Nüve Forum

Nüve Forum > gazete haber ve makale yorumları > Toplum ve Yaşam > Sağlık > Kanser > Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

Kanser hakkinda Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı ile ilgili bilgiler


Kemoterapi tedavisinde kullanılan ve "Kırmızı Reishi" olarak bilinen mantar, sakıncalı çıktı Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi olduğu öne sürülen "Ganoderma Lucidum (Reishi)" ya da "Kırmızı Reishi" olarak bilinen mantarın, kemoterapi alan

Like Tree4Likes
  • 2 Post By Jeli
  • 1 Post By oguzgolcik
  • 1 Post By oguzgolcik

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 06.01.09, 21:50
Jeli - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Profesör
 
Üyelik tarihi: Oct 2006
İletiler: 6.516
Blog Başlıkları: 65
Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!Jeli öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

Kemoterapi tedavisinde kullanılan ve "Kırmızı Reishi" olarak bilinen mantar, sakıncalı çıktı
Bağışıklık sistemini kuvvetlendirici etkisi olduğu öne sürülen "Ganoderma Lucidum (Reishi)" ya da "Kırmızı Reishi" olarak bilinen mantarın, kemoterapi alan hastalarda kullanılmasının sakıncalı olduğu belirtildi.
Hacettepe Üniversitesi (HÜ) İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı Kanser Epidemiyolojisi Bilim Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çelik, AA muhabirine yaptığı açıklamada, "Kırmızı Reishi" mantarının, bağışıklık sistemi zayıflayan kanser hastalarınca kullanımının arttığını ancak ancak bunun tedavi açısından tehlikeli sonuçlar doğurabileceğini söyledi.
Ganoderma Lucidum mantarının "kadınlık hormonu" ve teratojen (ceninler üzerinde kanser yapıcı etki) olan dietilstilbestrol (DES) maddesini içerdiğini anlatan Çelik, "Bu maddeler, önceleri prostat kanseri tedavisinde kullanılmıştır. Ancak 2002 yılında ilaç olarak kullanılması FDA tarafından yasaklanmıştır. Çünkü, piyasadan kaldırılan PC-SPES ilacının içinde de bu mantardaki maddeler bulunuyor" dedi.
Çelik, Reishi mantarının kullanımına bağlı çeş itli ölüm vakaları olduğuna dikkati çekerek, "Bunun kullanımına bağlı, karaciğer yetmezliği ve arkasından ölümle sonuçlanan vakalar tıbbi literatürde bildirilmiştir" dedi.
Bazı haberlerde Reishi'nin yan etkisinin olmadığı yönündeki bilginin "kesinlikle yanlış" olduğunu vurgulayan Çelik, şunları kaydetti:
"Sık görülen yan etkileri, bulantı ve kusma (kemoterapi alanlarda önemli bir sorundur) ve 'fare zehiri' diye de bilinen 'warfarin' benzeri etki ile kanamaya yol açmasıdır.
Tedavi ile ilişkili en önemli sorunlardan bir diğeri de bu mantarın, daha önceden greyfurt suyunda da tanımlandığı şekilde karaciğer sitokrom enzimleri üzerinden etki ederek, kemoterapi veya beraberinde kullanılan bulantı önleyici ilaçların etkilerinin azalmasına neden olmasıdır.
Bulantı, kusmaya yol açması, kanama yan etkisi, kemoterapi ve diğer ilaçların etkilerini azaltma sorunları yüzünden özellikle kemoterapi ile beraber kullanılması, kemoterapiden önce ve/veya sonra alınması kesinlikle sakıncalıdır." A.A.
kaynak
Eklenmiş Resimin Önizlemesi
Kýrmýzý Reishi sakýncalý çýktý-330_fp_reishi_lingpatch.gif  
__________________
Mankind differs from the animals only by a little, and most people throw that away.

Nuve Muzemizi gezdinizmi?
sanal resim galerim

Konu Selim Hoytur tarafından (16.12.15 saat 10:06 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 07.01.09, 10:50
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 2.559
Blog Başlıkları: 5
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

merhaba.

biliyorsunuz dün açıklanan bir haberdede piyasada satılan anti oksidanların kesinlikle insan sağlığına bir faydası olmadığı belirlenmiş.


oğuz gölçik yazar...
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 07.01.09, 10:54
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 2.559
Blog Başlıkları: 5
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

DR. ÖZLEM GULBAHAR (*)
Bilim aynı zamanda bir keyiftir. Keyif, çünkü bulmaya çalıştığınız şeyleri ararken inanılmaz sürprizlerle karşılaşabilirsiniz. Anti-aging araştırmalarını buna örnek olarak verebiliriz. Yaşlanmayı geciktirme ve hatta önleyebilme ile ilgili olarak birçok araştırma hâlâ hızla devam etmektedir. Hormonlardan (insülin gibi yaşlanmayı kolaylaştırıcı etkileri olanlar veya melatonin gibi yaşlanmayı geciktirici etkisi olanlar) enzimlere, egzersizden kalori kısıtlamasına kadar pek çok ayrıntıda bu çalışmalar yapılmaktadır. İncelemeler devam ederken, antioksidanlar başta olmak üzere, etkinliği kanıtlanan bazı hormonlar, savunma sistemini güçlendirdiği gösterilen bazı enzimler, mineraller vb önerilme-ye başlanmıştır bile. Ancak her birinin belli şartlarda ve belli dozlarda kullanılması üzerinde önemle durulmakta, aksi takdirde etkilerinin olmayacağı gibi bu defa ters etkilerinin olabileceği de vurgulanmaktadır.

Yani piyasaya sürülen ve anti-aging özelliği var denilen yüzlerce ürüne hemen inanıp kullanmaya başlamadan önce mutlaka doktora danışılmalıdır. Kişisel özelliklerimiz (yaş, cinsiyet, hipertansiyon, diyabet gibi kronik bir hastalığın bulunması vb) açısından değerlendirilerek, kullanımının gerekli olup olmadığına doktor tarafından karar verilmelidir. Böylece kullanılacaksa da uygun etken maddenin, uygun dozlarda kullanımı sağlanmış olur. Bu araştırmalar sırasında SIR2 (silenced information regulator) ismi verilen bir gen bulunmuş ve bu genin etkinlik durumuna göre yaşlanmanın arttığı veya azaldığı gösterilmiştir. Tabii ki ardından bu geni etkinleştiren ilaçlar da üretilmeye başlanmıştır. Ancak tüm bu bilimsel buluşların içindeki sürpriz, anti-aging özelliğe sahip olduğu kesin olarak kanıtlanmış olan tek yöntemin 'kalori kısıtlaması' olmasıdır. Başka bir deyişle şaşırtıcı olan şey; yaşlanmayı geciktirme konusunda yıllardır süren araştırmalar sırasında, gen düzeyinde bulunan bazı verileri kullanarak yaşlanmayı geciktirmenin şu ana kadar kanıtlanan tek kesin yolunun doğal olanı yaşamak, yani fazla yememek ve yenilen kadarının da doğal sebze ve meyvelerden oluşmasına özen göstermek kadar basit olduğunun ortaya çıkmasıdır.
OKSİDATİF STRES
Antioksidanların ne işe yaradıklarını anlayabilmemiz için önce 'oksidatif stres' dediğimiz vücudumuzda zararlı etkilerin oluşmasına yol açan durumun ne olduğunu anlamamız gerekir. Oksidatif stres, hastalıkların ve yaşlanmanın oluşumuna neden olduğu düşünülen zararlı moleküller olan serbest radikaller ile bunlara karşı vücudumuzu savunma görevini üstlenmiş olan antioksidan savunma sistemi arasındaki dengenin bozulması durumudur. Bu denge, vücudumuzda serbest radikal üretiminin artması veya antioksidan düzeylerinde azalma olması nedeniyle serbest radikaller lehine bozulursa oksidatif stres durumu ortaya çıkar. Oksidatif stresin; kalp-damar hastalıkları (KHD), kanser, yaşlanma, katarakt, infla-matuar hastalıklar, artrit ve çeşitli nörolojik hastalıkların oluşumunda anahtar rol oynadığı düşünülmektedir.

Normalde de vücudumuzda serbest radikal üretimi söz konusudur ancak savunma sistemi yeterli olduğundan bu zararlı maddeler bir şekilde vücudumuzdan uzaklaştırılır. Egzojen dediğimiz dış kaynaklı olarak miktarlarının artması ise sigara, çeşitli ilaçlar, diğer çevresel kirlilikler, diyet vb nedenlerle olabilir. Eğer antioksidanlar tarafından bu yüksek düzeylerdeki radikaller yok edilemezse bu maddelerin zarar verici etkileri ortaya çıkmaya başlar. Sonuçta reaksiyona girdikleri molekülün yapısını değiştirdikleri için fonksiyonlarının bozulmasına yol açarak vücudumuzda normal dışı olayların gerçekleşmesine neden olurlar. Örneğin hücrelerin membranı dediğimiz dış zar-larındaki lipidler (yağ) ile reaksiyona girdiklerinde onların yapısını ve fonksiyonlarını bozarlar. Lipid dışında protein, DNA veya RNA ile de reaksiyona girerek yapısal ve fonksiyonel değişikliklerin ortaya çıkmasına yol açarlar. Hangi doku veya organın hücrelerinde fonksiyon bozukluğu ortaya çıkarırlarsa o doku veya organın normal fonksiyonunu yerine getirememesine yol açarak çeşitli hastalıkların oluşmasına neden olurlar. Antioksidan savunma sistemi ise bu zararlı serbest radikallerin oluşumunu önler, oluşmuş radikalleri ortadan kaldırarak moleküllerle reaksiyona girmesini engeller, reaksiyon zinciri başlamışsa onu durdurur, eğer oksidatif hasar oluşmuşsa onu tamir eder, hasarlı molekülleri ortadan kaldırır veya mutasyon oluşmasını önler.
Sonuç olarak antioksidan yapılar farklı mekanizmalarla organizmayı korur veya hastalık oluştuğunda iyileştirir. Sarımsak, brokoli, yeşil çay, soya, domates, soğan, çilek, kakao, Brüksel lahanası, havuç, kara lahana, lahana, karnabahar, böğürtlen, kırmızı üzüm, kuru erik gibi besinler en zengin antioksidan kaynaklarıdır. Ne kadar fazla miktarda alınırsa o kadar sağlıklı olunabilir mantığıyla dışardan destek amaçlı alınması da önerilmiş ancak yüksek farmakolojik dozlarının fayda sağlamayacağı gibi ciddi düzeylerde zararlı bile olabileceği gözlenmiştir. Bu nedenle antioksidan vitaminlerin doğal yollarla alınmaları önerilmektedir.
ENZİM YAPISI
Antioksidan sistem çeşitli özelliklerine göre ayrılabilir ama kabaca enzim yapısında olanlar ve diğerleri olarak sınıflandırabiliriz.

Enzim yapısında olan antioksidanların bazıları (SOD, GSH-Px vb) metalloenzimdir, yani yapısında mineral vardır. Metalloenzimle-rin görevlerini yerine getirebilmeleri için de mineral düzeyinin düşük olmaması gerekir. Selenyum, manganez, çinko gibi enzimlerin yapısında bulunan bu mineraller sebze ve meyvelerde yeterli miktarlarda olduğundan sağlıklı beslenen kişilerde mineral eksiği olmayacak ve dışardan desteğe ihtiyaç kalmayacaktır. Yalnız bazı mineraller bazı bölgelerdeki topraklarda daha bol miktarlarda olduğundan yöresel olarak bitkiler mineral içeriği açısından farklılıklar gösterebilir.
Bazı hastalık durumlarında ise mineral eksikliğine meyil oluştuğundan dolayı böyle durumlarda dışardan desteğe ihtiyaç olur.
Enzim yapısında olmayan antioksidanlara örnek olarak antioksidan vitaminler (A, C ve E vitaminleri), flavonoidler, GSH, sülfür içeren bileşikler verilebilir.
Antioksidan özellikteki besinlerin antioksidan aktivitelerinin etkinliğini değerlendirmede sindirim sisteminde emilene kadar hangi aşamalardan geçtiği önemli rol oynar. Çiğ veya pişmiş olması, saklanma koşulları gibi etkenler kimyasal değişikliklere yol açarak antioksidan özelliğin kaybolmasına neden olabilir. Ayrıca hazır gıdaların hazırlanması sırasında uygulanan pastörizasyon, sterilizasyon, buharlaştırma, kaynatma, basınç uygulama gibi işlemler de antioksidan aktiviteyi etkilemektedir. Buna karşılık hafif pişirme veya buharda pişirme karotenoidlerin (A vitamini formu) hücreden dışarıya çıkmasına yardımcı olarak daha etkili olmalarını sağlarlar.
Örneğin çiğ domates veya domates suyu ile kıyaslandığında pişmiş domates sosu likopen denilen karotenoid açısından daha faydalıdır. Ayrıca cinsiyet, yağ dokusunun fazlalığı, sigara ve alkol kullanımı, plazma kolesterol düzeyi gibi kişisel faktörler de karotenoidlerin kan düzeyinin yeterli düzeye ulaşmasını etkiler.
Antioksidanların birçok ticari formları bulunmakta ve kullanılmaktadır. Ölüm nedenleri arasında ilk sıralarda yer alan kalp-damar hastalıklarından korunma amacıyla da antioksidan kullanma eğilimi az değildir. Örneğin ABD'de, Amerikan Kalp Derneği'nin önermemesine rağmen, yaklaşık yüzde 30 oranında antioksidan kullanımı söz konusudur. Burada da antioksidan vitaminlerin doğal yollarla alınması önerilmekte ve normal bir beslenme ile yeterli miktarda vitaminlerin zaten alınacağı belirtilmektedir. Diyet, sigara, fiziksel inak-tivite, obesite, lipid düzeyleri, hipertansiyon ve şeker hastalığı ve kentli hayat bu hastalıkların yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktadır. KDH'nın oluşmasına yol açan aterosklerozi-sin nedeninin endotel denilen damar hücrelerinde serbest radikallerin üretiminin artması ve oksidatif hasarın ortaya çıkması olduğu ileri sürülmektedir. Bol miktarlarda sebze ve meyve tüketenlerde KDH, felç ve tümörün daha az sıklıkta görüldüğü yapılan bazı çalışmalarla gösterilmiştir. Son dönemlerde yapılan çalışmalarla da, antioksidan aktivite içeren besinlerin, kronik hastalıkların azalmasından sorumlu olabileceği ifade edilmektedir.
KDH VE ANTİOKSİDANLAR
Dışardan destek amacıyla antioksidan vitaminlerin (A, C ve E) kullanımının KDH riskini azalttığını gösteren çalışmalar vardır. Ancak çok sayıda katılımcıyla yapılan oldukça önemli birçok çalışmada da bu hipotez desteklenmediği gibi tam zıttı sonuçlar elde edilmiştir. Son dönemlerde yayınlanan meta-analizler incelendiğinde, antioksidanların ve B vitamininin kullanılmasının, aterosklerozisin ilerlemesi üzerinde koruyucu bir etkisinin olmadığı yorumu yapılmaktadır. KDH'nın oluşmasında veya ilerlemesinde antioksidanların rolü konusunda henüz bir fikir birliği sağlanamadığından çalışmalar devam etmektedir.

Sonuç olarak kesin kanıtlar bulunana kadar antioksidan kullanımından kaçınılmalı ve sağlıklı beslenmeye özen gösterilerek antioksidanların doğal yollarla alınması sağlanmalıdır. Sebze-meyve ağırlıklı beslenmeyle ilgili yapılan çalışmalar da bunu desteklemektedir. Aynı öneriler diğer tüm hastalıklar ve yaşlanmadan korunma için de geçerlidir.
Düşününce; bilimsel gerçek için, insanın biraz olsun daha fazla ve daha sağlıklı yaşayabilmesi için tüm hayatını laboratuarlarda geçirecek kadar yaşamayı ciddiye alanlar olduğundan, insanın tüylerini diken diken eden muhteşem bir dünya burası... Ama böyle düşününce de hemen ardından yüzünüze vuran bir başka gerçekle karşılaşıyorsunuz: bir şeyler yapabilecekken, gözlerinin önündeki sağlık-sızlaşmaya, ölümlere seyirci kalanların çoğunlukta olduğu; hatta insanın yaşlanmasına bile izin vermeden ölümüne neden olanların alkışlandığı bir dünya...
(*) Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Biyokimya AD




kaynak:
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Alıntı ile Cevapla
  #4  
Alt 07.04.10, 00:20
Nüvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Cevap: Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

bu haberin yapım ve yayınlanış tarihi çok eski.

biz firma olarak gerekli olan ve olabilecek tüm tıbbi makaleleri ve çalışamaları yaptık. şu anda da istanbul üniversitesi onkoloji bölümünün kurucusu olan prof. dr. bülent berkarda tarafından ürünümüz denenmekte ve gayet olumlu sonuçlar alınmakta. bu haberde ismi geçen profesör bey'in incelemiş olduğu makalenin türkçesi de sitemizde mevcut.

kırmızı reishi mantarı ÇAYI (çay formu olduğunu özellikle belirtmek istiyorum) ile ilgili son 30 yılda dünyada ve ülkemizde yapılmış tüm çalışmaların (tıbbi veriler kaynakçaları ile birlikte) türkçelerini ve orjinallerini sitemizde bulabilirsiniz.

Minel Kırmızı Reishi Mantarı Çayı - Minel Red Reishi Tea
Alıntı ile Cevapla
  #5  
Alt 27.11.12, 16:39
Acemi
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
İletiler: 2
fatihakca14 doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

Merhaba. Gano Excel firması dünya da Kırmızı Reishi üretiminde %83'lük pazar payına sahiptir.Dünyanın En büyük %100 Ganoderma Organik tarım alanı Kedah-Malezya’da bulunmaktadır. Gano Excel kaliteden hiçbir şekilde ödün vermez.Ganoderma mantarımızın yetiştirilmesinde herhangi bir kimyasal, bitki ilacı veya hormon kullanılmamaktadır. Kaliteli bir Ganoderma üretimi gerçekleştirmek için uygun bir ortam zaruridir. Gano Excel, Ganoderma lucidumun 6 spesifik alt türünü yetiştirmektedir. Bitkinin sahip olduğu toplam 200 alt tür içerisinde bu 6 tür en yüksek şifa değerine sahiptir.
Ulusal Farmasötik Konsey Dairesi (BPFK) tarafından Akredite Edilmiş İdeal Üretim Uygulaması (GMP) derecesine ve daha bir çok uluslararası sertifikaya sahiptir.
Detaylı bilgi için irt. numarası :05056406481
Saygılarımla.
Alıntı ile Cevapla
  #6  
Alt 27.11.12, 16:40
Acemi
 
Üyelik tarihi: Nov 2012
İletiler: 2
fatihakca14 doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

REİSHİ MANTARI (ÖLÜMSÜZLÜK MANTARI)
Adından da anlaşılacağı üzere reishi mantarı bir mantar türüdür. Diğer bilinen kültür mantarları gibi faydalı olmakla beraber reishi mantarı birçok uzman tarafından ayrı bir şekilde değerlendirilmektedir. Penisilin adı verilen kuvvetli antibiyotiğin de bir mantar türünden elde edildiği düşünülecek olursa reishi mantarının da hafife alınmaması gerektiği söylenebilir. Hatta şunu da belirtmek istiyoruz reishi mantarı Japon Sağlık Bakanlığı resmen ***8220;Kanser tedavisinde kullanılmalıdır***8221; diye de bir belgeye sahiptir.

REİSHİ MANTARINA GENEL BİR BAKIŞ

Bilimsel olarak Ganoderma lucidum olarak isimlendirilen, ağaçların kök ve gövdelerinde yetişen reishi mantarı, vücudumuzun yaşam kaynağı yolunda emin adımlarla ilerlemektedir. Çin***8217; de yaklaşık 2000 yıldır bilinmekte ve ***8220;ölümsüzlük mantarı***8221; olarak ün salmıştır. Resihi manatarı özel koşullarda yetişen, doğada ender olarak bulunan ve yetişmesi 5 ay kadar zaman alan kırmızı renkli bir mantar türüdür.
Uzak doğu ülkelerinde ise yüzyıllardır bilinen ve birçok kozmik bilimci tarafından önerilen reishi mantarı akyuvar adı da verilen beyaz kan hücrelerinin üretimini hızlandırmaktan tümör oluşumunun durdurulmasına kadar bir çok gizli etkiye sahiptir. Eğer siz de hayatınızın değişmesi adına bir karara imza atmak isterseniz karşınıza çıkan bu fırsatı değerlendirmenizi öneriyoruz.

BİLEŞİMİ

G.lucidum***8217;da peptidoglukanlar, ganoderan B ve D ve triterpenler yer almaktadır. İlave olarak doğal antihistaminik olan ganodermik asit A, B, C, D, H ve cycloctasülfür içermektedir. Lucidenik asit O, Lucidenik lakton, steroller ,coumarin ve mannitol, linoleic asit, Lucidenik lakton, germanyum, linoleik asit ile ganoderiol A,B,F,ganodermanontriol ve lucidimol B***8217; yi de bünyesinde yer almaktadır.
KULLANIM
Korunma amaçlı 1-3 gram yeterli olabiliyorken rahatsız ya da immun sistemi yetersizlikleri olanların 6-9 gram arası tüketmeleri önerilmektedir.

REİSHİ***8217;NİN VÜCUTTAKİ FONKSİYONLARI

Reishi mantarı***8217;nın etkileri dünya çapında halen araştırmaya devam edilmektedir. Yukarıda da değinildiği gibi özellikle Sarcoma-180 tip katı tümörlerin çoğalmasının önlenmesi(%50) ve bağışıklık(immun) sisteminden sorumlu hücreler olan akyuvarların (mast, T, B, NK, fagositler (monositler,nötrofil,makrofaj)) artışını sağlayarak vücudu hastalıklara karşı korumaktadır. Reishi mantarı zayıflıktan ötürü meydana gelen kanserle savaşmasının yanında kanserle savaşma metotlarının yan atkileri ile de savaşmaktadır. Yani rodyoterapi ve kemoterapi ile tedavide meydana gelen saç dökülmesi, bulantı, kusma, ağız iltihabı, boğaz ağrısı, iştah kaybı gibi yan etkilerin %90-95 oranında azalttığı bildirilmektedir.

Yanısıra akyuvar tipleri bedendeki serbest radikaller ve yabancı maddelerin uzaklaştırılmasını sağlamaktadır. Bunlar en önemli etkileri.
Buna ek olarak tüm insanlar için hediyelik eşya öneminde bir üründür. Reishi mantarı vücuda dinçlik katması, antiviral, antibakteriyel, antihistaminik, ateş düşürücü, yaşlanmayı geciktirici özellikleri sayesinde birçok uzaman tarafından önerilmektedir. Bunların dışında;
Yapısındaki bileşenler tam bir pankreas dostudur. Bu, şu anlama gelir. Pankreas sağlıklı bir şekilde çalışmasını devam ettirecek ve insülin düzeyi artışı engellenecektir.

Astım, alerji, ateşli hastalıklarda şişme, alerji oluşumu, anafilaktik şoku engellemektedir.
Hipertansiyonun düşürülmesinde olumlu etkisi vardır. Kan basıncını iki hafta gibi kısa bir sürede dengelemektedir.
Mantardaki tripertenler Bacillus subtilis, B.cerus, Corynebaterium diptheriae, Escherichia coli, Klebsiella oxytoca, Phylococcus aeteus, salmonella typhi, Streptococcus pyogens gibi 15 tip bakteriye karşı kullanılabilmektedir.
Yapısındaki bazı maddeler antivirütik özellik göstermektedir. Bilhassa HIV, Herpes, Hepatit B ve Hepatit C infeksiyonlarında umut verici çalışmalar devam etmektedir.

Kemik, kas ve eklem üçlemesi üzerine faydalı bir bitkidir. En korkutucu hastalıklardan olan osteoporoz, kas, kemik erimesi ve eklem iltihaplanmasının giderilmesinde faydalı bir bitkidir.

İnsan bedeninin ihtiyaç duyduğu germanyumun en uygun formu reishi mantarında yer almaktadır. Germanyum vücudun kendini yenileyebilmesi için gereklidir. Ayrıca germanyum DNA***8217;daki hatalı eşlenmeler, hatalı sentez ve mutasyonu %90 oranında engellemektedir. İlaveten bağışıklık sistemini daha güçlü hale getirmektedir.
Karaciğer hastalıklarına iyi gelmektedir.
Bileşiminde yer alan ganoderik asitler sayesinde kan pıhtılaşmasını azaltır, damar tıkanıklığını önler ve LDL-kolestrolü düşürür.

REİSHİ MANTARININ KOMPLİKASYONLARI VAR MI?

Her bitki muhteviyatında olduğu gibi reishi mantarında da aşırı kullanım ya da spesifik durumlarda yan etkiler görülebilmektedir. Mesela emzikli ve gebe kadınlar bir doktor tavsiyesi alarak kullanmalarında fayda vardır. İlaveten kalp rahatsızlığı ve sürekli ilaç kullananlarda dikkatli olmalıdırlar.
Alıntı ile Cevapla
  #7  
Alt 13.03.14, 23:25
Acemi
 
Üyelik tarihi: Mar 2014
İletiler: 1
mkgoon doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

Özetle Gano Excel

- Gano Excel firması bugün 107 ülkede faaliyet göstermektedir
- Gano Excel fiması %83 ile Dünyada Ganodema mantarı pazar lideridir
- Dünyanın en geniş %100 organik yetiştirme alanına sahiptir
- Her 90 günde bir 130 milyon ganoderma mantarı hasat edilmektedir
- 1983 yılından bu zamana kadar Ar-Ge (Araştırma ve Geliştirme) çalışmasına devam etmektedir
- Ganoderma mantarının bilinen 200 türü içinden insan sağlığı için maksimum faydalar sağlayan,
en fazla tıbbi özelliğe sahip 6 türünü birleştiren özel bir formülasyon geliştirmiş ve patentini almıştır.

GANODERMA MANTARININ İÇERİĞİ
Ganoderma mantarı 4000 yıl aşkın süredir uzakdoğuda bilinmektedir
Ganoderma mantarı içeriğinde 200***8217;ün üzerinde aktif bileşen bulunan dünyadaki tek bitkidir.
140***8217;ın üzerinde farklı Triterpenin yanı sıra;
Polisakkaritler
Organik Germanyum
Adenozin
Ganoderik Asit
Vitaminler,Mineraller
Ve Aminoasitler içermektedir


GANODERMA MANTARININ FAYDALARI
(Aşağıdaki özellikleri bilimsel olarak kanıtlanmıştır)
Antioksidanlarca zengin olduğu
Bağışıklık sistemini destekleyip güçlendirdiği
Vücuttaki toksinlerin atılmasında
Ve vücut fonksiyonlarının düzenlenmesine yardımcı
Hücreleri yenileyip, kan dolaşımını harekete geçirdiği olduğu saptanmıştır.
Anti Tümör Etkileri
Anti Diyabetik Etkileri
Anti Oksidan Etkileri
Kolestrol Dengeleyici Etkileri
Hipertansiyona Karşı Etkileri
Karaciğer Üzerindeki Etkileri
Anti Bakteriyel Etkileri
Örnek;
Ganoderma mantarının antibakteriyel etkisindeki en önemli bileşikler
Triterpenlerdir.Ganoderma 15 farklı bakteriye karşı başarıyla
kullanılmaktadır.Helicobacter Pylori insanlarda gastrit,ülser ve mide
kanserine yol açmaktadır.Ganoderma mantarının ekstratının
(özütünün)bu bakterinin büyümesini durdurduğu gözlenmiştir.
Bu nedenle efsane mantar ganoderma lucidum ülsere karşı son
derece etkilidir.

ULUSLARARASI SERTİFİKALAR
Malezya Sağlık Bakanlığı Onayı
Malezya Gıda Kontrol Onayı
Avustralya Karantina ve Denetleme Onayı
Singapur Özel Üretim Standardı Onayı
Cambridge Üniversitesi Laboratuar Onayı
Uluslar arası Biochem Laboratuar Onayı
Uluslar arası DSA-FEDSA-WEDSA Üyeliği
Uluslar arası Helal Sertifikası
Uluslar arası Good Manufacturing Practice
(Uluslar arası İyi Üretim Uygulamaları)
Türkiye Sağlık ve Tarım Bakanlığı Onayları

Herkese sağlıklı günler dilerim.

Fikir sahibi olmak için Bilgi sahibi olmak gereklidir
Lütfen okuyunuz araştırınız

Daha detaylı bilgi veya ürün temini için bana ulaşabilirsiniz
İstanbul
Murat
0539 283 83 73
Alıntı ile Cevapla
  #8  
Alt 23.06.17, 12:47
Acemi
 
Üyelik tarihi: Jun 2017
İletiler: 1
antioksidan doğru yolda ilerliyor.
Standart Cevap: Kırmızı Reishi sakıncalı çıktı

kırmızı reishi mantarı ganoderma lucidum ile ilgili yayınlanmış bilimsel makaleleri www.facebook.com/ganomakale sayfasında bulabilirsiniz. Bu sayfada ürün satışı ya da reklam yoktur
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
çıktı, kırmızı, reishi, sakıncalı

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 18:47 .