Nüve Forum

Nüve Forum > gazete haber ve makale yorumları > Toplum ve Yaşam > Turizm Haberleri > halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Turizm Haberleri hakkinda halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül ile ilgili bilgiler


yaslı bir çiçek; siyah gül önce civcivleri rengarenk boyadılar, sonra da gülleri. mavi güller sardı dört bir yanımızı. o kadar yapaylardı ki, insanda hiçbir şey hissettirmiyorlardı. ama gerçekten de siyah

Like Tree4Likes
  • 3 Post By nuvekolik
  • 1 Post By nuvekolik

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 28.04.07, 21:57
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül




yaslı bir çiçek; siyah gül


önce civcivleri rengarenk boyadılar, sonra da gülleri. mavi güller sardı dört bir yanımızı. o kadar yapaylardı ki, insanda hiçbir şey hissettirmiyorlardı.
ama gerçekten de siyah gül var. çiçeklerin en yaslısı, en nadir bulunanı. bu çiçeğin renginden başka değişik olan bir özelliği de sadece fırat'ta yetişiyor olması. tohumu ya da fidanı başka ülkelere götürülse bile orada siyah açmıyor.


















FIRAT'A VERDİK SİYAH GÜLLERİ

Fırat bazen hayat olmuş geçtiği topraklara, bazen hüzün bırakmış arkasından.

Türküler Fırat'a karışmış. Düğünler Fırat akşamlarının günbatımında coşkuya ulaşmış Ağıtlarını suya vermiş Fırat sevdalıları. Bazen Fırat'tan aydınlık almak için önünü kesmişiz, aydınlık vermiş gecelerimize ama yüreğimizden çok sayıda şehri, anıyı, tarihi, kültürü söküp almış.
Bir bahar sabahı düşüyoruz güneşin arkasına, Gaziantep faaliyet gösteren HÜRİSİAD (Hür Sanayici ve İş Adamları Derneği) öncülüğünde Fırat'ın aldıklarını unutup ondan kurtarabildiklerimizi görmek üzere. Gaziantep'ten; Mozaik medeniyeti Zeugma'ya, Kelaynak ev sahibi Birecik'e, yaslı Siyah gül şehri Halfeti'ye ve kayaların yükseğine yabancıları kabul etmek istemez gibi duran Rumkale'ye doğru yol alacağız.



İlk durağımız Belkız/Zeugma Yükselen baraj suları altından son anda kurtulan bu antik kent'in kimler tarafından kurulduğu bilinmiyor. Bir zamanlar Fırat'ın en sığ yerine kurulan bu kent kervan yollarının geçiş noktası olduğu için gelişiyor. Gelişme yanında sanatı ihtişamı da beraberinde getiriyor. Büyük İskender'in komutanlarından Selevkos Nikator MÖ. 300'lü yılarda buraya kendi ismini de katarak Selevkos Euphrates ( Fırat'ın Silifkesi) ismini veriyor. Burayı MÖ 1. yy ele geçiren Romalılar buraya köprü/ geçiş anlamına gelen Zeugma ismini veriyorlar. Bir rivayette de Kur'an'da geçen Hz Süleyman'la Belkıs Kıssasında geçen Seba kenti olabileceği vurgulanıyor.
Zeugma'da çıkarılan Mozaikler Gaziantep Müzesinde sergileniyor. Barajın kenarında sadece iki sütun ve villa kalıntılarından başka bir şey kalmamıştır.
Zeugma'yı Fırat'ın sularına bırakıp Birecik Kelaynaklarının yolunu tutuyoruz. Kelaynaklar baharda Birecik'e gelip sonbaharda Nil vadisi, Kızıldeniz sahillerine uçan göçmen kuşlar olmalarına rağmen sayıları azalınca koruma altına alınmışlar. Kelaynakların neden Birecik'i kendilerine mekan seçtiğine gelince, burada bulanan kaylardaki kalsit maddesinin üreme güçlerini artırdığını öğreniyoruz. 5 yaşlarında ergenliğe ulaşan Kelaynaklar 20/25 yıl gibi uzun bir süre yaşıyorlar.
Dünyanın en nadide kuşlarından kelaynakları gördükten sonra pusulamızı Halfeti'ye doğrultuyoruz. Halfeti adına ilk rastladığımız yer Yeni Halfeti. Buraya devlet tarafından yeni konutlar yapılmış. Burada yaşayan insanlar sanki bir yabancı memlekete gitmişler gibi bu yeni yerleşim yerine alışmaya çalışıyorlar. Sokakları, bağları, bahçeleri, umutları suyun altında kalmış.




İnsan elindekini kaybedince daha çok değerini anlıyor. Eskiden vadiden akan Fırat Halfeti'nin bir bölümünü ve köylerini yüreğinin derinliğine alarak koskoca bir göl olmuş.
Halfeti'nin taş evleri Fırat'a yada Fırat hayatın içine daha yaklaşmış. Taş evlerin aralarında başkaldıran nar, incir ağaçları asmalar ve buldukları karada açan gelincikler taş dokuya daha bir güzellik katıyor. Taş evlerin küçük avlularında yetiştirilen çiçekler pencereden bakıp gelene gidene gülümsüyor. Halfetililer bu çiçekleri bir nevi gelire de dönüştürmüş, yetiştirdikleri çiçekleri gelen turistlere satıyorlar.
Evlerin taş duvarlarımdan yollara sarkan güllerin endamına diyecek yok. Ama bir gül var ki o sadece Halfeti'ye has bir gül. Halfeti'de güllerin efendisi "Siyah Gül.&". Siyah Gül sadece burada siyah açıyor. Başka bir memlekete gittiğinde siyah açma özelliğini kaybediyor. Bu yüzden siyah gül görmek için Halfeti'ye gelmeye değer. Halfeti'nden teknelere binip Rumkale'ye rotamızı çeviriyoruz. Bir zamanlar insanların gülüp oynadığı, sokakların, gezip tozduğu bağların bahçelerin ve anıların üzerinde yüzüyoruz. Bir hüzün melodisi sarıyor yüreğimizi. Suya veriyoruz efkarımızı, etrafımızı kuşatan sarp kayalıklarda takılıp kalıyor çığlıklarımız. İnce bir yağmur düşüyor Fırat'ın sularına.
Rumkale görünüyor kayaların en sert noktasında. Eskiden atlı, yaya orduların kuşattığı Kaleyi önce Fırat'ın suları kuşatıyor. Sonra teknelerle bizler.
Rumkale MÖ. 840 yılında Hitit döneminde yapıldığı tahmin ediliyor. Kale stratejik bir noktaya yapılmış. Kalenin Fırat'la, Merzimen ırmağının kesişme noktasına yapılmış. Bir yarım ada gibi. Karaya bağlanan bölümündeki kayalar kesilerek dev bir hendek oluşturulmuş. Kale mimarisinde neresi doğal kaya nerede insanın eli değmiş ayırmak zor.
Rumkale özelikle Hıristiyanlar tarafından önemseniyor. Hz İsa'nın havarilerinden Yuhanna'nın İncilleri burada yazdığı daha sonra Beyrut'a kaçırıldığı söyleniyor. Kalede Aziz Nerses kilisesi, mescit, Kale içi pazarlar ve çok sayıda tarihi kalıntının olduğu görülüyor.
Her yerde olduğu gibi burada bir efsane çıkıyor karşımıza. Aziz Nerses'in kalede yaşayan çok yakışıklı bir oğlu varmış. Kalenin su ihtiyacını karşılamak için kalenin altında bulunan kuyuya her gün iner, suyun aksinde kendini seyredermiş. Bir gün iki gün derken, suya yansıyan güzelliğine aşık olmuş. Etrafındaki hiçbir güzele meyil etmemiş. Azizi Nerses oğlunun aklını yitirdiğini düşünerek onu Rumkale yakınlarında bulunan Krala kızı / Henisli Mağarasına kapatmış. Bu efsaneden yola çıkarak insanın kendisini beğenmesine psikolojide Narsızım isminin verildiği rivayet edilmektedir.
Baharın oynak iklimi burada da kendi yüzünü gösterdi Rumkale'den Halfeti'ye dönerken. Bir güneş açtı yamaçlardaki sarp kayalara vurduğunda kayalar altın sarısı parladılar. Bir yağmur damlası düştü Rumkale'nin surlarına , hava karardı. Fırat öfkelendi her nedense. Dalgalar teknemizi yalpalamaya başladı. Halfeti ile aramızda mesafe azaldıkça dalgaların öfkesi daha da arttı.
Kıyıya ulaştığımızda Fırat'ın hırçınlığını, öfkesini, tutsaklığına verdik. İçimizde bir düş şehri, damağımızda güzel bir anı, birde ellerimizde siyah güller vardı.

atlasdergisi

Konu nuvekolik tarafından (14.11.07 saat 21:48 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 17.07.07, 11:59
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: karagül

'Güllerin efendisi' Halfeti'ye dönüyor



Siyah gül, Halfeti'yle birlikte sular altında kalmıştı.
Türkiye'de sadece Şanlıurfa'nın Halfeti ilçesinde yetişen siyah gülün yok olmaması için proje hazırlandı. 'Güllerin efendisi' de denilen siyah gül seralarda yetiştirilecek.
Halfeti'ye ne zaman, nereden geldiği bilinmeyen siyah güller, birkaç yıl öncesine kadar Halfetili ailelerin bahçelerini süslüyordu. Ama ilçe merkezinin büyük bölümü, GAP kapsamında yapılan Birecik Barajı'nın suları altında kaldı. Yeni Halfeti'ye taşınan aileler siyah gülleri dikmeye çalıştı. Ne var ki Fırat'ın yarattığı mikroklimanın sadece 10 kilometre uzağında dikilen güller tutmadı. Bunun üzerine kaymakamlık, eski yerleşim yakınlarında Tarım İl Müdürlüğü'ne ait bir serada, sayıları giderek artan siyah gül yetiştirmeye başladı. Kaymakam Yavuz Selim Süzer, ilçenin simgesi siyah gülleri dünyaya daha iyi tanıtmak için de çalışmalar yapacaklarını açıkladı.
Koyu kırmızı rengi zamanla siyaha dönen Halfeti gülleri, bodur, yarı katmerli ve kokulu bir tür. İlk ve sonbaharda çiçek açıyor. 1-1.5 metre yükseklikte bir çalı olan bu türün çiçekleri altı yedi santimetre çapında oluyor

fotoğraflar ercan akkar


Konu nuvekolik tarafından (14.11.07 saat 22:05 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 14.11.07, 21:49
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 14.11.07, 21:56
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül


Konu nuvekolik tarafından (14.11.07 saat 22:05 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 14.11.07, 21:57
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 14.11.07, 21:57
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 14.11.07, 22:02
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 14.11.07, 22:02
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 14.11.07, 22:02
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Alıntı ile Cevapla
  #10  
Alt 14.11.07, 22:04
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: halfeti nin karagül ü - kara gül - siyahgül

Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
gül, halfeti, kara, karagül, nin, siyahgül

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 23:48 .