Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Bilim ve Teknoloji > Matbaacılık > Basımın tarihi,Kağıt yapımı,Endüstrinin doğuşu,Teknik ilerlemeler,Litografi,Tifdruk

Matbaacılık hakkinda Basımın tarihi,Kağıt yapımı,Endüstrinin doğuşu,Teknik ilerlemeler,Litografi,Tifdruk ile ilgili bilgiler


Günlük yaşamımızın çoğu tanıdık öğesini, bize «basım Bugün, radyo devreleri ve bazı mutfak tezgahları biie basım işlemleriyle üretilmektedir. Tarih: Basımın tarihi, genel uygarlık tarihine yakından bağlıdır. Son beş yüzyıl içinde

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 01.07.08, 17:13
Yaratıcı
 
Üyelik tarihi: Jul 2006
Nereden: Ankara
İletiler: 1.364
remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.remşit karanlıkta yolumuzu bulmamızı sağlayan bir ışık.
Standart Basımın tarihi,Kağıt yapımı,Endüstrinin doğuşu,Teknik ilerlemeler,Litografi,Tifdruk

Günlük yaşamımızın çoğu tanıdık öğesini, bize «basım Bugün, radyo devreleri ve bazı mutfak tezgahları biie basım işlemleriyle üretilmektedir.

Tarih:
Basımın tarihi, genel uygarlık tarihine yakından bağlıdır. Son beş yüzyıl içinde düşüncelerin iletilmesinin başlıca yolu olan basım, politikadan ülke yönetimlerine, edebiyattan eğitime, ticaretten ekonomiye ve tüm olarak toplumların gelişmesinde, yani insan eyleminin akla gelebilecek her alanında etkisini göstermiştir. Bunun sonucu olarak, yeni biçimlerde ve daha çok sayıda basılı malzeme talebi, basım tekniklerinde devrimci değişimleri gerekli kılmaya başlamıştır.
Çağdaş basım endüstrisinin XV. yüzyıl ortalarında, GUTENBERG ve izleyicilerinin geliştirdiği ayrı ayrı metal tipo harfleriyle doğduğu kabul edilirse de, Çinlilerin ondan yüzyıllarca önce kağıt üzerine baskı yaptıkları bilinmektedir. İ.S. 105 yıllarında Akdeniz ülkelerinde papirüs ve parşömen kullanılırken, Çin'de kağıt geliştirilmişti. VI. yüzyılda Çin ve Japonya da tahta kalıplarla baskı yapma yöntemi biliniyordu. İ.S. 767 yılında ise, imparatoriçe Şiyautoku'nun, bir Sanskrit büyüsünün Çin harfleriyle bir milyon adet basılıp halka dağıtılmasını buyurduğu bilinmektedir. Ayrı ayrı tipo harflerinin de ilk kez Çin'de bulunduğu sanılmaktadır. 1042 yılında Pi Çing, pişirilmiş topraktan harf yapıyordu.Daha sonraları Wangllan Şın, daha dayanıklı olan tahta harfleri geliştirdi. Ancak,Çin alfabesinde yaklaşık 40 000 harf bulunması nedeniyle bu yöntem yaygınlık kazanamadı. Latin alfabesinde 26 harfin bulunması, Avrupa'daki gelişmeleri kolaylaştırıcı bir etken olmuştur.

Kağıt yapımı, Avrupa'da, 1157 yılında Haçlı Sefe-ri'nden dönen Jean Montgolfier'nin Fransa'da bir kağıt imalathanesi kurmasına kadar yaygınlık kazanamadı. Montgolfier'nin kağıt yapma sanatını, İkinci Haçlı Seferi sırasında tutsak olarak çalıştığı bir yapım-evinde- Öğrendiği söylenir. Ancak kağıt, Avrupa'da tanınmasını izleyen üç yüzyıl içinde yalnızca elyazmala-nnda kullanıldı. Elle, yorucu uğraşlar sonunda ve çok az sayıda Üretilebilen kitapların kullanımı.din kurumlarıyla sınırlıydı. Ancak, XV. yüzyılda, kitap basma yöntemlerinin bulunmasından sonra(kültür ve bilginin yaygınlaşması yolunda büyük adımlar atıldı.

Endüstrinin doğuşu:
Mainz'li bir kuyumcu olan johannes Gutenberg, siyasal mülteci olarak Strasbourg'da yaşarken, 1440 yılında, basım konusunda ilk deneylere başladı. Mainz'e döndükten sonra buluşunu geliştirerek^ 1450'de ticari amaçla kullanılabilecek düzeye getirdi. Johannes Fust adlı bir avukatla ortak olarak, ünlü 42 satırlık İncil'in basımında kullanılacak olan madeni harflerin dökümünü başardı. Parayı, Fust veriyordu. Gutenberg daha sonra ciddi mali sorunlarla karşılaştı.
1455 yılında Fust, ortaklık anlaşmasını bozdu. Gutenberg'in harfleri ve baskılarının büyük bölümü. Fust'un yanında çalışan ve daha sonra da kızıyla evlenen Peter Schöffer'e geçti.
Gutenberg'in atelyesinin belli başlı ürünü olarak, yalnızca 1456 yılında basılan 42 satırlık İncil gösterilebilir. Bu kitap, her sayfası tek tek olmak üzere, 200 kopya basılmıştı. Bunun yaklaşık otuzunda tirşe kullanılmıştı ve nitelik' bakımından en iyi elyazmalarından üstündü. Gutenberg'in başarısı, yalnızca' kitap basmak için pratik bir yöntem bulmasında değil, aynı zamanda atelyesinde eriştiği teknik yetkinliğin XIX. yüzyıla kadar aşılamayacak bir düzeyde olmasındadır. Günümüzün işbölümüne dayalı çalışma yöntemine bakarak, o günlerin baskı ustalarının ıstampa kesme (harflerin «biçimini Gutenberg'in ölümünden (1468) sonraki onbeş yıl içinde, Batı Avrupa'nın bütün Ülkelerinde baskı ma-kinaları kuruldu. XV. yüzyılda yapılan ilk baskı makinaları, zamanın Üzüm ezme ve kitap ciltleme preslerine benzeyen tahta cenderelerdi ve bir kezde ancak bir sayfa basabiliyordu. Cendere elle indirildiği için, büyük ölçüde kas gücüne gerek duyulmaktaydı. Harf
lerin bulunduğu sayfa kalıbı'nın alanı, uygulanan gücün sınırlı oluşu ve tabakaların sürekli düzenlenmesi gerektiğinden, oldukça dardı. XVI. yüzyılın başlarında metal bir burgu sistemi geliştirildi ve baskı yöntemi, kayabilen bir yatağın kullanılmasıyla (sayfa kalıbı, yüzü ,yukarılgelecek biçimde yatağın üstünde mürekkepleniyor ve sonra kayarak basıncın uygulandığı "platen"in altına giriyordu) daha da yetkinleşti. XIX. yy'a kadar temel bir değişiklik görülmedi. XIX. yy.'in başlangıcından günümüze kadar ise, birbiri ardınca bir dizi teknik ilerlemenin görüldüğü dönemler yaşandı.

Teknik ilerlemeler:
1800 yılında Kont Stanhope. manivela sistemiyle çalışan burgulu bir baskı makinası geliştirdi. Budemir makinanın, daha büyük bir platen alanı vardı ve daha nitelikli baskı yapabiliyordu. Böylece daha büyük alanlı bir sayfa kalıbının bir seferde basılabllmesine olanak sağlandı. Daha önceki tahta baskılarda, her biri sayfa alanının yarısını basan iki baskı gerekiyordu. Stanhope baskı yöntemini izleyerek gelişen öteki elle basma yöntemleri arasında, ilk burgusuz demir baskı olan George Clymers Columbian Press (Philadelphia 1816) ve Copes Albion Press (1830) bulunuyordu.
Watt'ın buhar makinasmdan esinlenen Friedrich König adlı bir Alman, buhar gücüyle çalışan bir baskı makinası yapmaya çalıştı. Avrupa'da düşüncesine destek bulamayan König, 1806 yılında İngiltere'ye geldi ve Thomas Bensley'in yardımıyla saatte 400 baskı yapabilen ilk mekanik platen baskısını buldu. 1811 yılında König, buharla çalışan bir silindirli matbaanın patentini aldı. Bu yöntemde, dönen bir silindirin altında yatay olarak gidip gelen bir sayfa kalıbı, saatte 800 baskı çıkarabiliyordu. The Times gazetesi bu ma-kinalardan iki tane ısmarladı ve yeni yöntemle basılan ilk gazete 29 Kasım 1814 günü yayımlandı. John Walter, «baskı sanatının ortaya çıkmasından sonra görülen bu ilk büyük aşama ve insanlığı baskı işinde yoğun emek kullanımından kurtaran bu buluş Rulo halindeki kağıda bir silindir aracılığıyla baskı yapan (rotatif) makinalarda "Stereotip" baskı plakalarının kullanılmasıyla, bir büyük aşama daha gerçekleştirildi. (Stereotip, özgün sayfa kalıbından çıkarılan bir klişedir. Ya aynı malzemeden aynı anda bir kaç kopya çıkanlmasına ya da silindirli baskı maki-nalannda kullanılmak için düz plakadan, eğik bir plaka çıkarılmasına yarar). Bu ilke,günümüzde de bazı gazetelerin basımında hâlâ kullanılmaktadır. Gazeteler için. gazetenin basılır basılmaz katlanabilmesini sağlayan katlama sistemleri geliştirilmiş ve gittikçe artan çalışma hızlan dolayısıyle, gazete basım raa-kinaları, saatte ortalama 50 000 kopya basabilecek bir düzeye erişmiştir.
Baskı makinalannda elde edilen gelişmeler, sayfalan daha hızlı oluşturmak için, dizme işlemini de hızlandıracak gelişmeleri zorunlu kıldı. XIX. yüzyıl sonlarına kadar, her sözcüğün her harfi.mürettip tarafından teker teker seçilip yanyana getirilirdi (bu yöntem hâlâ kullanılmaktadır). Bu konuda deneylerin çok daha önceden başlamış olmasına karşın,ilk pratik dizme makinası olan LİNOTİP, 1885 yılında ortaya çıktı. Bu makinalarda harfler, yazı makinasının klavyesine benler bir klavyeyle dizilir ve pirinç matrislerin oluşturduğu kalıba erintiş metal alaşımı dökülerek.tam bir satır elde edilir. Linotip ve entertlp satır dizme makina
ları halâ, özellikle gazetelerin; dizilişinde yaygın I biçimde kullanılmaktadır. Linotip'in ortaya çıkışından üç yıl kadar sonra, monotip otomatik harf dizme sisteminin patenti alındı. Bu sistem iki ayrı makinadan oluşur. Son yıllarda, «kızgın maden Basım tarihinin büyük bir bölümünü tipo baskı yönteminin gelişimi oluşturur. Bü işlemde mürekkep, klişe üzerindeki kabartmalardan kağıda aktarılır. Tipo baskı, en eski baskı yöntemi olmanın yanı sıra en yaygın kullanılmış baskı sistemidir. Bununla birlikte, son yirmi yıl içinde ağırlık, ofset lltografiye kaymıştır.

Litografi (taş baskı):
Suyun yağla karışmayacağı ilkesine dayanan litografi (tasbaskı), 1798 yılında Alois Senefelder tarafından, raslantı sonucu bulunmuştur. Basılacak şekiller mürekkebe bulanırken, plakanın geri kalan bölümleri mürekkebi kabul etmez. Senefelder'in buluşunun ilk biçiminde baskı yüzeyi, Bavyera' da bulunan bir tür kireçtaşından yapılmıştı. Senefelder bu işlemin patentini aldı ve bu çoğaltma yönteminin işleyişine ilişkin ayrıntılı bir inceleme hazırladı.
Yöntem daha sonra Goya, Degas,.Lautrec, Matisse ve. Picasso gibi sanatçılarca da kullanıldı. Ancak son yıllarda, büyük bir ticari değer kazanan litografi. yavaş yavaş baskı işlemlerinin en yaygın olan tipo'nun yerini almaya başladı.
Motorla çalışan ilk litografi makinasının tarihi 1850lere kadar uzanır. Daha sonraları, ağır olan taş plakaların yerini metal plakalar almaya başladı ve 1950' lerde, ilk rotatif litografi makinaları Amerika'da ortaya çıktı. Bunlar doğrudan alüminyum plakalardan baskı alıyordu. Üç yıl kadar sonra da teneke plakalara basan ilk ofset rotatifleri dönmeye başladı. Bu yöntemde mürekkep, plakanın üstüne geçirilmeden önce lastikle kaplanmış bir silindir «ofset sından kaynaklanan ofset yönteminin son yıllarda hızla yaygınlaşmasında.altı renge kadar basabilen alüminyum plakaların rotatiflerde kullanılabilmesi rol oynamıştır; veb ofset baskısı son birkaç yıl içinde hızla gelişmiş ve renkli fotoğraf veren gazetelerde çok yaygın bir biçimde kullanılmaya başlamıştır.

Tifdruk baskı:
Tipo ve taşbaskısına oranla tifdruk baskı yöntemi çok daha sonraları. Bohemyalı Kari Klic'in bulduğu bir yöntemden, 1895 yılında Lancester' deki (İngiltere) Rembrandt şirketi tarafından geliştirilmiştir.
Mürekkep, bakır bir düzey üzerine oyulmuş çok küçük gözeneklerden kağıda geçirilir. Geleneksel olarak jelatin kaplı bir koruyucu tabakanın içine kimyasal yöntemlerle oyulan tifdruk silindirleri, son yıllarda elektromekanik yöntemlerle oyulmaktadır.

Resim baskısı:
XIX. yüzyıla kadar resimler,ya elle çiziliyor ya da tahta bloklar kullanılarak basılıyordu. Taşbaskısının geliştirilmesi, resimlerin çoğaltılmasına olanak sağladı. Ancak, fotoğrafçılığın gelişmesi ve basım işleriyle birlikte kullanılabilmesi, resimlerin ucuz ve çok miktarda çoğaltılabilmesini sağladı. 1829 yılında NİEPCE'nin fotogravür yöntemini bulması ve 1852 yılında Fox Talbofun yanmton ilkelerini kullan
maya başlamasıyla; birlikte tipo, ofset ve tifdruk baskı yöntemlerinin tümü için basım yüzeylerinin fotomekanik işlemlerle hazırlanabilmesine olanak sağlayan bir dizi teknik ilerleme sağlandı. Yanmton ilkesi, her biri gri'nin değişik tonlarını taşıyan tonların küçük noktalara dönüştürülmesine dayanır. Noktaların büyüklüklerinin ve aralıklarının değiştirilmesiyle değişik tonlar elde edilir (Bk. RÖPRODÜKSİYON).

Baskı türünü tanıma:
Bir baskı ürününün, hangi basım yöntemi kullanılarak üretildiğini anlamak oldukça zordur, ama birkaç nokta bu konuda ipucu sağlayabilir. Bir büyütecin kullanılması kolaylık sağlar.
Tipo baskıda, kağıdın arkasında belli belirsiz bir çıkıntıya raslanabilir. Ayrıca, mürekkebin fazla gelmesi, harflerin kenarındaki mürekkep çizgisinin taşmasına ve yanmton noktalannm kalınlaşmasına yolaça-bilir. Tipo baskısının genel olarak parlak ve kesin detaylar Veren sert bir görünüşü vardır. Ofset baskıda daha az kontrastlı, daha bulanık yanmton noktaları olan, mürekkep bulaşığı ya da kabarıklıkları bulunmayan ve kalınca kağıtlarda parlak alanlardaki çok küçük noktaların bile seçilebildiği bir ürün sözkonusudur. Geleneksel tifdruk yöntemleriyle basılmış ürünlerde ise, eşit alanları olan, ama mürekkep tabakasının kalınlığı değişebilen küçük kare hücreler seçilebilir. Harflerin kenarları tırtıllı olabilir ve mürekkebin eşit bir biçimde yayılamayıp hücre yapısını kaplayamadığı yerlerde, beyaz leke ya da çizgiler ortaya çıkar.

Kullanılacak baskı türünü seçme:
Günümüzde üç temel baskı yöntemi kullanılmaktadır: Tipo, ofset ve tifdruk. Tipo baskıda mürekkep, yüksek bir düzeyden kağıda aktarılır; tifdrukta baskı plakasındaki. küçük gözeneklerden akar; ofsette ise, basım işlemi, görüntülerin mürekkebi çektiği, boş alanların ittiği yassı bir yüzeyin üstünde gerçekleşir. Baskı makinalan, bürolarda bile kullanılan küçük ofset makinalarından veb sistemiyle çalışan gazete rotatiflerine kadar değişen çeşitli büyüklükte olabilir. Tipo makinalar plaka yataklı, silindir yataklı ve rotatif sistemlerde çatışabilir. Tifdruk ve ofset makinalannda yalnızca yüksek baskı hızı sağlayan rotatif sistemden yararlanılır. Baskı yönteminin seçiminde çok sayıda öğenin gözönüne alınması gerekir.

Ne düzeyde bir nitelik gerekmektedir?
Basım süresi ne kadar olacaktır?
Resim basımı sözkonusu mudur?
Kaç renkli olacaktır?
Kullanılacak kağıt ya da öteki malzemelerin niteliği ne olmalıdır?

Tipo ve ofset baskılar, en çok kullanım alanı sağlayan sistemlerdir ve bunların her ikisinde de çok yüksek düzeylerde baskı niteliğine ulaşılabilir. Mürekkebin, basılacak yüzeye yumuşak ve esnek bir lastikle kaplı silindirler aracılığıyla geçirilmesi, çok değişik türde kağıdın, kartonların, hattâ teneke levhalarının bile basılabilmesine olanak sağlar. Aynı olanak, ince yarımtonların elde edilebilmesi İçin yumuşak ve düzgün yüzeyli kağıda gereksinim duyulan tipo baskı için sözkonusu değildir. Ofset sisteminde makinalar, genellikle tipo makinalarından daha hızlı çalışır; ancak makinaların daha sık aralıklarla durması gerektiğinden, boşa harcanan kağıt miktarı çoğalır. Ofset baskı plakası, her koşulda fotoğraf işlemleriyle hazırlandığı için, çok sayıda resim ve fotoğraf kullanılması gereken işler için daha uygundur. Öte yandan.jyalnızca metinlerin basılacağı durumlarda,.tipo baskının baskı Öncesi hazırlıkları daha ucuza çıkar. Harf ve bloklar, sayfa kalıbının içinde kolayca değiştirebildiği için, tipo baskıda, baskıya girmeden hemen önce bile değişiklik yapma olanağı vardır. Ancak, metal harfler ağır oldukları ve çok yer kapladıklarından saklanmaları sorun yaratır. Bu sorun, harflerin fotoğraf filmleri ü-zerinde dizilmesi yoluyla giderilmeye çalışılmaktadır, ama bu işlem düzelti y.apma olanağını kısıtlamaktadır.
Fotogravür ise, gölgeli alanlarda düzeyli ton derinliği, orta ve açık tonlarda yumuşaklık' ve esneklik sağladığı için,tek renkli ya da renkli resimlerin çoğaltılmasında, aranılan bir baskı yöntemidir. Plaka ve silindir yapım masraflarının yüksek olmasına karşın, yöntem çok uzun baskı süreleri olan veb rotatiflerinde kullanılmaya uygundur. Bu yüzden, çok basan renkli dergiler, kataloglar ve posta pulları bu yöntemle basılır.

Kaynak:4
1.cilt / s.193-199

Nüve Forum
__________________
[CENTER][URL="http://www.nevart.net/"][IMG]http://www.nuveforum.net/galeri/data/500/2602.jpg[/img][/url]
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Diksiyon Kursu
Nefes Teknikleri Kursu
Kişisel Gelişim Kursları[/CENTER]

#sadece remşit#
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
basımın, doğuşu, endüstrinin, ilerlemeler, kağıt, litografi, tarihi, teknik, tifdruk, yapımı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 23:46 .