|
#1
|
Bunlara Baktınız mı?
06.04.08, 14:46
Bira'nın tarihi- gelişimi- ticari amacı-Modern bira üretimi | İpek,İpeğin Oluşumu, İpekböcekçiliğinin Gelişimi,Kozacılık,Modern İpek Üretimi | Türkiye krizi hissetti, sanayi üretimi durdu | Anadolu tarihi | Tuğla Üretimi-tarihçesi, gelişimi, ilk tuğla yapımı, tuğla yapımında makinalaşma | Anadolu'da yerleşme tarihiyle birlikte tarım yaşamı da çok eski tarihlere uzanır. Anadolu'da Hititler döneminde hayvancılığa ve çeşitli tarla ürünlerine dayanan yüksek bir tarım kültürü vardı. Bu kültür Roma uygarlığı, Selçuklular ve Osmanlılar döneminde de sürdü. Çok eski zamanlardan beri işlenen Anadolu topraklarında, iklim ve toprak koşıülanna uygun tarım sistemleri ve bitkiler bulunarak geliştirilmiştir. Osmanlı İmparatorluğu'nun temelini tarım oluşturuyordu. İmparatorluğun kuruluş yıllarında çiftçiden alman vergi miktarı fazla değildi. Ama gelişme döneminin sonunda ve duraklama döneminde vergilerin artması ve Anadolu'da siyasal bütünlüğün bozulması, tarım yaşamını geriletmeye başladı, tarıma elverişli topraklar terk edildi, eski sulama kanalları tahrip oldu. Bu durum, Osmanlı İmparatorluğu'nun iktisadi düzenini sarstı. Tanzimat döneminde tarımı kalkındırmak için çok çaba harcandı, daha modern yöntemlerle tarım yapabilmek ve teknik uzman yetiştirmek için meslek okulları açıldı. Ama ulaşım ağının yetersizliği ve genelde bölgelerde kapalı iktisat düzeninin varlığı gibi çeşitli nedenlerden dolayı tarım büyük ölçüde gelişemedi. Bazı dönemlerde birbirini aralıksız izleyen kuraklık yılları tarım yaşamında kıtlıklara yol açtı. Tarım alanındaki bu sönük durum Cumhuriyet'in ilk yularına kadar sürdü. Ama Cumhuriyet döneminde, tarıma büyük önem verilmeye başladı. Vergi sisteminde çiftçinin yararına değişiklikler yapıldı. Ülkede siyasal bütünlüğün sağlanması ve ulaşım ağının gelişmesinin de tarım üstünde olumlu etkileri oldu. Tarımda makineleşme alanında çalışmalar yapıldı. Toprak ürünlerini değeri üstünden alan kuruluşlar açıldı. Ankara'da Ziraat Fakültesi kuruldu. Ankara, İzmir, Bursa, Adana, Erzurum başta olmak üzere tatbiki ziraat okulları açıldı. Pek çok yerde çevre tarım koşullarını daha iyi incelemek için ziraat istasyonları ve tohum ıslah istasyonları örgütlendi. Meyvecilik ve bağcılığı geliştirmek için çeşitli fidanlıklar kuruldu. Cumhuriyet döneminde çiftçilerin toprak sahibi olmaları, tarım işlerinde daha fazla makineleşme, sulanan ve gübrelenen alanları genişletme, çeşitli tarım bölgelerine uygun yöntemleri geliştirme, iyi nitelikli ve ucuz ürün elde edebilmek için çalışmalar yapıldı. Böylece Türkiye'de sözgelimi 1943'te 12,5 milyon hektar alan kaplayan tarım alanları gene sözgelimi, 1983'te 22,5 milyon hektarı aşmıştır. 1943'te tarımda kullanılan traktör sayısı 984 olduğu halde 1983'te 513 516'ya ulaşmıştır. Türkiye'de tarım alanlarında ekili alanlarda tahıllar, baklagiller, sanayi bitkileri, yağlı tohumlular ve yumru bitkiler, dikili alanlarda sebze ve meyve bahçeleri yer alır. Türkiye tarımında tahıl türlerinin (buğday, arpa, çavdar, yulaf, darı, mısır ve pirinç) üretimi geniş alanlar kaplar. Türkiye'nin iklimi ve coğrafi yapısı, tahıl yetişmesine son derece elverişlidir. Tahıllar arasında en çok yeri buğday kaplar. Nemli Doğu Karadeniz bölgesi dışında bütün bölgelerde ilk sırada olmak üzere yetişir. Arpa, buğdaydan sonra ikinci sırayı alır ve buğday gibi hemen her bölgede yetiştirilir. Türkiye'de buğday ve arpanın yetişme olanağını yitirdiği, toprağın daha yoksul olduğu ve nemliliğin arttığı yerlerde, yulaf ve çavdar yetişir. Yaz yağışları isteyen mısır, Karadeniz bölgesinde uygun yetişme ortamı bulmuştur. Öbür bölgelerde de az da olsa mısır üretimi yapılır. Tahıllar arasında pirinç, yetişme döneminde suya gereksinimi olduğundan, suyun bulunduğu yerlerde yetiştirilir. Tahılların kapladığı alan Türkiye tarım topraklarının % 80'ini aşar. Türkiye'de tahıllardan ayrı olarak daha az bir alanda ticari değeri olan sanayi bitkileri ve yağlı tohumlular yetiştirilir (sanayi bitküerinin tarım alanında kapladığı alan % 7,3, yağlı tohum-lularınkiyse % 3,7'dir). Sanayi bitkilerinden tütün, şekerpancarı, pamuk, haşhaş, keten, kenevir, yağlı tohum-lulardansa susam ve ayçiçeği yetiştirimi önemlidir. Sanayi bitkilerinin iklime bağlı gereksinimleri birbirine uymadığından, bunlar belirli bölge ve yörelerde toplanmışlardır. Pamuk, ancak sulama olanaklarının bulunduğu ve Akdeniz iklim tipinin geçerli oldu ğu yerlerde yetişir. Karadeniz bölgesinde nemli iklimin etkisiyle keten ve kenevir yetişir. Tütün iklim ve toprak koşullarına göre farklı özellik kazandığından, ancak en iyi sonuçların alındığı yerlerde yetişir. Haşhaş genellikle Batı Anadolu ve Afyonkarahisar çevresinde gerçek yetişme ortamı bulmuştur. Türkiye'de sanayi bitkilerinin ekimine bakılırsa, bunların tür sayısı bakımından fazla olmadığı görülür. Geçen yüzyıllarda Türkiye'de yol sisteminin gelişmemiş, ayrıca bu hammaddeleri işleyecek sanayinin kurulmamış olması yüzünden söz konusu bitkiler fazla yetiştirilmedi. Bu konuda ilk büyük değişim tütün yetiştirilmesiyle başladı. Amerika'dan 1600 yıllarında getirilen tütün, kısa zamanda Türkiye'nin hemen her bölgesinde denendi. Türkiye'nin belirli yöreleri tütün üretimiyle tanınacak hale geldi. Buna pamuk ve şekerpancarı üretimi izledi. Pamuk en iyi sonucu İzmir ve Çukurova yörelerinde verdi, daha sonraki yıllarda Ege bölgesi ve Güney Marmara bölgesine yayıldı. Şekerpancarı ekiminin gelişmesi şeker fabrikalarının kurulmasına bağlı kaldı. İlk önce Alpullu, Turhal ve Uşak şeker fabrikalarıyla başlayan bu çalışma öbür bölgelerde yapılan fabrikalarla üretim alanım genişletti. Yağlı tohumlulardan da ayçiçeği, yağ sanayisinin önemli bir ürünü oldu. Türkiye tarımında son 30 yıl içinde en büyük değişiklik, baklagiller ve taze sebze üretimi alanında meydana geldi. Baklagiller (fasulye, bakla, nohut, mercimek), Türkiye'nin iklimine uyduğundan hemen hemen her yerde yetişebilir. Ama sulama olanaklarının bulunduğu yerlerde sebzecilik, baklagillerin yanında ön plana geçti. Sebzecilik, nüfusun çok ve ulaşım olanaklarının iyi gelişmiş olduğu yerlerde önem kazandı. Kentlerin giderek büyümesiyle sebze gereksinimi arttı, ulaşım olanaklarının gelişmesiyle kısa zamanda bozulmadan nakli mümkün oldu. Sebze, özellikle büyük kentler iyi bir pazar oluşturduğundan (İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa) en çok buralarda tüketilmektedir. Sebzecilikteki bir gelişme de, Akdeniz bölgesinde görülen turfanda sebzeciliktir. Kışın sıcaklık koşullarının yaz sebze türleri için yeterli olmaması nedeniyle seralarda sebze yetiştirilir. Son 15 yılda, İskenderun-İzmir arasındaki sahil kesiminde seracılığa dayanan bir sebzecilik gelişmiştir. Özellikle Batı Anadolu ve Akdeniz bölgesinde sebzecilik baklagillerin önüne geçmiş ama doğuda sebzecilik ancak sulanabilen vadi tabanlarında yapılırken baklagil üretimi de sürdürülmektedir. Türkiye'de tarımın bir başka kolunu da meyvecilik oluşturur. Ülkemiz tropikal, astropikal ve ılıman kuşağın hemen her cins meyvesinin yetişmesine elverişlidir. Yumuşak çekirdeklilerden elma, armut, ayva, sert çekirdeklilerden erik, iğde, kayısı, kızılcık, kiraz, şeftali, vişne, zeytin, zerdali, sert kabuklulardan antepfıstığı, badem, ceviz, fındık, kestane, üzümsü meyvelerden dut, incir, nar, turunçgillerden portakal, mandalina, turunç, altıntop, tropikal meyvelerden hurma ve muz yetişir. Türkiye'de geliştiği yere iktisadi açıdan gelir sağlayan meyvelerin başında fındık (Giresun, Ordu, Trabzon), zeytin (Edremit, Burhaniye, Ayvalık), şeftali (Bursa), incir (Büyük Menderes havzası), kayısı (Malatya), elma (Niğde ve Amasya), portakal (Finike), muz (Alanya) gelir. Öbür yerlerde meyvecilik tarımın bir yan gelir getiren kolu olarak yapılır. Türkiye'de meyveciliğin son 10-15 yıl içinde gelişmesi aşılı ve nitelikli meyve ağaçları yetiştiril-mesiyle sağlanmıştır. Türkiye'de tarım alanında son yıllarda meydana gelen en büyük değişim eski tarım alanlarından bir bölümünün meyveliklere dönüşmesidir. Sözgelimi, Karadeniz bölgesinde tarım alanlarına fındık ekilmeye başlanmıştır. Türkiye'de meyveciliğin gelişmesinde ulaşım ağının gelişmesinin, tüketim merkezlerindeki nüfusun artmasının, meyvesuyu fabrikalarının kurulmasının büyük'rolü olmuştur. Meyvecilik gelişirken bağcılık gerilemiştir. Anadolu'da bağcılık Hititler döneminden beri yapılan bir tarım etkinliğiydi. Türkiye'de XIX. yy'da tarım koşulları günümüzdekinden daha geri olmakla birlikte, bağcılık daha ileri düzeyde bulunuyordu. XIX. yy'da Trakya, Marmara ve Ege bölgelerindeki bağlar, XX. yy'ın başında Batı'dan gelen ve en önemli bağ hastalığına neden olan filoksera tarafından tahrip olmuştur. Ayrıca özellikle 1910-1920 arasındaki savaş yıllarında pek çok bağ zarar görmüş, nüfus mübadalelerinde yanlış yerleştirme sonucu bağlar bakımsız kalmış, böylece Birinci Dünya savaşından önceki bağ alanlarının dağılımı ile Cumhuriyet dönemindeki bağ alanlarının dağılımı birbirine uymayacak biçimde değişikliğe uğramıştır. Günümüzde bağların yoğunlaştığı alanlar, İç Anadolu'nun güneyinden başlayıp Güneydoğu Anadolu'nun batı yarısında toplanır. Türkiye tarımında bir başka önemli etkinlik de çay üretimidir. Türkiye'de çayın yetişebildiği en iyi alan olan Doğu Karadeniz kıyı bölgesinde, ilk girişim Rize yöresinde 1892'de yapılmış, bu tarihte başlayan araştırmalar 1935'e kadar sürmüştür. Bu tarihten sonra çay, tarım yaşamında önemli bir yer kazanmaya başladı. Yaprakların toplandıktan sonra iki-üç gün içinde fabrikaya ulaşması gerektiğinden, çayı imal etmek için atölye ve fabrikalar kuruldu. 1951'den başlayarak, çay, bölgenin en büyük gelirini sağlayan tarım ürünü oldu. Rize ve ilçelerinde başlayan çay üretimi, doğuya ve batıya doğru yayıldı. Günümüzde çay, Doğu Karadeniz bölgesinde batıda Ordu'dan başlayarak, doğuda S.S.C.B. sınırında Sarp köyüne kadar olan kıyı kesiminde yetiştirilir. Çay ekilen alanlar ve üretim, gün geçtikçe artmaktadır. 1963'te çay fidanı dikili alan 17 bin hektarken, bu alan 1983'te 64 bin hektar olmuş, yıllık üretim 10 bin t (1963) kuru çaydan 200 000 t'a (1983) ulaşmıştır. Tarım'ın tarihçesi,Türkiye'de tarım-XX.yüzyıl'da,Afrika'da,Amerika'da,Asya'da,Avrupa kaynak 3 11.cilt / s.4163-4165 Konu Unrealseptic tarafından (01.05.08 saat 23:16 ) değiştirilmiştir.. |
| remşit kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye : | ||
oguzgolcik (06.04.08) | ||
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| roma uygarligi, osmanlilar doneminde, hititler doneminde, hayvancilik, cay uretimi, selcuklular, tarimda makinelesme |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|