Nüve Forum

Nüve Forum > kütüphane > Kültür > Edebiyat > Kitap Özetleri > dede korkut kitabı-indir

Kitap Özetleri hakkinda dede korkut kitabı-indir ile ilgili bilgiler


DEDE KORKUT Kitabı'nı indirmek için tıklayınız... http://www.gizlitarih.com/ebook/DedeKorkut.pdf * (.pdf, 0,7 MB "TÜRK edebiyatı tarihinin en büyük alimi Prof.Fuat Köprülü'nün, derslerinde söylediği bir söz vardır: Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne,

Cevapla

 

LinkBack Seçenekler Stil
  #1  
Alt 14.04.07, 19:00
nuvekolik
Ziyaretçi
 
İletiler: n/a
Standart dede korkut kitabı-indir

DEDE KORKUT Kitabı'nı indirmek için
tıklayınız... http://www.gizlitarih.com/ebook/DedeKorkut.pdf
* (.pdf, 0,7 MB

"TÜRK edebiyatı tarihinin en büyük alimi Prof.Fuat Köprülü'nün, derslerinde
söylediği bir söz vardır: Bütün Türk edebiyatını terazinin bir gözüne, Dede
Korkut'u öbür gözüne koysanız, yine Dede Korkut ağır basar."

*Prof.Dr. Muharrem ERGiN'in günümüz türkçesiyle düzenlediği bu büyük eser
için yazdığı önsözden...

*"Dede Korkut Kitabının değerini ifade etmek için bundan daha güzel bir söz
bulmak mümkün değildir. Gerçekten Dede Korkut Kitabı Türk edebiyatının en
büyük abidelerinin Türk dilinin en güzel eserlerinin başında gelir.

Dede Korkut Kitabının bu yüksek değeri onun mahiyetinin tabii bir
neticesidir. Dede Korkut bir millî destandır. Milli destanlar, taşıdıkları
vasıflar dolayısıyla, bağlı oldukları dil ve edebiyat sahaları içinde daima
müstesna bir yer işgal ederler.

Millî destanın ilk vasfı müellifinin millet olmasıdır. Destan, bir ferdin,
bir sanatkarın değil, bir milletin müşterek dehasının mahsulüdür. Yaratıcısı
müşterek deha olduğu gibi, değerlendirilmesi de müşterek sosyal zevkin
süzgecinden geçmiştir. Dede Korkut da bu şekilde Türk Milletinin müşterek
dehasının ve zevkinin eseridir.

Milli destanın ikinci vasfı muhtevasının millet hayatı olmasıdır. Bu
bakımdan destan millî kültür değerlerinin bir hazinesi, millî ve sosyal
hayatın renkli ve teferruatlı bir tablosu demektir. Dede Korkut da bu
şekilde Türklüğün millî hayatım aksettirmekte, Türk kültürünün
zenginliklerini, renkli Türk folklorunun sayısız değerlerini, Türk
Milletinin yüksek insanî vasıflarını, duygularını, faziletlerini ve
meziyetlerini dile getirmektedir.

Millî destanın üçüncü vasfı büyük bir kahramanlık menkıbesi olmasıdır. Onda
kahramanlık ruhu en yüksek insani vasıf olarak işlenir. Dede Korkutta da
tabiî bu şekilde büyük bir kahramanlık hikayesi ile karşı karşıya kalır,
Türklerin alp insan tipinin davranışlarının en yükseğini görürüz. Aynı
manaya «alıp muteber kelimelerdir, «eren bürünmemiştir.

Milli destanın dördüncü vasfı fevkalade yüksek bir coşkunluk ifadesi
taşımasıdır. Dede Korkutta da böyle coşkun bir hava, son derece yüksek
perdeden bir söyleyiş, insanı sürükleyip götürür.

Millî destanın beşinci vasfı eserde tabiat unsurunun ön planda olması. büyük
bir yer işgal etmesidir. Bu tabiat durgun ve sakin değil, tıpkı kahramanları
gibi canlı, yaşayan, aktif; hayata, vakalara, hikayeye adeta iştirak eden
bir tabiattır. Dede Korkuttaki tabiat o kadar canlı ve coşkundur ki mesela
suyun en makbulü olarak «kanlı su sürükleyip boğan taşkın su büyük bir şevkle anlatılır.

Millî destanın altıncı vasfı bu zengin tabiat unsurunun yanında ve onun bir
tamamlayıcısı olarak hayvanların yine büyük bir yer işgal etmesidir. Dede
Korkutta da eski Türklerin atlı bozkır medeniyetinin temel unsuru olan
hayvan, büyük ve müstesna bir yer tutar; insanın hayatına karışır, öyle ki
kahramanların ağlaması, bağırması gibi bir çok hareketleri hayvanlara
benzetilerek, bir meziyet gibi, aynı kelimelerde birleştirilir.

Millî destanın yedinci vasfı, içinde hızlı bir hayat tarzının hüküm
sürmesidir. Dede Korkutta da baş döndürücü bir hareket içinde vakalar akıp
giderler. Zaman zaman bir tek cümle ile, bir ata sözü ile beş yıl, on yıl,
on beş yıl atlandığını, zamanın üzerinden büyük bir kolaylıkla geçildiğini
görürsünüz.

Millî destanın sekizinci vasfı tarihle ilgili bulunmasıdır. Şüphesiz destan
tarih değildir. Fakat tarihe büsbütün kayıtsız da değildir. Destan tarihten
doğar. Öyle ki destan tarihî hadiselerin millet hayatında bıraktığı
intihaların şiirleşmiş, sanat eseri haline gelmişşeklidir denilebilir. Dede
Korkutta da Türk tarihinin derinliklerinde yatan bir çok vakalar
silsilesinin derin izleri görülür. Bu izler eski Türk tarihinin bir çok
destanlaşmış unsurları ile Oğuz Türklerinin önce Orta Asya'daki ilk
yurtlarında, sonra batıda, Doğu Anadolu ve Azerbaycan sahasında yaşadıkları
tarihin geniş akisleri şeklinde karşımıza çıkar.

Millî destanın dokuzuncu vasfı bir coğrafyaya sahip olmasıdır. Dede Korkutta
da tarihe dayanma vasfının tabii bir neticesi olarak böyle bir coğrafya
vardır. Bu coğrafya görünüşte ve ön planda Doğu Anadolu ve Azerbaycan
sahasıdır. Fakat bunun arkasında ya doğrudan doğruya veya çok defa bu sahaya
adapte edilmiş olarak Orta Asya'nın, Türkistan coğrafyasının unsurları
yatar. Böylece eser destan olarak, zamansız ve mekansız olan masal ve
efsaneden tabiî çok ayrılmış olur. Milli destanın bir derecelemeden çok,
sayma ifade eden bu sıralamamıza göre onuncu, fakat şekil bakımından birinci
vasfı uzun, büyük bir manzum eser olmasıdır. Bu bakımdan Dede Korkut tam
destan değildir. Yarı manzum, yarı mensurdur. Yani biraz halk hikayelerine
benzer. Fakat gerek manzum kısımların çokluğu, gerek nesrinin normal nesir
olmayıp çok defa seçili, düzenli, manzumeden yeni çevrilmiş hissini veren
bir nesir olması onu halk hikayelerinden çok farklı kılmakta ve destan
menşeinden fazla uzaklaştırmamaktadır. Hacim bakımından ise Dede Korkut, bir
mukaddime ile, her biri ayrı bir bütün olan, fakat hepsi bir arada da aynı
bir bütünlük teşkil eden 12 destan parçasından ibarettir Bunlardan hiç biri
bir destan uzunluğunda olmadığı gibi, hepsi bir tek destan durumunda da
değildir. Bu bakımdan Dede Korkut halk hikayesi olmağa yöneldiği sırada
tesbit edilen büyük bir destan parçası manzarası arz etmektedir.

Millî destanın on birinci vasfı, demek ki, hikayenin bir kahraman etrafında
dönmesidir. Dede Korkutta, dediğimiz gibi, böyle bir kahraman etrafında
dönen destan bütünlüğü yoktur. Dede Korkut tarihi kayıtlarla varlığını
bildiğimiz, fakat ele geçmemiş olan asıl büyük, manzum ve tam bir oğuz
destanından ayrılmış ve hikayeleşmeğe yönelmiş büyük destan parçalarından
ibarettir.
Millî destanın burada zikredeceğimiz son, fakat en büyük vasıflarından biri
dil vasfıdır. Destan dili bağlı olduğu dilin en güzel örneğini teşkil eder.
Dede Korkutun dili de tam bir destan dili olarak Türkçe'nin emsalsiz bir
şaheseri durumundadır. Bu dil milletin ağzında asırlarca süzüle süzüle adeta
atasözleri ve vecizeler dizisi haline gelmiş bir dildir. Destan dili bu
bakımdan mukaddes kitapların diline benzer. Onun için dil bakımından Dede
Korkut Türkçe'sinin mukaddes kitabı durumundadır diyebiliriz. Üslubu ise bu
dile uygun; yalın, açık, kesin, fakat ihtişamlı destan üslubudur.

Hülasa, şekle ait bir iki nokta hariç, Dede Korkut Kitabı bu saydığımız
vasıfları ile millî destan olarak Türk Milletinin en büyük kültür
varlıklarından biri halinde karşımıza çıkmaktadır.

Destanların teşekkülünde çekirdek, gelişme ve tesbit olmak üzere üç safha ve
şart vardır. Milletin iptidai devrinde onu toptan sarsan bir tarihî vaka
üzerine destan çekirdeği teşekkül eder; sonra bu çekirdek uzun zaman bir
destan devri yaşıyan o millet tarafından yeni vakalarla geliştirilir;
nihayet bu gelişme tamamlandıktan sonra, fakat erimeden, canlı iken, yazılı
devreye geçilerek bir sanatkarın onu tesbit etmesi gerekir. Dede Korkut da
bu safhalardan geçmiş; Oğuzların Asya'daki eski yurdunda ilk çekirdek
teşekkül etmiş, sonra batıya yerleşmelerine kadar geliştirilmiş, nihayet
biraz geç kalınarak, yazılı devre bir hayli ilerledikten, destan devri
bittik ten, destanlar halk hikayesine dönmeğe başladıktan sonra, 15. asrın
sonu ile 16. asrın başlarında meçhul bir sanatkar tarafından kağıda
geçirilmiştir.
Onun için Dede Korkut Kitabı batı Türklerinin esasını teşkil eden Oğuzların
hayatını içine alır. Eserde Oğuz hükümdarı Bayındır Han'dır. Fakat Bayındır
Han pek sahneye çıkmaz. Bayındır Han'dan sonra Kazan Bey gelir. Destanların
en mühim kahramanı olan Kazan bütün Oğuzların müşterek beyler beyi, bir
çeşit umumî valisidir. Ondan sonra Oğuzlar ve Oğuz ülkesi iç Oğuz, Dış Oğuz
(Üç Ok, Boz Ok) olarak ikiye ayrılır. Kazan aynı zamanda iç Oğuz'un beyler
beyidir. Dış Oğuz'un beyler beyi Kazan'ın dayısı Aruz'dur. Onların
idaresinde de eski 24 Oğuz bozu taksimatına göre çeşitli beylikler ve boylar
bulunur işte eserde bu siyasi ve idari düzen içindeki Oğuzların millî
hayatı, birer sembolden başka birşey olmayan kahramanların etrafında dile
getirilmektedir. İhtiyar Dede Korkut Oğuzların akıl hocası, ozanlar piri,
keramet sahibi ve her destanın cereyanından sonra onu ilk tertip, tanzim ve
nazmettiği kabul edilen bir nevi müellif durumundadır.

Dede korkut Kitabinin bugün elde, biri Dresden'de, öbürü Vatikan'da olmak
üzere, iki yazma nüshası vardır. Bu iki nüshaya dayanarak eserin ilmî neşri
tarafımızdan yapılmış, bu metin ikinci ve son defa Türk Kültürünü Araştırma
Enstitüsü tarafından yayınlanmıştır (Ankara. 1964). Şimdi sunduğumuz bu
kitap eserin bugünkü Türkçeye çevrilmişşeklidir. Dede Korkut Kitabı devre
bakımından Eski Anadolu Türkçesi, saha bakımından Doğu Anadolu ve Azerbaycan
sahasının eseridir. Bugünkü Türkçeye çevrilirken işte sadece bu devre ve
saha farkları giderilmiş, eserin asli yapısının bozulmamasına dikkat
edilmiştir.

Dede Korkut Kitabı bir çok yabancı dile de tercüme edilmiştir. *Dede Korkut
Kitabı Türk çocuklarının ruh ve kafa yapısını tek başına sağlam tutacak
kudrette ve karakterde bir eserdir. Bu kitabı okuyan ve hazmeden bir Türkün
kolay kolay yolunu şaşırmayacağı emniyetle söylenebilir. Her Türkün evinde
bulunması lazım gelen bir aziz ve yüce kitabın millî kültürün ruhlara
sindirilmesinde açacağı çığır milletimizin geleceği için büyük bir teminat
olacaktır. *"




http://www.gizlitarih.com/ebook/DedeKorkut.pdf
Alıntı ile Cevapla
Cevapla

Tags
dede, kitabı-indir, korkut

Seçenekler
Stil

Yetkileriniz
You may not post new threads
You may not post replies
You may not post attachments
You may not edit your posts

BB code is Açık
[IMG] Kodları Açık
HTML-KodlarıKapalı
Trackbacks are Açık
Pingbacks are Açık
Refbacks are Açık



Bütün zaman ayarları WEZ +2 olarak düzenlenmiştir. Şu anki saat: 07:26 .