iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 10:11 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Bilim ve teknoloji » Evrim Diyalektiktir I

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.08.06, 22:56
Standart Evrim Diyalektiktir I

Acemi
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 6
Send PM

14.08.06, 22:56



Evrim Kuramı
Darwin, değişimin mekanizmasını açığa çıkartıp doğal evrim sürecine açıklık kazandırdı. Türlerin milyarlarca yıl içerisinde tek hücreli basit organizmalardan başlayarak insan da dahil olmak üzere hayvansal yaşamın en karmaşık formlarına doğru nasıl gelişip değiştiğinin bilinmesini sağladı. Onunla insan, kendi doğal tarihinin bilgisine de sahip olabildi.

Darwin'in bulguları çağı itibarıyla sarsıcı, katkısı devrimciydi. Dogmatizme, metafiziksel düşünüşe, her türden idealizme etkili bir darbe indiriyor, doğabilimsel düzeyde felsefi materyalizmi doğrulayıp güçlendiriyor, henüz biçimlenmekte olan tarihi materyalizm teorisine, Marks'ın deyişiyle "doğal bir bilimsel temel" sağlıyordu.

Çeşitli türlerin ve insanın tarihsel evrimine ilişkin bulgular, dinsel görüşü (dünyanın/evrenin 5 bin yıllık bir tarihi olduğunu ve tüm canlıların bugünkü durumlarıyla 7 gün içerisinde yaratıldıklarını ileri süren Yaratılış teorisini) çökertti. Tür oluşumları ve geçişler, türsel çeşitlenme, değişim, kaba ayrımlar ve sınırlandırmaların yanlışlığını gösterdi. Yeni türlerin oluşumu, çeşitlenme, basitten karmaşığa doğru oluşan gelişim, canlı varlıkları sabit, değişmez ve bir kerede yaratılmış olarak niteleyen metafizik yaklaşımın yanlışlığını ortaya çıkarttığı gibi, koşullara uyum sağlayabilme zorunluluğu içerisinde ilerleme ve değişimin varlığını, evrim sürecindeki diyalektiğini de göstermektedir.

Doğa, ancak materyalist bir temelde anlaşılabilir ve doğadaki hareketin şekli diyalektiktir. Evrim kuramıyla bir kez daha doğrulanmıştır bu.

Bununla birlikte evrim kuramı, fizyolojik süreçlerin gözlemi ve jeolojik kayıtların incelenmesine, ampirik bir sınırlılık ve akıl yürütmeye dayanmaktaydı. Güçlü bulgularına karşın, doğal seleksiyonun yorumlanışında yanlış çıkarsamaları da içermekteydi. Evrim sürecindeki sıçrama ve kopuşları, bunlara yol açan, etkide bulunan farklı etkenleri görebilmeyen, değişimi sadece niceliksellikle açıklayan-bundan dolayı, evrimsel gelişimin kimi halkalarını yerleştiremiyor- sınırlı ve eksik bir teoridir. Darwin'in kuramı, evrimin tarihsel sürecinin diyalektiğe uygun eksiksiz bir tablosunu vermez, evrimin açıklanışında bir başlangıç kuramı niteliğindedir.

Doğal seleksiyon teorisi, türlerin daha iyi uyum sağlayabilmek için gelişim gösterdiklerini açıklıyor, yeni türlerin nasıl oluştuklarını açıklamakta ise yetersiz kalıyordu. Bunun için evrime niteliksel bir bakış gerekmektedir. Engels, "ardı arkası kesilmeyen sonsuz küçük değişikliklerin oluşturduğu özdeşlik içerisindeki farklılaşma"ya, bunun sonucu yeni bir türün oluşumuna işaret eder. Plehanov da, "evrimde bir nitelikten bir başka niteliğe geçişin de nicel değişimler kadar özsel olduğunu, her niteliksel geçişin tedricilikteki bir kesikliği temsil ettiğini" söyler.

Niceliksel birikimle kopuş ve sıçramalarıyla niteliksel geçişlerin birliği

Evrim, aşağıdan yukarıya düzgün tedrici bir hareket değildir. Birkaç yüz milyon, milyar yılları içerebilen niceliksel gelişim süreçlerinin birikimiyle jeolojik zaman ölçeklerinde kısa sayılacak binlerce yıllık niteliksel sıçrama ve geçişlerle gerçekleşir... Duraksama ve yok oluşları da içerir bir süreçtir bu. Kopuş ve sıçramalarıyla niteliksel geçişleri içeren bir evrim olmasaydı, basit organizmalardan karmaşık yüksek canlı yapılara, (örneğin, tek hücrelilikten çok hücreli yapılara, sürüngenlerden memelilere, maymundan insana) doğru olan gelişim açıklanamazdı.

Evrimsel süreçlerde, sıçrama ve yok oluşlarda rastlantısallık da rol oynar. Evrimde organizmanın uyum sağlama ve hayatta kalabilmek için çevre ile girdiği etkileşim ve çevrenin etkisi niceliksel olduğu gibi dışsal, bir faktörün geçişler üzerinde sıçratıcı etkilerde bulunduğu kesişme anları, dönüm noktaları da -binlerce yıl hatta birkaç milyon yıl süren- olabilmektedir. İleride, elin serbest kalıp daha işlevli kullanılmasına olanak sağlayan Afrika'daki kuraklık nedeniyle maymun atalarımız ağaçlardan inerek daha fazla yerde ve ayakları üzerinde dikilerek kalmaya başladılar. Bitki örtüsü seyreldi, küçüldü ve onlar yiyeceklerini uzağı da görerek aradılar.(*)

Kesintili Dengeler Kuramı

Evrim sürecindeki değişim ve farklılaşmaları, sadece tedrici bir gelişimle açıklayan Darwin'in kuramının zaafını, materyalist diyalektiğe paralel bir açıklamayla aşan kuramı bu noktadan geliştiren Kesintili Dengeler Kuramıdır. (1972) Stephan Joy Gould ve Niles Eldredge, evrim kuramının tedriciliğine alternatif bir açıklama getirdiler. S. J. Gould, "yaşamın tarihi bir gelişim sürekliliği değildir, tersine kısa ve kimi zaman jeolojik açıdan ani, kitlesel tükeniş ve bunu takip eden çeşitlenme dönemleriyle kesiklikler gösteren bir tarihtir..." demektedir. 1972'de ileri sürülen Kesintili Dengeler Kuramı'na göre, yeni türler, Darwin'in söylediği gibi milyonlarca yılda ağır ağır gelişmiyor, daha çok hızlı atlamalarla birkaç bin yıllık kısa süreler gerçekleşiyor. Bu değişmeyi organizmanın ufak değişiklikler geçirdiği uzun dengeleme dönemler izliyor.(**)

Değişimin mekanizmalarına açıklık kazandırılarak, doğal evrim sürecinin açıklanışı, insanın kendi doğal tarihsel sürecinin bilgisini de içeren büyük bir keşifti. Değişim sürecinde niteliksel geçişler ve bu geçişlerde rol oynayan etkenlerin açıklanışı ise, yeni türlerin ortaya çıkışına açıklık kazandırdı. Evrim kuramı, kuramsal düzeyde ileriye taşındı. Evrimin biyolojik-genetiksel düzeyden açıklanışı ise, kuramın daha ileriye taşınıp derinleşmesidir. Buna değineceğiz.

Darwin'in evrim kuramı eksikliklerinin giderilmesi, düzeltilmesi ve geliştirilmesi gereken bir kuramdı. Marks ve Engels, Darwin'in katkısının büyüklüğünü göz ardı etmeden yanlış gördükleri yönleri eleştirmekten geri durmadılar. Darwin, bilimsel bir çalışma yürütüyordu, bununla birlikte kendisi kesin bir felsefeden yoksundu. Dönemin egemen kültürünün, ölçütü para kazanma olan pratik başarılarla hayatta ilerlemek olan Viktorya döneminin İngiliz orta sınıfının birey felsefesinin etkisi altındaydı. Evrime ilişkin sınırlı ampirik gözlemleri onu, Adam Smith ve Malthus'un görüşlerinin etkisiyle tek yanlı ve kimi yanlış çıkarsamalara ulaştırıyordu. "Doğal Seleksiyon" ve "en uygun olanın hayatta kalması"sının dönemin hakim ideolojisinin etkilerini taşıyan ifadeleri, daha sonra Sosyal Darwinizm tarafından liberalizmin doğadaki kanıtı olarak kutsandı. Nüfus çokluğu, diğer yandan besin kaynaklarının sözde kıtlığının yol açtığı çelişkiyi kıtlık, savaş, salgın hastalık, zor aracılığıyla dizginlenmesini öngören ve kapitalizmin suçlarını örtbas edip meşrulaştıran Malthus'un görüşünü doğaya ait bir durum gibi gösterdi. (Göç dalgaları karşısında günümüz Avrupası'nda "yaşam kalitesini koruma" vb. denilerek Mathusçuluk yeniden canlandırılıyor. Yoksul, aç Afrikalılar ve Asyalılar kendi evlerinde ölsünler! Emperyalizmin yeni ırkçılığın sloganı bu.)

Engels ve Marks, mektuplarında ve kitaplarında Darwin'in yanlış çıkarsamalarını eleştirdiler. Hatalarının dayanaklarına işaret ettiler. Engels,
"Darwin iktisatçıların en üstün tarihsel başarı olarak kutsadıkları serbest rekabetin varoluş mücadelesinin hayvanlar aleminin normal durumu olduğunu gösterdiğinde, insanlık hakkında ve özellikle de kendi yurttaşları hakkında ne acı bir hiciv kaleme aldığını bilmiyordu" (Doğanın Diyalektiği sf. 46-47)
diyordu. Varolma mücadelesi ve bundaki acımasızlıkları kabul ediyor, bununla birlikte evrimin tek yönlü bir açıklamasının ve bunun mutlak her durumda bir ilerleme olarak gösterilmesinin yanlışlığına işaret ediyor, sadece güçlülüğe bağlı bir hayatta kalma açıklamasının hatalı olduğunu belirtiyordu. 1875'te Laurou'a şunları yazıyordu:

"Darwinci öğretinin evrim teorisini kabul ediyorum ama Darwin'in kanıtlama yöntemini (yaşam mücadelesi, doğal seleksiyon), yeni keşfedilmiş bir gerçeğin, yalnızca ilk geçici ve kusursuz olmaktan uzak bir ifadesi olarak değerlendiriyorum..."

Engels, Antidühring ve Doğanın Diyalektiği isimli yapıtlarından Darwin Kuramının darlığı ve tek yanlılığı ile birlikte onu toplumsal alana taşıyan Sosyal Darwinizmi de eleştirmektedir.
"Bu insanların her yerde mücadeleden başka bir şey görmemelerinden önce, Darwin güçlükle de olsa kabul görmüştü. Her iki görüş de dar sınırlar içerisinde doğrulanmıştır ama ikisi de aynı ölçüde tek taraflı ve önyargılıdır... Dolayısıyla doğaya ilişkin olarak bile, insanın kendi bayrağı üzerine tek taraflı olarak yalnızca 'mücadele' yazmasına izin verilmez fakat tarihsel evrim ve çapraşıklığın her türlü zenginliğini yavan ve tek yanlı 'yaşam mücadelesi' deyiminin içine tıkıştırma arzusu kesinlikle çocukluktur... Bu hiçten biraz daha fazlasını söyletmektir." (Anti Dühring sf: 92, 149)</blockquote>
Doğanın diyalektiği adlı yapıtında;
<blockquote>"Darwinci yaşam mücadelesi teorisinin tümü basitçe, Hobbes'un Bellum Contra Omnes (herkesin herkese karşı savaşı -yn) teorisinin ve burjuva ekonomik rekabet teorisinin toplumdan organik doğaya taşınmasıdır. Bu büyük ustalık bir kez başarıldığında (bunun koşulsuz doğrulanışı, hele ki Malthusçu teori söz konusu olduğunda hala oldukça şüphelidir), bu teorileri tekrar gerisin geriye doğa tarihinden toplum tarihine aktarmak çok kolaydır ve böylelikle bu iddiaların toplumun ölümsüz doğal yasaları olarak kanıtlanmış bulunduğunu savunmak hepten bönlüktür..." (sf. 337)

Darwin'in kuramı, yanlış çıkarımları da içerisinde barındıran, fizyolojik gözlem ve jeolojik fosil kayıtlarının sınırlı bilgisine dayanıyordu. Doğru felsefi bakış ve yöntemin bulunmayışı tek yanlı ve yanlış çıkarımlara, bulguların ortaya koyduklarının dahi doğru ve açık ifadelerle belirtilmemesine, eksik nitelemelere kaynak oluşturuyordu. Bilimlerdeki (biyoloji, kimya, botanik, zooloji, fizyoloji, evren bilim...) birbirini bütünleyen bir dizi gelişme, geçişlere ve ayrıntılara hakim olabilme olanağını kazandıran alt bilim dallarının ortaya çıkmış oluşu, evrimi, başlangıç noktasına doğru götürme ve daha geniş bir temele yerleştirme olanağını sunmaktadır. Evrim sürecini, özgül evreleri ve çeşitli yönleriyle inceleme, aralarındaki bağıntıları kurma ve birleştirme olanağına sahibiz. Ve bunlar için pek çok bulgu bulunmaktadır. Kuşkusuz böylesi geniş bir tarihsellik içerisinde bu bağıntıları ve bütünlüğü doğru (eklektik olmayan) kurabilmek için, bağıntılar bilimi olan diyalektik yöntemi uygulamak, değişimi diyalektikle açıklamak zorunludur.

Biyo-genetik düzey

Evrimin birçok yönden incelenebilir oluşu içerisinde özellikle biyolojik, biyogenetiksel düzeyden incelenebilir oluşunu belirtmek gerekir. Evrimin biyolojik düzeyden açıklanması, bir canlı topluluğunda birçok jenerasyon boyunca oluşan kalıtsal değişimlerin sonucu olarak gelişen bir süreci anlamamızı sağlıyor. Gen dizilimlerinin çözümlenmesi, evrimin moleküler düzeyden anlaşılmasını olanaklı kılıyor. Genlerdeki kalıtsal bilgi en eski fosillerin ulaştıramayacağı kadar gerilere götürebilmektedir. İnsan genomu araştırmalarına paralel olarak yürütülen diğer canlıların (bitki ve hayvan) genomlarıyla ilgili araştırmalar da insana yakın organizmaların bulunması (maymunlar, memeliler biliniyor, meyve sineği ve muzda da değişik düzeylerde azımsanmayacak oranda insanla aynı olan genler bulundu) tür bağlantılarını göstermekte, evrim süreçlerinin daha iyi anlaşılmasını sağlamaktadır. İnsan genom projesi çalışmasında genomumuzda balık ve bakteri genlerinin bulunduğunun saptanması insanın kendi doğal evriminin başlangıç evresine dek götürmektedir bizi.

Evrim kuramı gen bilgisiyle, sınırlı sonuçların gözlemi olmaktan çıkarak, değişim ve gelişim süreçlerinin bilgisine, tüm tarihsel sürecin unsurlarını da içerecek şekilde canlı organizmalardan ulaşmamızı sağlayacak bir somutluk ve derinlik kazanmaktadır.

Evrime ilişkin bilgilerimizin kazandığı derinlik ve bütünsellik organik yaşamın (bitki, hayvan, bakteriler...) organik, inorganik doğa ilişkilerinin bugünkü bilgi ve kavranışı Darwin'in liberal ilkeleri doğaya uygulama biçimindeki yanılgısını ve sosyal Darvinizmin bunu tekrar topluma uygulamaya yönelme gayretkeşliğinin yanlışlığını da ortaya çıkarmaktadır. Türler arası mücadele ve uyum sağlayabilmenin varolması biçimindeki tek yanlı ve dar çıkarım, ancak üst bir bütünlüğün ve onun gerektirdiği farklı bir perspektifin içerisinde değişime uğrayarak yer bulabilir. Çünkü tablonun bütününde görülen resim farklıdır. Son derece grift (tarihsel derinliği içerisinde ve mikrokosmostan bakıldığında ise yalın ve net) bununla birlikte nedensellik bağıntılarıyla örülü ve karşılıklı etkileşimleriyle anlaşılabilir bir tablodur bu.
__________________
&quot;Metalar dünyası büyüdükçe insanlar dünyası küçülür...&quot;
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
  #2  
Alt 19.08.06, 12:40
Çılgın
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 946
Ettiği Teşekkür: 261
254 tane iletisine 510 kere teşekkür edilmiş
warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.warmgrey ... O'nu tanımayan yok ki.
  Send PM
Standart Ynt: Evrim Diyalektiktir I

teşekkürler paylaşım için...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Sponsorlar
Cevapla

Tags
diyalektiktir, evrim

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz