolation, functionality, stability, fundamentalism and dictatorship were intended to be underestimated. The designs of the projects were based on the concepts such as open planning, flexibility, mobile space approach, comprehension, incompleteness, structural diver¬sity, capability of growth, emphasizing on the leisure areas, problem solving efforts in existing cities. These projects are considered as the parts of architectural approaches that will follow them.

Giriş
Toplumlar, Antikçağdan beri, ideal toplum kav¬ramı üzerine düşünmüşler, bu düşüncelerinin ürünleri olarak da, değişik toplum modelleri or¬taya koymuşlardır. Varolanın yerine geliştirilen ideal toplum/sistem/düşünce/ülke/ cennet tasarı¬larına "hayali proje" ya da "ütopya" adı verilir. Varolandan beslenirken varolana alternatifler geliştiren bu tasarılar; kimi zaman yazılı, kimi zaman çizili, kimi zaman da hem yazılı hem çi¬zili olarak karşımıza çıkıyor. Yıllar boyu yaşa¬dıkları çağın tanığı olan, yaşadıkları ortamın sorunlarını gören ve bu sorunlara çözüm öneri¬leri geliştiren, dahası bunları söylemeye çalışan yüzlerce düşünür, bir yandan değiştiremedikleri dünyalarında yaşarken, bir yandan da düşledik¬leri dünyaları ortaya koymuşlardır. Tümüyle yepyeni olan bu düşsel kurguların ortak yanları ise gerçekle beslenen, ancak beslendikleri kay¬nağın dışında -çoğu zaman da ona alternatif oluşturan- gerçekdışı kurguları barındırmaları¬dır. Mevcut olana muhalif ve alternatif bir yak¬laşımla ortaya konan bu projeler, doğrudan uy¬gulamaya geçirilme kaygısından uzak durarak, yeni ve ideal toplum modelleri geliştirmek ve paylaşmak düşüncesine sahiptir.
Rönesans'la birlikte edebiyat, düşünce ve mi¬marlık geleneği halini alan bu projelerin, ilk ör¬neklerinden başlayarak birbiri ardına gelişimleri incelendiğinde, her birinin belli başlı ortak özel¬likleri barındırdığı görülür. Her biri benzer du¬rumlarda ortaya çıkıp, bildik hamlelerle ilerlese- ler de, ortaya konan ürünler farklılıklar gösterir. Ütopya adı da verilen bu ideal toplum modelleri üstünde birleşilen temel nokta, bu hayali proje¬lerin mimari açıdan şu yedi temel bileşen ekse¬ninde şekillendikleridir: Kapalılık, toplumsallık, işlevsellik, durağanlık, sil baştanlık, düzenlilik ve buyurganlık (Sevinç, 2004).
Ütopyacı anlayışla geliştirilen hayali projelere bakıldığında, bu projelerin farklı açılardan ele alınmasını sağlayan özelliklerden bazılarının öne çıktığı, bazılarının da geri planda kaldığı görülür. İkinci Dünya Savaşı sonrasında yaşa¬nan hızlı sanayileşme ve bu süreçle bağlantılı olarak yaşanan değişim beklentisiyle yakından ilişkili olarak tasarlanan hayali projelerin, temel bileşenlerinde yaşanan değişimler aracılığıyla değerlendirilmesiyle, 1960'lı yılların kendine özgü dönem ruhunun farklı bir yaklaşımla ele alınması mümkün olabilir.
Kapalılık
Yirminci yüzyılın ortasına gelinene dek ortaya konan ideal toplum modelleri, her şeyden önce son halini almış ve tamamlanmış bir özellik ta¬şırlar. Önerdikleri sistemi bütünlük içinde sunu¬yor ve zaten en ideal olanı düşünüp ortaya ko¬yuyor olmalarının verdiği güvenle, çoğu hayali proje yeni öneri ve değişimlere kapalı bir yapıya sahiptir. Bu kapalılığı, kendilerini sürekli kıla¬bilmek için zorunlu sayarlar. Bir kerede tasar¬lanmış toplum modellerinin, farklı görüşlere karşı hoşgörüsüz olmaları da sık sık kendilerine yöneltilen eleştirilerdendir. Gilles Lapouge "al¬ternatiflere kapalılık" olarak adlandırdığı bu özelliğin hem hayali projelerin ortaya çıkmala¬rında hem de gözden düşmelerinde en önemli etken olduğunu savunur (Lapouge, 1993). Karl Popper, ideal toplum modellerine ayrı bir bölüm ayırdığı yapıtı "Açık Toplum ve Düşmanla¬rında, hayali projenin tanımını yaparken, önce¬likle 'sımsıkı yalıtılmış' olduklarını vurgular. Popper ayrıca, yeni ve yoktan var edilen toplum modellerini oluştururken ortaya konanın sınırla¬rını, mevcut olandan nasıl ayırdığını vurgula¬mak için böyle bir kapalılık içinde olmanın zo¬runlu olduğunu belirtir (Popper, 1992). Farklı¬laşmalara izin verilmeyen bu 'topyekün' tasa¬rımlar, kendileri bunu dile getirmeseler bile, ge¬nellikle katı bir kapalılığa sahip olagelmişlerdir.
1960'larda yeniden canlanan ütopyacı anlayış sonucu tasarlanan hayali projelerin bazılarında, ütopyaların ilk örneklerinden beri süregelen bu "çevresine kapalı tutuma" rastlanır. Bu projeler arasında kapalılığın zorunlu olduğu durumların başında, uzayda ya da olumsuz iklim şartlarına sahip bölgelerde inşa edilmesi öngörülen tasa¬rımlar gelir. Paul Maymont ve Renée Sarger'ın 1962 tarihli ortak projeleri "Bir Uzay Kenti İçin Eskizler" uzayda kurulması gereken ve bu yüz¬den de çevresine kapalı olması zorunlu olan bir projeyken, "Sibirya'da 2.000 Kişilik Piramidal Yerleşim Yapısı" Sibirya çölünün zorlu şartları yüzünden kendi içine kapalı bir özellik taşır (Sarger, 1962), (Schipkov vd., 1967). Mimari bir form olarak kapalılığın bu dönemde yoğun bir ilgiyle karşılamasında, dönemin malzeme ve yapım tekniklerindeki hızlı gelişmelerin etkisi büyük olmuştur. Devasa çadırlar ve dev kubbe¬lerin iç hacimlerinde sağlanan iklim kontrolleri yardımıyla, içlerinde yaşayacak insanlara daha konforlu çevreler ve daha verimli kullanılabile¬cek tarım alanları sağlayacakları vurgulanır. 1950'lerde dünya nüfusunda yaşanan hızlı artışa bağlı olarak, kentlerin hızla genişlemeleri ve düzensiz kenar mahallelerin oluşması da, döne¬min hayali projelerine kapalılık arayışı olarak yansımıştır. Önerilen projenin, kaç yerleşim bi¬riminden oluşacağı, içinde kaç kişinin yaşayabi¬leceği, ne büyüklükte olduğu, kaç kişiye iş ola¬nağı sağlayacağı, hattâ her bir kişi için kaç met¬rekare alan ayrıldığı belirtilmesi, neredeyse her projede önemle altı çizilen ayrıntılardır. Proje¬lerde, insan nüfusuna getirilen sınırlandırma, kapalılığın farklı bir ele alınışı olarak değerlen¬dirilebilir.
Peter Cook, bu dönemin önemli hayali projele¬rinden biri olan "Portatif Kent"in çıkış noktasını açıklarken, "döneme özgü teknolojik gelişmele¬rin yarattığı büyüme ve yenilenme arzusu"ndan söz eder (Cook, 1972). Projelerin bazılarında rastlanan ve bu döneme kadar hep "kapalılık" olarak karşımıza çıkan yaklaşımın azalıp yerini az da olsa "açıklık" kavramına bıraktığı projele¬rin ortak noktalarından birinin, Cook'un bahset¬tiği büyüme ve yenilenme arzusu olduğu söyle¬nebilir. Kapalılık kavramı yerine (çoğu zaman sınırlı da olsa) açıklık kavramıyla geliştirilen bu hayali projeleri, ikiye ayırmak mümkündür:

Akın SEVİNÇ*, Ferhan YÜREKLİ
İTÜ Mimarlık Fakültesi, Mimarlık Bölümü, 34437, Taşkışla, Taksim, İstanbul
Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg Architectural dreams, utopia.jpg (384,4 KB (Kilobyte), 11x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: pdf itu-a_2006_5_2_A_Sevinc.pdf (344,3 KB (Kilobyte), 10x kez indirilmiştir)
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
1960'larda, anlayışın, değişimler, gösterdiği, ütopyacı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 06:23 .