iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:54 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Din ve Felsefe » Allah insanoğlunu neden yarattı

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.06.07, 18:34
Arrow Allah insanoğlunu neden yarattı

06.06.07, 18:34



Bütün varlıkları Allah yarattı. Öyleyse Allah'ı kim yarattı? | Allah Dostları Neden Ağlar? | Allah sevgisi ile Allah korkusu | Ve Tanrı kadını yarattı | Tanrı Erkeği Yarattı ve .... |

Bu konuyu açmakta herhangi bir maksadını aşan bir yere değinmek bir amacım yok Elhamdürillah müslümanım ve hanifiyim, sadece bilgi birikimilerimizle bir konuyu aydınlatmaktır amacımyıllar öncesi okul cağlarımda bir arkadaşım sordu bu soruyu bana o zamanlar kendisi islam dini mensubu değildi zikretmek istemiyorum farklı bir dine inanışı vardı gerçi şu an vazifelerini 4/4 lük yerine getiremesede islam dinini seçti hür iradesi ile ve arkadaşımın bana sormuş olduğu soruya vermiş olduğum yanıtında bunda büyük etkisi olduğunu belirtmiştir.

Bu soruyu sizlere yöneltmek istiyorum
Açık ve net

Herşeyi yoktan var eden ve insan oğlunu yaratan Allah insanların her durumda her şartta ne yapacağını önceden biliyor nekadar yaşayacağını ne zaman ne şartta öleceğini cennetemi cehennememi gideceğini ne kadar azap çekip ne vakitte cennete gideceğini yani herşeyi ama herşeyi biliyor önceden PEKİ HERŞYİ BİLMESİNE RAĞMEN NEDEN TÜM AHİRETİ VE İNSANLARI YARATTI. herşeyi önceden bildiği için dünya yasamına insanları koymadan cennete veya cehenneme koymadı çünkü tüm yarattıklarının cennetemi cehennememi gideceğini biliyor. NEDEN?
Bu konuya islami bilgileriniz ve aydın görüşlerinizle cevap bekliyorum. Kapalı bir kutu olsa benim vermiş olduğum cevabı yazıp o kutuya atıp forum bitene kadar kilitte tutardım ve yorumlar bittikten sonra açardım ama öyle bir alternatifim yok.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
3 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için kullancısına teşekkür ediyor :
cigdem (12.06.07), freefly (07.06.07), zynpp (28.06.07)
Sponsorlar
  #2  
Alt 07.06.07, 21:22
Çekingen
Üyelik tarihi: May 2007
Nereden: istanbul
İletiler: 57
Ettiği Teşekkür: 264
20 tane iletisine 37 kere teşekkür edilmiş
freefly olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

gerçekten çok düşündürücü...tek bildiğimiz dünyaya sınanmak için geldiğimiz..yada şöyle diyebiliriz; hiçbir ağaç emek verilmeden,meyve vermez..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
freefly kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
cigdem (12.06.07)
  #3  
Alt 07.06.07, 21:27
tropikal - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
Üyelik tarihi: May 2007
Nereden: Bir orda bir burda...bende bilmiyorum ki :)
İletiler: 2.509
Ettiği Teşekkür: 933
938 tane iletisine 1.644 kere teşekkür edilmiş
tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!tropikal öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

Böyle aklımızın aşabileceği bir soru değil bu..Allahın bildiklerini biz kesinlikle bilemeyiz Allahın bir bildiği vardır ki bizleri yaratmış ve bize çok güzel nimetler vermiş.İnsanoğlu bu soruya kendi yaşamı çerçevesinde ancak cevap verebilir ve kesinlikle neslel bir cevap verilemez.
__________________

yüreğe yasak koyanlar,vefalara bezenmiş aşklarında ölümsüzlüğün kapılarını aralar.Gecenin mavi karanlığında yıldızlardan taç yapan aşıklar,leyla durağında sevda yağmurlarıyla ıslanırlar....



Sevgi inançlar uğruna savaşmaktır,sevgi sevdiğin için herşeyi geleceğe taşımaktır.Sevgi ne yerde ne gökte ,sevgi küçük bir kapte senin için atmaktır....
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için tropikal kullancısına teşekkür ediyor :
cigdem (12.06.07), zynpp (28.06.07)
  #4  
Alt 07.06.07, 21:34
lale_zar - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Deli Dolu
Üyelik tarihi: Jan 2007
Nereden: rize
İletiler: 316
Ettiği Teşekkür: 330
94 tane iletisine 147 kere teşekkür edilmiş
lale_zar olağanüstü bir gizeme sahip!lale_zar olağanüstü bir gizeme sahip!lale_zar olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

Kader konusu insan aklının kavrayamayacağı bir konudur. Bunda teslimiyet gerekir. İlim maluma tabidir kaidesi sorunuzu açıklamaktadır. Yani Allah(C.C)’ın bilgisi (ilim) malum (sonradan olacak olan olay) a tabidir. Allah(C.C) kaderi yazarken “olsun”diye yazmamış, “olacak” diye yazmıştır. Eğer olsun diye yazsaydı emretmiş ve insanı mecbur bırakmış olurdu bu takdirde de insanın sorumlu olmaması gerekirdi. Ama Allah(C.C) “olacak ” diye yazdığı için insanın amelini ilmiyle sadece haber vermiş ve böylece insanı mecbur etmemiştir. Yani insan yaptığı ameli Allah(C.C) yazdığı için yapmış olmuyor, insan onu yapacağı için Allah(C.C) önceden haber vermiş oluyor.
__________________
Kalbi doğru olmıyanın imanı,,,dili doğru olmıyanın kalbi doğru olmaz
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
lale_zar kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
zynpp (28.06.07)
  #5  
Alt 08.06.07, 00:14
Deli Dolu
Üyelik tarihi: Mar 2007
Nereden: Istanbul
İletiler: 261
Ettiği Teşekkür: 30
47 tane iletisine 80 kere teşekkür edilmiş
Dr.uyanış olağanüstü bir gizeme sahip!Dr.uyanış olağanüstü bir gizeme sahip!Dr.uyanış olağanüstü bir gizeme sahip!
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

Selamün Aleyküm arkadaşlar..

Bu konuyu henüz yeni farkettim, aslında ben de bu hususta pek kafa yormuş bir insan değilim ama yine de birkaç kelam etmem meseleyi aydınlatmasa bile en azından bu yolda küçük bir adım olur, bize de bu kâfidir..

Allah, Enbiya suresi 16-17. ayetlerde şöyle buyuruyor;

"Gerçek şu ki, Biz gökleri ve yeri oyun olsun diye yaratmadık. Maksadımız eğlenmek olsaydı, bunu Kendi katımızda yapmaya kadirdik.."

Araf suresinde de Hz. Adem'in yaratılması esnasında Allah'a neden bir insan yarattığını soran meleklere "Ben sizin bilmediklerinizi bilirim." demiştir..

Bu konuyu anlamak için kader mevzuuna biraz değinmek gerek sanıyorum, kaderin kimin elinde olduğunu anlamalıyız..

Bildiğimiz üzere Allah Hz. Adem'e Ruhundan üflemiştir. Bazı bilgisiz ve düşüncesiz, mantık dahilinde fikir yürütmekten uzak cahil insanlar, bunun ne olduğunu anlayıp "hurafe" demekteler. Bunun anlamı şudur, Allah insana sonu olmayan kendi meziyet ve niteliklerlerinden cüz'i (ksımen) bahşetmiştir.. Sözgelimi sonsuz merhamet, şefkat, azamet sahibi, herşeyi layıkıyla bilici, hakkıyla görücü, sınırsız ilim, lütf-u fazl-ı kerem sahibi Allah, bu niteliklerinden bir miktar da insana vermiş..

Ve bunlar içinde en önemlisi kuşkusuz melekler, hayvanlar, yahut diğer cansız (cansız demek çok doğru değil aslında, metabolizmasız diyelim) varlıklarda bulunmayan İRADE, insana verildi..

İnsan, irade sahibi bir varlıktır.

İşte bu sebeple, alimler kader'in iki şeye bağlı olduğunu düşünürler, Allah'a ve insana.. Allah kainattaki herşeyden mutlak haberdar olması ve kontrolü yönüyle kaderin nihayetsiz hakimidir, ama insana da iradesini kullaranak hayatına şekil verme imkanını sunmuştur.. Bu da ahirette insanın, küfre iradî olmayarak saplanma bahanesini ortadan kaldırmak için kuşkusuz..

İnsan kendine hakim olarak gıybetten, zinadan, şirkten uzak durabilir..

Bu böylece bilindikten sonra gelelim kainatın neden yaratıldığına, bir hadis-i şerife göre Allah "Ben bir gizli hazine idim, bilinmek istedim" diyor. O'nun "Rabb" ismi bunu iktiza ettirmektedir, Rab demek, varlıkların efendisi, hamisi, velisi olmak demektir. Nitekim üstad mevdudi'nin "Kuran'da dört temel terim" isimli kitabında Rabb bölümünü okuduğumuzda bu gerçeği anlamak daha kolay halde geliyor. Ayrıca Allah insanı yeryüzüne halife olarak yarattı, insana üflediği Kendi Ruhu sayesinde insan, dağların taşların kabul etmekten çekindiği emaneti (kulluğu, yahut imtihanı) kabul etmiştir.. İnsanlar arasından peygamberler, Allah dostları çıktığına göre, imtihanın insanlar için bir "eziyet" olduğunu düşünmek saçma olur..

Selam ve dua ile..

Konu Dr.uyanış tarafından (12.06.07 saat 20:52 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
Dr.uyanış kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
cigdem (12.06.07)
  #6  
Alt 11.06.07, 15:43
fatihmath - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 166
Ettiği Teşekkür: 10
87 tane iletisine 231 kere teşekkür edilmiş
fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

Açtığın konu ile insanlara davranışların arasında çok fark var. ilk önce kimseye küfretmeye küçük görmeye hakkın yok. Arkadaş yanlış bir şey söylese bile senin böyle yazmayaa hiçç hakkın yok. Burası forum. Kendine ''bak kardeşim'' diye hitap edilmesinden rahatsız olan sen başkalarına ''********'' diye hitap ediyorsun...


Doğrusunu söylemek gerekirse kendini o kadar kalbur üstü bir insan olarak gösteriyordun ki bu yazıları yazdığını görünce şok oldum...

Açılan böylesine güzel bir konunun içine bu tür yazıların yazılması çok yanlışş....
__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><

Konu fatihmath tarafından (11.06.07 saat 15:46 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
fatihmath kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
Dr.uyanış (11.06.07)
  #7  
Alt 11.06.07, 16:47
nuvekolik
Ziyaretçi
İletiler: n/a
  Send PM
Arrow Allah insanoğlunu neden yarattı

Alıntı:
fatihmath´isimli üyeden alıntı Mesajı göster
Açtığın konu ile insanlara davranışların arasında çok fark var. ilk önce kimseye küfretmeye küçük görmeye hakkın yok. Arkadaş yanlış bir şey söylese bile senin böyle yazmayaa hiçç hakkın yok. Burası forum. Kendine ''bak kardeşim'' diye hitap edilmesinden rahatsız olan sen başkalarına ''********'' diye hitap ediyorsun...


Doğrusunu söylemek gerekirse kendini o kadar kalbur üstü bir insan olarak gösteriyordun ki bu yazıları yazdığını görünce şok oldum...

Açılan böylesine güzel bir konunun içine bu tür yazıların yazılması çok yanlışş....
Selamün Aleyküm, şahsım bizzat bana, Dini"me, Vatan"ıma, Cumhuriyet"ime, Ata"ma ve değer verdiğim diğer değerlere aslı astarı olmadan mesnetsizce, yazılan yazıların ve yorumların arasına gizli gizli inceden inceye doğranmış hakaretler edilmedikce ağzım var, dilim yoktur. İnsanların yürekleri yetmezmiki gizli hakaretkerle çevresindeki insanları kışkırtırlar ikiyüzlülük yaparlar bu lafım ona, şuna, buna herkeze üstüne alınması olan kişilere. En azından benim beynimden geçen dilimin ucunda ve elimi taşın altına koyup açıkca aleni kim olduğu farketmez herkezin yüzüne herşeyi söyleyebilecek karekterde ve kapasitedeyim. Gizli oyunlara kelime atlatmalarına laf yuvarlamalarına asla ihtiyacım olmadı ve olmazda, yüreğim herşeye yeter. Bir Allah"ım, bir Vatanım.
Kişiler değerlerime hakaret edip kışkırtıp demogojiye girip provake ettikçe, bende misillememle sonuna kadar provakeye girerim hiç düşünmem ilelebetini.

Beni kalbur üstü olarak değerlendiren sensin arkadaşım, belkide öyleyimdir sence kimbilir???
Fakat kendimi gayet mütevazi Allah"ın yarattığı herşeyi seven böceği ezmeyen, çiçeği koklayan biri olarak tanıtabilirim ve tabiki gerektiğinde Allah, Vatan, Miilet, Cumhuriyet, Laiklik, Atatürk, yolunda can verip, can alabilecek kadarda gözükara yürekli biriyimdir.

Açılan böyle bir konun içine böyle bir yazı yazılması ve bu tarz yorumların yapılması gerçekten yanlış bu konuda sana katılıyorum arkadaşım ve sendende yoruma böyle bir yanıt değil ana konuya cevap beklerdim demekki sende bizlerle aynı gafletle aynı hataya düşmüş durumdasın demekki böyle gafletlere sende dahil herkez düşebiliyormuş bu birazda gafletten değil bitaraf düşüncelerden kaynaklandığını düşünüyorum.

Allah"ın selamı ve sevgisi tüm adaletli insanların üstüne olsun.
Selamlar.
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için kullancısına teşekkür ediyor :
freefly (15.06.07), zynpp (28.06.07)
  #8  
Alt 12.06.07, 11:08
fatihmath - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 166
Ettiği Teşekkür: 10
87 tane iletisine 231 kere teşekkür edilmiş
fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

Haymatmoslu kardeşim teşekkür ederim. İnsanın sabrı bazen çok zorlanıyor haklısın. Böyle bir konunun içinde olumsuz şeyler yazılmaması gerektiğini bir kez daha vurguluyorum. Seninde aynı düşüncede olmandan dolayı bir kez daha teşekkür ediyorum.

Bu konu cidden insanların kafasını karıştıran ve sorunun içinde başka sorularıda yanında getiren bir konu. Bu konu ile ilgili okuduğum güzel bir yazıyı sizinle paylaşmak istiyorum.

Allah (C.C.) insanoğlunu neden yarattı?

Evvelâ, hemen arz edeyim ki, biz insanlar her şeyi kendi ölçülerimiz zaviyesinden ele alıyor ve ona göre fikirler imâl ediyoruz. Meselâ, biz bir şeyi yaparken lüzum hisseder öyle yaparız. Ve çok defa, kat’î zaruretlerle ancak harekete geçeriz. Böyle bir düşünce saplantısıyla, Cenâb-ı Hakk’ı da kendimize kıyas ederek öyle yapacağını zannediyoruz. Hâlbuki böyle bir soruyu tevcih ederken düşünmeliyiz ki; Allah birer eksiklik ve noksanlık olan bu türlü şeylerden münezzehtir.

''Allah, kâinatı niye yarattı?” sorusunu cedel yoluyla ele almak da mümkündür: Kimdir kâinatın yaratılmasından rahatsız olan? Bir insan gösterebilir misiniz ki; şu tohum atma, döllendirme, mahsûl alma ve bütün imkânlarını en iyi şekilde kullanarak mes’ut olma yollarını araştırmasın? Evet, bir kısım sıkıcı hâdiseler karşısında, aceleden verilmiş kararlarla, dünyaya gelişine pişmanlık izhar edenler, hatta hayatlarına kıyanlar vardır; fakat bunlar nedret ifade edecek kadar ehemmiyetsizdir. Yoksa, herkes “Var” olduğuna, hayata mazhariyetine, insan olarak bulunuşuna, pişmanlık şöyle dursun, şükranla dolup taşmaktadır. Rica ederim, çocuk olup kucaklarda bulunmaktan, delikanlılıkta iliklerine kadar varlığının neşvesini duymaktan, olgunlukta aile ve çoluk çocukla hemhâl olmaktan şikâyet etmek mümkün müdür? Ve hele ötelere inanan insanlar için... Bir de bu insan, bütün bir saadetin teminâtı olan ebedî bahtiyarlığın tohumlarını nemâlandırabiliyorsa, şikâyet etmek şöyle dursun; mutlak saadete açılan menfezlerin sırlı anahtarlarını keşfettiğinden ötürü çok çok memnun olacaktır.
Evet biz, bütün bunları vicdanlarımızda duyuyor ve kâinatı yaratan, bizi buraya getiren Zât’a, kalb dolusu şükranlarımızı arz ediyoruz.

Meselenin, kendi realitesi içinde izahına gelince: Bu kâinatın, büyük-küçük, canlı-cansız, rengârenk sanat eserleriyle süslenmiş; bitip tükenme bilmeyen bir “manzaralar resmî geçidi” ve bir meşher mahiyetinde, herkesi seyr ve tenezzühe sevk edecek cazibedârlık içinde hazırlanmış olduğu görünüyor.

Bu güzel manzaralar, bu fevkalâde süs ve ihtişamlar, bir sel gibi akıp giden hâdiseler üzerinde, bir iş ve ameli, o iş ve amele hâkim kudretli ve sevimli eli gösteriyor. Bizler, bu fiiller adesesiyle dalgalanan isimlere şâhit oluyor ve maşukuna visal aşkıyla koşan âşıklar gibi, bu çakıp çakıp göz kırpmaların, parlayıp parlayıp işaret etmelerin arkasına düşüyor ve kendimizi bizim için bir belirsizlik arz eden sıfatlar dairesi önünde buluyoruz. Şaşkın, yorgun ve alabildiğine arzulu... Kalbe açılan menfezlerle zâtîşeinleri takibe çalışıyor ve kendimizden geçiyoruz. Bir yükseliş ve urûc içinde cereyan eden bu yolculuk, eşya ve hâdiselerden tut tâ insan-kâinat münasebetlerine; ondan insanın Allah’ın isimleri, sıfatları dairesiyle alâkasına kadar çok geniş bir sahada cereyan etmektedir.

Şimdi, biraz da Yaratıcı’nın maksadı mevzuunda bir şeyler söylerken, bu idrak ve inkişâfı, bir avam anlayışı içinde takip edelim:

Meselâ, pek çok işte çok mahir bir sanatkâr düşünelim ki, bu sanatkârın mahir olduğu yönlerden bir tanesi de, güzel yazı yazma (hüsnühat)dır. Bu maharetiyle O, objektifi aşıyor, sübjektife başkaldırıyor ve inşa gücüyle kendini gösteriyor ve yine farzedelim ki, bu sanatkâr, aynı zamanda fevkalâde bir heykeltıraştır; birkaç çekiç darbesiyle en sert mermerlere âdeta canlılık getiriyor, dudağına tebessüm, yanağına gamze hâkkettiği suretlerle ayrı bir maharet izhar ediyor. Hüsnühat yönüyle alkışlanan sanatkârımız, heykeltıraşlığı ile de hakkında yazılan methiye ve takdirleri dinleyedursun, biz onun üçüncü bir kabiliyetini daha kurcalayalım:

Meselâ, sanat dehâmız aynı zamanda mahir bir dülger olsun.. cevize sanat ruhunu aksettiren, gürgene ölümsüzlük kazandıran, abanozu sanat ruhuyla dirilten üstün bir dülger.. Sanat ve sanatkârdan anlayan eller bu hususta da onu alkışlaya dursun, biz onun maharetlerinin bir başka yönüne daha bakalım.

Meselâ, şimdi de aynı zâtın mükemmel bir ressam olduğunu düşünelim. Fırçasının geçtiği yerlerde en güzel motifler, en şahane kombinezonlar sıralansın dursun ve bir-iki el hareketiyle insanı kendinden geçirecek şeyleri resmetsin... Daha bir sürü sanat sıralayabiliriz ki, ilâve edilen her yeni sanat, sanat-dehâmızın ayrı bir yönüne aydınlık getirmekte ve onu o yönüyle de tanımamıza yardımcı olmaktadır.

Şimdi, böyle bir sanatkâr, kabiliyetleriyle kendini göstermedikten sonra, onu bilmemiz mümkün olmayacağı gibi, bazı sanatlarını izhar etmemesiyle de, tam ve kusursuz bir tanımadan söz edilemeyecektir. Bu itibarladır ki, her istîdat, kendinde saklı kabiliyetleri izhar ve ilim planındaki varlıklara, haricî vücût giydirip teşhir etmek ister. Tohumdaki hayat ukdesinin uyanması, spermin var olma kavgasındaki aşk ve heyecanı, rutubet habbeciklerinin yağmur olmak için bin bir güçlüklere katlanmaları, hep bu görünme ve gösterme şevkiyle yapılan şeylerden değil midir?

Bunlar, hem bizde, hem de bütün varlıklarda bir zaafın, bir arzunun ve önüne geçilmez bir iştiyakın ifadesidir ki, zaten, aslından aksetmiş gölgeleri, bunun dışında da düşünemeyiz. Ama, asıl Sanatkâr’a gelince, O, kendi sanatlarında eksiklik ifade eden bu türlü ârâzlardan münezzehtir. Şurası unutulmamalıdır ki, aslın ne cilvesi, ne de cilvenin tertibi, kat’iyen gölgedeki gibi olmayacaktır.

Evet, bütün kevn ü mekânları dolduran rengârenk ve çeşit çeşit dalgalanmalar, bize bin bir isimden haber vermekte ve her isim bir sanat âbidesi üzerinde aydınlatıcı bir nur gibi, hünerli bir Zât’ın sıfatlarını tanıtmaya rehberlik yapmakta ve o gizli Zât’ın mesajlarıyla kalbimizi uyarmaktadır.

Büyük Sanatkâr, güzelliğin, envai ile kendi güzelliğini, nizam ve ahengin şiirimsi keyfiyetiyle irade ve kuvvetini, kalbin en gizli arzularına kadar her şeyi vermesi ile rahmet ve şefkatini ve daha bunlar gibi binlerce sıfat ve unvanlarıyla kendini bizlere tanıttırmak, hem de eksiksiz olarak tanıttırmak istemektedir.

Tabir-i diğerle O, geniş ilmindeki ilmî mahiyetleri, haricî vücutlarla sahneye sürüp, kudret ve iradesinin cilvesini göstermek; en hârika sanat eserlerini, şuurlu varlıkların idrak menşurundan geçirerek, zeminden semâya kadar bir hayret ve hayranlık, bir idrak ve takdir velvelesi uyarmak istiyor.

Demek mahir, hem binlerce fende mahir bir Sanatkâr, sanatlarıyla hârika istîdat ve kabiliyetlerini gösterdiği gibi, en yüce mânâsıyla, bu kâinatın Sahibi de, kendi sanat şe’nini göstermek için, bu muhteşem kâinat sarayını yaratmış...
__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><

Konu fatihmath tarafından (12.06.07 saat 11:13 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
2 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için fatihmath kullancısına teşekkür ediyor :
efnan (13.06.07), lale_zar (12.06.07)
  #9  
Alt 12.06.07, 11:23
fatihmath - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 166
Ettiği Teşekkür: 10
87 tane iletisine 231 kere teşekkür edilmiş
fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

Gelelim kader mevzusuna:

Kader zorlayıcı, zulmedici ve hele asla çirkin değildir.
İnsan bir işe irâdesiyle sahip çıkmadan herhangi bir çirkinlik ve günah meydana gelmez. İnsan, nefsinin tesiriyle irâdesini kötüye kullanıp, kötülüklere davetiye çıkarmakla düğmeye dokunmuş ve düşeceği çukurun kapağının açılmasına sebep olmuş olur; sonra da gider o çukura yuvarlanır. Meselâ, bembeyaz nur parçası güneşimiz kirsiz, lekesiz olduğu gibi, hayat için mutlaka gerekli olan ısı ve ışığın kaynağı, aynı zamanda çiçeklerin simasında akseden renk ve güzelliklerin de menbaıdır. Fakat, insan onun altında saatlerce oturur ve gerekli tedbiri de almazsa hastalanır, hattâ ölebilir de. Şimdi, bu durumda suç güneşin midir? O kendi su-i istimaliyle sebep olduğu hastalığı veya ölümü karşısında, “Güneş olmasın, neden yaratıldı ki?” deyebilir mi? “Altında kaldık, hasta olduk; yemeklerimiz güneşin harareti altında kalıp bozuldu” gibi tamamen irâdî hatalarımızdan kaynaklanan cüz’î şerlerden dolayı güneşin yaratılması ve varlığı şer kabûl edilebilir mi?


Evet, kadere yüklenen günah, zarar ve çirkinlikler, esasen kulun irâdesini sû-i istimal etmesinin neticesidir. İrâdemizi hesaba katmadan bir takım zulüm ve çirkinlikleri kadere yüklersek, hem musibeti ikileştirmiş, hem de kadere karşı küstahlık etmiş oluruz.

Meselâ, insana hem bir lezzet, hem de neslin çoğalması gibi hayırlı bir neticeye götürücü bir sebep olarak şehvet hissi verilmiştir. İnsan, irâdesini kötüye kullanarak bu hissini fuhuş gibi yanlış ve haram yollarda tatmine çalışırsa, bu takdirde suç kaderin mi, yoksa bizzat o insanın mı olacaktır? Burada insan, hayra vesile olsun diye verilen ve yerinde kullanılması için her imkânın hazırlandığı bir vesileyi şerre âlet etmekle, şer işleyip günaha girmekte ve neticede kendisine zulmetmektedir.


Kader, netice ile beraber sebeplere de bakar. İnsan ise, yaratılışı icabı ve kaderi de tam manâsıyla anlamayadığından, ancak zahirî ve görebildiği netice ve sebeplere atf-ı nazar etmekle, yanlış hükme varır ve zulmeder. Meselâ, yaşlı birinin, bir çocuğun kulağını çektiğini gördüğünüzde, hâdise yakışıksız olduğundan, hemen çocuğa zulmedildiği neticesine varırsınız. Oysa kulağı çeken kişi belki de çocuğun babasıdır ve sizin de yapabileceğiniz gerekli bir şeyi yapmaktadır. İlerde dizini dövmemek, testinin kırılmasını daha baştan önlemek için, yani çocuğunun mânevî hayatı mahvolmasın ve ebedî hayatı ölmesin diye ahlâk dışı bir hareketinden dolayı böyle bir te’dibe tevessül etmiştir... Ama, siz zahire bakıp, görünüşe göre hüküm verdiniz ve o babayı zulümle itham ettiniz; böylece ona değil, kendinize zulmettiniz. Halbuki kader, bütün sebeplere birden bakar ve hakiki, görünmeyen sebepleri de bilir; dolayısıyla hükmünü tam ve adâletli verir.


Bir avcı görürsünüz, bir aslanı vurur ve öldürür. Aslana acırsınız ama, bilmezsiniz ki, o aslan bir ceylanın yavrularını anasız bıraktığından, kader ona o cezayı vermektedir. Beri yanda, bir gün gelir, avcının ayağı kırılır; o da, aslanı öldürmesinin cezasını bulur. Bir insan bir başkasını bıçaklar ve yaralar; cezasını görmez ve hâdise unutulur gider. Fakat, bir gün bu şahıs zina iftirasıyla mahkemeye düşer.. böyle bir isnat itibariyle o suçsuzdur; fakat, hâkim zahiri sebeplere bakarak kendisini mahkûm eder. Şimdi siz, “hâkim zulmetti” dersiniz ama, o kimse hakkında Kader, hakiki sebebe bakarak adâletle hükmetmiş ve o şahıs da, unutulup giden bıçaklama suçunun karşılığını görmüştür. İşte kaderdeki güzellik ve bizim hükümlerimizdeki çirkinlik! Evet, kaderin her hükmü ya bizzat güzeldir veya neticesi itibariyle güzeldir.


Yeri gelmişken, Musa Aleyhisselâm’la alâkalı olarak rivayet edilen bir hâdiseyi anlatmakta fayda mülâhaza ediyorum:

Musa Aleyhisselâm, “Ya Rabbi, bana adâletini göster” diye duâ eder. Cenâb-ı Allah da kendisine, “Falan çeşmenin yakınında bekle ve olup bitecekleri gözetle” diye vahyeder. Derken, çeşmenin başına bir atlı gelir, atını sulayıp giderken bir kese altın düşürür. Arkadan hemen bir çocuk gelir ve o bir kese altını alıp uzaklaşır. Sonra, çeşmeye bir âmâ gelir ve o esnada altın kesesini düşürdüğünü farkeden atlı geri döner. Altınlarını âmâdan ister; âmâ, ne kadar ben almadım derse de dinletemez ve atlı âmâyı öldürür. Hep zulüm gibi görünen bu hâdiselerdeki adâleti Hz. Musa, Cenâb-ı Hakk’tan sorar ve şu cevabı alır:

“Atlı, vaktiyle çocuğun babasının bir kese altınını çalmıştı; böylece o bir kese altını sahibine iâde etmiş olduk. Âmâ ise, vaktiyle atlının babasını öldürmüştü, onu da atlıya öldürterek, kısas uyguladık.” Evet, hakiki sebepler bilinmeyip, dıştan bakılınca serâpâ zulüm görülen hâdiseler zinciri, hakiki sebepleriyle serâpâ adâlet olup çıkıyor. İşte kaderin hükmü de böyledir; onda en ufak bir zulüm ve çirkinlik olmayıp, her hükmü mahza adâlet ve mahza güzelliktir.

İnsanın zâhire bakarak kerih gördüğü şeylerde Allah (cc) onun için pek çok hayırlar murat etmiştir. Buna karşılık, insanın fayda mülâhaza ettiği pek çok şeyde ise, kendisi için şerler vardır.(Bakara, 2/216). Meselâ, bilhassa soğuklarda insana abdest almak zor gelebilir, fakat abdestin gerek kendisi, gerekse neticesi pek güzeldir. Cihad, âyetin ifâdesiyle ağır ve kerih gelebilir; fakat netice itibariyle pek çok lûtuf ve mükâfatlar getirir. Öyle olur ki, Allah (cc) sevdiği bir kulu iflâs ettirir; ama o kul bilmez ki, mal kendisinin Sırat-ı Müstakim’den sapmasına vesile olacaktı. Kul duâ eder, fakat, duâda istediklerinin verilmemesi karşısında ümitsizliğe düşer; oysa, ya istediği aleyhinedir; ya da ilerde veya Ahiret’te çok daha fazlası ve güzel şekliyle karşılanacaktır.

Öyleyse, Allah'ın (cc) hakkımızdaki her hükmünde bilemediğimiz pek çok fayda ve hikmetler vardır. Allah (cc), mutlaka kulunun faydasını esas alarak ona hikmetiyle muamele etme mecburiyetinde değildir; fakat nasıl o Hâlık’tır ve Alîm’dir, aynı şekilde Hakîm’dir de; hiç bir zaman abes iş yapmaz; ne var ki, biz çok zaman onun ef’alindeki hikmetleri bilemeyebiliriz. O halde bize düşen, kadere razı ve Cenâb-ı Hakk’a teslim olmak ve O’na teveccüh etmek, “lûtfun da hoş, kahrın da hoş” anlayış ve inancıyla, hakkımızdaki her takdirine boyun eğip, itirazda bulunmamaktır.
__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><

Konu fatihmath tarafından (12.06.07 saat 11:26 ) değiştirilmiştir..
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
3 kullanıcı bu yararlı bilgilendirme için fatihmath kullancısına teşekkür ediyor :
cigdem (12.06.07), efnan (13.06.07), lale_zar (12.06.07)
  #10  
Alt 12.06.07, 11:44
fatihmath - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bölüm Yöneticisi
Üyelik tarihi: Jan 2007
İletiler: 166
Ettiği Teşekkür: 10
87 tane iletisine 231 kere teşekkür edilmiş
fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.fatihmath gerçekten çok iyi biri.
  Send PM
Standart Cevap: Allah insanoğlunu neden yarattı

İnşallah sorularınıza cevap olmuştur. Arkadaşların başka soruları varsa cevaplarını bulmaya çalışabilirim...
__________________
><.·´¯`·. ( Forumda yaşadığınız ve çözüm istediğiniz sorununuz varsa bunu özel mesaj atarak değil Yardım bölümümüzde " Yardım İstekleriniz" adlı kısma yazın.Böylelikle daha hızlı bir şekilde size yardımcı olunacaktır.

) ¸.·´¯`·.¸><
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla
fatihmath kullanıcısının bu bilgilendirici iletisine teşekkür eden üye :
freefly (15.06.07)
Sponsorlar
Cevapla

Tags
allah, insanoğlunu, yarattı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may post new threads
You may post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık
Gitmek istediğiniz klasörü seçiniz