Nüve Forum


Ekonomi hakkinda Batman ve Mehmet Şimşek ile ilgili bilgiler


Batman’da uçağın kapısı açılınca 44 derece sıcağın ne olduğunu anladık. Biz oruçsuz, Bakan Şimşek oruçlu Batman’ı tavaf ederken yorgun düştük. Maliye Bakanı Mehmet Bey ise sıcağa ve oruca rağmen bana

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 05.08.12, 20:17
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Jul 2012
İletiler: 153
defensive doğru yolda ilerliyor.
Standart Batman ve Mehmet Şimşek



Batman’da uçağın kapısı açılınca 44 derece sıcağın ne olduğunu anladık. Biz oruçsuz, Bakan Şimşek oruçlu Batman’ı tavaf ederken yorgun düştük. Maliye Bakanı Mehmet Bey ise sıcağa ve oruca rağmen bana mısın demiyor…
Okuyan bilir, dilim biraz sivri. Hatta kimi bana ‘esrik’ diyor… Ama asla kaba değil… Genelde hep günahları yazmamdan belki de, hataları doğrudan söylememden… İletişimci olarak iletişim hatası yapıyorum yani.. Neyse sevapları da yazmalıyım. Bugün öyle yapacağım… Olay Güneydoğu’nun yeni zenginlik merkezi Batman’da geçiyor. Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’le güç bela röportaj ayarladık. Basın danışmanı Sibel Tokgöz, “Batman’a gelirseniz olur” dedi. (O röportajın bir kısmını bugün aHaber-Sabah işbirliğiyle hayata geçirdiğimiz Eko Spor köşesinde görebilirsiniz. Devamı da gelecek. Ayrıca röportajın tamamını 17.30***8242;da aHaber’de bugün başlayacak Eko Spor programında da görebilirsiniz…) Hikâyeye dönelim… Dört Turkuvaz Yayın Grubu çalışanı, İstanbul’un insanı durduk yerde terleten ‘yapışkan’ sıcağından şikâyet ederek uçağa atladık. Gitmeden baktık aslında, Batman’da sıcaklık 43-44 dereceymiş… Ama ne olursa olsun Anadolu’nun havası kuru, bunaltmaz avuntusuyla… Tabii Dubai’ye, Mısır’a, çöle vs. gittik ama hep steril ortamda, klimalar, lüks arabalar… Gazetecileri memnun etmek için kılı kırk yaran PR’cılar eşliğinde… Akşamüstü 4 gibi Batman’da uçağın kapısı açılınca 43-44 derecenin ne olduğunu anladık… Birileri üstümüze, başımıza fön makinesiyle ateş gibi hava üflüyor sanki. İşin kötüsü karşında “Yahu dur yandım” diyeceğin kimse de yok… Deprem anındaki çaresizliğin bir benzeri yani… Geçtik Tüpraş’ın rafineri tesislerine, bölgeden ari yeşillikler içinde, özelleştirmeden sonra Koç Grubu da iyi bakmış tesislere. Mehmet Şimşek söz verdiği gibi saat 17***8242;de geldi, yanında her zaman olduğu gibi eşi Esra Hanımefendi’yle… Konuşuyoruz, bakan bizi çok tatmin eden röportajından sonra, “Şehit aileleriyle iftarımız var. Siz de buyurun” diyor… Oruç değiliz, ağır geliyor doğrusu hanımevladı vücutlarımıza klimalı odadan kalkıp açık hava iftarına koşuşturmak. Ama davete icabet etmemek olmaz… Gidiyoruz… Millet iftardan sonra teravihe geçiyor, biz kalabalıktan kaytarıp doğru bir kafeye, “Diyet dondurma varsa yerim yoksa yemem” şımarıklığıyla… Otururken habire telefon geliyor; “Bakan dar gelirli mahallelere ev ziyareti yapıyor. Gelmek isterseniz çok güzel görüntüler var. Bakan sanayi bölgesinde tekstil fabrikalarını ziyaret ediyor gelmek isterseniz…” (Batman’da sıcak ve ramazan nedeniyle fabrikalar geceleri çalışıyormuş. Aslında çok iyi fikir. Sadece elektrik tüketimi açısından bile hem ekonomiye hem işadamına faydası var. Bu arada Batman’daki kafelerin, damla-sulama sistemini esas alan ve soğutulmuş havayla karışık su üfleyen kendine has açıkhava klimaları da çok güzel buluş. Ben İstanbul’da rastlamadım. Ancak yöntemi bulanın aklına sağlık.) Her neyse… Serde gazetecilik var. Haberi duyunca mecburen koşuyoruz ama sıcağa hiç gelemem…”Yahu bu adam bir durmaz mı?” diye ukala ukala şikâyet ediyorum bir yandan da yanımdakilere… Gecenin karanlığında bize tarif edilen Yavuz Selim mahalesindeki Messi Tekstil’e gidiyoruz. Bakan henüz gelmemiş… Kapıda fabrikanın yetkilileri, Selamınaleyküm, Aleykümselam… Beklerken patavatsız bir rahatlıkla soruyorum… Bana su ikram ettiren, karşımdaki fabrikanın üniforması olduğu anlaşılan t-shirt giymiş, İstanbul Türkçeli beyefendiye “Kimin bu fabrika?” diye… “Benim” diyor… Bende surat kıpkırmızı… Yahu 10 dakikadır konuşuyoruz rahat rahat… Adam bir patron olduğunu söylemez mi? Alışık değiliz işadamlarının yanında ‘salon Türkçesi’ dışında konuşmaya… O anda bakan geliyor. Kapıda sohbet ettiğim Messi Tekstil’in sahibi Halil Yaşar Bey bize fabrikayı gezdiriyor… Zara’ya Topshop’a vs. ihracat yapıyorlarmış. “İşler iyi burada. Daha da büyüyeceğiz” diyor. Bir ara “Benim babam Merter’de konfeksiyon işi yaptı. Çocukluğum atölyede geçti. Çok fazla Kürt konfeksiyon işçisi var. Mesleği kapmışlar. Büyütecekseniz İstanbul’dan, Batı’dan tersine göç yaptırmayı düşünür müsünüz” diye soruyorum. Halil Yaşar Bey “Zaten geliyorlar. İstanbul’dan 200 tane başvuru var” diyor. Bakan Şimşek, fabrikayı gezerken amaçlarının sanayide ve ihracatta Gaziantep’i geçmek olduğunu anlatıyor. Benim çocukluğumda yan yana çalıştığım bölge insanı gerçekten çok çalışkan. Babam dönemin gazetelerinde okuduğu PKK haberleri nedeniyle içinden kızgınlık taşısa da, Kürt personelimizin çalışkanlığını hep teslim ederdi. İstanbul’da ya da Batı’da, Doğulu Güneydoğulu çalışanı olan işadamı varsa haberi olsun… Batman kendine tekstil sektörünü hedef edinmiş. Sanayi Bölgesi’nde yer kalmamış… Başvurular sırada bekliyor. Onun için sevgili işadamları, bölgeden gelen çalışanınız varsa, gönlünü hoş tutun, ‘Kafasına vur, ekmeğini al’ yapmayın… Batman’da hayat İstanbul’dan ucuz, kiralar düşük, yüzlerce yeni bina yapılıyor… Evler güney yörelerine özgü mimariyle çok odalı büyük ve ferah… Üstelik gıda daha ucuz ve lezzetli… Onun için çalışanınıza sahip çıkmazsanız yakında sıkıntı çekersiniz… - Sabah

haberler
__________________
define işaretleri, rüya tabirleri
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
batman, mehmet, şimşek

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 14:06 .