Nüve Forum

Nüve Forum > gazete haber ve makale yorumları > Kültür ve Sanat > Edebiyat > Sıradan Delilik Öyküleri - Charles Bkowski

Edebiyat hakkinda Sıradan Delilik Öyküleri - Charles Bkowski ile ilgili bilgiler


“mutlu insan yok mu?” “mutluymuş gibi yapan çok insan var” “neden?” “çünkü utanıyorlar, korkuyorlar, itiraf edecek cesaretleri yok” “sen korkuyor musun?” “ben sadece sana itiraf edebilecek kadar cesurum – o

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 03.08.13, 14:14
Selim Hoytur - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Aug 2006
İletiler: 5.878
Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Selim Hoytur öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Sıradan Delilik Öyküleri - Charles Bkowski

“mutlu insan yok mu?”

“mutluymuş gibi yapan çok insan var”

“neden?”

“çünkü utanıyorlar, korkuyorlar, itiraf edecek cesaretleri yok”

“sen korkuyor musun?”

“ben sadece sana itiraf edebilecek kadar cesurum – o kadar korkuyorum ki, annem, her an ölebilecekmişim gibi hissediyorum kendimi.”
***
Kapı çalındı gibi geldi bana, saate baktım – öğlenin bir buçuğu henüz. Tanrım, eski roblarımdan birini geçirdim üstüme (her zaman çıplak yatarım, pijama saçmalık bana sorarsanız) ve kapının yanındaki kırık pencereyi açtım “Evet” dedim. Çatlak Jimmy’ydi gelen. “Uyuyor muydun?”, “Evet, ya sen?”, “Hayır, ben kapıyı çalıyordum.”
***
İsa psikiyatrların ve egoların en büyüğüydü. Tanrı’nın oğlu olduğunu iddia etti. Paragözleri kiliseden attı. Yaptığı en büyük hata. Sıçtılar ağzına. Bir çivi tasarruf etmek için ayaklarını üst üste çivilediler. Ne boktan iş.
***
Hayat kolaydı – yeter ki sal kendini.
***
Uzanıp Tolstoy’un Savaş ve Barış’ını aldım, ortasından açıp okumaya başladım. Değişen bir şey yoktu. Hala kötüydü.
***
İlk karımla iki buçuk yıl evli kaldık, bir gece misafirlerimiz geldi. Karıma; “bu yarım kıç Louie, bu saksafon kraliçesi Marie, bu topal Nick” dedim. Sonra gelenlere dönüp, “Bu karım… karım… şey…” deyip durdum. Sonunda karıma dönüp “Neydi senin adın allahaşkına?” diye sormak zorunda kaldım.
***
“Bu kravat da neyin nesi?”

“Pantolonumun fermuarı bozuk, şortum ise çok kısa kravat çükümün üstündeki kılları örtüyor”
***
Yaratıcı yazı dersi verirken görebiliyordum kendimi.

“evet, Bayan Thompson nasıl gitti?”

“18 dolar kaybettim.”

“son koşuda hangi ata oynadınız?”

“Tek-Göz Jack’e”

“kerizlenmişsiniz, Bayan Thompson. Atın iki buçuk kiloluk handikapı vardı ve bu ahaliyi çeker, ama aynı zamanda koşulların izin verdiği ölçüde sınıf atlamak demektir. Sınıf atlayan bir at ancak kağıt üzerinde şansı yoksa kazanabilir. Tek-Göz Jack’in hız ortalaması iki yüz metre üzerinden hesaplanmıştı, iki yüz metre üzerinden hesaplanan hız ortalaması koşunun tamamı üzerinden hesaplanan hız ortalamasından her zaman daha yüksektir. Dahası, hesaplarınızı dikkatli yapsaydınız atın bir sprinter olduğunu görürdünüz. 1/3 ile sonuncu gelmesi sürpriz değil”

“sizinki nasıl gitti?”

“yüz kırk dolar içerdeyim”

“son koşuda kime oynadınız?”

“Tek-Göz Jack’e. Ders bitmiştir.”
***
Milyonlarca kadının içinden biri çıkar ve içinizde uykuya dalmış ne carsa canlandırır.
***
Ruhundan arta fazla bir şey kalmamışsa ve bunun farkındaysan biraz ruhun vardır yine de.
***
Eteğini indirdi. Bardağımı dipledim.

“yarığından işiyorsun değil mi?”

“sanırım”

“işte, siz kadınların en büyük sorunu bu”
***
Cezaevindeki insanlar için yapılacak tek şey var: onları salmak. Savaşan insanlar için yapılacak tek şey var: savaşa son vermek.
***
İkinci olmaktan nefret ederdim, ama uzun zamandan beri ilk olamamışsan ve büyük bir SANATÇI ve hayat adamıysan, ikincilikle YETİNİRSİN, hem çocukların aralarında dediği gibi, kimiyle ikinci ilkten iyidir.
***
sıçmam gerekiyordu. tuvalet tıkanmıştı; ev sahibi üç gündür ortalıkta yoktu. bokumu alıp kesekağıdına koydum. sonra dışarı çıkıp yemeği yanında işe giden biri gibi kesekağıdı ile yürümeye başladım. sonra boş bir araziye fırlattım kese kağıdını. kimse bilmezdi Bukowski’nin nasıl acı çektiğini..
***
Psikiyatrların çoğu kendi akıllarından şüphe ettikleri için psikiyatr oluyorlardı.
***
Haftalardan beri zan altındaydım. Kaynağı belirlenemeyen iki hamilelik vakası. İnsanları cinsellikten mahrum ederek akli dengelerini geri kazandırmanın en sağlıklı yol olmadığını söyledim doktora. Cinsel enerjinin omurgadan beyne iletilip daha yararlı işler için kullanılabileceğini iddia etti. Bunun istendiği taktirde yapılabileceğini, zorlama olduğunda daha yararlı işler için enerji iletmenin omurganın sikinde bile olmayacağını söyledim.
***
Renkler ve zevkler tartışılmaz elbette, ya da renksizlik ve zevksizlik.
***
Sülük; denizde ya da tatlı suda yaşayan, kan emici, halkalı solucan; yapışkan, sırnaşık (kimse)

Sülüğün kendi keşfi sandığı bazı standart ve kabız fikirleri vardır. En çok sevdiklerinden birine bir örnek: “hiçbir şey BÜTÜNÜYLE kötü olamaz. Bütün polisler kötüdür diyorsun ama değildir. İyi polislere de rastladım ben. İyi polis de var”

Fırsat bulup ona bir insanın polis üniformasını üzerine geçirdiği andan itibaren mevcut düzenin maaşlı bekçisi olduğunu anlatamazsın. Polisin işi değişimi engellemektir. Gidişattan hoşnutsanız bütün polisler iyidir, değilseniz kötüdür. Bütünüyle kötü diye bir şey vardır. Ama sülük bu kulaktan dolma ev üretimi felsefe ile doludur, bunlardan vazgeçmez. Sülük insana düşünce özürlü biri olarak yapışır – acımasızca, kesin ve sonsuza dek.
***
İnsanı deli edebilecek her şeyi yasaklamaya kalksak toplumun yapısı altüst olurdu – evlilik, savaş, otobüs servisi, mezbahalar, arıcılık, cerrahi, aklınıza ne gelirse. Her şey insanı delirtebilir çünkü toplum çürük tahtadan bacaklar üstüne oturtulmuş.
***
Gerçeğin gerçek olabilmesi için en az iki oy gerekiyordu. Yaşadıkları zamanın ilerisinde olan insanlar bunu bilirler, deliler ve sanrı görenler de. Bir hayali sadece sen görüyorsan ya aziz derler adama ya da deli.
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Sýradan Delilik Öyküleri - Charles Bkowski-bukowski.jpg  
__________________
NEVART AKADEMİ
www.nevart.net
Güzel Sanatlar Fakültesi/Lisesi Yetenek Sınavlarına Hazırlık Kursu
Resim Yağlı Boya Hobi Kursu
Hızlı ve Etkili Okuma Kursu
Çocuklar için Hızlı Okuma Kursu
Çocuklar için Resim Kursu
Disleksi Eğitimi
Okuma Güçlüğü
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
bkowski, charles, delilik, öyküleri, sıradan

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 12:48 .