Nüve Forum


Diğer Dersler hakkinda Sel ve taşkınlar ile ilgili bilgiler


SEL VE TAŞKINLAR Yurdumuzda hemen hemen her yıl felaketlere, önemli can ve mal kaybına neden olan ve ani aşırı yağışlar sonucu oluşan sel ve taşkın olayları meydana gelmektedir. Ülkemizin gelişen

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 30.11.07, 00:29
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart Sel ve taşkınlar

SEL VE TAŞKINLAR

Yurdumuzda hemen hemen her yıl felaketlere, önemli can ve mal kaybına neden olan ve ani aşırı yağışlar sonucu oluşan sel ve taşkın olayları meydana gelmektedir. Ülkemizin gelişen şehir, kasaba ve yerleşim bölgeleri, altyapı ve endüstri tesisleri, tarım ve turizm alanları, özetle sosyal ve ekonomik değerler şiddeti ve verdiği zararları her yıl artan sel ve taşkınların tehdidi altındadır.

Seller ile mücadelede öncelikle oluşum süreleri ve yerlerinin bilinmesi gerekmektedir. Gerçekte seller, oluşma süreleri bakımından ikiye ayrılır: 1. Sel (floods), bir hafta veya daha uzun bir süre içinde oluşabilir, ve 2. Ani Seller (flash floods), 6 saat içinde oluşabilir. Ani seller, çöller dahil, dünyanın her tarafında sık sık görülür. Normal seller ise oluşma yerleri bakımından dörde ayrılır: 1. Dere ve Nehir Selleri, 2. Dağlık Alan Selleri, 3. Şehir Selleri, ve 4. Kıyı Selleri.

Seller en sık görülen ve en tahrip edici doğal afetlerden biridir. Sellerin neden olduğu hasar sadece su basması ile sınırlı değil aynı zamanda sel ile beraber çamur ve diğer dağ kalıntılarının akması da büyük problemlere neden olur. Sel nedeniyle meydana gelen ölümlerin çoğunu, gelişmiş ülkelerde (örneğin, ABD’de yılda ortalama 140 kişi) otomobillerinin içinde sürüklenen insanlar oluşturur. Gelişmemiş ülkelerde en önemli problem, sel tehlikesi anında insanların doğru ve zamanında uyarılamamasıdır. Çünkü bir çok sel (sellerin 70’i) insanlar uykudayken geceleri oluşur. Böylece, Türkiye’de de daha çok sel yataklarına yerleşmiş ve sel için gerektiği gibi önceden modern meteorolojik ihbarlar ile uyarılamayan insanlar ölmektedir.


Öneriler:

Gelişmiş ülkelerde olduğu gibi sellerin her çeşidine karşı erken uyarı sistemleri kurmak ve işletmek Türkiye’de de tek başına Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğünün (DMİ) veya ona bağlı bir “Fırtına Tahmin ve Erken Uyarı Merkezi”nin görevi olmalıdır. Gelişmiş ülkelerdeki gibi ülkemizde de, gerektiğinde 2-aşamalı ve yerel ani sel ve fırtına ihbarları ve tavsiyeleri sırasıyla “Ani Sel Gözetleme” (gözetleme alanında veya yakınında ani sel oluşma ihtimali var, hazırlıklı ol!) ve “Ani Sel Uyarısı” (uyarı alanında ani sel şuan oluşuyor veya oluşması an meselesi, derhal önlem al!) ile insanlarımız hiç bir bürokratik işleme ihtiyaç duymadan bilgilendirilebilmeli ve tehlike bölgelerinde, en geç bir saat içinde boşaltabilecek şekilde gerekli olan sivil savunma afet planı ve hazırlıkları yapılmalıdır.
Romalılardan beri insanlar seller ile mücadele etmek için barajlar ve su bentleri inşa etme yoluna gitmiştir. 1950’li yıllardan sonra selden korunma kavramı değişmiştir. Büyük-küçük her nehire bir baraj yapılamayacağı gibi artık sellerin sadece nehirler ile ilişkili olmadığı da görülmüştür. Bu nedenle, gelişmiş ülkelerde gelişmiş hidro-meteorolojik gözlem ağları, meteoroloji radarı, otomatik akım ve yağış istasyonları ve hidro-meteorolojik modeller ile doğru ve erken nehir su seviye (yani sel, taşkın) tahmini ve uyarıları ile can ve mal kayıpları en aza indirgenmiştir. Ülkemizde de, Sel Gözetleme (gözetleme alanındaki nehir taşarak alçak yerleri su basma ihtimali var, hazırlıklı ol!) ve Sel Uyarısının (gözetleme alanında sel şuan oluşmakta veya her an oluşabilir, derhal önlem al!) yapılabilmesi için ülkemiz nehir bölgelerine ayrılmalı ve DMİ’nin bölge istasyonlarındaki nehirlerin su seviyelerini de (taşkınları) sürekli olarak tahmin ederek, hiç bir bürokratik işleme de ihtiyaç duymadan halka duyurmalıdır.
Yukarıda belirtildiği gibi ülkemizde öncelikle atmosferik koşullara bağlı olarak oluşan ani ve aşırı yağışların tahmin edilerek sel ve taşkın uyarılarının yapılması gereklidir. Bunun için de, meteoroloji teşkilatımız bir an önce ve gelişmiş ülkelerdeki emsallerine benzer şekilde gerekli eleman ve teknoloji ile donatılmalı ve bu işi yapabilecek şekilde yeniden yapılanmalıdır.
Türkiye’de, yağan yağışı DMİ, akışa geçen yağışı ise DSİ ölçmektedir. Halbuki, ülkemizde toprağın nem durumunu, fırtınanın etkili olma süresi, yağmış ve yağacak olan yağışın miktarlarını vb. belirleyip tahmin eden ve nehirdeki akışı ve yükselmeleri hidro-meteorolojik modeller ile bir bütün içinde sürekli olarak takip edip sel ihbarlarını yapacak şekilde donatılmış ve görevlendirilmiş, bilimsel esaslara göre yönetilen bir teknik kuruluş olmalıdır. Bunun için Türkiye’de de, hidrolojik ve meteorolojik hizmetler bir an önce tek çatı altında toplanmalıdır.
Özellikle su yapılarının projelendirilmesi ve ekonomik analizinde, taşkın zararlarının önlenmesinde ve yerleşim politikalarının belirlenmesinde akarsu havzalarının taşkın özelliklerinin bilinmesi gereklidir. Meteoroloji, hidroloji, topoğrafya, morfoloji, bitki örtüsü gibi faktörleri de hesaba katarak, değişik sürelerde ortaya çıkabilecek yağış şiddetlerini kullanarak gelecekte sel veya taşkınlarda ortaya çıkabilecek yüzeysel su derinliklerini tahmin edilebilmesi için sel hesapları yapılmalıdır. Akarsu havzalarında taşkın koruma yapıları hizmete girdikçe, taşkınların sıklığı ve yaptığı zararlarda önemli azalma olduğu görülmektedir. Ancak, bu tesislerin üst havzalarında erozyondan koruma, bitki örtüsü ve arazi kullanımı iyileştirilmesi çalışmaları en az taşkın koruma yapısının kendisi kadar önem taşımaktadır. Taşkın zararlarının azaltılması konusunda da ilgili kuruluşların yeniden yapılanarak, zamanlama yönünden birlikte çalışmalarının önemi ortaya çıkmaktadır.
Türkiye’nin günlük hava tahminlerini sağladığı, İngiltere’deki kısa adı ECMWF olan merkezin kullandığı, sayısal hava tahmin modelinin sahip olduğu büyük grid mesafeleri nedeni ile ani sellerin tahmininde Türkiye yetersiz kalmaktadır. Türkiye’nin dağlık yapısı nedeniyle sağlıklı bir fırtına analizi ve takibi için sık bir radar ağı kurmak da mümkün değildir. Bu nedenlerden dolayı, Türkiye’nin meteoroloji radarlarından önce dağlık alanlardaki yağış miktarlarını iyi bir şekilde tahmin edebilen, küçük grid mesafeli, bir ulusal modele daha çok ihtiyacı vardır. Ayrıca (otomatik) hidro-meteorolojik ölçüm ağının ülkemizin dağlık alanlarında yaygınlaştırılması ve uzaktan algılama gibi yeni teknolojilerin kullanılması da gerekmektedir.
Son yıllarda yerleşim yoğunluğu ve nüfus artması ile seller sonucunda meskun bölgelerde misli görülmemiş zararlar meydana gelmektedir. Yerel idarecilerin bu konuda doğru kararlar alabilmesi için, o yerin meteoroloji, hidroloji, topografya, morfoloji, bitki örtüsü vb. gibi faktörleri de hesaba alarak, değişik sürelerde ortaya çıkabilecek yağış şiddetlerinden yararlanarak gelecekteki sel veya taşkınlardan, sel yataklarında ortaya çıkabilecek yüzeysel su derinliklerinin önceden belirlenmesi gerekir. Ayrıca, şehirlerin İmar Planları hazırlanıp yenilenirken, sel yatakları hidro-meteorolojik analiz ve modeller ile ayrıntılı bir şekilde belirlenip buralarda yapılaşmaya kesinlikle izin verilmemelidir.
Doğru bir şekilde sel ihbarları yapabilmek için, gözlenen meteorolojik özelliklerin neye işaret ettiği ancak daha önceki sellere ait bilgilerin akademik seviyede bilimsel olarak değerlendirilmesiyle mümkündür. Sağlıklı bilimsel çalışmalar yapılabilmesi için de gerçek anlamda bir DMİ-üniversite işbirliği şarttır. Ayrıca, DMİ’nin bir “Sel Veri Tabanı” oluşturup üniversitelere ücretsiz olarak sunması gerekir.
Halk için selden korunmanın yolları (1) Sel yataklarına yerleşmemek, (2) Meteorolojik sel gözetleme ve uyarılarına anında uymak, (3) Görünüşe aldanmayarak dibi görülmeyen hiç bir sel suyuna yüzerek, yürüyerek ya da otomobil ile girmemek, (4) Yakın bir yerde sel oluşumunun görüldüğü veya duyulduğu an, hemen daha yüksek güvenli yerlere tırmanmak ve/ya kaçmak şeklinde özetlenebilir. Sel öncesi, sel anı ve sonrasında halkın yapılması/yapılmaması gerekenler konusunda broşür ve benzeri şekillerle sürekli olarak bilgilendirilmesi gerekir. Ayrıca, ilk ve orta öğretim ders kitaplarındaki meteoroloji ve meteorolojik afetler ile ilgili bilgilerin bu işin uzmanlarınca, doğru ve yeterli bir şekilde verilmesi gerekmektedir.
Modern Hava Durumu programları ile İstanbul, Ankara, İzmir gibi büyük şehirlerdeki fırtına, sel vb. tehlikeli hava şartları normal yayınlar kesilip anında, canlı olarak ve naklen verilmelidir. TV’lerin büyük şehirdeki temsilciliklerine yerleştirilmiş basit meteoroloji radarları varsa ekrana radarın görüntüleri getirilmeli. TV’nin meteoroloji birimindeki meteorolojistler tarafından görüntüler yorumlanıp tehlikedeki insanlara bilgiler sürekli olarak verilmelidir.
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
sel, taşkınlar

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:19 .