ÇÖZÜM ARAYIŞLARI
Dizimizin 5. bölümünü 3 Haziran Salı günü TSİ 18'de başlayacak programımızda dinleyebilirsiniz
Dizimizin 6. bölümünü 4 Haziran Çarşamba günü TSİ 18'de başlayacak programımızda dinleyebilirsiniz
Dünyanın neresinde olursanız olun, artık gıda, özellikle de hububata dayanan temel tüketim daha pahalı. Buğday, mısır ve pirinçte son iki yıl içinde katlanan fiyatlar bunun en önemli göstergesi.

Temel gıda ürünlerinin fiyatları katlandı
Bu sorun her yerde en çok düşük gelirli aileleri vuruyor. Zira bu kesim gelirlerinin büyük bir bölümünü, hatta çoğu zaman yarıdan fazlasını zaten beslenmeye akıtıyor.
Son yıllarda fiyatlardaki sıçrama, talepteki yükselişe, bu ani yükseliş de dünya enerji piyasasındaki hareketlere bağlanıyor.
Petrol fiyatlarının üst üste rekor kırması, alternatif bir enerji kaynağı olarak görülen biyoyakıt sektörüne ilginin hızla artmasına yol açtı.
Örneğin en yaygın biyoyakıt türlerinden olan etanol - yani etil alkol -, şeker kamışı başta olmak üzere çeşitli bitkilerin işlenmesi sonucu üretitiliyor. Ortaya çıkan yanıcı sıvı ortaya çıkarıyor belirli durumlarda benzin gibi kullanılabiliyor.
Etanol üretim ve tüketiminde en üst sıralarda yer alan Amerika Birleşik Devletleri ise etanolü daha çok buğday mısır gibi, taneli tahılları mayalayıp damıtarak elde ediyor.
Ancak bu sektöre akıtılan tonlarca hububatın gıda güvenliği açısından daha fazla daralma yarattığı şikayetleri bulunuyor. Zira milyonlarca ton mısır, etanol damıtma tesislerine sevkedilirken, sofraya ekmek, tortilla ya da diğer başka temel gıda malzemelerini koymak güçleşiyor.
Birleşmiş Milletler de dahil olmak üzere bazı bilimsel ve ekonomik kuruluşlar bu gidişten endişeli. Hatta kurumun gıda hakkı konusunda özel raportörü Jean Ziegler, ekilebilir arazinin sonunda yakılacak olan bitkilerin ekimine ayrılmasını düpedüz "bir insanlık suçu" olarak niteliyor.
Uzmanlar gıda talebindeki artışa karşın, arzdaki bu daralmanın, özellikle gıdayı ciddi şekilde sübvanse eden ülkelerde siyasi istikrarsızlık yaratması tehlikesine işaret ediyorlar.
Meksika, Fas, Haiti ve Mısır gibi gerginlikleri yaşayan ülkelerin yanında, hemen Suudi Arabistan, Endonezya, Somali ve Yemen'in adları da risk altındaki ülkeler arasında sayılıyor.
Biyoyakıtların ağırlığını artırmayı öngören Avrupa Birliği yetkilileri ise, bu projeyi kısa vadeli olarak düşünmemek gerektiği kanısındalar.
Biyoyakıtlar "şu aşamada" genelde şeker pancarı, mısır, buğday ve benzeri tahıllardan üretiliyor. Ancak geliştirilmekte olan "ikinci nesil" biyoyakıtlar için hedef bunlarda "atık" olarak görülen ürünleri hammadde olarak kullanmak. Bu başarıldığında da sorun çözülmüş olacak deniyor.
Bununla birlikte dünyanın pek çok ülkesinde süregiden açlık ve kuraklık ve artan talep karşısında; yetkililer şimdi "küresel gıda politikası için yeni bir düzen" kurulmasından söz ediliyor.
Gıda temininde en ciddi ve kronik sıkıntıyı yaşayan bölgelerin başında gelen Afrika, çözüm arayışları için de listenin başında yer alıyor.
Birleşmiş Milletler, başta Afrika olmak üzere gıda konusunda bir görev gücü oluşturmaktan afrika için Hindistan, Meksika ve Mısır'da denenen türden, yeni bir yeşil devrim yaratılmasından söz ediyor.
Ancak uzmanlar sadece zirai bir çözümün yetmeyeceği, çıkış yolunun ticaret, ekonomi, siyaset, toplumsal girişimler gibi çok daha kapsamlı düşünülecek bir çerçevede aranması gerektiği konusunda birleşiyorlar.