Nüve Forum

Nüve Forum > akademik > İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi > Siyasal Bilimler > Yerel Yönetimlerde Siyasal Katılım

Siyasal Bilimler hakkinda Yerel Yönetimlerde Siyasal Katılım ile ilgili bilgiler


[coverattach=1] GİRİŞ Yerel yönetimler; merkezi teşkilattan ayrı olarak düşünülen ve kendi sınırları içinde yurttaşların mahalli müşterek ihtiyaçlarını yerel düzeyde belir-lemek ve karşılamak için oluşturulan kamu tüzel kişileridir. Bu ihtiyaçların karşılanması

Like Tree8Likes
  • 3 Post By oguzgolcik
  • 3 Post By acemkızı
  • 2 Post By oguzgolcik

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 11.06.09, 14:53
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 2.559
Blog Başlıkları: 5
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Yerel Yönetimlerde Siyasal Katılım

[coverattach=1]GİRİŞ
Yerel yönetimler; merkezi teşkilattan ayrı olarak düşünülen ve kendi sınırları içinde yurttaşların mahalli müşterek ihtiyaçlarını yerel düzeyde belir-lemek ve karşılamak için oluşturulan kamu tüzel kişileridir. Bu ihtiyaçların karşılanması için gerekli olan; demokratikleşme ilkesinin gerçekleştirilmesinde, halkın merkezi yönetimde rol üstlenmesinde ve siyasal katılımın sağlanmasında yerel yönetimler bir köprü rolü üstlenmektedir. Fakat bu sistemin merkezi yönetimce belirlenen bürokratik bir yapıdan uzaklaştırılarak yerelleşmesi sağlanmalıdır. Yerel halkın kararlarını kendi vermesi ve kendi kendini yönet-mesi bağlamında demokratik katılım, bir yandan kaynakların kullanımında etkinliğin artırılmasını sağlarken, diğer yandan merkezin bürokratik maliyetini ve yükünü hafifletme imkânını sağlamaktadır. Yerel halkın seçim ve kararlara katılımıyla insanlarda demokrasi bilinci uyandırılmakta ve giderek ortak bir bilinç oluşturulmaktadır. Bu bilincin ortaya çıkması, yerel halkın kendi tercih-lerini oluşturması ve kendini ilgilendiren konular için yönetimde söz sahibi olması anlamında büyük önem taşımaktadır.
Siyasal katılımın temellerinin ortaya atıldığı dönemlerde, oy kullanma hakkının toplumun sadece bir kesimine tanındığını, halkın siyasal katılımdan anladığı hususun sadece vergi vermek ve oy kullanmaktan ibaret olduğunu, ayrıca kadınların siyasi hayatta etkin olamadıklarını göz önünde bulundurursak günümüzdeki bu yapı aradaki farkı ortaya koymaktadır. Günümüzde bu fark oy kullanma hakkının toplumun her kesimine tanınmasıyla yerel yönetimlerle birlikte lobi faaliyetleri yürüterek çalışan sivil toplum kuruluşları; kent konseyleri, halk oylamaları ve meclis toplantılarına katılımları şeklinde açıkça görülmektedir. Bu alandaki faaliyetlerin, uluslararası gündem içerisinde yakın-dan takip edilip, uygulama alanında güncel yasal düzenlemelere gidilmesi gerekmektedir.
Siyasal katılım yöntem ve düzeyleri, uygulamaya konduğu sistemlerin sosyo-ekonomik ve siyasal durumuna göre farklılık arz etmektedir. Katılımın anlamı halkın sadece mahalli idare kurumlarını seçimle oluşturması değil; yerel-leşmenin sağlanarak yönetimde aktif ve doğrudan söz sahibi olmasıdır. Fakat bu katılım ülkelerin gelişmişlik ve az gelişmişlik durumlarıyla paralel bir yol izle-mektedir. Gelişmekte olan ülkelerde ekonomik açıdan etkinliği bulunan başat güçlerin, yönetim ve siyaset alanında da etkin olduğunu göz önünde bulun-durursak, bu ayrımın yapılmasında ülkelerin ekonomik kalkınma ve demokra-tikleşme faktörlerinin ele alınması gerekmektedir. Yerel yönetim ve siyasal katılımda demokrasiyi ilke edinen gelişmiş ülkelerde, halkın imza kampanyaları oluşturarak yerel meclislere teklif götürebilmesi, yerel idarenin kalkınmasına yönelik hazırlanan plan, program ve toplantıların halka açık yapılması ve hatta anayasada mahalli idarelerin ayrı bir bölüm olarak ele alınması yerel hayatta halkın iradesine ne ölçüde başvurulduğuna ve gelişmişlik düzeyine önemle vur-gu yapmaktadır.
Demokrasi ve siyasal katılımın temellerini oluşturan referandum, halk vetosu, kent meclisleri, halk girişimi gibi kavramların çoğunun her zaman için meşru olduğu anlaşılmamalıdır. Özellikle halk, bazı baskı gruplarının etkisi altında, toplum psikolojisi ile hareket ederek kendi aleyhine bazı kararlara da onay verebilmektedir. Ayrıca bu tür yönetimlerin bürokratik masrafları arttırdığı ve kaynak israfına yol açtığı bazı sakıncaları da bulunmaktadır. Halkın siyasi iktidarı bizzat elinde tutması ve kullanması, her ne kadar ideal yapı olarak tanımlansa da, uygulamada bunun mümkün olmadığı görülmektedir. İdeal yönetimde bahsedilen özellikler uygulamaya yansıtıldığı oranda siyasal katılım gerçekleştirilmiş demektir.
1. YEREL YÖNETİM VE SİYASAL KATILIM KAVRAMLARI
1.1. Yerel Yönetim Kavramı ve Önemi
Yerel yönetim, adem-i merkeziyet olarak bilinen ve merkezden uzaktaki birimlere, merkez kuruluşlarınca tanınan yetkiler doğrultusunda işlevlerini yerine getirmesi anlamına gelen bir kavramdır. Ayrıca yönetim organları, yasal olarak belirlenmiş tüzel kişiliğe sahiptir. Merkez örgütünün dışında olmasının yanı sıra yönetim kadrosunu halkın seçmesi ve ortak ihtiyaçları karşılamak için çalışması bu birimlerin kamusal yönünü ortaya koymaktadır. Yerel yönetim geleneğinin tarihi ***8216;komün***8217; geleneğinin tarihi kadar eskidir. Belli bir mekân üzerine yaşamını sürdüren bir topluluğun, birlikte yaşamasından kaynaklanan sorunları çözümlemek ve toplu gereksinimleri karşılamak amacıyla oluşturul-muş birlikteliklere örgüt veya ***8216;komün***8217; adı verilmektedir. Keleş komünü, yerel bir topluluğun kamu hizmetlerinin gerçekleştirilmesini sağlayan siyasal birimler olarak tanımlamaktadır (Keleş, 2000: 20).
13. y.y. sonlarına doğru, devlet içinde hukuki bir nitelik kazanan yerelyerel otoritelere devredilmesi, bazı topluluklara bu haklardan yararlanması sonucu olmuştur (Yatkın ve Düşükcan, 2000:4). Demokrasinin yerel yönetimler üzerinde istisnasız uygulanması demokratik yerel yönetimler anlayışını berabe-rinde getirmiştir. Bu anlayış, yerel yönetimlerin, yerelYerel topluluğa en yakın birimler olarak görülen yerel yönetimler, hizmetlerini yerel topluluğun yararları doğrultusunda hiçbir ayrım gözetmeden yerine getirmektedirler. Yerel halkın, yerel yönetimlerin işleyişinden haberdar olmalarını sağlayan ve her an hesap verme bilincine sahip olmalarını gerektiren açıklık, şeffaflık, insan hakları ve demokrasiyi temel alan çoğulcu ve katılımcı demokrasi ilkeleri, yerelYerel yönetimlerin doğuşu ve tarihsel gelişiminde halkın kendini yönetme bağlamında söz sahibi olabilmesi, ancak aşağıdan yukarıya doğru bir halk hareketinin varlığını ortaya koyan sistemin sağlıklı bir biçimde devam etmesi bağlamında demokratik bir yerelyerel yönetimlerin ortaya çıkışı, ilk kez merkezi otoritenin yetkilerinden bir kısmının bazı halkın sosyo-ekonomik ve diğer alanlarda ihtiyaç duyduğu hizmetleri yerine getirmek üzere ortaya konmuştur. yönetimlerde bulunması gereken özelliklerdir. yönetimin sağlanmasıyla mümkündür. Demokrasi kültürü ve değerleri, yönetimlerin var oluş gerekçesini ortaya koymaktadır. Bu gerekçeyle demokrasinin yanı sıra, merkeziyetçiliğin aşırılığından kaçınılarak bir anlamda merkezin yetkilerinde sınırlamalara gidilmesi ve hizmetlerin gün-demdeki gelişmelerle paralel bir şekilde yerine getirilmesi sağlanmaktadır.
Demokrasinin tarihsel gelişimine baktığımızda, aslında, bu şartların bir ihtiyaçtan doğduğu görülmektedir. ***8220;Hükümdarlar veya krallar kendilerine bağlı yerleşim yerlerinin sayısı arttıkça ve denetlemek zorunda olduğu alan genişle-dikçe yetkisini (otoritesini) her yerde geçerli kılacak yerel yardımlara ihtiyaç duymuştur. Bu ihtiyacı yerel beyler karşılamış, hükümdar veya kral adına onlar iktidarı kullanmış ve hükümdarların yetkisini onlar uygulamışlardır***8221;(Yatkın ve Düşükcan, 2002: 4). Bu şekilde ortaya çıkan ihtiyaçlarının yerel yönetimlerce karşılanması, demokrasi kültürünün zeminini oluşturmuş ve merkezi yönetime nazaran etkinlik ve verimliliği en uygun düzeye çıkarmıştır. Yerel yönetimler, siyasal katılımın ve modernleşme yolunda ortaya çıkan ilkelerin hayata geçirildiği alanlar olmuştur. Yerelyerel yönetimlere demokrasinin okulu olma özelliğini vermektedir. Bir bakıma demokrasinin okulu olarak nitelendirilen yerel yönetimlerde halk, yönetme hayatı için bir ön hazırlık mahiyetinde siyasi eğitim almaktadır. halkın, ihtiyaçlarını kendilerinin belirleme-sine öncelik verilmesi ve bu yöndeki düzenlemelerle ortak katılımın sağlanması
Yerel birimler, halk ve merkezi yönetim arasında bir köprü rolü üstlen-mekte, gerekli iletişimi sağlamaktadır. Aynı zamanda yerel yönetimler, halkın temsilcisi olacak kişileri, demokrasi kültürüne uygun olarak yetiştirmekte ve yerel kültür ve bilgilerden yararlanmalarını mümkün kılmaktadır. Bu durum, yöre halkının kendisi ile ilgili konularda söz sahibi olmasının yanında, yerel yönetim kadrosunu yönlendirme imkânı ile birlikte siyasi hayattaki yönetim hatalarını en aza indirmekte ve başarısızlıkların önüne geçilmesini sağlamak-tadır (Özer, 2000: 140).
Bu anlamda sivil toplum olma özelliğini taşıyan yerel yönetimler, siyasal erkin tek elde toplanmasını önlemiş ve bu yetkiyi halk tabanına yaymaya çalış-mıştır. Gerek demokrasinin gerçekleşmesi, gerekse hizmetlerde etkinliğin ve verimliliğin sağlanması açısından yerel yönetimler, merkezi yönetim anlayışıyla bazı hizmetlerin yerine getirilmemesi sonucu, yerelleşmeyi oluşturmuş ve böylece yerel fayda en üst seviyede tutulmuştur.
1.2. Siyasal Katılım Kavramı
Siyasal katılım kavramı, toplumu ve idarenin işleyişini etkileyecek karar-ların işleyişine halkın aktif olarak dahil edilmesi olarak tanımlanabilir. ***8220;Katı-lımın amacı, demokrasiye katkı sağlamanın yanında, halkı yönetim konusunda doğrudan ilgilendiren konularda alınan kararları emir niteliğinden uzaklaştırmak ve bu kararları yöre halkına maletmektir***8221; (Yatkın, 2000: 4).
Yerel yönetimin halkla iç içe olması demokrasiye ve katılıma anlam yükle-mektedir. Siyasal katılım, yerel halkın ihtiyaçlarının ve sorunlarının sağlıklı bir biçimde tespiti ve bu sorunların giderilmesinde etkin yolu ortaya koymaktadır. Yerel yönetimlerde halkın bizzat öznel olarak bulunması, katılımda istekli olmalarını sağlamakla birlikte elde edilen hizmetlerin kalitesini artırmaktadır.
Yerel katılım alanında farklı uygulamalar bulunmaktadır. ***8220;Yerel kamuoyu yoklamaları, halk oylamaları, yerel kamusal araştırmalar, kamusal toplantılar, yerel yönetim ve danışma organlarına katılma, yerel sivil toplum örgütlerine katılım, kent planlamasına katılım, çevre sorunlarıyla ilgili olarak yargıya baş-vurma ve kent kurultaylarına katılım gibi yöntemler her ülkenin koşullarına göre başvurduğu katılım araçlarıdır***8221; (Adıgüzel, 2003: 49).
Başlangıçta ihtiyaçtan doğan yerel yönetimler, zamanla bir hak kavramı etrafında şekillenmiş ve birey açısından bir siyasal faaliyet alanı haline gel-miştir. ***8220;Yönetsel açıdan etkin hale getirilmiş bir yerel yönetimin kurum-sallaşması, kentsel haklara yönelik olarak işlevsel kılınabilen demokratik yönetim anlayışında bireye en yakın düzeye gelinmiş olunacaktır***8221;(Alkan ve Öner, 2000: 20).
Yerel yönetimlere halkın katılımı az veya çok çeşitlendirilmektedir. Siyasal katılımın olması gerektiğini savunanlar halkın kendi ihtiyaçlarını karşılamakta aktif ve etkili olması sonucunda ortaya çıkan durum demokratikleşme ile ifade edilmektedir. Katılımın azlığını savunanlar ise, halkın bilgi ve tecrübe düze-yinin zayıflığından söz etmekte ve bu doğrultuda doğru karar alınamayacağına inanmaktadırlar. Yerel katılımın hedef gösterilmesi için bazı şartlar da aranmaktadır. Halkın katılıma gönüllü olması, halk ile yönetim arasında iletişimin geliştirilmesi ve bunun gerçekleşmesi için halka gerekli bilgi ve tutumun sağlanması bu şartlardan bir kaçını oluşturmaktadır. Siyasal katılımın kurumsallaşması ve yasal olarak bunun temellendirilmesi sonucu, bireyin katı-lımda özgüvenini kazanarak aktif olmasının önü açılmaktadır. Etkin, bağımsız ve siyasal katılımın sağladığı yerel yönetimlerin, yönetilenlerde katılım giri-şimciliğinin sağlaması yanında, kamuoyu araçları vasıtasıyla denetlenmesi de bir sorumluluk bilinci oluşturmaktadır. Sonuç itibariyle kişiler gerek bireysel gerek toplu olarak yaptığı çalışmalarla; yürürlükteki dışa kapalı, esnek olmayan ve yönetime halkı dahil etmeyen bir idari sistemi yadsıyarak, karar almada halkı ön planda tutan, halkın katılımını benimsemiş ve denetime açık bir sistemi oluşturmaya çalışmaktadırlar. Yerelyerel yönetimlerle ve yerel demokrasiyle ne ölçüde bağdaştığı yanıtlanması gereken en önemli sorulardan birisi olarak ortaya çıkmaktadır***8221; (Bora, 1996: 9). Bunlara örnek olarak; bireyin kişisel çıkarı, ortak çıkar sağlamada dayanışma ihtiyacı ve vatandaşlık görevini yerine getirme durumu verilebilir. Özellikle katılım, vatandaşlık görevini yerine getirme nedenine dayandırıldığında, topluma hizmet sorumluluğu olarak anla-şıldığı için büyük önem arz etmektedir. Katılımın nedenlerinin yanı sıra katılıma katkıda bulunan bir kavramda yönetişimdir. ***8220;Yönetişim; siyasal sistemde, sistem içinde bulunan etkenlerin hiç birini karar alma mekanizmasının dışında bırakmadan ve merkez dışındaki kişi ve kurumlarla, yerel yönetimlerin bürokratik yapısında aktif olmasını sağlama olarak tanımlanmaktadır***8221; (Çukurçayır, 2005: 217). Bu anlamda yönetişimin, özellikle yerel düzeydeki sorunların verimli bir biçimde çözülmesi ve yerel halkın katılımcılıkta düze-yinin belirlenmesiyle ilgili karmaşık sorunların giderilebilmesi açısından önemli olduğu görülmektedir. Bu yolla halkta, demokratiklik, açıklık ve çoğulculuk ilkesine sahip ve denetime açık bir hizmet beklentisi oluşmaktadır. Bu denetim, sadece seçim dönemlerinde halkın beklentileri göz önünde bulundurularak ve bu yolla sağlanan bir siyasal denetim olmayıp, süreklilik arz eden bir denetim mekanizmasıdır. yönetimler, bireylerin siyasal hayatta aktif-liğini sağlamak amacıyla bazı sorumluluklara sahip olmakla birlikte, denetime açık birimlerdir. ***8220;Çünkü halkı bilgilendiren konularda halkın memnuniyeti temel alınmalı, halka kapalı ve tepeden inme, hikmetinden sual edilmeyen devlet hizmetleri***8221;(Saran, 1996: 23) yerine halka dönük bir sistem benim-senmelidir. Yönetim hakkında yeterli bilgi ve tecrübe sahibi olmayan halk, zaten idari sisteme karşı pasif bir tutum sergilemektedir. Bu tür engeller kadar bireyi siyasal katılımda motive edecek örgütsel kuruluşlar ve bu kuruluşların halkın isteklerine kayıtsızlığı da katılıma engel görülmektedir. Halka en yakın düzeyde ve yine halk tarafından seçilerek oluşturulan birimler, yönetimde demokrasinin beşiği olma niteliğine vurgu yapmaktadır. ***8220;Özellikle de bir siya-sal toplulukta temsilcilere; temel toplumsal yapıyı, kaynak dağılımını, siyasal olanakları ve kamu siyasalarını belirleyecek kararları alma ve uygulama olanağı sağlanıyorsa, bu tür bir temsil kalıbının demokratik
Yönetişimin açıklık, duyarlılık, etkinlik, hesap verme sorumluluğuna sahip olması, demokratiklik ve hukukilik gibi özellikleri bireyin siyasal katılımda pasif bir durumdan kurtarılarak eylemci bir yapıya kavuşturulmasına; kanunla hareket alanı sınırlandırılmış bir kimlikten özgür ve haklarının farkında olan bir birey niteliğine kavuşmasına imkân sağlamaktadır. Yani yönetişim; ***8220;ulusal, bölgesel, yerel ve global ölçekte çoklu yönetim, birlikte yönetim anlayışını ifade etmektedir. Her iki ilke de halkı yönetimde aktif ve etkin hale getirme çaba-sının bir ürünü olarak görünmektedir***8221;(Öner, 2001: 60).
Halkın yönetime siyasal katılımının gerçekleştirilmesi; kararları etkileme şeklinde olup, yöneten-yönetilen arasındaki mesafenin korunmasının önlenmesi ve kararlarda doğrudan doğruya etkili olmaları şeklinde ortaya çıkmaktadır. Çünkü kararlar üzerinde etkili olan halk, siyasal politikaları benimsemiş ve yönetimin uygulamalarında başarıyı artıran bir etken oluşturacaktır. Ayrıca hiz-met sunduğu toplumsal çevrelerin güvenini sağlamış, halkın tepkilerine duyarlı, hedef kitleyle iletişim halinde bir ilişkiye dayalı yönetim, katılımı sağlamış bir yönetim olacaktır.
1.3. Siyasal Katılımın Özellikleri
Açıklık
Halk ve yönetim arasında ortaya çıkan sorunlardan birisi, halkın idari işlemler hakkında yeterli bilgiye sahip olmaması ve bu bilgiyi teminde zorluk yaşamasıdır. ***8220;Yönetsel açıklık, pratikte, vatandaşların kendilerini ilgilendiren belge ve bilgilere ulaşma hakkını içeren nesnel bir hukuki durumu ifade et-mektedir. Başka deyişle, genel hukuki düzenlemelerle, belgelerin herkes tara-fından görülebilmesinin sağlanmasıdır***8221;(Alkan ve Öner, 2001: 22).
Günümüzde demokrasi bilincinin gelişmesi, iletişim ve teknoloji araç-larının tahmin edilemeyecek kadar ilerlemesi, yerel hizmetlerin halkın gözetimi ve denetiminde gerçekleşmesini zorunlu hale getirmektedir. Halkın karar alma sürecinde etkinliği; program hazırlığına katılımı, bilgilendirilmesi zorunlu olan alan içinde değerlendirilebilir. Bu konuda yapılan eleştirilerden biri de, ***8220;sosyo-politik alanda güçsüz olan bireylerin; yönetim mekanizmasını karmaşık ve belirsiz olmakla nitelendirip, idarenin kendi işlerini gizlilik sınırları içinde yeri-ne getirme bahanesini öne sürerek yönetime dahil olmamasıdır***8221;(Alkan ve Öner, 2001: 23). Yönetimin çıkarları ileri sürülerek, gizlilik durumuna halk tepki vermemekte ve bu nedenle de bilgi argümanlarına ulaşım imkânsız kılın-maktadır. Oysaki açıklık ilkesinin uygulanmasında amaç yönetim alanında alınan kararların; halk tarafından, halk yararına olmadığı şeklinde farklı yorum-lanarak yanlış anlaşılmalara imkân vermemektir. Bu yönde bir keyfiliğin önlenmesi bağlamında yasal düzenlemelere gidilmesi de zorunlu görülmektedir.
Saydamlık
İdari sistemin işleyişinde gizlilik; yönetilenlerin ilgisizliklerine neden olmakta ve halkın yönetimde sorumluluk duygularını köreltmektedir. Kararlara katılma, açıklık ve şeffaflık gibi ilkelerin çiğnenmesi; halkın saf dışı bırakılarak, idarenin sistemin işleyişine hakim olmaması ve yerel düzeyde katılımın yok sayılması anlamına gelmektedir. Katılım, halka yönetimde ortaya çıkan gelişmelerden haberdar olma olanağı sağlamaktadır. Bilgi ve belge isteme çer-çevesinde geliştirilen yasal düzenlemelerle, ***8220;gerçek ve tüzel kişilere, belediye ve il özel idaresi karar organlarının karar ve toplantı zabıtlarının kendilerini ilgilendiren kısımlarını isteme hakkı getirilmektedir***8221;(İçişleri Bakanlığı, 1998: 173). Halkın, yönetim faaliyetleri, uyguladığı programlar ve kapsamı hakkında iletişim ve medya aracılığıyla halkı ilgilendiren diğer sosyo-ekonomik eylemler kadar bilgilendirilmemesi de, yerel hizmetlerin resmiliği ve gizliliği neden gösterilmektedir. Fakat saydamlık konusunda daha önemli bir nitelik vardır ki bunun; basında, halkın yöneten ***8211; yönetilen ilişkisinde yönetenin karşısında edil-gen bir konumda olduğu söylenebilir.
***8220;Türkiye ve Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsü***8217;nce Kamu Yönetimi Araş-tırma Projesi(KAYA) adı altında yürütülen çalışmalar çerçevesinde oluşturulan ***8211;Yerel Yönetimler Araştırma Grubu***8217;nun hazırladığı ***8220;Yerel Yönetim Araştırma Raporu***8221;nda yerel yönetimlerin temel sorunları belirtilirken özellikle, yönetsel saydamlıkta yetersizlik konusu üzerinde durulmuş; bu kapsamda 1970***8217;lerden sonra yerel yönetimlerin gündemine girmiş bulunan yönetsel saydamlık bakı-mından, yerel yönetimlerin, hemşehrilerin buralarda olup bitenlerden düzenli bir biçimde bilgi edinmelerine ve kendi seslerini bu kuruluşlara duyurmalarına fırsat sağlayacak niteliklere sahip olmadıklarına değinilmiş; plan, program ve uygulama kararları üzerinde hemşehrilerin bilgi edinme hakkına sahip olmaları gerektiği önemle vurgulanmıştır***8221;(Saran, 1996:18***8211;19).
Yönetimin; çalışması ve başarı seviyesi hakkında, bireylerin bilgi sahibi olmalarının sağlanması, hizmetin götürüldüğü kişiler için belirli bir görüşün oluşması sağlanmakta ve yönetim için tabanda geniş bir katılım oluşturul-maktadır.
Çoğulculuk
Yerel yönetimlerde demokrasinin oluşturulmasında, denetime açık bir yönetim ve halkın siyasal katılımının sağlanması kadar, çoğulculuk ilkesi de önemli bir yer tutmaktadır. Merkezi yönetimin kurumsal yapısı dışında kalan alanda, yerel halkın katılımda aktif olması ve demokrasinin gerekliliği için, siyasal katılımı ve çoğulculuğu zorunlu kılmaktadır. Çünkü çoğulculuk ilkesi ile demokrasi bir karar alma mekanizması meydana getirmekte, toplumun sadece bir kesimini değil tamamı yönetimde söz sahibi olmaktadır. ***8220;Toplumun sadece belli bir kesiminin yönetime katılması, baskı gruplarının etkisinde kalarak yan-lış ve eksik karar alma; bir hataya sebebiyet verebilmekte, toplumun tamamının bu sürece dahil edilmesi bu olumsuzlukları gidermektedir(Çukurçayır, 2005: 223).
Halkın katılımda bulunması, kırsal kesimde yaşayan halkın yönetimin işlemesine ilgisiz kalmamasını sağlamakta ve pasif kalmasını önlemektedir. Halkın düzenli faaliyetlerle yönetime, gözetim ve denetim yoluyla katılması, yönetimi etkileyerek kamu hizmetlerinin gerçekleştirilmesinde kolaylık sağla-maktadır. Halkın bütününü ilgilendiren konularda; bir bütün olarak kamu hiz-metlerinin ortaya konmasında, en iyi plan ve programların gerçekleştirilmesinde halk içinde sosyal eşitliğin sağlanmasında, kollektif ihtiyaçlara ortak bir yakla-şımın meydana getirilmesinde ve halkın toplu bir uzlaşma ortamında bir araya getirilmesinde çoğulculuk ilkesi önem arz etmektedir. Yerel yönetim birim-lerinin sadece halk seçimleri sonucunda oluşması, demokratiklik ilkesi için eksik bir nitelik oluşturmaktadır. Biçimsel koşulların bir adım ötesine gidilerek, gerçek bir halk katılımını da sağlamak gerekir. Bu ise toplumdaki tüm katman-lara katılım yollarını açmakla olur. Demokrasi kavramının başlıca öğeleri olan; yurttaş katılımı, çoğulculuk ilkesi ve önderlerin hem danışmaya önem vermeleri hem de seçmene karşı hesap verme sorumluluğu duymaları, yerel ölçekte de geçerli değerlerdir***8221;(Yıldız, 1996:5).
1.4. Siyasal Katılım Türleri
1.4.1. Genel Siyasal Katılım
Referandum
Siyasal katılım yöntemlerinden biri olan referandum, J. J. Rousseau***8217;nun halk egemenliği teorisini temel almakta ve katılımda iradenin değil iktidarın el değiştirdiği fikrini savunmaktadır. Temsili demokrasi ile seçimden seçime orta-ya konan kolektif iradede, halkın pasifliğiyle ortaya çıkan eksiklik, referan-dumla giderilmektedir. Halkın referandumla siyasal iktidarı kullanması, bir anlamda katılımcı demokrasinin gelişmesine büyük katkı sağlamaktadır. Seçim dönemlerinde uygulanan propagandalarla uzun dönemde sağlıklı düşünemeyen seçmen kesimi, referandumla menfaat gruplarının etkisinde kalmadan karar verebilmektedir. Aynı zamanda referandum, meclisin gücünü meclis iradesin-den aldığını öne sürerek rahat karar almasını engellemesi bakımından da dene-tim görevi üstlenmektedir. Referandum siyasi iktidar ile yönetilenler arasında köprü rolü üstlenmekte ve aradaki bütün engelleri ortadan kaldırmaktadır. Temsili demokrasinin eksikliklerini gidererek katılıma büyük bir katkı sağlayan ***8220;referandum, yurttaşlara, meclisler, yetkili kurullar ve benzeri karar verme makamlarının aldığı kararları, koydukları kuralları ve getirdikleri düzenlemeleri ya da bazı durumlarda önerilen belirli program ve politikaları kabul veya red-detme olanağı sağlar***8221;(Yıldırım, 1993.
Referandumla katılımın sağlandığı halk, bazı yanlışları görememekte ve bunun sonucunda aleyhine karar alınmasına sebebiyet verebilmektedir. Yurtta-şın katılım konusunda yeterli bir bilince ve bilgi birikimine sahip olmadığı durumlarda, bazı kesimlerin etkisinde kalabilmekte ve halkın sağlıklı karar verebilmesi engellenebilmektedir. Ayrıca referandumla halkta bir sorumluluk bilinci oluşturulmakla birlikte, zaman kaybının vermiş olduğu bir bezginlik de ortaya çıkmaktadır. Bu durumda katılım, bir vatandaşlık görevi halinden sıyrılıp yerine getirilmesi zorunlu ağır bir yük haline gelmektedir. ***8220;Halkın bu arada iktidarda söz sahibi olması, iktidarın güvensizliği ihtimalini ortaya çıkarmakta ve otoritenin sarsılmasına neden olabilmektedir. Her ne kadar olumsuz özellik-leri göze çarpsa da referandum, halkı seçimlere teşvik etmekte ve bir aracıya ihtiyaç duymadan direk olarak kendilerini ifade edebilme imkânı sağlamakta ve siyasal katılımda özendirici bir etki yapmaktadır***8221;(Kurt, 2001: 21***8211;22).
Seçimler
***8220;Yerel yönetimlerin varlık nedenini oluşturan ***8220;halkın halk tarafından yönetimi***8221; demokrasi anlayışı çerçevesinde iki ayrı anlam içermektedir. İlkinde halk, kendi adına gerçekleştirilen hizmetler adına alınan kararlar için ayrı ayrı oy vermektedir. Bu arada halk kendini doğrudan yönetmektedir. İkinci durumda ise toplum kendi adına karar verecek kişileri seçmektedir. Halkın kendini dolay-sız olarak yönetmesi ancak az nüfuslu yerlerde geçerli olmakla birlikte, günü-müzde nüfus çokluğunun demokrasiye engel teşkil etmemesi açısından ikinci model hayata geçirilmiştir. Doğrudan demokrasinin uygulanmasındaki zorluklar temsil kavramını ortaya çıkarmaktadır***8221;(Kurt, 2001: 22). Temsili demokrasinin varlığı ve bireylerin demokrasiyi katılımcılıkta aramaları, bireyleri artık farklı sahalara itmektedir. Halkın katılımının sağlanması ve yönetimin yerel düzeye indirgenmesine en büyük olanağı veren faaliyetlerden biri de seçimlerdir. Ancak bu katılımın sürekli olmaması, halkın sadece seçim dönemlerinde katılımının olması, geri kalan zamanlarda yönetimi izlemesi demokratik katılımın gerekleri-ni yerine getirilmesine engel olmaktadır. Bireyin sadece seçim dönemlerindeki seçmen sıfatından uzaklaştırılması ve katılımda artık aktif bir rol üstlenmesi gerekmektedir. Halkın kendini ilgilendiren kararları alan temsilcileri etkile-mesindeki düzey ve zaman, halkın inisiyatifine bırakılması gerekmektedir. ***8220;Demokratik sistemlerde her ne kadar seçmenler düşüncelerini dört ya da beş yılda yapılan seçimlerde ortaya koymaktaysalar da, iki seçim arası sürede hayat-la beraber seçmenlerin düşünceleri de değişmektedir. Her yıl seçim olanağı olmadığı gibi, her olay karşısında vatandaşın tepkilerini belirlemek de olanak-sızdır***8221;(Göksu, 2003:59). Baskı gruplarının etkisi altında halk, temsilcileri yanlış kararlar doğrultusunda etkileyebilmektedirler. Temsilcileri etkileyebilecek olan halkın, doğru karar alması için bilgisi olması gerekmektedir. Bu açıdan seçim-lere yurttaşın eğitim dönemleri olarak da bakılabilmektedir.
Halk denetimi
Aktif ve etkin bir yönetim sisteminden bahsetmek için, halkın ihtiyaç ve gereksinimlerini ortak hedef olarak belirleyecek demokratik bir temsil meka-nizmasının varlığına ihtiyaç duyulmaktadır. Halkın yönetimde ***8220;yerelYerel halkın, yönetime en etkili şekilde dahil olması, ancak yerel düzeydeki yönetimlerde mümkün olduğunca göz önünde bulun-durulursa, halkın yönetim mekanizmaları üzerinde sürekli etkili olması ve halka halk denetimi bilincinin benimsetilmesi mümkün olabilecektir. Halk denetimi için, yurttaşların baskı grupları şeklinde örgütlenmeleri ve örgüt bilincine sahip olmaları gerekmektedir***8221;(Sağır, 2003: 33). Denetimin bireysel olması, etkinliği ve verimliliğine engel teşkil etmekte ve merkezin ciddiye almadığı bir yöntem olarak karşımıza çıkmaktadır. Örgüt şeklinde yapılan bir denetim halkı arkasına almakta, denetim sebebinin haklılığını ortaya koymakta ve yöneticiler üzerinde bir ağırlık hissettirmektedir. Halk denetiminin amacına ulaşması, ancak hür ve demokratik bir ortamda gerçekleşmesiyle mümkün olmaktadır. Günümüzde halk denetiminin tam olarak sağlanamayışının nedeni, her ne kadar halkın bilgi eksikliği olarak açıklansa da, asıl nedeninin bireylerce yönetim politikalarını tam olarak takip edilmeyip, yönetime katılımdan kaynaklanan eksiklikler olarak açıklanmaktadır. Merkezin uygulama ve politikalarından bihaber olan halk, seçimden seçime siyasal katılma hakkını kullanmakta, akabinde oylarına sahip çıkmamakta ve yanlış bir izleme politikası portresi ortaya koymaktadır. Halka söz hakkı tanıyan bir yönetim ve yönetime sahip çıkan bir halk sağlanmadan, siyasal katılımdan bahsetmek mümkün değildir.***8221;Halk denetimi siyasal katılımın demokratik yöntemlerinden birini oluşturmaktadır. Bu yüzden gerekli yasal düzenlemelerle güncelleştirilmeli ve hatta halkın, görevini yerine getirmeyen yerel temsilcileri görev süresi dolmadan dahi görevine son verme hakkına sahip olması, gerekli görülen aşamalardan birisini oluşturmaktadır***8221;(Saran, 1996: 27). temsil***8221; aktörü olarak yer alması, siyasal katılımın önemli bir aşaması olup, halkı katılıma özendirmek açısından önem arz etmektedir. Katılım sadece temsil-cilerin seçimi için oy vermekten ibaret olmadığı bilinen bir gerçekliktir ki, seçilen yöneticilerin görev süresince yönetilenlerce denetlenmesi demokrasinin gerekleri arasındadır. ***8220;
Halk vetosu
Merkezin, tepeden inme bir karar alma sürecine engel olarak, bu sürece halkıda dahil etmesi yönünden önemli faaliyetlerden biri de halk vetosudur. Bu yöntemle halka, karar organlarının hazırlayıp kabul ettiği kanun ve kararları belli bir süre zarfında itiraz etme hakkı tanınmaktadır. Bu süre kararın kabul edilişi ile yürürlüğe girişi arasındaki zamanı kapsamaktadır. Bu süreç içerisinde veto edilen karar için referanduma gidilmesi istenmektedir. Halkın inisiyatifi doğrultusunda gidilen referandum sonucunda, çoğunluğun onayı ya da ret kararının yaptırımı olmakta ve kararların doğruluğu sonucuna etki etmektedir. Fakat bu sonucun elde edilmesi için itiraz süresine ve belli sayıda yurttaş başvurusunun oluşturulmasına dikkat edilmesi gerekmekte aksi durumda veto hakkı ortadan kalkmakta ve karar kesinlik kazanmaktadır. ***8220;Halk vetosunun uy-gulamada referanduma benzer yanları olmakla birlikte farklılıkları da bulun-maktadır. Referandumda kararlar tasarı halinde hazırlanmakta ve kesinlik kazanmak için halk kararına ihtiyaç duyulmaktadır. Fakat halk vetosunda karar kesinlik kazanmakla birlikte, tanınan süre hakkı dahilinde itiraz cevabı beklenmektedir***8221;(Özer, 2000: 133).
1.4.2. Yerel Siyasal Katılım
Halk girişimi
Yurttaş girişimleri 1968 kuşağıyla yaygınlaşmaya başlamış ve günümüze değin bütün dünyaya demokratik ve katılımcı halk hareketi olduğunu anlat-mıştır. Bu hareket Avrupa***8217;da temsili demokrasi krizinin aşılmasını beraberinde getirmiş ve yurttaşın devletin karşısında kendini anlatması açısından önemli işlevler yerine getirme imkânı sağlamıştır (Çukurçayır, 2005: 222). Fakat bu faaliyet belirli sürelere bağlı olmayan, halkın bünyesinde oluşan, doğal tepki ve faaliyetlerine zemin oluşturan; yönetsel kararlara karşı olumsuz iradeyi belirten ve düzeltmeye çalışan politik kararlar olarak adlandırılmaktadır. Bu tanım doğrultusunda halk girişimi ile ***8220;hemşerilerin örgütlü ya da örgütsüz olarak yerel düzeydeki karar veya programları konu alan taleplerini, hoşnutsuzluklarını veya görüşlerini belirtmek için bu tür girişimlerin özendirilmesi üzerinde durulmasının, bu planlar doğrultusunda çalışmaların gerekliliği ve önemi vurgulanmaktadır***8221; (TÜSİAD, 1995: 64).
***8220;Halk girişimi herhangi bir süreye ve şartlara bağlı olmamakla birlikte, girişim dahilinde bazı aşamalar dikkate alınır;
  • Öncelikle bir sorun belirlenir ve kamuoyunun gündemine taşınır.
  • Yerel meclislere, partilere ve yönetime mektuplar yazılır.
  • Seçimle örgütsel bir yapı oluşturulur; kamuoyu çalışması yapılır konunun uzmanlarıyla işbirliğine gidilir.
  • Olabilecek her türlü uzlaşma yolu aranır ve çözüme gidilecek alternatifler üzerinde tartışılır (Çukurçayır, 2005: 222).
Halk girişimi usulü, yönetilenler adına tanınan haklardan en etkili ve demokratik olanı olarak görülmektedir. Gerek yürürlükteki plan ve programlar dahilinde olsun gerekse geliştirilmeye çalışılan bütün faaliyetler dahilinde olsun belirlenen ortak amaç, yerel halkın yararının ön planda tutulması ve bu yönde yerine getirilen hizmetlerde yerel ihtiyaçların gereksinimlerine cevap verecek ölçüye kavuşturulması şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Halk toplantıları
Halk toplantıları; karar organlarına en uzak olan bireylerin mesafelerini minimum düzeye indirmesi ve oradaki etkileşimin en kolay şekilde sağlanması bakımından önemli bir katılma yöntemidir. Yerel birimler halka gerekli bilgiyi aktarmakta, halkı bilinçlendirmekte ve bunun sonucunda halkın gereksinimle-rini doğru kaynaklardan ve tam olarak öğrenip, uygulandığı sistemin bu şekilde yönlendirilmesini sağlamaktadır. Birimler bu toplantıları haftalık, aylık ve hatta yıllık olarak da düzenleme yetkisine sahiptirler. ***8220;Toplantıların sık aralıklarla düzenlenmesi katılımın etkinliği açısından büyük önem taşımaktadır. Fakat bu yöntemin zaman kaybı oluşturacağı yönündeki eleştiriler de söz konusu-dur***8221;(Şemi, 1996: 18).
Bu demokratik halk hareketinin, yerel halkı katılım konusunda eğittiği ve bilgi sahibi yaptığı da ortada bulunan bir gerçekliktir.
***8220;Türkiye***8217;de halk konseyi, kent kurultayı, kent halk meclisi, kent daya-nışma meclisi halk toplantıları gerçekleştirilmektedir***8221; (Çukurçayır, 2005: 225). Örneğin, ***8220;kent meclisi ve kent toplantısı bir kent ya da yerel topluluğun oy verme hakkına sahip tüm yurttaşlarının katılımı ile oluşan genellikle yılda bir toplanan, genel hukuki düzenlemelerin görüşülüp karara bağlandığı genel karar organıdır***8221;(Yıldırım, 1993).
Bu uygulamalarda halk, yönetimde aktif bir rol oynamakta ve demokratik katılım da doğrudan uygulanmaktadır. Halk katılımının toplantı faaliyetleriyle demokratik ve meşru bir zemine oturtulması için, mesleki ve sivil toplum kuruluşlarının katkısıyla yerel yönetimlerin başat rol üstlendiği halk konseyleri kurulması ve bu konseylerin karar alma mekanizmalarında aktifliğinin sağlan-ması gerekmektedir. Ayrıca ***8220;temsil konusunda dile getirilen eleştirilerin başın-da; yerel yönetim meclislerinin yerel seçkinlerden oluştuğu, temsil ettikleri kişilerden büyük ölçüde farklılaştığı, yerel yönetim meclislerinin çoğu kez halk isteminin gevşek bir yansımasını oluşturmaktan çok, yerel oligarşileri ve siyasal klikleri temsil edebileceği, geleneksel bir toplumsal yapının varlığı durumunda kişisel bağlılığa dayalı tercihlerin egemen olabileceği gibi değerlendirmeler yer almaktadır***8221;(Şemi, 1996: 8).
Bireysel başvuru (Halkla ilişkiler)
Yerel yönetimlere siyasal katılımın sağlanmasında canlı tutulmaya çalışılan halkla ilişkiler, yalnızca halka bilgi aktarma üzerine yapılan bir çalışma değil, halkla yönetim arasındaki iletişim temelli bir etkileşim sağlaması yönünde bir faaliyettir.
***8220;Yerel yönetimlerin halkla ilişkiler uygulamasına önem vermesi, bu yöne-timlerin sınırları içinde yaşayan insanlarda da bir ***8216;kentlilik bilinci***8217; oluştu-racaktır. Bilindiği gibi, demokratik sistemin tüm işleyiş mekanizmaları, nihai çözümlemede bireye ve bireyin üstünlüğüne dayanmaktadır***8221;(Çoşkun, 1999: 108). Yönetimin yerel düzeye indirgenmesi, bireyi temel olan eşitlikçi ve kurumsallaşmış bir sistemin oluşturulması ve geliştirilmesi açısından bireysel başvuru imkânının sağlanmasını gerektirmektedir. Günümüzde ilerlemesinin önüne geçilemeyen teknolojinin, iletişim alanında birçok yenilik imkânı yarat-tığı ve bu artan önemde yerel katılıma katkı sağladığı görülmektedir. Bireysel başvuru bu anlamda; yerel birimlerin gerçekleştirdiği hizmetlere ve bu hiz-metler için uyguladığı yöntemlere yönelik halkın şikâyetlerini yönlendirme imkânı sağladığı bir yöntemdir. Bilinen en eski şikâyet ve hak arama yöntemi olan dilekçe, anayasal bir hak olarak bilinmektedir. ***8220;İnternetin yaygınlık kazan-ması ile bireyin başvurusuna cevabın kısa tutulması ve bu uygulamayla ilgili yasal düzenlemelere gidilmesi bireysel başvurunun yaygınlık kazanmasını sağ-layacaktır. Yerel birimlere başvuruların bireysel bazda yapılması, yönetilen-lerden gelen hoşnutsuzlukları doğrudan yönetime ulaştırılması ve gözden kaçırılan olayların yeniden gündeme alınası gibi yararları bulunmaktadır***8221; (Çukurçayır, 2005: 227).
Hizmetler yerine getirilirken hitap ettiği kesimin beklentileri ve tatmin dü-zeyi, karar aşamasında bireylerin görüşünün alınmasını gerekli kılmaktadır. Halka sunulan hizmetin hedef kitlenin beklentilerine göre düzenlenmesi ve onay alınmasıyla anket de önemli katılım yöntemlerinden biri olarak sayılmaktadır. Yerel yönetimlerce yürütülen faaliyetlerin meşruluğunun sağlanması ve halktan alınan tepki ve görüşlere göre düzenlemeler getirilmesi anketin amaçlarını oluşturmaktadır. Kanun, tüzük, yönetmelik gibi yasal düzenlemelerle yürütülen idari sistemin, halka ne kadar uygunluk gösterdiği ve bu yönde görülen eksik-likler de anket yöntemiyle çözüme kavuşturulmaktadır.
2. AVRUPA***8217;DA YEREL YÖNETİMLER VE SİYASAL KATILMA
2.1. Gelişmiş Ülke Örneği
İsveç
Halkın katılımının sağlanmasında ve kamu hizmetlerinin yerel düzeyde gerçekleştirilmesinde belediye ve meclislerin rolü büyüktür. Bu bağlamda İsveç***8217;te halk katılımı ve il meclisleri önemli bir yer tutmaktadır. İsveç***8217;te Yerel yönetim faaliyetleri yasal düzenlemeler çerçevesinde gelişmektedir ve bu alanda açıklık, çoğulculuk ve demokratiklik ilkeleri göz önünde tutulmaktadır. Ana-yasada yerel birimlerin merkeze olan bağlılığı mümkün oldukça serbest bırakılmış olup, buna örnek olarak belediyelerin bağımsız vergilendirme gücüne sahip olmasıdır. Ayrıca belediye örgüt sisteminin oluşturulmasında ve yerel halkın belirlediği ihtiyaçlarının önem sırasına göre karşılanmasında serbestlik tanınmıştır. Belediye meclislerinin bir kısmının kadın üyelerden oluşması katılımda çoğulculuğun prensip alındığını göstermektedir. Yerel birimlerin meşruluğunun kaynağı halk olarak düşünülürse halkın faaliyetlerden haberdar olması gerekmektedir. Bu faaliyetlere gösterdiği olumlu veya olumsuz tepki halkın siyasal rolünün sadece seçim dönemlerinde seçmenlikten ibaret olma-dığının ispatı niteliğindedir. İsveç adına en güzel örneği; belediyelerin bağımsız vergilendirme yetkisine merkez tarafından konan vergi yükseltme engeline karşın, halkın gönüllü faaliyetlerini durdurma onayı vermektedir(Kurt, 2001: 27).
***8220;İsveç***8217;te belediye faaliyetleri 1766***8217;dan beri basın özgürlüğü kararna-mesinde belirtildiği gibi, açıklık ilkesine göre yönetilmektedir. Bu kararnameye bağlı olarak her İsveç vatandaşı, eksiksiz bilgilenmenin sağlanması ve fikir alış-verişinin gelişebilmesi için özgürce kamuya ait dokümanlara ulaşabilme hak-kına sahiptir***8221; (Gyford, 1998: 45). Yerel birimler bilgi dokümanlarını halkın incelemesine açık tutmakta ve yerel hizmetler hakkında halkı aydınlatma amaçlı özel danışma merkezi, kent büroları bulunmaktadır. ***8220;Kent büroları il meclisleri ve belediyelerce idare edilmesi yönüyle her ne kadar yerlilik taşısa da bu yetkiyi merkez ile ortak kullanmaktadır. Bu hizmetlerin kentlilere, hizmetleri kendi istekleri doğrultusunda cevaplandırılması yanında küçük çapta sorunları çözerek merkezin yükünü hafifletme açısından da yarar sağladığı görülmektedir***8221;(İçişleri Bakanlığı, 1998: 55).
İsveç, yerel yönetim uygulamalarında halkın tepkilerine duyarlı bir hizmet anlayışı çerçevesinde açık iletişim kampanyaları düzenlemektedir. Bu kapman-yalar; anket şeklinde kamuoyu yoklamalarıyla halkın katılımının gönüllülük durumunu ortaya çıkarmakta, halkın tercihlerinin ve tercih özgürlüğünün önünü açmaktadır(Gyford, 1998: 52).
Halk toplantıları aralıklarının uzun olması ve az sayıda yapılmasına karşın merkez tarafından verilen istenmeyen kararlara karşı tepkilerin gecikmediği görülmektedir.
Belediyelerce kullanılan sistem sayesinde, halk kendini yönetimin bir parçası saymış ve güvenini politikacılardan yana değil yerel yönetimlerden yana kullanmıştır. Meclis toplantılarında gündemle ilgili konular söz konusu oldu-ğunda halkın büyük oranda katılımının sağlandığı görülmektedir. Seçim dönem-lerinin dışında seçmenlerin karar mekanizmalarına katılımı; dilekçe, halk top-lantılarına katılım, kararların öncesinde kurumun danışma birimleriyle iletişim şeklinde gerçekleşmektedir (Kurt, 2001: 25).
İsveçlilerin kamuoyu yoklamalarının ve bu yolla oluşturulan şikâyet mekanizmalarıyla, hizmetlerden ve kaliteden memnun oldukları görülmektedir. Fakat bu olumlu tepkinin yanı sıra şikâyetlerin artması da çelişkili bir yapı ortaya koymaktadır. ***8220;İsveç***8217;te kamu gücünün kaynağını halktan aldığı; yöne-timin hür kamuoyu ve genel seçim hakkı ile oluştuğu***8221;(Kurt, 2001: 27) göz önünde bulundurulursa bu şikâyetlerin nedeninin olumsuz bir tepki değil, demokrasi temeline oturtulmuş bir yönetim sistemi çerçevesinde tercihlerin rasyonel yapılması; açık ve şeffaf bir yönetimle halkın bilgi seviyesinin artması olduğu görülebilir.

Fransa
Fransa***8217;da yerel yönetim yapısı bölgesel yerel idareler, il yerel yönetimleri ve komünler olmak üzere üç bölümden oluşmaktadır. Burada yerel yönetim birimleri, yasayla düzenlenen ve yönetim organlarını kendilerinin seçerek oluşturduğu özerk nitelikteki kuruluşlardır.1970***8217;lere kadar benimsenen merke-ziyetçi yapı 1970***8217;lerden sonra terkedilmiş ve yerel yönetimlerin güçlendirilmesi amaçlanmıştır. Fransa***8217;da yerel yönetimlerin seçilerek oluşturulan birimlerine daha fazla yetki tanınması, bu birimlerin aldığı kararlar için ön denetim uygulamasının kaldırılması, yerel birimlerinin çalışmalarının yasalara uygunluk denetiminin sonradan* yapılması, yerel yönetimlerin merkeziyetçilikten uzak-laştırılması adına yapılan bazı çalışmaları oluşturmaktadır. Bu merkeziyetçi yapı göz önünde bulundurulduğunda halkın karar alma mekanizmalarına doğrudan katılımı mümkün görünmemektedir. Bu süreçte, halk, seçerek oluşturduğu birimlere, dolaylı yollar vasıtasıyla yönetime katılmaktadır.
***8220;Fransa***8217;da temsil sisteminin önemli bir özelliği de görevlerin birleşe-bilmesi uygulamasıdır. Merkezi yönetimin yerel yönetimler üzerindeki deneti-mini zayıflatabileceği gibi, merkezle yerel yönetim arasında eşgüdüm sağlama açısından işlevsel olabileceği de ileri sürülen bu uygulamanın en yaygın örneği, milletvekilliği ve belediye meclisi üyeliğinin aynı kişide birleşebilmesidir***8221; (Ünlü, 1993:30). Bu şekilde üst kademe bir görevin, halka yakın bir görevle birleşmesi, merkezi yönetimin yerel halkla daha yakın olmasını sağlamaktadır.
Fransa***8217;da yerel yönetimler, demokrasi ilkesinin gerçekleştirilmesi adına halk temelli çalışmakta ve aşağıdan yukarıya bir yapılanma özelliği taşımak-tadır. Bu yönde yerel yönetimler vatandaşların istek ve görüşlerini daha yakından anlayabilmek için oluşturduğu danışma niteliğindeki kurulları, kanu-nen toplama gücünü elinde bulundurmakta ve herhangi bir durumda referan-duma gidebilmektedir. Bu kuruluşlar üzerinde denetim yetkisi ancak yargının elindedir.
***8220;6 Şubat 1992 tarihli bir yasa, yurttaşlara, yerel yönetimlere geniş ölçüde katılma hakkı tanımaktadır. Katılım, gönüllü kuruluşların temsilcileriyle seçilmiş kimseleri bir araya getiren ***8216;danışma kurulları***8217; yoluyla gerçekleştiri-lmektedir. Ayrıca ***8216;halkoylaması***8217; yoluyla belediye etkinlikleriyle ilgili her karar hakkında vatandaşlara danışma yolu da açılmıştır***8221; (Akçakaya, 2003:173). Hi-yerarşik ve merkezi özellikte yerel yönetimlere sahip olan Fransa; yerel yönetim yapısını esnek ve halk temelli bir yapıya kavuşturmayı ana hedef olarak belir-lemiştir.
2.2. Gelişmekte Olan Ülke Örneği
Portekiz
Portekiz anayasasında yönetim sistemi ve karar alma süreçlerinde yerelyerel birimlerle ilgili kurumların seçimi için kullanılan yasalara göre yapılır (Gyford, 1998: 85). birimler temel alınarak yerelleşme çalışmaları gerçekleştirilmektedir. Bu konu-da uygulamalar mahalli idarelerle ilgili konularda ve önem arz eden kararlarda, halka danışma hakkının 1990***8217;da kabul edilen bir kanunla kullanıldığını ortaya koymaktadır. Danışma referandumunun gerçekleşmesi için Anayasa Mahkeme-sine bir istekte bulunulması ve Anayasa Mahkemesi***8217;nin incelemesinden geçiri-lerek anayasaya uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Bu konuda uygulanan mahalli referandumlar,
Vatandaşların katılım sürecinde karar almaları, yerel birimleri halkın istek-leri doğrultusunda çalışmalarına yönlendirmektedir. Yerel katılım, halkın ve halkın oluşturduğu yerel kuruluşların halkı ilgilendiren konularda karar meka-nizmasını etkileyerek kendi çıkarlarını koruma garantisi vermektedir. Yasal düzenlemeler, sadece yerel yönetim birimlerine seçme imkânı değil; adalet, açıklık ve bilgiye kolay ulaşım prensipleriyle siyasal yönetime doğrudan ve aktif olarak dahil olma imkânı vermektedir.
Yerel yönetimlere halkın katılımı için birçok yöntem benimsenmiştir. Yerel yönetim karar organlarının düzenlediği toplantılar halkın katılımına açık yapılmaktadır. Fakat bu konuda yürütme alanının, halkın yönelttiği sorunlara cevap verme konusunda bir eksiklik belirtilmekte ve bu konuda çalışmalar yürütülmektedir. Karar organlarıyla olan bu iletişimde bir sorun yaşanmamakta hatta belirli çoğunlukta seçmenlerin karar organlarını çalışma planı dışında ola-ğanüstü toplantıya çağırma imkânı bulunmaktadır (İçişleri Bakanlığı, 1998: 110).
Halkın toplantı çalışmalarından haberdar olması amacıyla tutanaklar ve mevzuatta belirlenen konular dışında, halka kayıtlara ulaşma imkânı tanın-maktadır. Kararların yürürlüğe konmalarından önce halkın haberdar olacağı şekilde ilan edilmesi ve bültende yayınlanması zorunlu kılınmıştır.
Yerel teşkilat oluşturabilen vatandaşların; köyler düzeyinde halktan gelen dilekçeleri düzenleme, toplantılara dahil olma ve kendi alanlarıyla ilgili görevle-ri yerine getirme yetkileri bulunmaktadır. Ayrıca köy meclisi seçimlerinde vatandaşlara aday olma hakkı tanınmıştır. Bir meclise sahip olamayacak şekilde küçüklükte olan köylerde, bu topluluk seçmenlerin tamamının oluşturduğu bir dernek halinde siyasal yönetime katılmaktadır. Portekiz vatandaşlarının bireysel olarak veyahut topluluk halinde dilekçe verme ve protestolarla memnuniyet-sizliklerini şikâyet etme hakkı bulunmaktadır (Kurt, 2001: 19).
Demokratik ve çağdaş bir devlette alınacak kararlarda, seçmenlerin oluşturduğu temsilcilerle yönetime katılım zorunlu bir hal oluşturduğundan, siyasi kararlarda halk yerel yönetim düzeyinde daha fazla doğrudan etki sahibi olmaktadır.
Kırgızistan
1991 yılında bağımsızlık kazanan Kırgızistan, kamu yönetiminde birçok idari reformlar gerçekleştirmeye çalışmaktadır. Politik sürece halkın katılımının sınırlı olması, yerel yönetimlerin sadece dekoratif özelliğe sahip olması, yerelyönetimlere idari kademelerde yer tanınmaması Kırgızistan***8217;ın başlıca eksiklik-lerini oluşturmaktadır.
Kırgızistan, bağımsız bir yapıya kavuşmasının ardından ilk anayasasında merkezi ve yerel yönetimler arasında bir ayrıma yer vermiştir. Ayrıca 2002 yılında kabul edilen ***8216;Yerel yönetimler ve yerel kamu idareleri***8217; yasası yerelyerel meclisler eliyle de kendi isteklerini yerine getirmeleri, demokrasi, açıklık, hesap verme ve karar alma sürecinde kollektif ve özgür tartışma (Sakınç, 2005:205) gibi konulara yer vermektedir. yönetimler için halkın, vatandaş toplantıları ve kongreleri yoluyla olduğu kadar,
Kırgızistan***8217;da katı bir başkanlık sistemi yürütülmektedir. Merkezde devlet başkanı ve yanında üç yönetim kademesi bulunmaktadır. Bunlar, bölgede merkezi yönetimi temsil eden oblast, yine merkezi yönetimin uygulamaya koyduğu ekonomik ve sosyal önlemleri yerine getiren rayon ve kırsal yönetimin en üst organı olan köy yönetimidir. Merkezin bölge ve iller üzerinde sıkı bir denetimi bulunmaktadır. İl meclisleri, şehirlerde karar alma organıdır ve yürütme organı olan belediye başkanı doğrudan halk tarafından seçilmektedir. ***8216;Oblast, rayon ve köy yönetimleri arasındaki ilişkiler hiyerarşiktir. Yöneticilerin atamayla gelmesi bürokratik merkeziyetçiliğin varlığını göstermektedir. Bu nedenle yerel yöneticilerin halka karşı sorumlulukları zayıftır (Sakınç, 2005: 207).
Kırgızistan***8217;daki merkezi yerel yönetimlerinin yetkilerinin tanımlanma-sındaki eksiklik yetki karmaşasını ortaya çıkarmaktadır. Yerel yönetimlerin hiyerarşiye dayanmasıyla ortaya çıkan halka karşı duyarsızlık giderilmeye çalışılan bir sorundur. Yönetim mekanizmasında açıklık ilkesinin benimsenmesi gerekmekte ve bu şekilde halkın devlet hakkındaki olumsuz görüşleri ortadan kaldırılması hedeflenmektedir.
Kırgızistan***8217;da bireylerin siyasi kararlara aktif katılımı, devlet yönetiminde açıklık ve halkın yöneticiler üzerinde denetim hakkının bulunması demokratik ve vatandaş temelli bir yerinden yönetimin vazgeçilmez unsurlarını oluştur-maktadır.
3. TÜRKİYE***8217;DE YEREL YÖNETİMLER VE SİYASAL KATILMA
3.1. Mevcut Durum
Yerel yönetimlerin tarihsel gelişimi tabandan yukarıya doğru bir yol izlemekte ve demokratik geleneğe bağlı olarak halkın iradesinin yönetime yansıması şeklinde imkân bulmaktadır. İnsanlarda yönetim hakkında bilgilenip siyasal kültürün artması ve ihtiyaçlara yerel düzeyde cevap aranması yerelYerel yönetimler Avrupa***8217;da feodalizmin terk edilişiyle ortaya çıkmış ve insanlarda özgürlükçü, demokratik ve çoğulcu bir yönetim istemiyle güç ve yaygınlık kazanmıştır. ***8220;Fakat ülkemizde yerel yönetimler adına olması gereken bu yol izlenememektedir. Çünkü ülkemizde yerel yönetimler; ortaya çıktığı tarihte demokratik yönetim-lerin sahip olduğu özellikleri taşımamakta aksine merkeze bağımlı ve aldığı emirler doğrultusunda hizmet gerçekleştiren birimler olarak tanımlanmaktadır***8221; (Özer, 2000: 141). yönetim sisteminde mümkün olabilmektedir.
Yönetim mekanizması içinde yerel yönetimlerin hukuki nitelik kazanması, bir yandan yerel birimlere bazı haklar tanıma ve merkezin bürokratik ağırlığın-dan kurtulması anlamında karşılıklı yarar sağlama yoluyla gerçekleşmiştir.
Ülkelerin kendi imkânları çerçevesinde uygulamaya koyduğu idari sistem-leri birbirinden farklı olsa da, hemen hemen hepsi, aynı gereksinimler çerçeve-sinde ortak bir yaşam oluşturan yerel halkın ortak ihtiyaçlarını karşılamak için oluşturulmuştur. Her demokratik ülke, sosyal ve mali konularda imkân verdiği ölçüde ideal yönetime sahip olma adına çalışmaktadır. Sivil örgütlerin görevi halkın nabzını her zaman yönetime birinci kaynaktan iletmektir. Ülkemizde halkın katılım imkânı bulduğu yerelyönetimlere sivil örgütler olarak bakıla-mamaktadır. Çünkü bu birimler halka dayanmamakta; merkezin tepeden inme bir model yapısını taşımaktadır. Bu bağlamda birinci siyasal aktörü temsil eden vatandaşların, hak ve hürriyetlerinden sınırsızca faydalanabilmesi için, yerel yönetim birimlerinde sivil örgütlerin oluşmasına imkân verilmektedir. Bu konuda birçok kesim; ***8220;sivil toplumun yasa ile oluşturulamayacağı, Türkiye***8217;nin özgül biçimlenmesinde bu yöntemin kullanıldığı fakat bu şekilde bir sivil toplum değil ancak bir bürokratik toplum oluşturulacağı ve sivil toplumun Türkiye***8217;de ancak kısmen hayat bulduğu***8221;(Mete, 1996:2) yönünde görüş bildirilmektedir.
Fakat bu sorunun tamamen merkezi uygulamalardan kaynaklandığını söylemek yanlış bir çözüm yöntemidir. Mutlaka yerel yönetimlerin demokra-tikleşmesi sürecinde merkezi yönetimin plan ve programlarının büyük etkisi bulunmaktadır. Fakat burada asıl sorun yerel yönetimlerimizin ***8220;Batı Avrupa Topluluklarında feodal bir yapıyı terk ederek kapitalizme geçiş aşaması döne-miyle özgürlükçü ve çoğulcu bir yapıya kavuşması***8221;(Yatkın ve Kaya, 2003:7) sürecini yaşamamaları ve Avrupa***8217;dan kendi süzgecinden geçirilmeden alınma-sıdır. İlk zamanlarda halkın hak ve özgürlükler konusundaki bilgisizliği ve tepeden inme bir demokrasiyle karşı karşıya kalışı birçok sorunu beraberinde getirmiş ve bunun sorumluluğu bürokrasiye yüklenmiştir. Fakat son zamanlarda bireyler ve siyasal yönetim de konumundan haberdar olmakta ve haklarının önemini kavramaktadır. Ülkemizde de bu bilinç yerleşmekte ve halk siyasal katılım sağlayarak demokratik bir yönetimin güvencesini ortaya koymaktadır.
Sivil toplum örgütlerindeki artış; demokratik olarak siyasal toplum katılı-mının sağlanmasına ve halkın yerel katılım mekanizmalarına dahil olmasına imkân sağlamıştır. Sivil hareketlerin gelişmesi ve siyasal katılımın sağlanması, idari programların ve sorunların sahiplenilmesi sonucu ilgili birimlerle birlikte çözüm bulunması imkânı tanınmaktadır. Yukarıdan aşağıya doğru bir yapılan-manın önüne geçen, aynı zamanda halka paralel bir konum oluşturan sivil hareket ve katılımların halkın beklentilerine ne ölçüde cevap verdiği önemlidir. Öyle ki ülkemizde Gaziantep, Bingöl ve Kahramanmaraş illerinde vakıf, sendi-ka, oda ve dernekler üzerinde yapılan bir araştırma sonucunda cevaplar; ***8220;Sivil toplum kuruluşlarının 68***8217;i (%29,7) yerel olarak adlandırmaktadır***8221; (Şerif, 2001:62). seçimlerde oy kullanmayı, 56***8217;sı (%24,5) resmi talep olmadan da sorunlara ilişkin faaliyetlerde bulunmayı; 37***8217;i (%16,2) genel seçimlerde oy kullanmayı ve 21***8217;i (%9,2) istenmeyen karar ve uygulamalara karşı kamuoyu oluşturmayı katılım
1960 askeri müdahalesine kadar yerel yönetimler merkezi idarenin taşra örgütü olarak görülmektedir. Düzenlenen 1982 anayasası ile yerel birimlerin kaynak bakımından yetersizliği göze çarpmış ve görevleriyle orantılı olarak kaynak sağlanması yolu tercih edilmiştir. Fakat bu döneme kadar yerelyerel birimlerin politikadan arındırılması ve merkezi otoritenin tercihi konusunda yerel meclislerin dağıtılması halkın yerel birimlere olan güvenini sarsmış ve katılımdan uzak tutulmuştur. Askeri dar-belerin, yönetimde etkili olduğu ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de darbeler, demokrasi ve katılımın kesintiye uğramasına ve halkın yerel yönetimlerden soğumasına neden olmuştur. yöne-timlerin gerekli plana sahip olmadan yaptığı uygulama beraberinde birçok hatayı getirmiştir. 1960***8217;lardan sonra benimsenen belediyecilik anlayışı, 1980 askeri müdahalesine kadar devam etmiş ve halk müdahalenin getirdiği sınır-lamalardan nasibini almıştır. Tüm
3.2. Çözüm Önerileri
Avrupa***8217;da yerel yönetimlerin feodalizmden kapitalizme geçiş sürecinde tabandan gelen bir halk hareketiyle oluşması ve ülkemizde böyle bir süreç yaşanmaması, bu demokratik kurumların yapımızda yeri olmadığı şeklinde değerlendirilmektedir.
Yerel yönetimlere ithal gözüyle bakılması katılıma en büyük engel teşkil etmekte ve merkezi bürokratik yapının etkinliğiyle demokrasinin gerçekleştiril-mesinde sorun oluşturmaktadır. Yerel birimlerde bu göz önünde bulundurulmalı ve bu konuda eleştiriler bir kenara bırakılarak kurumlara toplumun her kesimi-nin sahip çıkması gerekmektedir.
Ülkemizde yerel yönetimlerin halkın oluşturduğu birimlerinde, liyakat ilkesinin uygulamaya konması gerekmektedir. Siyasal katılımın hayata gerçek-ten geçirilmesi için, halk meclislerinde daha çok yetenekli ve bilgili insanların bulunması gerekmektedir. Çünkü ***8220;Kentte toplumun bütün birikimini yerel yönetimlere yansıtacak ve yasal olarak yerel yönetimlere fiilen katılmayan bir-çok eğitimli, bilgili, yetenekli ve seviyeli kamu görevlileri de yönetime katkı yapabilecektir. Kamu görevlileri seçilebildikleri taktirde hem meclis üyeliğini hem de kamu görevini bir arada yürütebilecektir. Bu yönde kamu görevlilerinin meclis üyesi olmalarını sağlayacak düzenlemeler gerçekleştirilmelidir***8221;(Yatkın ve Düşükcan, 2002:8).
Halkın siyasal katılımının en üst düzeyde gerçekleştirilmesi, siyasal kültürle biçimlendirilmesi, yönetimde aktif olarak söz sahibi olması ancak yerelyerel meclislerde görev yapmayı vatandaşlık görevinden çok, daha üst kademedeki meclislere seçilmek için bir basamak olarak görmektedir. Türkiye***8217;de insanların yerel yönetimler için mümkün olabilmektedir. Çünkü halk, hizmetlere katılmaktansa merkezi hükümet kararlarında etkili olma ve katılma konusunda daha istekli oldukları görülmektedir.
Katılımın gerçek anlamda yerine getirilmesi için yerel yönetimlerin nüfu-sunun küçük olması gerekmektedir. Yönetimde demokratik anlayışı, ancak, merkez yetkilerinin yerel halka en yakın düzeyde kullanılmasıyla gerçekleş-tirilebilir. Halkın yönetime katılımı mahalle düzeyinden başlanılarak, ilçe meclislerinden daha üst kademelere doğru devam etmelidir. Bu ilçe meclisleri, mahallelerin sayısı esas alınarak oluşturulmalıdır. ***8220;Ülkemizde, aynı yerleşim birimlerinde belediye ile il özel yönetimi ayrılığına son verilmelidir. Birleşik yerel yönetim modeli, hem katılım yönünden yarar sağlayabilir, hem de ikili yapının doğurduğu savurganlığa son verebilir. Bu modelde, en geniş yetkilerin, seçimle iş başına gelen başkana ve meclise verilmesi esas olmalıdır. Birleşik kent yönetimi sisteminde, güçlü başkan zayıf meclis modeli terk edilmeli, meclisin temsili niteliği güçlendirilmelidir***8221;(Yıldız, 1996:14***8211;15).
SONUÇ
Bütün ülkelerin dünya genelinde önemli bir konum elde etmek için hedef-lediği ekonomik ve mali kalkınma programlarının temelinde, demokratik ve öz-gürlükçü bir toplum yapısı yer almaktadır. Demokratik bir düzenin oluştu-rulmasının yolu da birey temelli bir yönetimden geçmektedir. Yerel yönetim-lerin varlık sebebinin ve meşruluğunun kaynağının halk olduğu düşünülürse; referandum, halk toplantıları, gönüllü halk girişimleri gibi oluşumlar önem kazanmaktadır.
Fakat çoğunluğun iradesinin her alanda meşru olduğu görüşü elbette üzerinde durulması gereken bir konudur. Bu konuda halkın bilinçlendirilmesi, halkın bir demokrasi eğitiminden geçirilmesi gerekmektedir. Bu yolda karşı-laşılan sorunlar gerekçe gösterilip merkeze karşı çevrenin gücünün küçüm-senmesi elbette yanlış bir yoldur. Bütün güç ve otoritenin merkezde toplanması, çevrenini zayıflamasına hatta kopmasına yol açarken, çevrenin güç kazanması, aksine merkeze daha çok yetki ve güç devretmektedir.
Halkın siyasal hayatta aktif bir rol alması, ancak, tabandan yukarıya doğru bir örgüt sistemi kurmakla mümkün görünmektedir. Bu sistemin olmazsa olmazı elbette halkın oluşturduğu sivil örgütlerdir. Sivil örgütlerin oluşması için özendirme politikaları oluşturulmalı ve bu örgütlere yönetimde kurumsal bir hayat kazandırılmalıdır.
Ülkemizde yerel yönetimler, Avrupa***8217;dan ithal kurumlar olarak benimsen-diği ve herhangi bir kültür süzgecinden geçirilmeden kabul edildiği yönünde yapılan eleştiriler, yerel yönetimlerin gelişmesinin önündeki en büyük engeli oluşturmaktadır. Her şeyden önce yerel halka yakın bir konumda bulunmaları, halkın tercih ve isteklerini doğrudan yansıtmaları ve halkı örgütleme konusunda güçlü araçlara sahip olmaları yönünden, yerelYerel yönetimlerin bu özellik-lerinin göz önünde bulundurulması ve bu konuda yapılan eleştirilere de, demok-ratik yönden gelişmeleri için katkı sağlayıcı bir araç olarak bakılması gerek-mektedir. yönetimler kaynağı ne olursa olsun önemli bir konuma sahip bulunmaktadır.
Halk için demokrasi okulu olarak görülen yerel yönetimler, merkezin tanıdığı özgürlük sınırları içerisinde görevini yerine getirmektedirler. Hâlbuki yerel yönetimler, merkezin tanıdığı bu yetkileri en özgürlükçü ve yaratıcı sınır-lar çerçevesinde kullandığı müddetçe demokrasi gerçekleşmiş demektir. Bu açıdan bakıldığında siyasal katılım, yasal düzenlemelerde görüldüğü gibi sadece seçim dönemlerinde oy kullanmak veya yeni yasalarla belirlenen referandum süreçlerine katılım anlamına gelmemektedir. Halkın iradesine ters düşen merkezi kararlara itiraz etme ve görev süresi dolmadan herhangi bir yerel biri-min görevine son verme gibi katılım yollarının önünün açılması gerekmektedir.
Bütün bu süreçler göz önünde bulundurulursa, yerel yönetimlerin gelişme-sinde bir ivme kazanması, ancak tepeden inme kural ve formalitelerden uzakla-şılarak bu faaliyetlerin yerelleşmesinin sağlanmasıyla mümkün görünmektedir. Bu yönde alınan kararlar ve hazırlanan programlar kâğıt üzerinde kalmamalı ve bir an önce uygulamaya konulmalıdır. Halkın merkezi yönetimle iletişiminde bir köprü rolü üstlenen yerel yönetimlerin gelişmesinin sağlanması yolunda; katılım odaklı bir demokrasiye geçilmesi, yerel birimlere etkin ve güçlü bir özellik kazandırılması, katılıma yeni araçlar eklenmesi ve bu programların halk odaklı gerçekleştirilmesi suretiyle mümkündür.

Makale Yazarı
Yrd. Doç. Dr. Rafet ÇEVİKBAŞ
Kırıkkale Üniversitesi İktisadi İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi


Eklenmiş Resim
Dosya tipi: jpg turkiye1.jpg (53,5 KB (Kilobyte), 43x kez indirilmiştir)
Eklenmiş Dosya
Dosya tipi: doc rafetcevikbas461.doc (188,0 KB (Kilobyte), 108x kez indirilmiştir)
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları

Konu oguzgolcik tarafından (11.06.09 saat 15:09 ) değiştirilmiştir..
Alıntı ile Cevapla
  #2  
Alt 11.06.09, 15:43
acemkızı - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Atılgan
 
Üyelik tarihi: Jun 2009
İletiler: 468
acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!acemkızı çok güzel bir geleceğe sahip olacak.Bu şimdiden belli oluyor!
Standart Cevap: yerel yönetimlerde siyasal katılım.

Al***305;nt***305;:
Ülkemizde yerel yönetimlerin halkın oluşturduğu birimlerinde, liyakat ilkesinin uygulamaya konması gerekmektedir. Siyasal katılımın hayata gerçekten geçirilmesi için, halk meclislerinde daha çok yetenekli ve bilgili insanların bulunması gerekmektedir. Çünkü ***8220;Kentte toplumun bütün birikimini yerel yönetimlere yansıtacak ve yasal olarak yerel yönetimlere fiilen katılmayan birçok eğitimli, bilgili, yetenekli ve seviyeli kamu görevlileri de yönetime katkı yapabilecektir. Kamu görevlileri seçilebildikleri taktirde hem meclis üyeliğini hem de kamu görevini bir arada yürütebilecektir. Bu yönde kamu görevlilerinin meclis üyesi olmalarını sağlayacak düzenlemeler gerçekleştirilmelidir***8221;
Aslında seçim sürelerinide sınırlamak gerek. Yani iki kez adaylığını koyan kimse bir kaç dönem bekledikten sonra tekrar aday olabilmeli.
Yoksa bir kez Meclis üyeliğine kapağı atanlar kolay kolay o koltuktan kalkmak istemiyorlar.
Bu uygulama çoğu meslek odasında yapılıyor.Demokratik yönetimde tıkanıklık yaşanması önlenmiş oluyor ve hizmet etme heyecanı daha dinamik tutulmuş oluyor.
Alıntı ile Cevapla
  #3  
Alt 11.06.09, 21:43
oguzgolcik - ait kullanıcı resmi (Avatar)
Bilimsel
 
Üyelik tarihi: Jan 2008
Nereden: istanbul
İletiler: 2.559
Blog Başlıkları: 5
oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!oguzgolcik öyle bir şöhrete sahip ki kendinden önce namı yürüyor!
Standart Cevap: Yerel Yönetimlerde Siyasal Katılım

merhaba.

hiyerarşik bir düzen içerisinde yerel idareler kendi yapılanmalarını destekleyici kamudan birimlerede önem vermelidirler.
sivil toplum örgütleri yerel yönetimler için içlerinden tecrübeli inisiyatif sahibi bilgi aktarımlarına ihtiyaç duyduklarında sizinde belirttiğiniz gibi taze potansiyel bilgiye yer açılabilecek uygulamaları devreye sokmak zorundalar.
ticari müesseselerin ve odalarının gelişimlerine katkıda bulunabilecek insan gücüne erişim sistemlerini yerel tönetimlerde kullanabilmeli.
kamuda çalışan bilgiye ulaşmış insanlarında görev yapabilmelerinin tabiki önü açılmalı.
bu yazı birazda milli eğitimin yerel yönetimlere devri ile ilgili çalışmalara ışık tutabilsin ön bilgilendirmeye imkan verdiği için yapıştırdım.
konuyu ileride tartışabilmek için bu sistemlerin işleyişleri hakkında hafızamızı tazeleyelim istedim.

saygılarımla.

oğuz gölçik yazar...
__________________
Oğuz Gölcik Yazıları
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
katılım, siyasal, yerel, yönetimlerde

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 11:57 .