Davranış | Sosyal Davranış Ve Tutum | Hayvanlarda huy ve Davranış değişikliği | Hayvanların Davranış Özellikleri | Sevgisizlik davranış bozukluğuna yol açıyor ! |
Disruptive Behavioral Disorders: YDB
Yıkıcı Davranış Bozuklukları (YDB) aşağıdaki alt grupları içerir: 1) karşı gelme-karşıt olma (inatlaşma) bozukluğu
2) başlangıç yaşına göre 3 tipinin tanımlandığı davranım bozukluğu
3) YDB-BTA’dır. DSM-IV-TR (Text Revision) ‘da İnatlaşama bozukluğu
en az 6 ay devam eden;
otorite figürlerine karşı negatiflik, karşı gelme, itaatsizlik ve düşmanlık olarak tanımlanmaktadır. Davranım bozukluğu ise en az 12 ay süren; başkalarının temel haklarına veya yaşa uygun sosyal norm ve kurallara karşı şiddet veya suç işlemedir. Davranım bozukluğu tanısı alan, ilaveten İnatlaşma bozukluğu tanısı almaz. Çünkü zaten inatlaşma bozukluğu belirtilerini kapsamaktadır. İnatlaşma bozukluğunda fiziksel saldırganlık yoktur. İnatlaşma bozukluğunda birincil davranış ve belirtiler verbaldir (Sözel saldırganlık ve karşı gelme). Davranış ve belirtiler fiziksel olmaya başlayınca (kavga etme, zarar verme, çalma vs) davranım bozukluğu tanısına yönelme olur.
Tarihçe
YDB’nun tarihsel gelişimi ilginç ve dikkate değerdir. İlk DSM’de (DSM-i, 1952) çocuk ve ergen psikiyatrik tanılarına yönelik özgün bir bölüm yoktu. Olası tanılar; akut ve kronik beyin bozuklukları, zihinsel yetersizlik, psikonevroz, yetersiz kişilik ve diğerleri arasına dahil ediliyordu. DSM-II (1968)’ye organik beyin sendromları, nevrozlar ve yedi olasıyı tanıyı içeren “Çocuk ve Ergenlerin Davranış Bozuklukları” bölümleri ilave edildi. DSM-III (1980) de çocuk ve ergen psikiyatrik bozukluk sayısı hemen hemen 50 taneydi. Bunlar arasında dikkat eksikliği bozukluğu, inatlaşma bozukluğu ve davranım bozukluğu da vardı. Davranım bozukluğunun 4 tipi tanımlanıyordu: sosyalize olmayan agresif, sosyalize olmayan nonagresif, sosyalize agresif ve sosyalize nonagresiftir.
1987’de DSM-III-R’da ilk defa yıkıcı davranış bozuklukları oluşturuldu. Bu ana başlık altında inatlaşma bozukluğu, davranım bozukluğu, dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu yer alıyordu. bir önceki DSM-III’de dikkat eksikliği bozukluğu terimi, DSM-III-R’da DEHB ismini almıştır. DSM-III-R’da davranım bozukluğu üç grup olarak tiplendirilmiş: grup agresif, solitary (tek başına) agresif, ve ayrıştırılmamış. 7 yıl sonra DSM-IV’de yıkıcı davranış bozuklukları yeniden tanımlandı. DSM-IV’de “Dikkat Eksikliği ve Yıkıcı Davranış Bozuklukları” ana başlık altında DEHB ayrı tutulmaya çalışıldı. Çünkü DEHB yıkıcı davranışlar göstermek zorunda değildi. Davranım Bozukluğunun DSM-IV’de başlangıç yaşına göre iki tipi tanımlandı; çocuklukta başlayan tipi ve ergenlikte başlayan tipi. Ayrıca DSM-IV’e YDB (BTA) grubu eklendi. Burada inatlaşma bozukluğu veya davranım bozukluğu belirtilerini önemli ölçüde taşıyan (DEHB yok), fakat tanı koymak için yeterli olmayan durumlarda kullanılır.
2000 yılında, DSM-IV-TR’da durum DSM-IV ile yaklaşık aynıydı. Ancak davranım bozukluğunda değişiklik oldu. Çocuklukta başlayan ve ergenlikte başlayan tiplerine üçüncü bir tip olarak davranım bozukluğu-BTA eklendi. Burada davranım bozukluğunun başlangıcının yeterince belirlenemediği durumlar için tanımlandı.
Yıkıcı davranış bozukluklarının 15 yıllık evrimsel sürecine karşın devam eden tartışmalar vardır; “DEHB, yıkıcı davranış bozukluklarından çıkarılmalı mı?”, inatlaşma bozukluğu davranım bozukluğunu hafif bir formu mu? Ve olası davranım bozukluğu tipleri var mıdır?. İleride bir çok modifikasyonlar olacak gibi görünmektedir.
Davranım Bozukluğu
Erkek/Kız oranı:3-5/1’dir. Ancak yaş arttıkça oran düşer. Literatürlerde genel fikir birliği; yoksulluk ve düşük sosyoekonomik durum davranım bozukluğuna yaygın olarak eşlik etmektedir (Frick ve ark. 1989, Loeber ve ark 1993).
Çeşitli araştırmalarda evlat edinme ve ikiz çalışmalarında; genetik ve çevresel etmenlerin davranım bozukluğuna katkıda bulunacağına işaret etmektedir. Antisosyal kişiliği olan ebeveyne sahip oluş, yıkıcı davranış bozuklukları için riski artırır.
Noradrenerjik, dopaminerjik, son yıllarda serotonerjik etkinliklerle ilgili bildiriler mevcuttur.
Çevresel olarak çeşitli risk etmenleri tanımlanmıştır. Bunlar arasında: kişinin mizacı, hiperaktivite, kronik hastalık ve sakatlık, zayıf aile işlevleri, evlilik çatışması, çocuğun istismarı ve ihmali, olumsuz ebeveynlik (katı, uygunsuz, gözetim eksikliği), anne-baba reddi, ders başarısızlığı, sosyoekonomik dezavantaj, arkadaş dışlaması, şiddete maruz kalma, doğum sırası (ilk çocuktan ziyade ortanca çocuklar daha yüksek risk taşırlar), geniş aile, bakım vericide sık değişiklik ve çocuğun elverişliliğidir. Genellikle risklerin yoğunlaşması erken yaşlarda olur.
Davranım bozukluğu okul öncesinde de gözlenir, ancak orta çocukluk ve orta ergenlikte daha yaygındır. Davranım bozukluğunun gidişi değişkendir. Davranım bozukluğu ileriki yaşlarda antisosyal kişilik bozukluğu için risk oluşturur. Antisosyal kişilik bozukluğu olanların yaklaşık %50’si 18 yaş öncesinde davranım bozukluğu öyküsüne sahiptir. Geçmiş yıllarda üçtebir kuralı önerildi. Davranım bozukluğu olanların yaklaşık üçtebiri iyileşir, üçtebiri antisosyal kişilik bozukluğu geliştirir, geri kalan üçtebiri erişkinlikte çeşitli derecelerde rezidüel özellikler taşır. %50 kuralı daha sık kabul görmüştür, burada davranım bozukluğu olanları yarısından daha fazlasının ileriki yaşamlarında antisosyal kişilik bozukluğu geliştirdikleri yönündedir (Moffitt 1993).
Agresyonun varlığı ve şiddeti davranım bozukluğu için kötü gidiş göstergecidir.
Davranım bozukluğunun diğer psikiyatrik bozukluklarla komorbiditesi yaygındır. Çeşitli psikiyatrik bozukluklar için risk taşırlar (madde kötüye kullanımı, anksiyete ve duygu durum bozuklukları). Davranım bozukluğu dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu ile binişikliği sıktır.
Psikolojik özelliklerine bakıldığında; düşük benlik saygısı, irritabilite, düşük tahammül düzeyleri ve öfke patlamalarıdır. Davranım bozukluğu olanlarda en büyük problemlerden biri empati eksikliğidir. Aşırı risk alma ve artmış kaza oranı belirtilmektedir.
Semptomların görünüşü yaşla değişebilir. Okul öncesi ve okul başlangıcında redetme ve verbal agresyon gibi inatlaşma bozukluğu belirtileri daha sıkken, daha büyük yaşlarda çalma, fiziksel agresyon (tokat, itme vs.), daha da ileri yaşlarda market soyma ve saldırganlığın ciddi formları (kavga etme, soygun) gözlenmektedir.
Davranım bozukluğu tanısı için; en az 12 aylık sürede, DSM’deki en az 3 kriteri göstermesi gereklidir.
Semptom kümeleri: 1) İnsanlara veya hayvanlara saldırganlık (kabadayılık, tehdit etme, sindirme, sıklıkla fiziksel kavga başlatma, yaralanmaya neden olabilecek saldırma gereci kullanma, insan ve hayvanlara acımasızlık davranışları, kurbanla karşı karşıyayken çalma (kapkaç vs), zorla cinsel ilişki).
2) Mülkiyete zarar verme (birinin mülk ve eşyasına zarar verme, yangın çıkarma).
3) Dolandırıcılık veya Hırsızlık (ev, arabadan hırsızlık, yalancılık)
4) Kuralları ciddi şekilde ihlal (en az iki geceyi dışarıda geçirecek tarzda habersiz dışarıda bulunma=evden kaçma, okuldan kaçma).
10 yaşından önce başlayan formu çocuklukta başlayan formu için kullanılır.
İnatlaşma Bozukluğu (Oppositional Defiant Disorder)
İB puberte öncesi erkek çocuklarda sıktır. Mizaç özellikleri, çevresel etkiler, gelişimsel ve öğrenme teorileri etyolojide ileri sürülmektedir. İB, en az bir ebeveynde psikiyatrik bozukluğu olanlarda daha sıktır.
İB genellikle 8 yaşından önce gözlenir. Aile (anne-baba) çatışması olan ailelerin çocuklarında sıktır. İB; pervazif veya durumsal olabilir; bütün otorite figürlerine (anne-baba, öğretmen vs.) karşı ise pervazif, belirli otorite figürlerine karşı ise durumsaldır. Durumsal tipte; karşı gelmeler sadece ebeveynlerinden birine karşı da olabilir. Durumsal İB daha yaygındır. Bazı durumsal İB’ler pervazif hal alabilir.
Tanı için en az 6 ay semptomları sürmesi, en az 4 kriter olmalıdır.
Yanlış kanılardan biri şudur ki; davranım bozukluğunun 18 yaşını geçtikten sonra antisosyal kişilik bozukluğu adını aldığıdır. Kişi 18 yaşını geçtiğinde davranım bozukluğu kriterlerini karşılıyor fakat antisosyal kişilik bozukluğu kriterlini karşılamıyor olabilir. Bu durumda davranım bozukluğu tanısı devam eder. Ancak antisosyal kişilik bozukluğu kriterleri baskın ise antisosyal kişilik bozukluğu tanısı alır. İki tanıyı aynı anda almaz.
Yıkıcı Davranış Bozukluklarında Tedavi Yaklaşımları
Ayrıntılı multidisipliner takım yaklaşımı gerektirir. Spesifik yaklaşımlar:
1.Binişik bozuklukların tanınması ve tedavisi. Bunlar DEHB, duygudurum bozuklukları, madde kötüye kullanımı, öğrenme bozuklukları.
2.Bireysel terapi: destekleyici, bilişsel, kızgınlık yönetimi (anger management), çeşitli beceri oluşturma teknikleri, problem-çözme becerileri, karar-verme, gevşeme ve sakinleşme teknikleri vs.
3. Psikofarmakoloji: yıkıcı davranış bozukluklarında ilaç genellikle ilk basamak değildir. Binişik bozukluklar ilaç tedavisi gerektirir. İlaç tedavisi hedef semptomlara yönelik olabilir. Bu semptomlar; aşırı agresyon, kontrolün kaybedildiği nöbetler, kendine veya başkalarına zarar verici davranışlar.
4.Aile veya diğer bakımverenler için aile terapisi, anne-baba eğitimim
5.Okul
6.Grup terapileri
Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Toplum ve Yaşam » Sağlık » Psikoloji
kaynak:












Normal
