iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 12:27 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar-Gereçler-İcatlar » Ölçü Aletleri » Sekstant-yıldızların veya güneş'in yüksekliğini ölçmek için kullanılmıştır

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28.11.08, 14:49
Standart Sekstant-yıldızların veya güneş'in yüksekliğini ölçmek için kullanılmıştır

28.11.08, 14:49



İlk okyanus yolculuklarından bu yana, denizciler, denizdeki konumlarını, Güneş, Ay ve yıldızların ufuk üstündeki açılarını ölçerek belirlemek zorunda kalmışlardır. Bunların en yalın ve en az duyarlı olanı, Kutup yıldızının (Kuzey yarıkürede) yüksekliğini (ufuklayaptığı açı) ölçmektir. Enlem, Güneş'in yüksekliğinin ya da konumları bilinen parlak yıldızların yüksekliğinin, çizelgelerden yalın hesaplarla bulunmasıyla da saptanabilir.
Bu açıları ölçmek için kullanılan ilk aletler, USTURLAB'lar, çapraz çubuklar, iç çubuklar ve kuadrantlardır. Söz konusu aletlerin tümü, temelde, dereceli bir ölçek üstünde hareket eden bir gözlem çubuğundan oluşur. Birçok durumda geminin güvertesinden, hem yıldızı, hem ufku aynı anda görmek gerekir. Bu nedenle, gözlemlerin duyarlı olmaması şaşırtıcı değildir. Kuadrantta, dayanak noktası ufuk değil, ölçeğe bağlı bir çeküldür. Böylece, dikkatin yalnızca yıldız üstüne toplanması sağlanır; ama çekül ilerigeri sallandığından, başka yanılgılar ortaya çıkar.
Bu aygıtların yerini 1731 yılında, James Hadley tarafından bulunan oktant almıştır. Oktantın ilkesi, günümüzde kullanılan sekstantlarınkine benzer. Başlıca fark, sekstantın bir çemberin altıda birlik (60°'lik) parçalarından oluşan bir Ölçeği olmasına karşın, oktantın, çemberin sekizde birlik (45°'lik) parçalarından oluşan bir ölçeği olmasıdır. Bununla birlikte, oktant, ölçeğinin 45° olmasına karşın, kuadrantla aynı aralığı ölçebildiği için, genellikle «kuadrant» diye adlandırılır.
Hadley, buluşunda, gözlenecek yıldızın görüntüsünü, ufukta görünecek biçimde yansıtan bir çift küçük ayna kullandı. Böylece, aynı anda iki görüntü de göz önünde tutulabiliyor ve gemi sallandıkça iki görüntü birlikte hareket ediyordu. Hareketli ayna, hareketli ölçek çubuğunun ya da yayının yarıçapında mile tutturulmuştu. Açı değiştirildikçe, ayna da hareket ediyordu. Bu ayna, sürekli olarak birinci aynayı görecek biçimde ayarlanmış ikinci aynaya yıldızın görüntüsünü yansıtırdı. Ufku gören ikinci aynaya bakan gözlemci, ölçek çubuğunu hareket ettirerek, ilk aynayı, iki ayna tarafından yansıtılan yıldızın görüntüsü ufuk çizgisine değinceye kadar döndürürdü. Elde edilen açı, derecelere bölünmüş yaydan okunurdu.
Hadley'in oktantı, gemiciler tarafından hemen benimsendi. 1757'de John Campbell, daha büyük açılar ölçebilen sekstantı yaptı. Sekstantın yalnızca dik açıları değil, bütün eğimlerdeki açıları ölçme özelliğinin ilk uygulayıcısının Kaptan Cook olduğu sanılmaktadır. Cook, Ay ile belli bir yıldız arasındaki açıyı ölçerek, enlemi olduğu kadar, boylamı da bulmayı sağlayan ve Ay'ın hareketlerine ilişkin çizelgelerde zamanı duyarlılıkla ölçebilen yöntemler geliştirdi. Bu yöntemleri. 17681771 yolculuğunda Yeni Zelanda'nın haritasını çıkarmada kullandı. Duyarlı zamanölçerlerin bulunması, zamanla işlemi gereksiz kılınca, sekstant, boylamı bulmak için yıldızların ya da Güneş'in belli zamanlarda yüksekliğini ölçmek için kullanılmaya başlandı.
Eski sekstantlarda ve oktantlarda bulunan yalın gözleme aletlerinin yerlerini, zamanla, duyarlılığı artıran küçük teleskoplar aldı. İkinci ayna olan ufuk aynası yarısına kadar gümüşlenerek, teleskopun hem ufku, hem de yıldızı yan yana göstermesi sağlandı. Bu uygulamada aygıta, Güneş'in ya da ufkun parlaklığını azaltma amacıyla koyu filtreler takılıyordu.
1800'den bu yana temelde aynı kalan sekstantta, yalnızca kolun yay boyunca yaptığı hareket değiştirilmiştir. Eskiden ince ayar vidası yoktu; kol, yay boyunca hareket ettiriliyor ve çerçeveye tutturularak okuma yapılabiliyordu. Hareket eden bir güvertede bu iş oldukça zordu. Bu yüzden, 1760 yıllarında aygıta, ayar yapan teğet bir vida eklendi. Böylece gözlemci, yakın dereceye kadar görüntüyü hızla ayarlıyor, sonra da teğet vidayı kullanarak son duyarlı ayarlamayı yapıyordu. Vidalı sekstantın tek sakıncası, teğet vidanın sık sık başlama noktasına döndürülmesi zorunluluğuydu.
Sorun 1920 yıllarında çözüldü. Sekstantın iskeletine diş açıldı ve teğet vida buna geçirildi. Kol, yay boyunca, bir serbest bırakma diline basılarak çabucak hareket ettirilebiliyor, böylece teğet vida başa getirilmeden, yay boyunca sürülüyordu.
XX. yüzyılın başında sekstantlar hâlâ, XIX. yüzyılda olduğu gibi, bir büyüteçle okunuyordu. 1933 yılında, günümüzde de kullanılan mikrometren sekstant geliştirildi. Yay üstündeki hassas ölçek, büyütülmüş teğet vidanın başına aktarıldı. Böylece büyüteç kaldırıldı ve sekstanta okuma kolaylığı getirildi.
öteki türler: Sekstant, kalabalık uçuş yolları dışında, günümüzde de uçaklarda kullanılmaktadır. Ancak bu durumda, ufuk, gerçek ufkun altında olduğu için, bazı değişiklikler gerekir. Bu amaçla, bir düzeç kabarcığı görüntüsünün görüş alanına yansıtıldığı bir sistem geliştirilmiştir. Ayrıca, ufuk yerine, küçük bir cıva kabının kullanıldığı arazi sekstantları da yapılmıştır.


Kaynak:4-cilt:6

Nüve Forum » kütüphane » Bilim ve Teknoloji » Araçlar ve Gereçler »
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar