| Sponsorlar |
| |
|
#2
| ||||
| ||||
| TARİHÇE Veterinerlik Eskiçağdan beri varolan bir meslektir. Latinler veterinerlere veterinarius medicus diyorlardı; İ.S. i. yy'da yaşamış olan tarımbilim-ci Columella ve gene veterinerlik sanatıyla ilgili bir kitap yazmış olan La-iin yazan Vegetius, yayınlarında yaşadıkları dönemlerde hayvan tedavisine verilen öneme dikkati çekmişlerdir. Bununla birlikte. Roma İmpara-torluğu'nun yıkılışından sonra. Batı dünyasında zaten pek yaygın olmayan veterinerlik bilgilerinde hiçbir ilerleme olmadı. Çoğunluğu eski çobanlar olan hayvan tımarcıları, sürüleri kırıp geçiren hastalıkların ortaya çıkmasında ve iyileşmede büyüye, kadere ve nazarlıklara büyük bir önem veriyorlardı. Buna karşılık Doğu dünyasında durum hiç de aym değildi, çünkü eski yazılardan, ordularda at hekimi olarak adlandırılan ve atların sağlığıyla ilgilenmekle yükümlü olan kişilerin varlığı anlaşılmıştır. Doğu dünyasının veterinerlikle ilgili yapıtları, Batı'da. söz gelimi Fransa'da özellikle François Fin hükümdarlığı sırasında çevrüdi ve giderek nalbantlık veterinerlik sanatıyla karıştırıldı; aynı dönemde bazı koruma ve önleyici yöntemlerin uygulaması başladı (sözgelimi, atların nallanması). Daha sonra XVIII. yy'da atlarla ilgili nicelemeler yapmış olan Claude Bour-gelat (1712-1779), Lyon'da ilk veteriner okulunu açtı, böylelikle de hayvan hastalıklarının bilimsel araştırması başlamış oldu. Bunu daha başka okulların açılması izledi. |
|
#3
| ||||
| ||||
| HAYVAN PATOLOJİSİ Veteriner hekimliğinde kullanılan yöntemler, sözcükler ve terimler hekimlikte kullanılanlarla hemen hemen aynıdır. Genel hayvan patolojisinin yanı sıra ayrıca özel patoloji ve grup patolojisi de vardır. Hayvan hastalıklarının seyri aynı insandaki enfeksiyon hastalıklarının seyri gibi. olmaktadır; yani kuluçka dönemi, işlevsel ve fiziksel belirtilerle ortaya çıkan yerleşme dönemi, ilerleme, ihtilat ve iz ya da yan etki dönemleri görülmektedir. Hasta hayvanın genel muayenesi birkaç evreden oluşur. Önce uzaktan gözle inceleme yapılır, bu inceleme ile hayvanın genel durumu, ayaktaki durumu, yer değiştirmeleri, tutumu, gerginliği, başım tutuşu, kulaklarının, kuyruğunun ve bacaklarının durumu gözden geçirilir. Biraz daha yakından bakılınca, yerel ya da genel bir zayıflama, ödem ya da belirgin bir ur görülebilir. Göden barsağı voluvla beden ısısı alınır ve bu ilk gözlem tamamlanır. Daha sonra elle muayene, elle vurarak muayene ve dinleme ay-gıtıyla dinleme yapılır: ayrıca çeşitli beden boşlukları sondalar ve speku-lumlar aracılığıyla muayene edilir. Çeşitli beden sıvılarından iğne ile örnek alınması, sidik, süt, kan, dışkı, mü-küs örneklerinin ve doku biyopsilerinin alınması, bu örneklerin laboratu-varda incelemesi, inceleme ve ölçüm yapılması ya da mikropların saptanması sağlanır. Gene röntgen incelemeleri, kalp elektrosu, beyin elektrosu, yapılabilecek incelemeler arasında yer alır. Teşhis konduktan sonra tedaviye başlanır. Tedavi tıbbi (kimyasal maddeler, antibiyotikler, asalak ilaçları, vitaminler, hormonlar, vb.) ya da cerrahi olabilir. İlaçların verilme yolu, türlere göre değişiklik gösterir. Gerçekten de etçiller ve hem etçil hem ot-çul hayvanlara ağız yoluyla etkili olan bazı maddeler, otçullarda midelerinin anatomi yapısı, besinlerin uğradıkları sulanma olgusu ve sindirimin uzunluğu nedeniyle etkili olamamaktadır. Toplardamara, deri altına, kas içine şırınga ya da göden barsağı yoluyla da ilaç verilebilir. Solunum yoluna ilaç püskürtülmesi genellikle çok iyi bir yoldur. İlacm kullanım miktarı, aynı tür ve aym ırktan hayvanlar için bile kilo farklılıkları nedeniyle değişiklik gösterir. İlaçların değişik hayvan türlerinde değişik etkilere sahip olduğunu da bilmek gerekir; bir tür için yararlı olan ilaç bir başka tür için zehirli etki gösterebilmekte, bir türün iyi dayanabildiği bir ilaca bir başka tür dayanama-maktadır. Sözgelimi, köpekleri sakin-leştiren morfin atlarda uyarıcı etki göstermektedir. Bazı hayvanlar, sözgelimi safkan olanlar ilaçların etkisine ileri derecede duyarlıdırlar. Cerrahi alanında, ameliyat, uyuşturma ve yeniden canlandırma tekniklerindeki ilerlemeler sayesinde girişimlerin büyük çoğunluğu, sözgelimi urların çıkarılması, doku yamalarının konması, doku aktarımları ve göğüs cerrahisinin bütün girişimlerini olanaklı kılmıştır. Kırıkların vidalanması, büyük hayvanlarda dölyalağı girişimleri, dişi kedilerde yumurtalıkların alınması artık basit girişimler haline gelmiştir. Hasta bir hayvanın sahibi veterinere başvurarak hayvanın öldürülmesini de isteyebilir. Hayvanın türü ve büyüklüğüne göre değişen çok çeşitli acısız ölüm yolları vardır. Damar ya da kalp içine yüksek dozda uyuşturucu madde (sözgelimi, barbitüratlar) veya göğüs ya da karın boşluğuna zehirli bir maddenin (sözgelimi, striknin, potasyum siyanür) verilmesi, acısız ölüm için en sık uygulanan yöntemlerdir. Hayvan hastalıklarından bazıları artık yok olmak üzeredir, bunlar arasında pamukçuk humması, şarbon, at ruamı (ya da sakağı), domuz gribi, koyun çalığı sayılabilir. Avrupa'da artık görülmeyen sığır vebasıysa günümüzde Asya'da ve Afrika'da görülmektedir. Yok olmaya yüz tutmuş hastalıkların yanı sıra yaygm olarak görülen bazı hastalıklar vardır. Sözgelimi, virüs kökenli hastalıklar (zatürree, grip, nezle, karaciğer iltihabı, genç köpekte görülen Carre hastalığı), kan hastalıkları (lösemi ya da kan kanseri, dokularda akyuvarların çoğalması ya da lö-koz); deri hastalıkları, mantar hastalıkları (küf mantarı hastalığı, kandida hastalığı); domuz vebası, kümes hayvanlarının solunum yolları iltihabı sayılabilir. Sürekli ahırda tutma, erken doğum, yetiştirme ve beslenme koşullarının kolaylaştırdığı beslenme, metabolizma hastalıkları giderek yaygınlaşmıştır. Yoğun hayvancılık çalışmaları genç sığırlarda, kümes hayvanlarında ve domuzlarda ruhsal hastalıklar ortaya çıkarmaktadır. Doğar doğmaz annelerinden ayrılan ve doğal olmayan ortamda yetiştirilen danalar yoksunluk belirtileri göstermektedirler. Çok kalabalık bir ortamda toplanan kümes hayvanlarında ortakisteri, gece panikleri, birbirlerini gagalayarak tüylerini yolma olayları gözlenmektedir; değişik domuz yetiştirme yerlerinden getirilip bir araya toplanan domuzlar-daysa çok şiddetli bir saldırganlık meydana çıkmaktadır. Satışa hazırlanan yavru köpeklerde ruhsal-beden-sel bozukluklar gözlenmektedir. Erken sütten kesilme, çeşitli ırkların bir araya toplanması, insan varlığından uzak kalma sonucu gelişen ruhsal saldırganlık, yavruları dayanıksız kılmakta ve sağlık koşullarının yeterli olmasına karşın virüs hastalıkları, yetiştirilen genç köpekleri kırıp geçirmektedir. |
|
#4
| ||||
| ||||
| "ZOONOZLAR" Hem veteriner hekimliğini, hem de insan hekimliğini ilgilendiren önemli bir hastalık grubu olan zoonozlar. hayvandan insana, insandan da hayvana geçebilen hastalıklardır. Vahşi ya da evcil hayvanları tutan 150 kadar zo-onoz bilinmektedir. Bunlardan bir düzine kadarı Avrupa'da çok yaygındır. Öbürleriyse cok seyrek olarak insana bulaşırlar. Bazı zoonozlar virüslere bağlıdır. Bunlar arasmda kuduz en ağır olanıdır. Ayrıca tümbeyin iltihapları ve ar-bovirüslere bağlı hastalıklar da sayılabilir. Bu sonuncular sivrisineklerle taşınırlar ve sinirsel belirtilere, akciğer rahatsızlıklarına ve kanamalara neden olurlar. Gene. bakteri ya da riketsiyalara bağlı zoonozlar{malta humması, verem, ruam, salmonella hastalığı, leptospiroz, tifüs, veba, şarbon, stafilokok hastalıkları), özellikle köpekler tarafından bulaştırılan barsak kurtları (hidatidoz, solucan hastalığı) gibi asalak zoonozları da vardır. Bazı zoonozlar birhücreliler tarafından oluşturulur. En yaygın olanları, etkeni tripanozomalar olan leyşmani-ya ve etkeni toksoplazmalar olan tok-soplazma hastalığıdır (toksoplazmoz). Bazı mantar hastalıkları, hem insanlar hem de hayvanlarda görülür; sığırlar, koyunlar, kediler, köpekler, maymunlar ve kuşlar (güvercinler ve papağanlar) bulaşmada rol oynayabilirler. |
|
#5
| ||||
| ||||
| KORUNMA Hayvan hastalıklarından korunma ve bu hastalıklar ile savaşım, sağlık korunması ve tıbbi korunma önlemleriyle yapılır. Bir veteriner, bir hayvanda yasaları ilgilendiren bulaşıcı bir hastalık saptar ya da bu hastalıktan kuşkulanırsa, sağlık koruması olarak bu hastalığı ilgili makamlara bildirmesi gerekir; daha sonra hastalık bölgesinde tecrit, elkoyma ve karantina önlemleri alınır, hatta bazen hasta ya da hastalanmış olmasından kuşku duyulan hayvanların öldürülmesi gerekir. Hastalıklı bölgenin mikroptan arındırılması da bu önlemler arasında yer alır. Tıbbi korunma yöntemleri insanın koruyucu hekimlik yöntemleriyle aynıdır, bu yöntemler arasmda asepsi, antisepsi, kimyasal korunma, bağışıklık koruması (aşı, serum, plazma) vardır. Koruyucu aşılama ile pek çok hastalık önlenebilir. Pamukçuk hummasına karşı sığırlarda aşılama zorunludur ve bazı durumlarda, bazı hayvanlara kuduz aşısı yaptırılması gerekir. |
|
#6
| ||||
| ||||
| VETERİNER Pratisyen veteriner kentlerde ya da kırsal kesimde mesleğini sürdürebilir. Büyük kentlerde çoğunlukla kedi. köpek gibi hayvanlarla , kırsal kesim-deyse besi hayvanlarıyla ilgilenir. Çoğunlukla hayvancılıkla uğraşanlar hayvanlarının sağlık sorunlarını sürekli olarak denetim altında tutacak bir veterinerle anlaşırlar. Değişik işkollarında veteriner kadroları vardır; bunlar arasında yönetim (et müfettişleri, sağlık veterinerleri), besin sanayisi, araştırma, ilaç ürünler; laboratuvarları, suni dölleme merkezleri sayılabilir. Veterinerler halkın yararı için çalışan önemli alanlarda görev yaparlar; bu görevler arasında ortak korunma önlemleri ve zoonozlara karşı savaşımla halk sağlığının korunması; çiftliklerin ve hayvansal besinlerin denetimi ile hayvancılığın korunması ve son olarak da hayvancılıkla uğraşanlar tarafından kullanılan ilaçların (hormonlar, antibiyotikler, aşılar) denetimi sayılabilir. Veterinerler ilaç verebilir ya da yazabilirler. Verdikleri ilaçlar iki çeşittir: Bir bölümü kendi hazırladıkları ilaçlardır, bir bölümü de laboratuvarlarda üretilen ilaçlardır. Bunlar biyolojik maddelerdir. Bazı hayvanların ithalinde gümrüklerden geçiş için zorunlu olan aşı karneleri, sağlık karneleri, özel bir formüle göre veteriner tarafından düzenlenebilir. |
| Sponsorlar |
| |
![]() |
| Tags |
| veterinerlik, evcil hayvan |
| Seçenekler | |
| Stil | |
|
|