Nüve Forum


Karayolu Ulaşımı hakkinda karayolunun tarıhı ile ilgili bilgiler


İlk başarılı yollar İ.Ö. 400 - İ.S.400 yılları arasında ordularının ilerlemesi için Romalılar tarafından yapılmıştır. Düzgün ve çok dayanıklı olan bu yollar; kuzeyde Büyük Britanya’dan güneyde Kuzey Afrika’ya ve batıda

Like Tree1Likes
  • 1 Post By bearySroaym

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.03.08, 15:54
bearySroaym - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Meraklı
 
Üyelik tarihi: Feb 2008
Nereden: yıldızların altı
İletiler: 198
bearySroaym bir mücehver gibi özel.bearySroaym bir mücehver gibi özel.bearySroaym bir mücehver gibi özel.bearySroaym bir mücehver gibi özel.
Standart karayolunun tarıhı

İlk başarılı yollar İ.Ö. 400 - İ.S.400 yılları arasında ordularının
ilerlemesi için Romalılar tarafından yapılmıştır. Düzgün ve
çok dayanıklı olan bu yollar; kuzeyde Büyük Britanya’dan
güneyde Kuzey Afrika’ya ve batıda İber Yarımadası’nın
kıyılarından doğuda Basra Körfezi’ne kadar uzanmaktaydı.
Bu yolların en ünlüsü olan İtalya’daki Appia Yolu çizgilerle
şeritlere ayrılmış, iki yönlü bir karayoluydu.

• Roma İmparatorluğu’nun yıkılmasıyla yol yapımı geriledi.
Buna karşın 12. yüzyılda kentler içindeki taş döşeli sokaklar
giderek arttı.

• 18. yüzyıla gelindiğinde Avrupa’da yolcu ve yük
arabalarıyla düzenli olarak insan ve eşya taşımacılığı başladı.
Yolların bozuk ve bakımsız olması yolculukları engelliyordu. Böyle
olunca 18. yüzyılın sonu ile 19. yüzyılın başlarında asfalt yol
yapım metotları geliştirildi.

• İrlandalı bir mühendis olan John Loudon McAdam, yolun ağırlığını
yüzeyin değil, altındaki tabakanın taşıdığını keşfetti. Kendi adını alan
“Makadam” yol sistemine göre; eğer temeldeki tabaka yeteri kadar
sıkı ve kanallı (suyu akıtmak için), yol yüzeyi de su geçirmemesi için
yeteri kadar yoğun ve suyu üzerinden atabilmesi için
dışbükey olarak yapılırsa dayanıklı anayollar inşa edilebilirdi.

• 19. yüzyılda ağır eşyaların karayolu ile taşınmasının
zorlaşması, su kanalları ve demir yollarının gerekliliğini ortaya
koydu. Bu dönemde demiryollarının gelişimiyle karayollarının
yapımı geriledi. Kentlerdeki sokaklar ve demiryollarıyla bağlantılı yollara
önem verildi. Fakat 1888’de İngiliz John Boyd Dunlop’ın yolları
kısa sürede bozan sert lastik tekerlekler yerine, şişirilmiş lastik tekerleği
buluşuyla bisiklet kullanımı yaygınlaşmaya başladı. Böylece motorlu araçların yolu açıldı.
20. yüzyılda motorlu taşıtların yaygınlaşması, asfalt yol yapımında hızlı gelişmelere neden oldu ve otomobiller
özgürlüğün ve hareketliliğin sembolü haline geldi.

TEKERLEKLER VE ARABALAR

• Karayolu ulaşımının temeli olan tekerlek ilk olarak
Mezopatamya’da, günümüzden 5000 yıl önce, killi toprağa şekil
vermek için çömlekçiler tarafından kullanılmıştır. Bu
tekerlekler, ağaç gövdelerinin dilimler halinde kesilmesi ile
elde edilmiştir. Çömlekçilerin kullandığı tekerleğin aynı
dönemde arabalara takılması, ulaşımın yolunu açmış ve ağır
eşyaların daha kolay taşınmasını sağlamıştır.

• Araba, genellikle tekerlek üzerinde giden, hayvan ya da
insan gücüyle sürülen taşıtlara verilen addır. Kızak, tahtırevan
gibi tekerleksiz olanları da vardır. Yük ya da insan taşımaya yarar.
• Belgeler, ilk arabaların İ.Ö. 3500 yıllarında
Mezopotamya’da, ürünlerini taşımak için Sümer çiftçileri
tarafından kullanılmaya başlandığını göstermektedir.
Tekerlekli taşıtlar Sümerlerden, Asya ve Avrupa’ya yayılmıştır.

KAGNI

Müzede Bulunduğu Yer:
Tersane’nin giriş kapısının karşısında bulunan “Erdoğan Gönül Galerisi”nin
bitiminden Karayolu Ulaşımı bölümüne girilir. Soldaki merdivenlerden
“Bisikletler-Motosikletler” bölümüne çıkılır. Tam arkanızdaki
“Kağnılar ve At Arabaları” bölümünün sağında.
Hedef: Kağnıyı tanımak.

• Kağnı; iki tekerlekli, tekerlekleri tek parça, dingili tekerlekleriyle
birlikte dönen öküz arabasıdır.

• Yük ve insan taşımada kullanılan en ilkel arabalardan
biridir.

• Türk kadını, Milli mücadele yıllarında yurdumuzun tarihinde
destanlara konu olacak kadar büyük işler yapmış,
savaşta erkeğinin yanında yer alarak cehpelere kağnılarla
silah ve mermi taşımıştır.

• “Kağnı gibi giden hurda otobüsle yolda perişan oldular.”
cümlesinde, “kağnı gibi giden” ifadesi niçin kullanılmıştır?
Otobüsün yavaş gittiğini belirtmek için kullanılmıştır.
• Hayvanların arabaları çekmesi, ilkel toplumlarda
insanlara ne gibi yararlar sağlamıştır?
Tarım aletlerinin, ürünlerinin ve eşyaların taşınmasını
sağlamış, yolculuk yapmayı kolaylaştırmıştır

• Fordson Traktör Müzedeki yeri:
Tersanenin giriş kapısının tam karşısında bulunan
“Erdoğan Gönül Galerisi”nin bitiminden
Karayolu Ulaşımı bölümüne girilince (Tarım Bölümü) hemen solda.
Hedef: Tarımda traktör kullanımının önemini kavrayabilme.

• Traktör, Latincede çekmek anlamına gelen “trahere” kelimesinden
gelmektedir.

• Tarım aletlerini ve römorkları çeker; tarla sürmek, tohum ekmek,
ekin biçmek gibi işlerde kullanılır.

• Yurdumuzda Cumhuriyet kurulana dek, çiftçilikte eski çağlara ait
geleneksel teknikler (kara saban, kazma, kürek, döven, at, öküz...)
kullanılmıştır. Teknoloji ve eğitimin faydalarına kesinlikle inanan
Mustafa Kemal, ziraat sektöründe eğitimin önemini özellikle vurgulamış
ve köylülere özel bir eğitim programı sunmuştur.

• Başöğretmen, bilgi dağıtarak ülkenin dört bir yanını dolaşmış,
sadece karatahtada ders vermekle kalmayıp tarlada traktörün direksiyonuna
geçip uygulamalı sunumlar da yapmıştır. İşte bu traktör, bu
uygulamanın yapıldığı traktör türlerinden biridir.

• Malden Buharlı Otomobili Müzede Bulunduğu Yer:
“Erdoğan Gönül Galerisi”nin bitiminden Karayolu Ulaşımı bölümüne girilir.
Sağdaki “Otomobiller” bölümüne girildiğinde sağda en sonlarda.
Hedef: Buharlı otomobillerin
çalışma prensiplerini kavrayabilme.

• Bir Fransız yüzbaşısı olan Nicolas Joseph Cugnot, 1769’da orduda
top çekmek üzere “ilk buharlı araba”yı yapmıştır..

• Cugnot’dan sonra 1801’de İngiliz Richard Trewitchich, 1829’da
İngiliz Sir Goldworthy Gurney, 1805’te Amerikalı Oliver Evans
da buharlı araçlar yapmışlardır. Buhar gücü kullanılarak geliştirilen
arabalara otomobil adı verilmiştir. Latincede “oto” kendiliğinden,
“mobil” ise hareket eder anlamındadır.

• 20. yüzyılın başlarında Amerikalı Stanley kardeşler,
Massachusetts’de (ABD) buharlı otomobil üretimine geçmiştir.
Malden Buharlı Otomobilleri 1898’de ABD’nin Massachusetts
eyaletinde üretilmiştir.Tasarımlarında at arabalarından
yararlanılmış ve at arabalarına çok benzediği için de “atsız
araba” denilmiştir.

• 19. yüzyıl sonunda, Almanya’da Gottlieb Daimler ve Karl Benz
tarafından benzinle çalışan ilk otomobil ortaya çıkarılmış ve
benzinle çalışan otomobiller kısa zamanda bütün otomobil
piyasasında üstünlüğü ele almıştır (1925).

• Bu otomobilin performansı,zamanına göre son derece iyiydi;
ancak su tankının her 56 kilometrede bir doldurulması gerekmekteydi.

• Otomobilin kazanı içindeki su, benzinle ısıtılır ve elde edilen buhar
gücü (istim veya islim) pistonları çalıştırır, onlar da tekerlekleri
hareket ettirirdi.

• Anadol Müzede Bulunduğu Yer:
“Erdoğan Gönül Galerisi”ne girince solda “Tea Room”un önünde bulunan
kırmızı otomobil.
Hedef: Yurdumuzda üretilen ilk Türk otomobili hakkında bilgi
edinebilme.

• Kişisel özgürlük ve hareketlilik sağlayan otomobillerin yurdumuzda
üretimi 1960’lı yıllara rastlar. Önceleri sadece ithal parçaların
montajı ile kamyon ve jip üretimi yapan otomotiv sanayimizin temelleri
1950’lerde atılmıştır.

• Diğer motorlu taşıt gereksinimleri ise Amerika ile Avrupa ülkelerinden
karşılanmaktaydı.

• Türkiye, karayollarını geliştirme çalışmaları döneminde bu araçların
ithalini kısıtlayıp, montajdan aşamalı olarak yerli üretime geçme
politikasını benimsemiştir.

• 1961’de “Devrim” adlı ilk Türk otomobili yapılmış, ancak teknolojik
olanakların kısıtlı olması nedeniyle seri üretimi yapılamamış
ve bir deney olarak kalmıştır.

• Bir montaj fabrikası olarak 1960’ta, İstanbul’da kurulan
Otosan, ilk otomobil fabrikasıdır. Otosan, Ford lisansı ile 1966’da
Anadol marka otomobilleri
üretmeye başlamıştır.

• Anadol, Ford mekanik parçaları ve fiberglas kasa kullanılarak tamamı
Türkiye’de üretilen ilk Türk otomobilidir.

• Otomobil kasasının sacdan yapılması az sayıda üretim
yapıldığında pahalıya mal olacağı için, İngiltere’de üretilen fiberglasın
daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu konuda uzmanlaşmış
olan İngiliz Reliant şirketi ile çalışılmıştır.

• İlk Anadollar iki kapılıdır. Çünkü o dönemdeki fiberglas üretimi ancak
iki kapılı üretime uygundu.

• 1966 ve 1984 yılları arasında Otosan Sanayi tarafından Anadol’un
farklı versiyonlarından 62.000 adet üretilmiştir.

alıntıdır
__________________

Konu lolipop tarafından (06.03.08 saat 20:35 ) değiştirilmiştir.. Sebep: Sayfa yeniden düzenlendi
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
karayolunun, tarıhı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:26 .