1. Bölüm AİLEDE İLETİŞİMÇocuk psikolojisinin tarihî gelişimine bakış
Çocuk psikolojisinin doğu ve batıdaki tarihî gelişimine kısaca değinmek yararlı olacaktır.
Sokrat'ın talebesi olan Platon "Çocuk eğitiminin farklı olması gerektiğini çünkü yeteneklerinin değişik olduğunu söyler"
Çocuklar hakkında ilk bilimsel yazı ve çalışma 1774 yılında yapılmış ve Pestalozzi bu öncülüğü yapmıştır. Bundan 10 yıl sonra çocuk psikolojisinin daha da geliştiği görülür ve Preyer'in çalışmaları dikkat çekicidir.
Asrımızda ise Paulov ve Thordike'nin çocuk psikolojisine katkıları hayli fazladır.
Eflatun, çocuk terbiyesini "Bedene ve ruha lâzım olan tekamülü sağlamaktır" şeklinde formüle eder. A. Cuvillier terbiyeyi çocuğun sosyalleştirmesi olarak ele alır. Çiçeron terbiyenin amacını çocuğu insanlığa yükseltmek olarak görür.
Çocukları korumak düşüncesi ilk defa Amerika'da çocuk mahkemelerinin kurulması ile ortaya çıkar.
İnsan Hakları Beyannamesine 1948 yılında çocuk haklarını koruyucu bazı maddelerin konulduğunu görürüz.
Çocuk haklarının resmen korunması 1959 yılında Çocuk Haklan Beyannamesinin kabulü ile başlar.
İslâm dünyasında çocuk haklarının korunması konusu İslâmiyetle birlikte başlamıştır.
Hz. Ömer zamanında çocuklu ailelere devlet yardımı yapılmıştır. Çocuklarla ilgili hükümlerin toplandığı ilk eser Hicrî 632'de Estruşenî tarafından yazılmıştır. Daha sonra Hicrî 751'de İbni Kayyım el-Cevziyye'nin telifini görürüz.
İbni Sina (980-1037): Çocukta ruh ve beden gelişiminin beraber yürütülmesini savunur. Kanun adlı eserinde, "Çocuklar bakılmalı, aşırıya kaçmamak şartıyla hareketleri kontrol edilmeli. Fıtrî kabiliyetleri desteklenmeli, onu tedirgin edecek şeyler ortadan kaldırılmalıdır. Bu tarz yetiştirme ruh ve beden çelişmesine katkıda bulunur. Bu davranışlar çocuğun ilk yıllarındaki kişiliğine siner. Altı yaşına gelince eğitim ve öğretim için öğretmene gönderilmeli, basamak basamak giden bir eğitim yolu izlenmeli ve gereksiz bilgiler yüklemekten kaçmak gerekir" der.
Gazzali: Çocuk kalbinin saf ve temiz olduğunu ileri sürer. Bu nedenle herşeyi anlamaya müsait bir durumu vardır. Eğitimi yabanî ısırgan otlarını ayıklayan bahçıvana benzetir. Eğitimin çocuğu kötülüklerden korunarak yapılmasını ve şiddete başvurulmaktan kaçınılması gerektiğini söyler. Aksi takdirde bu davranışların çocuğu kötülüklere iteceğini ifade eder.
İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname'sinde de çocuk terbiyesi ile ilgili geniş bilgiler bulmak mümkündür.
Çocuk haklarının îslâmiyetle birlikte korunmaya başladığını belirtmiştik. Yüce Peygamberimiz çocuk karakterinin değişkenliğine işaretle: "Bulûğa erinceye kadar çocuktan kalem kaldırılmıştır. Yani yaptıklarından mes'ul değildir" buyurur. Çocuklara eşit davranılması hususunda ise şu ikazda bulunur: "Çocukların senin üzerindeki haklarından biri, onlara eşit davranmandır."
Farabî, çocuk terbiyesi hakkında haz ve elemi gözeten bir yol izlenmesini savunur.
Taşköprîzade çocuk kalbini henüz şekil almamış ve cilalanmamış bir demire benzetir.
Çocuk psikolojisinin doğu ve batıdaki tarihî gelişimine kısaca değinmek yararlı olacaktır.
Sokrat'ın talebesi olan Platon "Çocuk eğitiminin farklı olması gerektiğini çünkü yeteneklerinin değişik olduğunu söyler"
Çocuklar hakkında ilk bilimsel yazı ve çalışma 1774 yılında yapılmış ve Pestalozzi bu öncülüğü yapmıştır. Bundan 10 yıl sonra çocuk psikolojisinin daha da geliştiği görülür ve Preyer'in çalışmaları dikkat çekicidir.
Asrımızda ise Paulov ve Thordike'nin çocuk psikolojisine katkıları hayli fazladır.
Eflatun, çocuk terbiyesini "Bedene ve ruha lâzım olan tekamülü sağlamaktır" şeklinde formüle eder. A. Cuvillier terbiyeyi çocuğun sosyalleştirmesi olarak ele alır. Çiçeron terbiyenin amacını çocuğu insanlığa yükseltmek olarak görür.
Çocukları korumak düşüncesi ilk defa Amerika'da çocuk mahkemelerinin kurulması ile ortaya çıkar.
İnsan Hakları Beyannamesine 1948 yılında çocuk haklarını koruyucu bazı maddelerin konulduğunu görürüz.
Çocuk haklarının resmen korunması 1959 yılında Çocuk Haklan Beyannamesinin kabulü ile başlar.
İslâm dünyasında çocuk haklarının korunması konusu İslâmiyetle birlikte başlamıştır.
Hz. Ömer zamanında çocuklu ailelere devlet yardımı yapılmıştır. Çocuklarla ilgili hükümlerin toplandığı ilk eser Hicrî 632'de Estruşenî tarafından yazılmıştır. Daha sonra Hicrî 751'de İbni Kayyım el-Cevziyye'nin telifini görürüz.
İbni Sina (980-1037): Çocukta ruh ve beden gelişiminin beraber yürütülmesini savunur. Kanun adlı eserinde, "Çocuklar bakılmalı, aşırıya kaçmamak şartıyla hareketleri kontrol edilmeli. Fıtrî kabiliyetleri desteklenmeli, onu tedirgin edecek şeyler ortadan kaldırılmalıdır. Bu tarz yetiştirme ruh ve beden çelişmesine katkıda bulunur. Bu davranışlar çocuğun ilk yıllarındaki kişiliğine siner. Altı yaşına gelince eğitim ve öğretim için öğretmene gönderilmeli, basamak basamak giden bir eğitim yolu izlenmeli ve gereksiz bilgiler yüklemekten kaçmak gerekir" der.
Gazzali: Çocuk kalbinin saf ve temiz olduğunu ileri sürer. Bu nedenle herşeyi anlamaya müsait bir durumu vardır. Eğitimi yabanî ısırgan otlarını ayıklayan bahçıvana benzetir. Eğitimin çocuğu kötülüklerden korunarak yapılmasını ve şiddete başvurulmaktan kaçınılması gerektiğini söyler. Aksi takdirde bu davranışların çocuğu kötülüklere iteceğini ifade eder.
İbrahim Hakkı Hazretlerinin Marifetname'sinde de çocuk terbiyesi ile ilgili geniş bilgiler bulmak mümkündür.
Çocuk haklarının îslâmiyetle birlikte korunmaya başladığını belirtmiştik. Yüce Peygamberimiz çocuk karakterinin değişkenliğine işaretle: "Bulûğa erinceye kadar çocuktan kalem kaldırılmıştır. Yani yaptıklarından mes'ul değildir" buyurur. Çocuklara eşit davranılması hususunda ise şu ikazda bulunur: "Çocukların senin üzerindeki haklarından biri, onlara eşit davranmandır."
Farabî, çocuk terbiyesi hakkında haz ve elemi gözeten bir yol izlenmesini savunur.
Taşköprîzade çocuk kalbini henüz şekil almamış ve cilalanmamış bir demire benzetir.












Normal