iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 18:38 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Toplum ve Yaşam » Sağlık » Psikoloji » Beynin dili ve Nöroterapi

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 12.09.08, 09:49
Standart Beynin dili ve Nöroterapi

12.09.08, 09:49



Eyak dili, bu dili konuşabilen son kişinin ölmesiyle tarihe karıştı | Kıbrıs'ta Türkçe, Kıbrıs'ta Yazı Dili - Konuşma Dili - Ağız, Kıbrıs Ağızları, Ses | Beynin 11 ilacı | Beynin yaşlanması | Beynin şifresi çözüldü |

Beynin dili ve Nöroterapi
Neden bazı insanlar hep sinirlidir? Bazılarımız laf bitmeden hemen yapıştırır cevabı. Kimimiz sabırsız yerinde durmaz. Bazıları dağınıktır hep kaybederler hatta eşyalarını sürekli. Kimileri suskun, kimileri çok konuşur. Dokunsanız ağlar birileri.
Bu farklılıkları yaratan beynimizin çalışma özelliğidir. Doğuştan almışızdır bazılarını ana-babamızdan ya da sonradan oluşuvermiştir beynimizde birşeyler.
Beynin ön tarafı, insanı hayvanlardan ayıran temel özellikleri yönetir. Dikkat, konsantrasyon, sabır, muhakeme etme, hatalardan ders çıkarma, analitik düşünce, gelecekle ilgili öngörüde bulunma, sağduyu, insanların duygularını anlama, hoşgörü, tolerans, düzenli olma, zamanı iyi kullanma, etkilere uygun tepkiler verme.
Beynimizin ön tarafında oluşan farklılıklar, karekterimizi belirler. Aslında grinin tonlarıyız bizler. Gri tonu koyulaştıkça hastalıklar ortaya çıkıyor. Renkler normal tonlarda ise normal insanlar sayılıyoruz.
Örnegin, dikkat eksikliği olan çocuklarımız; okulda başarılı olmakta ve derslerine çalışmakta zorlanıyorlar. Çünki dikkatlerini toplayıp ders dinleyemiyorlar. Dikkatlerini verdiklerinde beynin ön bölgesi çalışması bozuluyor, bunun sonucu olarak canları sıkılıyor, dersten kopuyorlar. Kimileri dalıyor, hayal kuruyor ya da derste arkadaşıyla konuşuyor. Sonuç: bu çocuk adam olmaz, yaramaz, tembel, özel derse ihtiyacı var, daha çok üstüne düşmeli vb..
Amerika BD’nde yapılan bir araştırma, dikkat eksikliğinin her 8 çocuktan 3’ünde görüldüğünü saptamış. Ciddi bir rakam. Bu sonuca göre dikkat eksikliğinin önemli eğitim, öğretim ve sosyal bir sorun olduğu söylenebilir.
Belkide daha ciddi bir sorunu bu çalışmayı takip eden diğer bir çalışma gösteriyor. Bu çocukların şikayetleri 18 yaşından sonra her 3 çocuktan 2’sinde kalıcı oluyor.. Kısaca yetişkin her 4 kişiden birinde dikkat eksikliği bozukluğu var.
Yetişkin dikkat eksikliği bozukluğu olan insanları şikayetleri: tezcanlı, acelecidir. Aniden parlar, öfkelenir ama siniri çabuk geçer nadiren geçmeyebilir ve ciddi sorunlarla karşılaşılabilir. Sakinleştikten sonra yorgunluk ve pişmanlık yaşar. Biyolojik saatleri bozuktur bazılarının. Sabahları yataktan kalkmakta zorlanırlar. Yorgun kalkarlar. Bazen işlerine geç kalırlar. Etkilere uygun tepki vermede zorlanırlar. Kırıcı konuşur karşısındakilerin kalbini kırabilir, uygunsuz davranış gösterebilirler. Bu yüzden iş arkadaşları, patronları, öğretmenleriyle sorunları vardır. Aceleci olduklarından bazen doğru karar vermede zorlanırlar. Ketum olamazlar. Yanlış anlaşıldıkları hissine kapılırlar bazen.
Okumayı sevmezler ya da uzun süre okuyamazlar. Uykuları gelir, esnerler.
Günlük, rutin işler onlara göre değildir. Sıkılırlar. Onlara heyecan gerekir. Bayılırlar heyecana. Çünki beyinlerinin ön bölgesinde hassasiyet vardır. Grinin tonu koyulaşmıştır. Heyecan ile beyinde oluşan adrenalin hassas olan beyin bölgesini uyararak bu bölgenin daha iyi çalışmasını sağlar. Adrenalin bağımlısıdır dikkat eksikliği olanlar. Heyecan arayışları ve bulma yöntemleri kişiden kişiye değişir. Çapkın bir erkeğin heyecan arayışı malümunuzdur. Dikkat eksikliği olan çocukların heyecan kaynağı yaramazlık, anne, baba ve öğretmeni kızdırıp tepki almak ve bitip tükenmek bilmeyen bilgisayarda oyun istekleridir. Tepki alıp azar işiten çocukta da adrenalin salınımı artar. İşte bu nedenle çocuklar kızdırmaktan ve yasaklı davranışlardan hoşlanırlar. Tabiki bunu bilinçsizce yaparlar. Çünki kontrolleri beyinlerindedir. Çünki beyinlerinin adrenaline ihtiyacı vardır.
Aynı olay yetişkinlerde de gözlenir. Çabuk sinirlenen, dertlenen, kendilerini acındıran insanların beyinleri de adrenalin salgılar. Çünki beyinlerinin adrenaline ihtiyacı vardır.
Günlük yaşantımızda kullandığımız pek çok maddenin beyni uyarıcı ve hassas olan bölgeleri geçici süre düzeltici etkileri vardır. Çay (tein), kahve (kafein), kola (X maddesi), sigara (nikotin), alkol (etil alkol). Ayrıca sodalı içecekler, esrar, amfetamin, eroin.
Neden bazı insanların çok çay ve kahve içtikleri daha iyi anlaşılıyor değil mi ? Birde yanında keyif sigarası. Her teneffüste kola ya da gazoz içen çocuklar.
Sizi kızdıran çocuklarınıza, size dertlenen insanlara, her yemeğin yanında kola içmek isteyenlere, sinirlenip davranışlarını değiştiren insanlara ve sigara içinlere kesinlikle taviz vermeyiniz. Çünki bu insanlar beyinlerindeki hassasiyetleri geçici olarak düzeltebilmek adına bu yanlış davranış modelini öğrenmişler. Onların beyinleri doğru davranış modelini geliştirip kötü alışkanlık ve davranışlardan kurtulabilirler. Eğer bu insanlar sizin için önemli ise taviz vermeyiniz.
Çocuğunuz sizi kızdıracak davranışları inadına yapıyorsa sakın kızmayın. Önce ilgisiz davranın. Onlara kızmayacağınızı, sizi kızdıramayacaklarını gösterin. Birkaç denemeden sonra hem siz kızmaktan kurtulacaksınız hem de onların beyinleri yanlış davranış modelini uygulamayı bırakacak. Daha sonra da kızmak yerine her zaman sakince ama ciddi bir biçimde doğrusunu anlatın.
Beyinde neden duyarlılık gelişiyor ?
Anne-babadan alınan genetik özellikler beyinlerimizdeki hassasiyet derecesini belirler. Doğum esnasında olan zorluklar, doğum sonrası uzamış sarılık, anne sütü almamak, beyni etkileyen çocukluk dönemi ateşli hastalıklar, kafa darbeleri, beyne kan akışını durduran hastalıklar ve büyük ameliyatlar beyin hassasiyetlerini ortaya çıkartır ya da artırırlar.
Beyin duyarlılığının ne zararı var ?
Adı üstünde aslında. Beyni normalden daha hassas hale getiriyor. En büyük duyarlılık arttırıcı neden ise; stres ve üzüntüler.
Başında sinirsel sözü olan tüm şikayetlerin nedeni beyin hassasiyetidir. Sinirsel tansiyon, sinirsel başağrısı, sinirsel mide ağrısı vb…
Bir örnek: aynı yaş, kilo ve boyda 3 erkek. Her üçününde eşit özellikle beyin hassasiyeti var. Biri mutlu, diğeri normal, sonuncusu ise stresli. Her üçüde yerden ağır bir eşya kaldırıyor. Mutlu olanda bir sorun yok. Normal olanın hafifçe beli ağrıyor, bir süre sonra geçiyor. Stresli olanın beli ağrıyor ve tutuluyor. 5 gün istirahatle geçiyor. İşte stresin etkisi budur. Beyin hassasiyeti stresle artar. Vucuttaki tüm kasları beyin çalıştırır. Bel çevresindeki kaslar beyin hassasiyeti ve stres ile beyin tarafından iyi kontrolü bozulur. Bu nedenle ağır eşya kaldırırken bel kasları her zamanki gibi kasılır ama beyin kötü yönetim gösterdiğinden kasılma şiddeti artmış ve gevşeme sorunu olmuştur.
İyi çalışan, hassasiyeti olmayan beyin stres altında şikayet çıkarmaz. Hassasiyeti olan beyin stres altında çalışması bozulur ve sonucunda vucudu, davranış ve düşünceleri iyi kontrol edemez. Migren ve diğer başağrıları, depresyon, kulak çınlaması, sinirlilik hali, takıntı hastalığı, kişilik bozuklukları, madde ve alkol bağımlılığı, ellerde titremeler, başdönmesi, boyun, sırt ve bel ağrıları, yaygın vucut ağrıları, uzun süreli kabızlık, mide ağrıları ve hazım sorunları, nedeni bulunamayan görme, işitme vb..ile ilgili şikayetler, sinirsel olarak nitelenen şikayetlerin nedeni beyinde yer alan hassasiyetlerdir.

Beyin dilini iyi okumak hekimlerin görevidir. Hastalar öncelikle kişi olarak değerlendirilmeli, kol, bacak, kalp, mide olarak görülmemelidirler. Tıp fakültesi 1. sınıf deontoloji dersinin ilk konusu “hastalık yoktur, hasta vardır” sözü hekimler tarafından unutulmamalıdır. Her hastanın şikayeti kendine özgüdür ve sadece o hasta ile ilgilidir. Tıpta genelleme yapmak ve peşin hükümlü olmaktan kaçınılmalıdır. Beyin dilini okumadan, bedenimizin patronu beynin ne dediğini gözardı ederek doğrudan şikayet ile ilgilenmek herzaman doğru teşhis ve tedavi getirmeyecektir.
Beyin duyarlılığı nasıl belirlenir ?
Beyin duyarlılığı, beyin çalışma yöntemini gösteren tetkiklerle belirlenir.
1.QEEG (beyin haritalama yöntemi): Doğrudan beyin çalışması hakkında bilgi verir. Klasik EEG kayıtlamasında olduğu gibi yapılan çekim, daha fazla beceri ve emek gerektirir. Düşük elektrik akımı ile oluşan beyin aktivitesi kaydedilerek bir bilgisayar programı ile analiz edilir. Sonuçlar, programın veribankasında yeralan normal kişilerin analizleriyle karşılaştırılır. Normalden ne kadar sapma olduğu, beynin hangi bölgelerinin çalışmasında hassasiyet gerçekleştiği saptanır. Ayrıca çocuklarda öğrenme zorluğu düzeyi, IQ (zeka testi) ve kafa travması hassasiyet düzeyi rapor edilir. Bulgular tedavi takibi açısından da önemlidir.
2. SPECT, PET, fMRI: ABD’nde bir çok eyaletlere yayılan bir psikiyatri klinikler zincirinde SPECT görüntüleme yöntemi ve QEEG rutin hale gelmiştir. SPECT, PET ve fonksiyonel MRI ile bozuklular, beynin kanlanma özellikleri kullanılarak görüntülenir. Çekimden önce verilen kontrast madde beyinde hassas olan bölgelerde birikir. Adı geçen hastalıklarda artmış ya da azalmış beyin çalışma hassasiyetleri gözlenmekte ve tedavi etkinliği takibinde kullanılmaktadır.
Beyin duyarlılığı nasıl tedavi edilir ?
Nöroterapi: 20 yıl kadar önce ABD’nde başlayan yöntem bugün özellikle batılı ülkelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Yaşantımız boyunca elde edilen deneyimler beynin öğrenme gücü ile ilişkilidir. Bu güç beyinden kaynaklanan hastalıkları tedavi etmede kullanılabilir. İlaçların kimyasal olarak gösterdikleri etkiyi nöroterapi öğrenme yoluyla elde etmeye çalışır. Etkilerini ilaçlarda olduğu gibi hücre geçiş bölgelerine kimyasal olarak değil, direkt artan ya da azalan akım üzerine gösterir.
Öncelikle beyin elektriksel aktivitesi ölçülerek hassasiyet olan bölgeler belirlenir. Bunun için QEEG ile beyin haritası çıkartılır. QEEG sonucu bize beynin hangi bölgelerinde nöroterapi uygulanacağını gösterir. Tesbit edilen bölgelere elektrot bağlanır. Diğer ucu nöroterapi aletine bağlıdır. Alet monitöründe seçilen bölgenin özellikleri kişiye gösterilir. Normalde olması gereken akım özelliği de gösterilir. Akım özellikleri normale yaklaştıkça çıkan ses beyne başarılı olduğu mesajı verir. Seanslarla belirlenen hedefe ulaşılmaya çalışılır. Bir bölge için 4-12 seans uygulanır. Her seans 30 dk. sürer. Bu süre sonunda beyin çalışma özellikleri istenen düzeye getirildiğinde ilgili bölgeye ait şikayetlerde düzelme olduğu görülür. Nöroterapide dışarıdan akım ya da uyaran verilmez.
QEEG rehberliğinde uygulanan nöroterapinin hiçbir yan etkisi yoktur. QEEG olmadan doğrudan uygulanan nöroterapilerde hem başarı şansı azalır hemde yan etkiler görülebilir.
Nöroterapinin etkili olduğu durumlar:
Çocuklar için; dikkat eksikliği, öğrenme zorluğu, sınav stresi (anksiyete), okul başarısını arttırmak için, hafif zeka geriliği
Yetişkinler için; aşırı sinirlilik hali (anksiyete), başağrısı, başdönmesi, unutkanlık, uzun süreli vucut ağrıları, psikiyatrik sorunlar (özellikle ilaç tedavisi ile geçmeyen ya da ilaç kullanmak istenmeyen durumlar için): depresyon, kişilik değişiklikleri, madde bağımlılığı, takıntı hastalığı (OKB), panik atak, fobi ve korkular.
nörolojik sorunlar; migren, sara hastalığı (epilepsi), bunama (alzheimer) ve parkinson hastalığı erken dönemi, hafif felçler, tik bozuklukları, kulak çınlaması, huzursuz bacak sendromu, kronik yorgunluk sendromu.
Sporcular ve sanatçılar için; performans arttırma.
Herhangi bir yakınması olmayan ancak işinde daha iyi performans isteyenler için nöroterapi performans arttırmada kullanılır. Yurt dışında özellikle sporcu ve creative sanatçılar ilgi göstermektedir. Japon işadamları, 2006 dünya şampiyonası öncesi İtalya milli futbol takımı, Amerika BD’nde basketbol oyuncuları ve ingiliz klasik müzik sanatçıları örnek verilebilir.
Nöroterapinin ilaç tedavisinden üstün tarafı, yan etkisinin olmaması, bozuklukları lokal olarak düzeltebilmesi ve ilaç tedavisinden çok daha fazla kalıcı etki yaratmasıdır. Ayrıca ilaçların tedavi edemediği durumlarda da etkili olması nöroterapinin önemli bir üstünlüğüdür. İlaç tedavisinin yeterli olmadığı bazı durumlarda da nöroterapi destek tedavisi olarak uygulanabilir.
Sonuçta tedavi yöntemi ne olursa olsun amaç en iyi şifa düzeyine ulaşmak olmalıdır.

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Toplum ve Yaşam » Sağlık » Psikoloji »

kaynak:
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için oguzgolcik kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (12.09.08), Jeli (12.09.08)
Sponsorlar
  #2  
Alt 12.09.08, 09:58
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Genel Yönetici
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.122
Ettiği Teşekkür: 1.328
2.246 tane iletisine 4.395 kere teşekkür edilmiş
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Beynin dili ve Nöroterapi

Amerika BD’nde yapılan bir araştırma, dikkat eksikliğinin her 8 çocuktan 3’ünde görüldüğünü saptamış. Ciddi bir rakam. Bu sonuca göre dikkat eksikliğinin önemli eğitim, öğretim ve sosyal bir sorun olduğu söylenebilir.

Tedavinin yani sira egitim sistemindede degisiklik yapilmasinin faydasi olamazmi?
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için Jeli kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (12.09.08), oguzgolcik (12.09.08)
  #3  
Alt 12.09.08, 10:45
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Araştırma Görevlisi
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 3.191
Ettiği Teşekkür: 3.401
2.247 tane iletisine 5.197 kere teşekkür edilmiş
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Beynin dili ve Nöroterapi

Tedavinin yani sira egitim sistemindede degisiklik yapilmasinin faydasi olamazmi?
-----------------------------------------merhaba.

efendim yukarıdaki sorunuz sanırım bir uzmanlık gerektiren cevaba ihtiyaç duyuyor.
dolayısı ile forumda bu konuda eğitim alan almış yada ilgili bir uzman olabilir sanırım bunun cevabı nı en doğru onlar yanıtlar.
saygılarımla.
oğuz gölçik yazar...
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için oguzgolcik kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (12.09.08), Jeli (12.09.08)
  #4  
Alt 12.09.08, 22:17
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Genel Yönetici
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.122
Ettiği Teşekkür: 1.328
2.246 tane iletisine 4.395 kere teşekkür edilmiş
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Beynin dili ve Nöroterapi

Kesinlikle bu konuda uzman olmadigimi kabul ederek konsantre bozuklugu yasayan hiperaktif diyede adlandirilan cocuklarin egitimi icin su önerilerde bulacagim;
1- ders saatlerinin surelerinin kisaltilmasi
2- siniflarda daha az ögrenci sayisi olmasi
3- siniflarda birden fazla egitmen bulunmasi
4- gerektiginde birebir egitim verilmesi
5- derslerde islenen konulara(mumkun oldugunca) ögrencilerin katilimi saglanarak canlilik verilmesi;Yani oku,dinle methodu yerine ögrencinin deneyerek yap-boz sistemi ile ögrenmesine calisilmasi
6- Her ögrencinin bir birey oldugu ve ögrenim kapasitesininde bireyden bireye farklilik göstereceginin egitim sistemince kabul edilip ona göre program ve mufredatin hazirlanmasi
7- bu tur ögrencilere okullarda ek derslerin verilerek desteklenmesi
8- bu tur ögrencilerin ailelerinin desteklenmesi ve cocuklarinin egitiminde yapabilecekleri yardimlarin kendilerine ögretilmesi
9- bu tur cocuklarin gerek cevre gerekse egitmenler tarafindan dislanmamasi
10- okullarda mutlaka bir psikologun bulunmasi ve gerek ailelere gerekse bu tur cocuklara yardim etmesi
.

Ben sadece kendi dusuncelerimi yazdim.Uzman bir arkadasimizin bu konudaki fikirlerini duymayi cok isterim.
saygilarimla
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Jeli kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
CiwCiw (12.09.08)
  #5  
Alt 12.09.08, 22:32
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Araştırma Görevlisi
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 3.191
Ettiği Teşekkür: 3.401
2.247 tane iletisine 5.197 kere teşekkür edilmiş
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Beynin dili ve Nöroterapi

merhaba.
efendim söylediklerinize katılmamak mümkün değil tabi.
hiper aktif çocukların dikkat konusunda bir konuya odaklanmalarının problemlerini birazda olsa biliyoruz.
dışlanma meselesine gelince aileye büyük görevler düşüyor burada.
eğer aile okulla yakın bir ilişki içinde olursa kendisini ve çocuğunun durumunu daha iyi anlaşılması için kontak kurmakta, öğretmen ve öğrencilerle çocuk için hızlı bir uyum sağlanmasına çevresine yardımcı oluyor.
öğretmenler gördüğüm kadarı ile oldukça özverili ve yakınlar bu durumdaki çocuklara.
zira yaklaşık olarak genelde her 250 çocuktan birinde belirgin ölçüde hiper aktivite var.
tabi yine bu tarz rahatsızlıklara bağlı fiziksel kombinasyonlu hastalıklarda var.
işte bu çocuklar için eğitim alanları genişletilmeli artırılmalı pedegojik eğitim almış eğiticilere destekleyici branş uzmanlarıda yardımcı olmalı.
bu çocuklarımız ilk bakışta normal çocukların gittikleri okullarda eğitim almaları duygusal açıdan doğru bulunsada çocuğun gelişimi açısından engeller teşkil edebilir düşüncesi ön planda olmalı ve bu çocuklar için özel durumlarına yatkın uzmanlarla donatılmış okulların açılması daha gerçekçidir kanaatini taşıyorum.
efendim hassasiyetinizin umutlarımıza bu çocuklar için yüklediği sorumluluğa teşekkür ediyorum.
saygılarımla.
oğuz gölçik yazar...
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için oguzgolcik kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (12.09.08), Jeli (12.09.08)
  #6  
Alt 12.09.08, 22:47
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Genel Yönetici
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.122
Ettiği Teşekkür: 1.328
2.246 tane iletisine 4.395 kere teşekkür edilmiş
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Beynin dili ve Nöroterapi

bu çocuklarımız ilk bakışta normal çocukların gittikleri okullarda eğitim almaları duygusal açıdan doğru bulunsada çocuğun gelişimi açısından engeller teşkil edebilir düşüncesi ön planda olmalı ve bu çocuklar için özel durumlarına yatkın uzmanlarla donatılmış okulların açılması daha gerçekçidir kanaatini taşıyorum.

Efendim
Maalesefki ekonomik acidan gelismis ulkelerde bile bu tur özel okullarin acilmasi bu gune kadar saglanamamistir.
Gönul isterdiki sizinde arz ettiginiz gibi o cocuklarin gelisimini ve ögrenimini destekleyecek özel okullar acilsin.Ne careki, bu konuda(yakin gelecekte) herhangi bir ilerleme kaydedilecegine inanmiyorum.

saygilarimla
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
3 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için Jeli kullancısına teşekkür ediyor :
CiwCiw (12.09.08), diyesi (13.09.08), oguzgolcik (12.09.08)
  #7  
Alt 12.09.08, 23:54
CiwCiw - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Administrator
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 9.690
Ettiği Teşekkür: 9.472
2.703 tane iletisine 4.683 kere teşekkür edilmiş
CiwCiw isimli üye tecrübe puanını kapatmıştır.
  Send PM
Standart Cevap: Beynin dili ve Nöroterapi

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB),yedi yaşından önce başlayan kendini dikkat eksikliği,aşırı hareketlilik ve dürtüsellikle gösteren nöropsikiyatrik bir bozukluktur. Dikkat eksikliği diğer adı ile hiperaktivite bozukluğu (DEHB) adıyla bilinen klinik sendromun çocukluk ve ergenlik çağında geçerliliği yaygın olarak bilinmiştir ve tıbbi tedavi olanakları da çoğaldı. DEHB’li çocuklara yönelik tedaviler, okul çağındaki nüfusun en az %6'sını etkileyen bu nöropsikiyatrik durumun kişisel, akademik ve toplumsal gelişim sürecini engelleyici ve çocuğun, yakın çevresinin hayat kalitesini kötü etkileyici etkilerini en aza indirebilir. Yalnız, ülkemizde çocuk ve ergenlere sunulan psikiyatri hizmetlerinin yetersizliği, milyonlarca kişinin benzeri bir sorununu,tedavisi bir yana, adı sanı konmadan, yetişkin bireyliğe adım atması ve sonrasına ulaşması sonucunu doğurmaktadır.
Yetişkinlerde DEHB’nun oluşumuyla ilgili olarak epidemiyolojik çalışmalar yetersizdir. Ancak yapılan araştırmalar sonucunda çocukluk çağında başlayan DEHB'nun %25-65’ın erişkinlikte de devam ettiği ortaya konmuştur.

Verisel sonuçlar bilimsel kitaplara dayalıdır...
__________________

Asla Başkalarının Umudunu Kırma, Belki Sahip Olduğu Tek Şey Odur..
BOL BOL TEBESSÜM ET GÜLÜMSE
Hem Maliyeti Ucuzdur Hem De Değerine Paha Biçilmez...

Corel Draw-Flash-Photoshop
Photoshop Dersleri Linki
Corel Draw Dersleri Linki
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
3 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için CiwCiw kullancısına teşekkür ediyor :
diyesi (13.09.08), Jeli (12.09.08), oguzgolcik (13.09.08)
  #8  
Alt 13.09.08, 12:18
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Araştırma Görevlisi
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 3.191
Ettiği Teşekkür: 3.401
2.247 tane iletisine 5.197 kere teşekkür edilmiş
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Beynin dili ve Nöroterapi

T.C.
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI
Özel Eğitim Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE/AŞIRI HAREKETLİLİK BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARIN
EĞİTİMİNDE ÖĞRETMEN EL KİTABI
ANKARA-2005
İÇİNDEKİLER



Ön Söz……………………………...……………………………………………………………...…………..… …………………….
I
Sunuş…………………………………………………………………………………………….......... ...................……………………
II
Giriş…………………………………………………………………..…………………………...…………… ……………………...
III


BÖLÜM I

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU

Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) Nedir?............................................ .................................................. ....................
2
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğunun Temel Özellikleri Nelerdir?......................................... ..................................................
3
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğuna Eşlik Eden Diğer Davranış Özellikleri Nelerdir?......................................... ............
11
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğuna Benzer Belirtiler Nelerdir?......................................... ................................................
19
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Nedenleri Nelerdir?......................................... .................................................. .......
20
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğunun Görülme Sıklığı Nedir?............................................ ...............................................
21
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Cinsiyete Göre Farklı Görünüm Sergiler mi?............................................... ............
21
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğuna Eşlik Eden Sorunlar Nelerdir?......................................... .............................................
22
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğun Olan Çocukların Geleceği Nasıldır?......................................... ..............................
23
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Tanı ve Değerlendirmesi Nasıldır?......................................... ....
24
Tanı Ölçütleri…………………………………………………………................... .................................................. .......................................
24
Dikkat Eksikliği ve Aşırı Hiperaktivite Belirtileri Olan Çocukların Değerlendirilmesi Nasıl Yapılır?.......................................
28
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Tanılama Süreci Aşamaları Nelerdir?.........................................
29
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Tanılama Sürecinde Yer Alan Kişi ve Kuruluşların Rolleri
Nelerdir?......................................... .................................................. .................................................. .................................................. ........................
30

BÖLÜM II

DİKKAT EKSİKLİĞİ VE HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÖĞRENCİLERİN EĞİTİM-SÜRECİ NASIL PLANLANMALIDIR?

Tıbbi tedavi.................................................. .................................................. ........................................................................................
35
Akademik Destek…………………………………………………………………………………....……………………… ………..
36
Psiko- Sosyal Destek…………………………………………………......................... .................................................. ................................
40
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Öğrenme Süreci Nasıldır?......................................... ......................
41
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Öğrencilere Yönelik Eğitimsel ve Öğretimsel Uyarlamalar Nelerdir?....
50
Sınıf Ortamının Düzenlenmesi …………………………………………………….............................. .................................................. ....
51
Dikkat Eksikliği Olan Çocuklarda Okumaya İlişkin Sorunlarla Baş Etme Yöntemleri Nelerdir?......................................... ...........
62
Okuma Güçlüklerinin Giderilmesine Dönük Sınıf İçi Etkinlikler Nelerdir?......................................... ...............................................
64
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Eğitiminde Öğretmenin Uygulaması Gereken Stratejiler
Nelerdir?......................................... .................................................. .................................................. .................................................. .......................
69

BÖLÜM III
DİKKAT VE DİKKAT TOPLAMA
Dikkat ve Dikkat Toplama Nedir?............................................ .................................................. .................................................. ........................
74
Dikkat Toplama Problemlerinin Yaş ve Cinsiyete Göre Görülme Sıklığı Nedir?............................................ .....................................
77
Dikkat Toplamanın Gelişimi Nasıldır?......................................... .................................................. .................................................. ..................

77

Çocuklar Dikkatlerini Hangi Yaşlarda Ne Kadar Süre İle Toplayabilirler?.................................. .................................................. ........
78
Dikkat Toplama Sorunu Nedir?............................................ .................................................. .................................................. ............................
79
Dikkat Toplama Problemlerinin Nedenleri Nelerdir?......................................... .................................................. .........................................

80

Dikkat Toplamayı Etkileyen Faktörler Nelerdir?......................................... ..................................………………………....... ..................

84

Okulda Dikkat Toplama Nasıl Geliştirilir?..................................... .................................................. .................................... ……………….
85

BÖLÜM IV
OLUMLU BENLİK ALGISI
Benlik Algısı ve Kendini Değerli Bulma Nasıl Oluşur? .................................................. .................................................. ..........................
91
Benlik Algısı ve Kendini Değerli Bulma Nasıl Gelişir? .................................................. .................................................. …....................
93
Çocuğun Kendini Değerli Bulma Duygusu Nasıl Geliştirilir?..................................... .................................................. ............................
95
Kendisi ile Barışık Olan Birey Nasıldır?......................................... .................................................. .................................................. ...............
98

BÖLÜM V
DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARA
YÖNELİK DAVRANIŞ DEĞİŞTİRME YÖNTEMLERİ

Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuklara Yönelik Davranış Değiştirme Yöntemleri Nelerdir?...............................………………………… ...………………………...…………………………...…………………………
103
Davranış Öncesi ............................………………………………………………………… .................................................. .........................
104
Davranış…………………………………………………………………................. .................................................. .....................................
112
Davranışsal Sonuçlar …………………………………………………….............................. .................................................. ......................
114
Mantıksal Sonuçlar Ne Zaman Kullanmalıdır?.................................... .................................................. .................................................. ...........
116
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuklarda Uygun Olmayan Davranışlarının Azaltılmasında Kullanılan Yöntemler Nelerdir? …………………………………………………………............................ .................................................. .................
117
İstenmeyen Davranışın Söndürülmesi Protokolü Nedir ?................................................. .................................................. ...........................
123
Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocuklara Yönelik Sınıf İçi Etkili Eğitim Yöntem ve
Teknikleri: Nelerdir? ……………………………………………………………………………………………………….................
135
Öğretmenlerin Sınıf içi Disiplin Sorununa Müdahale Yöntemleri Nasıl Olmalıdır?........................................ ......................................
141
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Uygun Davranışlarını Arttırma Yöntemleri Nelerdir? ...............
145
Günlük Etkinlikleri Belirleme ve Kullanma Simgesel Ödül Sistemi………………………………............................... ......................
149
Pekiştireçleri/Ödülleri Kullanırken Nelere Dikkat Etmeliyiz?........................................ .................................................. ..........................
156
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Sosyal Becerileri Nasıl Geliştirilir?..................................... ...........
158
Sosyal Beceri Öğretim Örneği…………………………………………………………………………................ ...................................
177
Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu Olan Çocukların Eğitiminde Ev-Okul İş birliği Nasıl Olmalıdır?………………………………………………………………………………………………………… …….......................
181
SONUÇ……………………………………………………………………………………………….…....... ..........................................
185
KAYNAKÇA……………………………………………………………................... ......................................................................
188
EK-1………………………………………………………………………………………………...............................................
192
EK-2………………………………………………………………………………
kaynak:
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
  #9  
Alt 13.09.08, 12:33