iconBütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 04:09 . | Nüve Foruma Hoşgeldiniz! Forumumuzdan yararlanmak için lütfen Üye Olun !
Sponsor Reklam

» Nüve Forum » gazete haber ve makale yorumları » Din ve Felsefe » bir güneşim,bir babami bir de terliklerim...

Cevapla
 
LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 27.10.06, 15:27
Standart

bir güneşim,bir babami bir de terliklerim...


lightbee - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Çekingen
Üyelik tarihi: Jul 2006
İletiler: 54
Send PM

27.10.06, 15:27


Bir günesim, Bir babam, Bir terliklerim...


Medine'de bir sirkette elektrik teknisyeni olarak çalisan Allah
dostu ve peygamber asigi bir kardesimiz, isin son günü sabah
mesaisinde kendisine verilen teknik görevi tamamlayip ayrilmak
üzere iken Resulullah'in Ravzasinda elektrik çarpmasi sonucu
vefat etti ve Cennetul Bakiye defnedildi. Tabii ailesi mecburi
istikamet Türkiye'ye döndü. O zaman 7 yasinda olan oglu Nebi
Doganay bugün ortaokul ögrencisi. Kompozisyon dersi ödevi olarak
bir makale yazmis ve birincilik almis. Iste o peygamber askini
en derinden yasayan bir yüregin yansimalari.. Vehbi Aksit
(Kütahya Müftülügü Kur'an Kurslari Müdürü

Biliriz ki dil kalpten geçen her seyi ifade edemez. Allah bize de bu
kardesimiz gibi Resulullah sevgisi nasip etsin. Amin.


--------------------------------------------------------------------------------

Bir seni günesim, bir babami, bir de terliklerimi birakmistim
geldigim yerde...

Bir ilkbahar gününde güller gibi kokan Medine'de dünyaya gözlerimi
açmistim. Dogdugum hastane senin Ravzanin hemen yanibasinda
oldugu için, duydugum ilk koku senin bahçenin gül kokulari
olmus. Babam gelip te daha kulagima ezan okumadan, kulaklarim senin
mescidinin ezan sesleriyle sereflenmis. 40 günlük oldugumda ilk
ziyaretimi de senin Hane-i Saadetine yapmisim. Ilk adimlarimi
senin Ravzandaki mermerlerinde atmis ve Rabbimle ilk bulusmami, ilk
secdemi senin mescidinde yapmisim. Hemen hemen yaptigim her ilkte
sen varsin. Daha konusmasini ögrenmeden seni sevmeyi ögrendim
ben. Belki seni çok tanimazdim ama sanki bana çok çok
yakinmissin gibi severdim seni.

Senin evini her ziyarete gelisimizde seni görmesek bile senin
varligini hisseder, evinden her ayrilisimizda hüzünlenirdik.
Çocuklar evde sikilinca babalari parka, eglence yerlerine
götürsün isterler. Biz Medine'de yasadigimiz sürece hiç
babamizdan parka götürmesini istemedik. Bizim canimiz sikilmaz
miydi acaba hiç? Sanirim Medine'deki hiçbir çocugun cani
sikilmazdi. Çünkü orada hiçbir yerde olmayan gül bahçesi ve
bahçenin biricik efendisi vardi. Bizim vaktimizin çogu o bahçede
geçerdi.

Senin bahçenin mermerlerine ayakkabi ile basamazdik. Yalinayak
dolasirdik mermerlerin üstünde. Kimbilir, korkardik belki de
bahçenin güllerine basivermekten. Yazin mermerler ayaklarimi
yakardi. Olsun bu da bizim hosumuza giderdi. Babama sormustum bir
seferinde

- Babacigim neden Medine bu kadar sicak diye. Babam da:

- Evladim Medine'de iki tane günes var da ondan, derdi.

- Nasil olur babacigim, günes bir tane degil mi? derdim. Babam
gülerek:

- Bak yavrum dogru, bütün dünyayi isitan bir günes var ama bir
de alemleri isitan ve aydinlatan günes var. O günes de
Medine'de olunca sicaklik iki kat oluyor.

Babamin bu cevabi hosuma giderdi ve isinirdim. Gerçekten de
ayaklarimizi mermerler isitiyordu ama senin günesin de,
sicakligin da içimizi isitiyordu. Medine'den
ayrildigimizdan beri belki ayaklarimiz isiniyor ama içimiz
bir türlü isinamiyor. Çünkü günesimizin en büyügünü
orada birakmistik. Ben günesimi kaybetmistim. Onun evine,
bahçesine gidemiyordum artik. Gerçi isigi ta buralarda bizi
aydinlatiyordu ama içimi isitmasi için onun Ravzasinda
yalinayak kosmam lazimdi. Evet, bahçende yürürken ezanlar
okunurdu. Öyle güzel okur ki Medine müezzini ezani, sanki Bilali
Habesi okuyor sanirsiniz. Namaz kilmak için Mescide kostururduk,
bilir bilmez. Babamin yaninda namaz kilardik.

Büyük sütunlarin altindan gelen soguk havadan saçlarimizi
savurturduk. Zemzem bardaklarindan güller yapardik. Namaz kilarken
yanimiza usulca bir kedi sokulurdu. Babam 'incitmeyin sakin, onlar
Ebu Hüreyre'nin kedileri' derdi, biz de inanirdik. Senin Mescidine
kediler de girebilirdi. Sen çok iyi bir ev sahibiydin çünkü.

Çarsamba günleri hep Uhud'a giderdik. Senin çok sevdigin amcani
ziyaret etmeye, o bizim de amcamizdi. Kardeslerimle Ayneyn tepesine
çikar oradan Uhud'da yatan 70 sehide selam verirdik. Uhud dagina
her baktigimizda sanki orada seni görür gibi olurduk. Uhud da
senin Ravzanin kokusu gibi gül kokardi. Orasi da ayri bir gül
bahçesi idi sanki.

Iste benim yedi senem ki en degerli en güzel yillarim senin
köyünde, senin gül bahçende, senin savastigin yerlerde sanki
yanimda sen varmissin gibi seninle dopdolu geçti. Seni görmesem
de seninle yasamaya o kadar alismistim ki senin yanindan
ayrilirken sanki bir yanim, bir canim, bir parçam orada
kalmisti.

Buralari bana gurbet oluverdi. Elimde olsa hemen yanina kosar
gelirim ama hep büyüyünce gidersin diyorlar. Ben sirf senin yanina
gelebilmek için büyümek istiyorum. Senin yanina geldigim zaman
büyümüs bile olsam bahçendeki mermerlerde yalinayak
dolasacagim. Ta ki günesin içimi isitana kadar.

Senin hasretinden içim üsüyor. Belki hasretin herkesi yakar, beni
de üsütüyor iste. Çünkü benim ruhum dogdugumdan beri senin
sevginle isinmaya aliskin.

Senin sicakligina o kadar muhtacim ki. Ne olur ben sana gelemesem
bile sen beni hiç birakma. Isiginla gecelerimize nur ol.
Sicakliginla bütün zerrelerimizi isitiver. Hani sana
Medineyken komsuyduk ya, evlerimiz birbirine çok yakindi. Senin
varligin bize güven verirdi hep. Yine öyle ol, arasira da olsa
evimizi sereflendiriver.

Hem benim adim Nebi, aynen seninki gibi. Bu ismi bana seni çok seven
bir dostun koymus. Diger adim da Muhammed, yine senin gibi. Bu ismi
de canim babacigim koymus. Buraya gelirken senin köyünde
biraktigimiz babacigim. Sana benzeyen bir yanim daha var. Ben
de senin gibi babasiz büyüyorum.

Ben çok sansliyim, sen bize asla yetimligimizi hissettirmedin.
Medine'den ayrildigimizdan beri sanki sen hep
yanibasimizdaymissin gibi hissediyorum. Geceleri korkmadan
güvenle uyuyorum hep. Seni tanidigim ve seni sevdigim için
Rabbime binlerce kez tesekkür ederim.

Babam senin köyünde kalmisti. Biz babamin cenazesini gömerken
abimin terlikleri babamin kabrine düstü ve orada kaldi. Ben o
terlikleri çok kiskandim. Çünkü abimin terlikleri hep babamla
kalacakti. Babami son ziyaret edisimizde ben de kimse görmeden
terligimi babamin kabri üstüne gömüverdim. Iste simdi benim
terligim de hep babamla kalacakti.

Evet demistim ya bir günesimi, bir babami, bir de terliklerimi
birakmistim geride. Babam ve terliklerim hep oradaydi,
gelemezlerdi. Ama günesim hep yanimizdaydi. Yetimlerin efendisi,
yetimlerini hiç isiksiz birakir mi? Dünyanin bir ucuna
gitmis olsaydik bizi birakmayacagini biliyordum.

Gözümüz gönlümüz seninle aydinlanir efendim. Ruhumuz, içimiz
sicakliginla isinir. Birgün sana gelisim geç bile olsa bana,
Gül bahçesinin mermerlerinde yalin ayak kosmak nasip et. Taki
askinla, sevginle bütün bedenim yanip kavrulsun. Terliklerimi
biraktigim o güzel mabed son duragim olsun.


__________________
her yusufun bir züleyhası vardır; gömleğinizin nerden yırtıldıgına dikkat edin...
Digg this Post!Add Post to del.icio.usBookmark Post in TechnoratiFurl this Post!
Alıntı ile Cevapla