Nüve Forum


Elementler hakkinda Altın ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] ALTIN a. -1. Parlak sarı, yoğun, çok sü-nek, havadan, sudan etkilenmeyen ve ticari değeri çok yüksek metal. (Simgesi Au olan kimyasal element.) ansikl.[/i] böl. Anorg. kim.]. -2. Bu metalin

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.06.10, 13:25
puskullupabuc - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Ordinaryüs
 
Üyelik tarihi: Apr 2006
İletiler: 21.629
Blog Başlıkları: 1
puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!puskullupabuc öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Altın

[coverattach=1]ALTIN a.
-1. Parlak sarı, yoğun, çok sü-nek, havadan, sudan etkilenmeyen ve ticari değeri çok yüksek metal. (Simgesi Au olan kimyasal element.) ansikl.[/i] böl. Anorg. kim.]. -2. Bu metalin başka metallerle (gümüş, nikel, çinko vb.) kuyumculukta, dişçilikte, mücevhercilikte kullanılan alaşımı: Sarı, beyaz, altın. 18 ayar altın. -3. Altından yapılmış para, sikke, lira: Sadrazam hazretleri üç altın bahşiş verdi. Cumhuriyet altını. (Bk. ansikl. böl. Nümism.) -4. Takı: Bütün altınlarını sattı. Geline altın takmak. -5. Altın babası, çok zengin kimse.
-- Altın gibi kalbi var, iyi, dürüst, temiz kimselerden söz ederken kullanılır.
-- Altın keseği, yerden temiz külçe halinde çıkarılan altın.
-- Altın kesmek altın para basıyormuşçasına bol para kazanmak.
-- Altın küpü, parası çok fazla olan, para biriktiren: inanmayın söyledik terine, altın küpüdür o, hepimizi satın alır
--Altın sarısı,
altın gibi kızıl sarı renk, bu renkteki şey için kullanılır.
-- Altın topu, güzel ve sağlıklı bebekler için söylenir.
-- Altın yumurtlayan tavuk, iyi ve sürekli para getiren yer, iş, kimse: O küçücük dükkân aile için altın yumurtlayan tavuktu.
--Altına batmış,
gösteriş için görgüsüzce altın takıp takıştırmış kadın için söylenir.
-- Altına yapışsa, altın tutsa toprak olur, altına yapışsa, altın tutsa bakır kesilir. "Yapmak istediği her işte başarısızlığa uğrar, talihi tersine döner" anlamında söylenir. -ikt. Altın bloku, 1934'te Fransa, Belçika, isviçre, Hollanda tarafından, uluslararası piyasada birbirinin parasını desteklemek ve aralarındaki ticareti geliştirmek amacıyla kuruldu. Blok, 1935'te Belçika' nın parasının dış değerini düşürmesi üzerine dağıldı.
-- Altın bonoları, genellikle hükümetçe çıkarılan, faizi ve ana parası altınla ödenen tahvil.
-- Altın piyasası, madeni altın, altın sikke, ya da külçe altın ticaretinin yapıldığı piyasa.
-- Altın rezervi, banknotların serbestçe altına dönüştürü-lebildiğl altın standardına bağlı bir ülkede, banknot ihraç eden bir bankanın tuttuğu altın sikke ve külçe altın stoku. Altın rezervi, günümüzde, uluslararası ödemelerde bulunmak amacıyla tutulmaktadır.
-Mad. oc. Altın arayıcı, altın pullarını çıkarmak İçin alüvyonları yıkayan zanaat-kâr.
-Metalurj. Altın balzamı, yaldızcıların altın varakları yapıştırmada kullandıkları balzam.
-- Dövme varak altın, yaldızcılıkta kullanılan, yaprak haline getirilmiş altın.
-- indirgenmiş altın, bir hidroklorlk çö-zeltisiyle indirgenerek elde edilen biçim-slz toz altın. |j Kavat altını, boyama ya da yazma işlemlerinde kullanılan altın.
-- Kırmızı, pembe, sarı. yeşil altın. (Bk. ansikl böl.)
-- Kokulu altın, dövüldüğünde çatlayan ya da parçalanan altın.
-- Laboratu-var altını, bir cevherin çözümlenmesi sırasında elde edilen arı altın.
-- Mıskalalan-mış altın, mıskalayla parlatılmış altın. -Miner. Altın suyu, KRAL SUYU'nun eşanlamlısı.
-- Argental altın, ELEKTRUM' un eşanlamlısı.
-Tıp. Altın tedavisi, altın tuzlarının tedavi amacıyla kullanılması. -Tlc huk. Altın koşulu, bir sözleşmede borcun, ödeme tarihindeki altın değerine göre belirlenmesi.
-- Altın değeri, bir şeyin altına çevrilebilir bir para birimi ile belirlenen değeri.
sıf.
-1. Kuyumculukta, süslemecilikte, dişçilikte vb., altın alaşımlarından yapılan şey için kullanılır: Altın yüzük. Altın yaldızları dökülmüş bir minyatür. Altın diş. -2. Olağanüstü değerli, önemli şey İçin kullanılır: Altın gol. Takımımız iki altın puan aldı. Altın sesli sanatçı. -3. Şrs. Altını çağrıştıran parlak sarı renk, ışık için kullanılır: Altın saçlı başını omuzuna dayadı. Güneşin altın ışıkları. Altın renkli yapraklar. -4. Altın adı pul oldu, kız adı dul oldu, "kötü davranışlarından ötürü temiz tanınan kişiliği lekelenerek saygınlığını yitirdi" anlamında söylenir.
-- Altın adını bakır etmek, ününü, iyi adını yaptığı uygunsuz işlerle kötüye çevirmek: O işten sonra altın adını bakır etmiş, herkesin güvenini yitirmişti.
--Altın beşik,
iki kişinin, bir eliyle kendi bileğini,'ötekiyle karşısındakinin bileğini tutarak, bir başkasını taşımak üzere oluşturduğu yer.
-- Altın bilezik, her zaman için geçerli, para getiren sanat ya da meslek.
-- Altın çağ, bir uygarlığın mutlu dönemi, belli bir alanda üretimin parlak olduğu dönem: Antik uygarlığın altın çağı. Sessiz sinemanın altın çağı. Karaborsanın altın çağı.
--Altın leğene kan kusmak,
varlık içinde dertli ve
mutsuz bir yaşam sürmek.
-- Altın yıl, evliliğin ellinci yıldönümü. -Dişç. cerr. Altın dolgu, bir dişte eksik olan kısmın, yumuşak altından küçük çubuklar yerleştirilip tokaçlanarak doldurulması. (Bu teknik küçük oyuklar için kullanılabilir, daha büyük dolgular kalıba dökülmüş altınla yapılır [/nlay ya da on/ay].) j| Altın seramik, doğrudan doğruya özel altından kalıplanmış bir iskelet üzerine dökülen pişmiş seramikten oluşan sabit protez (tek diş kaplama ya da köprü). -Hat. Altın cetvel, yazma kitaplarda, yazı çevresine altın yaldızla çekilen çizgi. -Mim. Altın oran - ORAN -Müc. Altın taş, yeşil altın renginde değerli bir taş. (-kRİZOLİT.) -Sey. oy. Altın top, ÇEVGAN" ya daÇEV-GEN'in eşanlamlısı.
-Spor. Altın kemer, güreş ve boksta şampiyonlara verilen kemer. (Bk. ansikl. böl.)
-- Altın madalya, spor ödülü. (Bk. ansikl. böl.)
-Süslem. sant. Altın varak, çekiçle dövülerek zar inceliğine getirilmiş altın (Bk. ansikl. böl.).
-- Altın yaldız, altın varaklar ya da kimyasal yöntemlerle yapılan altın bezeme.(Bk. ansikl. böl.) -Teknol. Altın yaldız tozu, çok ince altın varak parçacıkları; bunlar, bronz ya da gümüşü ateşte yaldızlamak için cıvayla amalgam halinde kullanılır. -ANSİKL. Anorg. kim. Elde etme kolaylığı, parlak rengi, etkilenmezliği, kolay işlenmesi ve ender bulunması altının en değerli metal sayılmasına neden olmuştur.
Dövülmeye ve haddelenmeye en elverişli metal altındır; 1/10 000 milimetre kalınlığında yaprak haline getirilebilir; bu incelikte altın yaprak yeşil bir ışık geçirir. Yumuşak olduğundan bazı alanlarda başka metallerle (Cu, Ni vb.) yaptığı alaşımlar kullanılır.
Kimyasal özellikleri. Altın elektrokimya-sal anlamda bir soy metal olmasına ka şın, tümüyle yansız da değildir. Sıcaklık ne olursa olsun havadan etkilenmez, ama klor ve bromla tepkimeye girer, cıvada ise çözünür. Tek başına hiçbir asit altını etkileyemez, ama hidroklorik ve nitrik asitlerin karışımından oluşan kral suyunda çözünür.
Temel tepkimelerinden birkaçı aşağıdaki şemayla özetlenebilir:
Altın bileşikleri. Altının yalnız iki yükseltgenme derecesi vardır: + I ve +III türevleri. Metalin tekdeğerli bileşikleri (+ I) ısıya karşı zayıf bir kararlılık gösterir; üçde-ğerli olanların kararlılığıysa daha düşüktür. Altın I türevlerine katı halde daha çok rastlanır; sıvı haldeyse çözünmemeleri ya da kompleks oluşturmaları durumunda kararlıdırlar. Bununla birlikte, altın metaline ve altın III bileşiklerine dönüşme eğilimi gösterirler. Au20 ve altının azotlu bileşikleri (patlayıcı altın) yarıkararlıdır. Sulu çözelti halinde siyanür iyonu bol olursa, Au (CNJj iyonu elde edilir; bu iyon çok kararlıdır ve cevherlerden altının ayrılmasında önemli bir rol oynar.
Üçdeğerli altın bileşikleri katı halde pek bulunmaz, ama sulu çözeltide karmaşık iyonlar biçiminde boldur ve kolayca metal haline indirgenirler. Bireşim yoluyla elde edilen AuF3, AuCI3, AuBr3 halojenür-leri zayıf bir kararlılık gösterir. AuCI3 sulu çözelti halinde H formülüyle gösterilen karmaşık bir asit oluşturur ve bu asit, hidroklorik ortamda H formülünde aurihidroklorik aside dönüşür.
Altın tuzlarının özellikleri. Altın tuzları, hidrojen sülfürle kahverengi bir çökelek
verir ve çökelek alkali sülfürlerde çözünür. Ayrıca sözkonusu tuzlar demir II sülfatla eflatun renginde kolloidal bir altın çökeleği oluşturur.
Atom sayısı: 79 Atom kütlesi: 196,97 Özgül kütlesi: 19,3 g/cm^ Erime sıcaklığı: 1 064°C Kaynama sıcaklığı: 2 807°C Yükseltgenme dereceleri: +1, +3 Elektron biçimlenmesi [2, 8, 18, 18, 8] 4f145d106s1 İzotopları: 189'dan 203'e Doğal altın '97Au: °/o 100
-Eczc. Simyacıların "içilebilir altın"ından bu yana insanlar altına değişik tedavi edici etkiler yakıştırdılar. XVII. ve XVIII. yy.'larda, Helvetius'un' "altın tentürü", Blegny'nin "altın şurubu" ve general de La Motte'un "altın damlaları" (daha başkaları da var) altın tedavisinde büyük başarı elde ettiler. XX. yy.'ın ilk yarısında, şırınga edilerek tüberküloz tedavisinde kullanılan altın tuzları yeniden ilgi uyandırdı. Elektriksel ya da kimyasal yolla elde edilen kolloidal altın, zehirlenmelere ve enfeksiyonlara karşı, kolloidal altın sülfür çözeltisi de analjezik olarak kullanıldı.
Günümüzde, sodyum-altın hiposülfit ve sodyum aurotiyopropanolsülfonat (°/o 34 oranında altın içerir) gibi altın tuzları ro-matizmal poliartritte kullanılır, ancak deride, kanda (eritrodermi ve agranülositoz riski) ve böbrekte tehlikeli bozukluklara yol açabilir.
Üç gün gibi kısa bir süre beta ve gamma ışınları yayan radyoaktif altın (Au 198) karaciğer sintigrafisinde kullanılır. -El sant. işlemecilikte kullanılan çeşitli kalitede altınlar şunlardır: saf altın, iyi kalite dövme (varak) altın; tel altın (üstü altın yaldızlı gümüş); yarı saf altın (üstü altın yaldızlı bakır); sahte altın yani adi pirinç.
-Mad. oc. ve Metalurj. iki tür altın madeni ocağı vardır: birinci tür ocaklarda altın içeren kayaçlar, genellikle damarlar, yerinde işletilir; ikinci türde ise altınlı alüvyonlar işlenerek altın elde edilir. Damarlarda altın oranı ton başına 6 ile 12 g arasında değişir ve ocaklar çok derin katmanlara değin inebilir; çünkü cevher oluşumu, genellikle derin kayaçlara değin yayılır. Altınlı alüvyonların işletilmesi çok daha kolaydır; ayrıca yerinde işlenen kayaçlara göre daha düşük oranlarda altın içeren alüvyonlar bile işletmeye elverişlidir. Öte yandan, başka maden ocaklarından gelen metaller (gümüş, elektrolit arıtma çamuru, kurşun, bakır, nikel) arıtılır ken de altın elde edilebilir. Üretim. Altınlı kumları yıkama yöntemi, çamurla altın arasındaki büyük yoğunluk farkına dayanır; altın arayıcılarından kalan bu yöntem günümüzde terk edilmiştir. Altın içeren cevherlerse önce parçalanır, sonra öğütülür. Elde edilen hamur çoğunlukla yüzdürme yoluyla zenginleştirilir. Ardından cıvaya bulanmış bakır yaprakları üstünde amalgamlama işleminden geçirilir. Elde edilen amalgam damıtılarak altın ayrılır ve cıva yeniden çevrime sokulur. Fakir cevher ve amalgam artıklarıysa, siyanürleme işlemiyle değerlendirilir. Artık hamur hava eşliğinde sodyum siyanürle işlenir ve oluşan sodyum aurosiyanür önce süzülür, sonra çinkoyla tepkimeye sokularak altının çökmesi sağlanır. Kimi cevherlerse (tellürürler) yük-seltgeyici önkavurma işleminden geçirilir.
Amalgamlama ya da siyanürlemeyle elde edilen altının arıtılması gerekir. Altının bileşiminde hemen her zaman yer alan gümüş ise elektrolizle ayrılır.
Üunya üretimi. Dünya altın üretimi XIX. yy.'dan bu yana iki yönden gelen etki altında önemli dalgalanmalarla karşılaştı: yeni yatakların bulunuşu ve siyasal etkenler. 1800 yılına doğru yaklaşık 20 t'a yükselen üretim, XIX. yy. ortasında 200 t'a, 1890'da 400 ya da 500 t'a ulaştı ve Birinci Dünya savaşı öncesinde 700 t'a yükseldi. iki dünya savaşı arasında da 1 000 t'u geçti. Üretim ilk kez 1929 bunalımı sırasında ve ikinci kez ikinci Dünya sava-şı'ndan hemen sonra 1945'te hissedilir ölçüde durakladı. Günümüzde yıllık ortalama üretim yeniden bin tonun üstüne çıkmıştır (1 200 t).
Üretimin dağılımı, yüz yıldan bu yana büyük ölçüde değişti. Avrupalı üreticiler önemlerini yitirirken, Güney Afrika Cumhuriyeti en büyük üretici durumuna geldi; nitekim Witwatersrand ve Orange özerk devleti'ndeki yataklar sayesinde dünya üretiminin yarısından çoğunu sağlamaktadır (toplam 700 t dolayında). Sovyetler 1930'dan bu yana büyük üretici niteliğini kazandı; bununla birlikte, dünya üretimindeki payını tahmin etmek güçtür; ancak yaklaşık 3001 olduğu sanılmaktadır. Öteki ülkelerin üretimleriyse sınırlıdır: Kanada yılda yaklaşık 50 t'la, Japonya' nın (40 t) ve ABD'nin (30 t) önünde yer alır; Fransa'nın üretimi 1,5 tondur.
Kullanım. Dünyada üretilen altının ço
ğu, külçe, çubuk ya da altın para biçiminde emisyon bankalarında, kişi ya da özel kuruluşlarda toplanmıştır ve uluslararası mali işlemlerde kullanılır Geriye kalanı üç alanda tüketilir: mücevhercilik, dişçilik ve sanayi. Altın, elektrik ve ısıl iletkenliği, sıcakta yükseltgenmemesi, kimyasal aşınmaya dayanımı gibi nitelikleri nedeniyle aranan bir metaldir. Arı altından, mekanik özellikleri (düşük sertliği, dövülebilirli-ği) üstünlük sağladığında ya da bir sakınca doğurmadığında yararlanılır: sözgelimi laboratuvar araç ve gereçleri. Öte yandan daha iyi mekanik nitelikler elde etmek için altın alaşımları hazırlanır; altının alaşım yaptığı metaller şunlardır: gümüş, bakır, nikel, çinko, platin, paladyum, iridyum. Bu alaşımlara, ısıl işlemlerle, istenen özellikler kazandırılabilir: örneğin tavlamayı izleyen sertleştirme işlemi, bakır oranı °/o 10'dan yüksek olan bir alaşıma dövü-lebilirlik ve süneklik sağlar; düşük sıcaklıkta menevışlemeyse yapısal sertlik verir.
% 19 bakır pembe altını, % 25 bakır kırmızı altını oluşturur. Ayrıca altın -bakır
-nikel -çinko ve altın -bakır -nikel -çinko
-paladyum(paladyumlu grıs altın)alaşım-ları da vardır.
Dişçilikte altın -gümüş -bakır alaşımlarının (20-22 ayar) kullanımından yavaş yavaş vazgeçilmektedir; bunların yerini altın -gümüş -bakır -platin -paladyum -iridyum ya da altın -gümüş -platin(altın oranı °/o 15'in altında daha ekonomik) alaşımları almıştır.
Sanayide arı altın, altın-gümüş ve altın -paladyum alaşımları,elektrik anahtarlarının kontaklarında, elektronik devrelerinde, telefon santrallarında ve uzay gemilerinde kullanılır Altın-bakır ve altın -gümüş -bakır-çinko-kadmiyum alaşımlarından lehim işleminde yararlanılır. -Nümism. Osmanlılarda, Mehmet II döneminde bastırılan ilk altın sikkeye değin (1477), venedik' dükası, llori', macar" altını, macar florisi. kızıl ' kuruş, sikkei' 1697'den sonra değer yitirdi. Arka yüze sultanın tuğrası eklendi. Bunların resmi adı cedit' eşrefi, halk arasındaki adıysa eşrefi' ya da tuğralı' idi. Mısır'da bastırılan eşrefi'lere zerri' mahbûb (güzel ya da saf altın) denildi. Ahmet III döneminde (1703-1730) çıkarılan cedit' zerri islâm-bol altını, Mısır'da önce zincirli', sonra fındık' ya da fındıklı olarak adlandırıldı. Mahmut II döneminde (1808-1839) atik rumi". cedit' rumi (yazılı mahmudiye), adli", darülhilafi" (surre altını), hayriye" altını (gazi, sandıklı), üçlük' denilen çeyrek altını, cedit" mahmudiye (yirmilik) gibi değişik biçim ve adlarda altın sikke kesildi. Abdülmecit'in sikke reformundan sonra bastırılan °/o 0.916,5 ayarında, 7,20 g ağırlığındaki altınlar (mecidiye), Avrupa sikkeleri biçimindeydi (1843) Bunların 500, 250 kuruşluk daha büyük birimleri ile, 50 ve 25'er kuruşluk daha küçükleri de bastırıldı. Abdülazız döneminde (1861-1876) mecidiye'lerin basımı sürdürüldü.
Mücevhercilikte kullanılan altın alaşımlarının ayarları ülkeden ülkeye değişir. Türkiye'de iç piyasaya sürülen mücevherler, 22, 18 ve 14 ayarlık altın alaşımlarından yapılır. Dışsatım içinse 21 ayarlık al tın kullanılır. Ayar bir gram alaşımda bulunan altın miktarıyla belirlenir: 24 ayar arı altındır; 22 ayarda gram başına 916 mil-yem (mg), 18 ayarda 750 milyem, 14 ayarda 583 milyem ve 21 ayarda 875 milyem (dışsatım) altın bulunur. 22 ayar altından yapılan bileziklere Darphane ayar damgası vurur. Öteki mücevherlerse yapımcının özel garanti damgasını taşır ve Darphane yalnızca rapor verir.
18 ayarlık altın alaşımları gümüş ve bakır miktarlarına göre farklı renkler alır: °/o 25 gümüş yeşil altını, °/o 12,5 gümüş ve
efrencıye gibi yabancı altın paralar kullanılıyordu. Mehmet ll'nin istanbul'da kes-tirttiği ilk altınlar, venedik dükaları gibi 23,5 ayarında, 18-21 mm çapında, bir dirhem bir kırat bir habbe (3,450 g) ağırlı-ğındaydı.Ön yüzünde "Altın bastıran, karada ve denizde izzet ve yardım sahibi" tümcesi, arka yüzünde sultanın ve babasının adı, darp yeri ve tarihi vardı. Bu sultani' ya da yaldızlı altınlar, sonraki sultanlara da örnek oldu. Selim I döneminde (1512-1520) iran'ın etkisiyle sikkelere Şah unvanı eklenerek, bu altınlara da şâhi' denildi. Ancak, Anadolu ve Rumeli'de sultani ya da eşrefi' adı kullanılıyordu. Selim l'in Mısır'dan dönüşünden sonra eşrefi sıkça kullanılır oldu. Kimi değişikliklerle Mustafa II dönemine değin Ancak, osmanlı' altını adı, yerini lirayı' osmani'ye (osmanlı lirası) bıraktı. -Spor. Altın kemer. Türkiye'de Kırkpınar yağlı güreşlerinin en büyük ödülü. Kemer, 22 ayar altından, yaklaşık 1 kg ağırlığında ve işlemelidir. Kırkpınar başpehlivanlığını üst üste üç yıl kazananlar kemerin sürekli sahibi olabilirler. Şimdiye kadar bu başarıyı Ordulu Mustafa, Aydın Demir ve Hüseyin Çokal sağlayabildi. Minder güreşinde, Uluslararası amatör güreş federasyonu (FİLA), 1974'te aldığı bir kararla, daha önce dünya şampiyonluğunu kazanmış güreşçilere, karşılaşmaya çıkarken altına benzer bir madenden yapılmış simgesel bir altın kemer vermeye başladı. Profesyonel boksta da avrupa şampiyonlarına simgesel bir altın kemer verilir.
Cemal Kamacı da bu kemere sahip olan boksörler arasında yer aldı. Altın madalya. Olimpiyat ve benzeri şampiyonalarda, dallarında birinci gelen sporculara verilir. Uluslararası amatörlük gereği, altından değil, altını andıran sarı renkli madenden yapılır. Türkiye Futbol federasyonu, milli futbol takımlarında en az 50 kez yer alma başarısını gösteren futbolculara da altın madalya verir. Bu madalyalar gerçek altındandır. Günümüze kadar Lefter Küçükandoniyadis, Turgay Şeren, ismail Arca ve Fatih Terim bu biçimde ödüllendirilmiştir. -Süslem. sant. Altın varaklar maden eşya süslemesinde, ciltçilikte, hat, minyatür, tezhip sanatlarında ve yapıların iç bezemelerinde kullanılırdı, istanbul'da, Beyazıt semtinde, altın varakçılar çarşısı vardı. ince tirşeler ve sığırın kör barsağından elde edilen zarlar arasında değişik ağırlıkta çekiçlerle birkaç kez dövülen altın levhalar, sonunda şeffaf denilebilecek inceliğe ulaşırdı. 10 altın varak bir deste", 20 deste bir tefe' adıyla satılırdı. Bunlar, yapıştırma levha halinde tezhipte kullanılırdı. Ciltlerdeyse, deri üstüne yumurta akı sürüldükten sonra altın varak yapıştırılır, bunun üstüne istenilen yazı ile hazırlanan kalıp basılarak biçim verilirdi. Altın yaldız, türk kitap sanatında genellikle tüm yüzeyde kullanılmazdı; ya süslemeli bölümlerdeki kabartmalara ya da zemine sürülürdü. Önce parmak ucuyla bir varak alınarak çukur bir kapta arap zamkı ve mum-suz balla eritilir, sonra kaba yarıya kadar arı su doldurulurdu.
Altın, toz halinde kabın dibine çöktüğünde su boşaltılır, geride kalan altın tozları jelatinli suyla ezilerek fırçayla istenilen yere sürülürdü. Kuruduktan sonra mühre ile parlatılırdı. Süzülen suda kalan yaldızsa zerefşan kâğıt yapımında kullanılırdı. -Tar. ve ikt. Altın, doğada katışıksız olarak bulunduğu ve dövülerek biçimlendi-rilebildiği için, insan tarafından kullanılan ilk maden olmuştur: kuyumculuk neolitik çağda doğmuş, arkeologların Ur'da, Tru-va'da, Mykenai'de buldukları mücevherler, heykelcikler, vazolar daha o çağda yapılmıştır. İ.Ö. il. binyılda altın, bir değer ölçüsü olarak, doğada daha çok bulunan bakır ve gümüşle rekabete başladı: üstü damgalı bazı külçe ve yuvarlak levhalar paranın öncüsü oldu; önce tüccarların, sonra da ion şehirlerinin çıkardıkları altın ve gümüş alaşımı sikkelerle, İ.Ö. VII. yy.'da para ortaya çıktı. Kendi maden yataklarını işleten krallıklar (Lydia, iran, Makedonya) dışında altın para basımı uzun süre istisnai nitelikte bir olay olarak kaldı. Roma imparatorluğu'nun büyük bir iktisadi birlik durumuna gelmesi üzerine, maden yatakları sorunu ortaya çıktı; daha önceki uygarlıkların yararlandıkları kumluklar ya da madenler (Mısırlı-lar'ın Nübye'de, Fenikeliler in Tharsis'te, Babilliler ile Persler'in Hindistan da ve Kafkasya'da)ya tükenmiş ya da erişilemez olmuştu. Daçya (i.S. II. yy ), ticaret açığı nedeniyle gittikçe zayıflayan metal stokunu ancak geçici bir süre için artırabildi; roma altını Uzakdoğu'ya aktı. Bizans'ın ve Araplar ın altın para basmayı sürdürmelerine karşılık, Batı hıristiyan dünyası değerli maden kıtlığı çekiyor ve bu yüzden Doğu ile alışverişe girişemiyordu. Bu iktisadi eğilimi tersine çeviren italyan limanlarının trafiği, XIII. yy.'da, Sudan altınından yararlanılarak altın para (düka, florin) basma işlemine yeniden başlanmasını mümkün kıldı. Simyacıların araştırmalarına esin kaynağı olan kıymetli maden kıtlığı, Cenevizliler ile Portekizliler'i Gine' de afrika altını aramaya sevk etti (XV.yy.); ve daha sonra da Amerika'nın keşfine yol açtı. Kolomböncesi uygarlıkların hazineleri, Eldorado'yu arayıp bulmak sevdasına kapılan serüvencilerin gözünü doyurmaya yetmiyordu. Avrupa madenlerinin yılda 75 kg altın vermesine karşılık, ispanyollar 1521 ile 1660 yılları arasında Amerika'dan 2001 altın getirdiler. Korsanların iştahını uyandıran bu altın ve gümüş akımı, Avrupa ekonomisini altüst etti ve değerli maden bir politika aracı haline geldi. Avrupa ekonomisinin XVIII. ve XIX. yy.'lardaki gelişmesi, kıymetli maden stoklarının çoğalmasını gerektiriyordu. Bu gereksinme, sınai olarak işletilmeden önce serüvenci arayıcıların hücumuna uğrayan yeni altın madenlerinin (Kaliforniya, 1848; Avustralya, 1851 ; Transvaal, 1886 Klondike, 1896) keşfiyle karşılandı. Altın para. Başlangıçta gümüşle aynı geçerlikte para olarak kabul edilen altın (bi-metalizm), XIX. yy.'ın sonlarında tedavül eden tek para niteliğini kazandı (mo-nometalizm). Böylece, altının ölçü birimi olduğu para rejimi ortaya çıktı ve sarı maden itibarının doruğuna ulaştı. Birinci Dünya savaşı, yetkili para mercilerini kâğıt paranın tedavülünü zorunlu hale getirmeye zorladı; kıymetli maden ulusal çerçevede tedavülden kalktı. Artık yalnız uluslararası alanda kullanılan altının rolü burada da değişikliğe uğramaktan geri kalmadı. Birçok ülke paralarının altına çevrilebilir olmaktan çıkarılması, altın standardının sonunu belirledi, iki savaş arasındaki kararsızlık kdöneminden sonra, Bretton Woods anlaşmalarıyla (temmuz 1944) bu sistem değiştirilerek yerine altın kambiyo sistemi (ya da altın dolar sistemi) geçti: artık altın uluslararası tek para olmaktan çıkmıştı, ama yeni sistemin kendisine çekidüzen vermek için başvurduğu kaynak olmaya devam ediyordu. Ne var ki, altının 1934'ten bu yana indi bir biçimde onsu 35 dolar olarak saptanmış bulunan fiyatı, birçok buhrana yol açtı ve sonuçta altının uluslararası değiş to-kuşlarda araç olarak oynadığı role son verildi. Gerçekte bu fiyatın birçok kez artırılması gerekirdi (çünkü, doların altına oranla değeri gitgide daha az gerçekçi hale geliyordu), ne var ki, altının dolar olarak karşılığının artırılması siyasal nedenlerle hep önlendi.
Önce, 1961'de, Altın fonu kuruldu: merkez bankaları, altının fiyatını sabit tutmak için piyasaya müdahale etmek taahhüdüne girdiler. Daha sonra, 15 mart 1968'de, bunun yerini çifte piyasa aldı, fiyatı serbestçe belirlenen özel ticari altın piyasası ile altının sürekli şekilde onsu 35 dolardan alınıp satıldığı resmi piyasa bir arada bulunuyordu. Bu çift akım, altının para olmaktan çıkarılması yönünde İlk aşama oldu; 15 ağustos 1971'de, ABD başkanı R.Nixon, altının dolara konverti-bilitesinin kaldırıldığını ilan etti. Altın kambiyo sisteminin, ömrünü bu tarihte tamamladığı söylenebilir.
Gerçi, altının yine resmi bir fiyatı bulunuyordu (doların, yapılan iki devalüasyon sonucunda, aralık 1971'de onsu 38 dolara, şubat 1973'te onsu 42,2 dolara çıkarılmıştı), ama bu tamamen kuramsal bir fiyattı ve parasal altınla ticari altın arasında gitgide büyüyen bir fark meydana geldi. Merkez bankaları (Fransa'nın önayak olmasıyla), parasal altın stoklarını yeniden değerlendirmenin yollarını aradılarsa da ABD'nin muhalefetiyle karşılaştılar. Toplanan birçok konferanstan sonra, ocak 1976'da Jamaika'da bir anlaşma imzalandı, altına her türlü başvuru ortadan kaldırıldı. Kıymetli maden stoklarının yeniden değerlendirilmesi artık mümkündü.
1 nisan 1978'de, İMF'nln statüsünde yapılan ikinci değişikliğin onaylanması, yetkili para mercilerine resmi kurun üzerinde fiyatlardan altın satın almak olanağı verdiğinden, sonuç olarak altın fiyatının resmi karakterini ortadan kaldırdı.
Merkez bankalarının, ellerindeki altın stoklarını satmayı kabul etmemelerine rağmen, altın, ölçü birimi olarak tarihsel önemini yitirdi. Ancak, mevcut stokların önemi göz önüne alınırsa, altın gerçekte, değer verilen bir rezerv aracı olarak kalmakta devam etti. Hatta, 1979'da, Avrupa para sisteminin kurulması üzerine, Avrupa ülkelerinin FECOM çevresindeki ilişkilerinde, "yeniden paralaşmak" eğilimi göstermeye başladı.
Serbest piyasada, altın, en çok aranan plasman ve spekülasyon aracı halini al-dı.
Türkiye'de altın. Altın üreticisi önemli ülkelerle oranlanınca, Türkiye'de altın üretimi yok denecek kadar azdır ve ancak sınai üretimin bir yan ürünü olarak (yılda yaklaşık 600-700 kg) elde edilmektedir. Bu miktar, yaklaşık olarak, işlek bir kuyumcu dükkânının yıllık altın ihtiyacını karşılayacak kadardır.
Buna karşılık Türkiye'de büyük bir altın talebi vardır. Bu altın talebinin başlıca kaynakları şunlardır:

-1. Özellikle kırsal kesimde süs eşyası olarak altın, aile servetinin bir göstergesidir ve gösterişçi tüketimin bir öğesidir; -2. Sosyal sigorta sisteminin yeteri kadar yaygın olmamasından doğan altın talebi: Yeni doğan çocuğa, yeni evlilere altın takı armağanı, çocuğun ya da ailenin ilerde para bakımından güçlüğe düşmesi durumunda, ellerindeki bu altını satarak güçlüğü atlatmalarını sağlamak içindir; -3. Serveti elde tutma biçimi olarak altın talebi, geçmiş deneyimlere göre, piyasa değeri enflasyondan daha hızlı artan bir meta olarak allına, enflasyonun etkilerini azaltacak bir önlem olarak bakılmaktadır, ilk üç amaçla halkın elinde tuttuğu altın miktarı yaklaşık 3 000 tondur; -4. Sanayide kullanılan bir metal olarak altın talebi: günümüzde, toplam altın talebinin yaklaşık yüzde 20'sini oluşturmaktadır. Özellikle elektronik bağlaçlar ve ısıya dayanıklı cam üretiminde önemli kullanım alanı vardır. Bu ilk dört amaçla kuyumculuk sanayisinin altın talebi İkinci Dünya savaşı'dan günümüze üç misli artmıştır; -5. Uluslararası para rezervi olarak altın talebi: bugün hiçbir ülke parasının altınla bağlantısı kalmadığı halde, uluslararası bir rezerv olarak altın, önemini korumaktadır. Bu talep resmi kanallardan karşılanmaktadır.
Altın talebi, yurtiçi üretimi çok aşınca, talebin hemen tamamı yurtdışı kaynaklardan sağlanmaktadır. Altın açığı uzun yıllar, özellikle güney sınırından kaçak olarak karşılandı. Yalnız 1968-79 arasında Türkiye'ye gayri resmi yollarla 528 ton altın girdi. Bu, döviz israfına ve haksız rantların doğmasına yol açtı. 24 ocak 1980 istikrar önlemleri ve faiz haddinin yükseltilmesi, altına olan talebi azalttı.
Mart 1982'de Resmi gazete'de yayımlanan bir tebliğle, ağırlığınca 24 ayar altını yurda getirmek koşuluyla işlenmiş altın ihracına izin verildi. Aralık 1984'te Merkez bankası kiloluk külçe, ekim 1985'te ticaret bankaları 50 ve 100 gramlık külçe altın satmaya başladılar. 1985'te Türkiye' ye kaçak 6 ton, resmi 28 ton, ihracat koşullu 6 ton altın girmiş, Türkiye'den 6 ton altın resmen ihraç edilmiş, 3 ton kaçak olarak çıkmıştır.
-Tıp. Altın tedavisi veremi iyileştirmek için kullanıldı; streptomisin, isoniazit ve diğer verem ilaçlarının çıkmasından sonra yalnız romatizma tedavisinde kullanılır oldu. Kullanım güçlüklerine karşın (kan hastalıklarına ve eritrodermi tipinde ağır deri döküntülerine yol açabilir) altın tedavisi, iltihaplı romatizmaların ve özellikle ilerleyici, süreğen poliartritin en etkili tedavi yollarından biridir.

kaynak:2-cilt:1
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Altýn-au-79.jpg  
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
altın

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 21:38 .