Nüve Forum


Turizm Haberleri hakkinda gizli kalmış cennet köşeler ile ilgili bilgiler


Türkiye'nin gizli kalmış cennet köşelerini keşfe çıkıyoruz Yaz aylarının gelmesiyle hepimiz kendimizi yemyeşil bir doğada, kızgın kumlar üzerinde ya da Akdeniz'in masmavi sularında hayal etmeye başladık. Yoğun iş temposunun sıkıntısını

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 22.07.07, 12:11
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart gizli kalmış cennet köşeler

Türkiye'nin gizli kalmış cennet köşelerini keşfe çıkıyoruz



Yaz aylarının gelmesiyle hepimiz kendimizi yemyeşil bir doğada, kızgın kumlar üzerinde ya da Akdeniz'in masmavi sularında hayal etmeye başladık. Yoğun iş temposunun sıkıntısını ve kış aylarının ağırlığını, sevdiklerimizle geçireceğimiz tatillerle üzerimizden atmaya çalışıyoruz.
Yıllarca anılarınızda tazeliğini koruyacak güzel tatiller için, her zaman gittiği yerlerden sıkılan ve keşfetmeyi sevenler, rotalarını yurtiçinde çok bilindik adresler dışında gizli kalmış cennetlere ve doğa harikalarına çeviriyorlar.
Akdeniz'in saklı güzelliği Çıralı-Olimpos, Karadeniz'in yemyeşil doğasıyla ve daracık tarih kokulu sokaklarıyla İnebolu ya da Doğu'nun Paris'i olarak nitelendirilen, Zeugma'nın mozaikleri ve mutfak kültürüyle başımızı döndürecek güzellikteki Gaziantep...
Bu hafta her zaman yeni güzellikler keşfetmekten zevk alan ve hayattaki görülmesi zor detaylardan bile büyük mutluluklar yaratabilen Milliyet blog yazarlarımız hafızalarında yer etmiş Türkiye'nin birçok gizli kalmış adreslerini sizlerle paylaşıyor.

Issız adada kamp

Murat Ercan
Issız adayı Saros Körfezi'nin sakin ve durağan hafta sonlarından birinde keşfettik. Sekiz kişilik ekibimizle Kavaklı köyündeki ırmaktaki balıkçı barınağından kiraladığımız tekneyle yola koyulduk. Balıkçı kaptanımız bir Rum ailesinin eskiden bu adada yaşadığını ve taş baskı presleriyle zeytinyağı ürettiklerini anlatıyordu. Sonra Büyük Mübadele olmuş ve gitmişler. Bir daha da adaya kimse yerleşmemiş.
Bir saatlik yolculuğun ardından teknemiz koya yanaştı. Çıktığımız sahil dar ve taşlıktı. Üzerinde binlerce martı uçuşuyordu. Kayalık bir duvar ile deniz arasına sıkışmıştı.
Kampımızı ilk indiğimiz noktaya kurduktan sonra cam netliğinde ve buz soğukluğundaki denize girip yüzdük. Su o kadar net ve berraktı ki bir akvaryumu hatırlatıyordu. Akşamüstü kamp ateşi yakıp yemek yedik. Dolunayı seyrettik. Muhteşem bir kamptı.

Yeşilyurt köyünde dağ ve deniz turizmi

Mine Sevinçoğlu
Hem dağ hem de deniz turizminin bir arada yaşandığı bir köy Yeşilyurt. Köye geldiğinizde gizli bir cennete, saklı bir bahçeye girmiş gibi oluyorsunuz. Edremit Körfezi'nde Küçükkuyu'dan yaklaşık 10 dakikalık mesafede bulunan Agora'dan yukarıya doğru asfalt bir yol sizi köye ulaştırıyor.
Köy meydanında dev çınar ağaçlarının gölgesinde bulunan kır kahvesinde çaylarınızı yudumlarken kahvaltınızı yapabilir ya da çiğ börek, mantı gibi yiyeceklerle karnınızı doyurabilirsiniz. Ağaçlarda hoplayan sincapları izlemek dinlendirici ve eğlenceli oluyor. Kazdağları'nın en batı ucunda yer alan köyün havası oksijen oranı nedeniyle kalp ve astım hastaları için şifa niteliğinde.
Köyün arnavutkaldırımı yolları yürüyüşü sevenler için ideal bir parkur niteliğinde. Köy evleri yöreye özgü taşlardan yapılmış. Köyün içerisindeki tezgahlarda ve dükkanlarda köy kadınlarının ürünü olan sızma zeytinyağlar, dağ zeytinleri ve sabunları satılmakta.
Köyde birbirinden şık butik otel, motel, pansiyon tarzı taş evler mevcut. Bu otellerin deniz kıyısında plajları da var. Denizin yorgunluğunu serin çamlar altında dinlenerek atmak harika bir duygu.

Turunç'ta sanat günleri

Şükrüye
Birçoğumuz deniz, kum ve güneşten oluşan tatil seçenekleri yerine özel ilgi alanlarımızla uğraşarak değerlendirebileceğimiz bir tatil arayışındayız. Marmaris'e 20 kilometre mesafedeki Uluslararası Marmaris Yaz Akademisi, alternatif tatillerini kültür, sanat ve doğa ile baş başa geçirmek isteyenler için ideal.
Akademi hazırladığı çeşitli etkinliklerle (resim, fotoğraf, tiyatro, heykel vs.) yerli-yabancı profesyonel ve amatör sanatçı ve sanatseveri buluşturuyor.
Turunç köyünde, dağ yamacındaki deniz manzarasına hakim ormanın içinde kurulu tesislerde konaklama imkanını da sağlayan akademideki tatilinizde deniz ve doğa ile iç içe dinlenirken aynı zamanda sanatsal üretim yaparak hayatınıza yeni anlamlar katabilirsiniz.

Alaçatı'da uçurtma sörfü

Kerem Oğuz
Alaçatı'nın nesi alternatif artık demeyin. Hıncal Uluç'un sürekli yazdığı (Süzer Otel'in bir odasında "Hıncal Uluç bu odada konaklamıştır" yazıyor), Ayşe Özyılmazel'in dahi beğendiği ve yazılarında anlattığı mekana "alternatif" demek bir bakışta safdillik gibi durabilir. Fakat değil. Çünkü Alaçatı her zaman alternatif kalma potansiyelini içinde taşıyor.
Tüm dünyadan gelen iyi sporcuların Alaçatı'nın gerçek bir sörf cenneti olduğunu söylediğini duymayan kalmamıştır. Ama orada yapılan bir spor daha var: Uçurtma sörfü.
Rüzgar sörfündeki gibi bir yelken yok, onun yerinde rüzgara göre boyutu değişen yaklaşık 14 metrekarelik büyük bir uçurtma var. Bu uçurtmadan çıkan 25 metrelik dört-beş ip sörfçünün beline sabitleniyor. Ayaklarda bir borda takılı. Bu şekilde suda kayarken rüzgar sörfüne kıysala çok daha hızlı, çok daha hafif oluyorsunuz. Belli bir ustalık seviyesine gelince sudan yapılan sıçramalarda 15 metre kadar yüksekliğe çıkıp altı-yedi saniye boyunca havada asılı kalmak mümkün.

Hem deniz tatili hem arkeolojik tatil: Datça

Ersan Erçelik
Ege ve Akdeniz'i buluşturan Datça... Tarihi MÖ 2 bine kadar giden, doğanın hâlâ pırıl pırıl parladığı, stres ve kederden uzak, huzur dolu bir cennet köşesi... Dünyada oksijeni en yüksek yerler içinde ikincisi. Astım ve kalp yetersizliği çekenler değil yalnız Datça'ya koşanlar; keşifçiler, şairler, ressamlar, aşıklar, balıkçılar ve daha onlarcası.
Datça'da çok sayıda arkeolojik kalıntı var, bu yüzden en az doğa tutkunları kadar, tarih tutkunlarını da kendine çekiyor. Yakın döneme ait 28 kilise kalıntısı, aynı zamanda bu toprakların dini açıdan etkinliğini de gösteriyor.
Denizi sörf ve tekne için de ideal. Ayrıca Knidos ve çeşitli koylara yapılan tekne turlarının keyfi de bir başka oluyor. Senede 300 günün güneşli geçtiği bu yerde küçük liman, şirin restoranlar, küçük mağazalar ve güzel bir amfitiyatro var. Geleneksel yemekleri arasında dallame, garaville, gışıyak, mürdümük, celpleme, lokum pilavı, taratorlu börülce, tatlı tarhana ve kabak çiçeği dolması var.
Çayları ve tatlıları da kendine özgü Datça'nın... Narpız, adaçayı, elmasçık, ısırgan... Yolunuz düşerse mutlaka gezin ve tadın.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
cennet, gizli, kalmış, köşeler

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:36 .